Yargıtay 11. Ceza Dairesi; usulsüz tebligat nedeniyle süresinde kabul edilen temyiz incelemesinde nitelikli dolandırıcılık suçunda fazla adli para cezasını düzelterek onadı, resmi belgede sahtecilik davasını ise zamanaşımından düşürdü.
Özet: Bu kararda, sanığın yokluğunda usulsüz yapılan tebligat nedeniyle temyiz talebinin süresinde olduğu belirlenerek incelemeye geçilmiş; nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet hükmündeki adli para cezasının haksız menfaat miktarı gözetilmeden fazla belirlendiği tespit edilerek düzeltilmek suretiyle onanmış, resmi belgede sahtecilik suçundan ise suç tarihinden itibaren dava zamanaşımının dolması nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E. ████████ K.SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 311. maddesine göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olduğundan, Mahkemenin, hukuken geçersiz olan temyiz talebinin reddine dair 22.07.2016 tarihli ek kararı kaldırılarak yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanık müdafiinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın yokluğunda verilen kararın, sorgusunda beyan ettiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre yapılan 21.03.2011 tarihli tebliğ işleminin, daha önce aynı adrese usulüne uygun olarak yapılmış tebligat bulunmadığından hukuken geçersiz olup sanık müdafiinin 28.07.2016 tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebiyle birlikte yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:1- Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak; 5237 sayılı Kanunun 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken suçtan elde olunan haksız menfaatin 6.150 TL olduğu gözetilmeksizin ve gerekçeli karada "cezanın yasada öngörülen yaptırımının alt sınırından uzaklaşmayı gerektirir sebep görülmemiş" olduğu belirtilmesine karşın temel ceza belirlenirken adli para cezasının tayininde 12.300 TL adli para cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ''12.300 TL adli para cezası", ''10.250 TL'' adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ''615 gün '' , '' 512 gün '' ve ''10.240 TL '' adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,2- Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İncelemesinde;Sanığa yüklenen " Resmi Belgede Sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının,14.11.2006 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,11.03.2026 tarihinde karar verildi