Yargıtay, 6831 sayılı Kanunun 2/B kapsamındaki taşınmazlar üzerindeki fındık bahçeleri ve ev için yapılan kullanım kadastrosu tespitine ilişkin itirazları ve zilyetlik iddialarını inceledi.
Özet: Orman sınırları dışına çıkarılan ve Hazine adına fındık bahçesi olarak tescil edilen 2/b niteliğindeki taşınmazların kullanım kadastrosu tespitlerine itiraz eden davacı, mülklerin yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla münhasıran kendisi tarafından zilyetliğini ve ihya edildiğini iddia ederek, davalı adına verilen kullanım şerhinin iptali ile kendi adına tescilini talep etmiştir; ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davacı ve davalı arasında 1/2şer paylarla fiili kullanım ve davacıya ait evin bulunduğu yönündeki kararlarını temyiz eden davacı, yerel bilirkişi beyanlarının hatalı olduğunu, davalının miras payının yanlış hesaplandığını ve kullanım şerhinin veraset belgesindeki oranlara göre düzeltilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., ████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Kumru Kadastro MahkemesiSAYISI : 2020/6 E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1.Kullanım Kadastrosu sırasında, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 3.491,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1980 tarihinden beri 1/2'şer paylarla ... ve .. ..'nün fiili kullanımında bulunduğu, taşınmaz üzerindeki 129,31 metrekare kargir bir katlı ev müştereken .. ve .. ..'ye aittir şerhi yazılarak fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına; aynı çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 154,15 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1/2'şer paylarla ... ve .. ..'nün fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, fındık bahçesi vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2.Davacı ... vekili dava dilekçesinde; taşınmazların kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, davalı ... .. adına verilen kullanım şerhinin iptal edilerek, kendi adına kullanım şerhi verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediğini ileri sürmüş, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazların müşterek muristen intikal ettiği ve terekenin taksim edilmediği, 1 01... sayılı parsel üzerindeki evin ise davacı tarafından yapıldığının dosya kapsamından anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı taşınmazın, 1980 yılından itibaren 1/2 hissesi .. oğlu ... tarafından, 1/2 hissesi .. kızı .. ... tarafından fındık bahçesi olarak kullanıldığı, taşınmaz üzerindeki 129,31 metrekare kagir bir katlı evin .. oğlu ...'ye ait olduğu belirtmesi yapılarak söz konusu taşınmazın tespit gibi tarla vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, dava konusu 1 01... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların 20 yılı aşkın bir süredir müvekkili tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, taşınmazlar müvekkili tarafından imar ve ihya edilmiş olup üzerindeki fındıkların müvekkili tarafından dikildiğini, mahkemece yapılan keşfin hatalı olduğunu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarının sağlıklı olmadığını, beyanlar arasında ciddi çelişkilerin bulunduğunu, davalının miras hissesinin 1/2 değil 3/16 olduğunu, mahkeme tarafından en azından veraset belgesindeki nisaplara uyularak şerhin buna uygun olacak şekilde düzeltilmesi gerektiğini, mahkeme kararında ilk paragrafa delil olarak sunulan ███████ sayılı davanın huzurdaki davaya konu taşınmazlardan başka taşınmazlara ilişkin olduğunun belirtildiğini ancak ikinci paragrafta ████████ sayılı belgelerin incelenmesinde dava konusu taşınmazın davalıların babasının kullanımında olduğunun anlaşıldığını, bu durumun hem çelişki oluşturduğunu, mahkemenin gerekçesinin çelişkiler üzerine inşa edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na 5831 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi ile eklenen Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz istemine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.