11. Ceza Dairesinden, bilişim sistemleri ve banka aracılığıyla dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının adli para cezası hesaplama usulü hatasına rağmen onanması.
Özet: Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarını araç olarak kullanarak işlenen dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, yargılama sürecindeki usul ve kanuna uygunluk, toplanan delillerin eylemi kanıtlaması ve suç vasfının doğru belirlenmesi nedeniyle oy birliğiyle onanırken; adli para cezasının, suçtan elde edilen haksız menfaatin iki katından az olmaması gerektiği yasal ilkesine rağmen eksik belirlendiği tespit edilse de, aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ███████ E. ████████ K.SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği görüşüldü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanunun 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, somut olayda haksız menfaat miktarının 1900 TL olduğu nazara alındığında, adli para cezasına esas alınan gün sayısının asgari 190 gün olarak belirlenmesi gerektiği hâlde 120 gün olarak tayin edilmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile eleştiri dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,11.03.2026 tarihinde karar verildi.