Trafik kazası sonrası araçta oluşan değer kaybı nedeniyle sigorta şirketi ve kusurlu sürücüden eksik ödenen tazminatın tahsili talepli belirsiz alacak davası.
Özet: Davacı, 05.07.2025 tarihinde asli kusurlu davalı sürücünün sebep olduğu trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybının, davalı sigorta şirketince yapılan kısmi ödemenin yetersiz olması nedeniyle eksik kalan kısmının, dava dilekçesinde belirsiz alacak olarak şimdilik 100 TL talep edip bilirkişi raporu sonrası 92.000 TLye yükselttiği miktar üzerinden yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ederken, davalı sigorta şirketi davanın zamanaşımına uğradığını ve sorumluluğunu yerine getirdiğini savunarak reddini istemektedir.

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : █████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ---------- plakalı aracın 05.07.2025 tarihinde---------- ili,--------- mevkiinde seyir hâlindeyken, davalı ---------- sevk ve idaresindeki ---------- plakalı aracın çarpması sonucu hasarlandığını, düzenlenen trafik kaza tespit tutanağında davalı sürücünün asli kusurlu olduğunu ve müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığının tespit edildiğini, kazaya sebebiyet veren aracın davalı ---------- Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalandığını, davalıların üçüncü kişi konumundaki müvekkilinin uğradığı değer kaybını tazmin etmekle yükümlü olduğunu, araçta meydana gelen hasarların onarım faturaları ve ekspertiz raporları ile sabit olduğunu, aracın onarım görmesine rağmen ikinci el piyasasında değer kaybına uğradığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 08.04.2025 tarihinde 88.000,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olması sebebiyle tekrardan başvuruda bulunulmasına rağmen sonuç alınamadığını, uzman mütalaasında değer kaybının yaklaşık 222.000,00 TL olarak belirlendiğini, müvekkilinin uğradığı maddi zararın tam olarak giderilebilmesi adına eksik ödenen değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla gerçek zarar miktarının bilirkişi incelemesiyle belirlenmesini, HMK 107 maddesi uyarınca şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkili şirket tarafından dava öncesi ödeme yapılmış olup tüm sorumluluğun yerine getirildiği, söz konusu hasar dosyasından gerekli değerlendirmeler yapılarak; 24.10.2025 tarihinde ---------- 88.000,00 TL değer kaybı, 29.12.2025 tarihinde ---------- Şirketi'ne 116.572,15 TL maddi hasar ödemesi yapıldığı, kaza tespit tutanağının kesin delil olmadığı gibi bilirkişi raporu niteliğinde de olmadığını, kusur derecesi ve dağılımı, hatta olayın oluş şekli özel ve teknik bir çözümleme gerektirdiğini, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, aracın sonradan meydana gelmiş olan kazası neticesi tekrar değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---------- usulüne uygun tebligat yapılmış, bu davalı davaya cevap vermemiştir.Davacı vekili 12.05.2026 tarihli bedel artırım dilekçesinde özetle; 26.04.2026 tarihli bilirkişi raporunun 30.04.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, belirsiz alacak davası niteliğindeki davanın 100 TL üzerinden ikame edildiğini, bilirkişi raporu doğrultusunda talep miktarının 92.000 TL tutarına yükseltildiğini, alacak miktarının dava açılırken tam belirlenememesi nedeniyle belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bakiye alacak yönünden bedel artırım harcının yatırıldığını, UYAP sisteminde ıslah harcı seçilse de işlemin HMK kapsamında talep artırımına ilişkin olduğunu, toplam 92.000 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta vekili bedel artırımına karşı beyan dilekçesinde özetle; Huzurdaki davada zaman aşımı süresinin dolduğunu, müvekkil şirket tarafından dava öncesinde maddi hasar ödemesi yapılarak tüm sorumlulukların yerine getirildiğini, davacının talep edebileceği bakiye bir tazminat bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DelillerDavalı sigorta şirketine yazılan müzekkereye yanıt verildiği görüldü.
Trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi raporu dosyaya sunulmuştur
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 05.07.2025 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle kusurun irdelenmesi, davacıya ait ---------- plakalı araçta değer kaybı alacağı oluşup oluşmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açılmış 100,00 TL tazminat davasıdır.Mahkememizce dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraflarca dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, davacı tarafça dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmış, ---------- sayılı ilamında belirtildiği şekliyle, davadan önce alternatif çözüm yoluna başvuru zorunluluğunun yerine getirilmiş olması sebebiyle, iş bu dosyada arabuluculuk yoluna başvurulmasının zorunlu olmadığı görülmüştür.
Dosyada, davalı sigorta vekilinin zaman aşımı itirazı ön inceleme duruşmasında değerlendirilmiş, davanın süresinde açıldığı kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman makine mühendisi bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş; 26.04.2026 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve ibraz edilen deliller ışığında, ---------- plakalı araç sürücüsü davalı ---------- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 56/c maddesini ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında kusurlu olduğu,----------- plakalı araç sürücüsü davacının kusurunun bulunmadığı, ---------- plakalı araç için kaza sonrası parça değişimi, tamir ve işçiliklere ilişkin düzenlenen ekspertiz raporunun meydana gelen kaza, hasar ve işlemler yönünden uygun olduğu, yapılan piyasa araştırması sonucu, yerleşik yargı içtihatları ve AYM iptal kararı doğrultusunda araçtaki değer kaybının, yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra, kusur oranına göre 92.000,00 TL olabileceği rapor edilmiştir.
Davacı vekili, 12.05.2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile değer kaybına ilişkin alacak taleplerini 92.000,00 TL'ye çıkarmıştır. Artırılan bedelin poliçe teminatı limitinde kaldığı görülmüştür.
Dava konusu araçta kaza tarihinden önce herhangi bir hasar yok ise; aracın kazasız piyasa rayici belirlenip buna göre hasarlı hali arasındaki fark değer kaybı kabul edilmelidir.
Davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararın belirlenmesi için mahkemece yapılacak iş, aracın kaza tarihindeki hasarsız piyasa değeri ve hasarlı haldeki piyasa değeri arasındaki farkı belirlemek için konusunda uzman bilirkişiden ayrıntılı denetime açık ve gerekçeli rapor alınarak, davalının kusur oranı nispetinde tazminata hükmedilmesi olmalıdır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle ek rapor alınması cihetine gidilmediği anlaşılmakla, artırılan miktarlar mahkememizce makul bulunmuştur.
---------- sayılı ilamında:"Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazının 65.000,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, 6762 sayılı TTK.’nin 1301. maddesinden (6102 sayılı TTK'nin 1472. maddesi) kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Sigorta ettirenin dava hakkı, tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal eder. Ödeme tarihi aynı zamanda 3. şahsa rücu edebilme tarihidir. Bu nedenle işleten ve sürücünün faizden sorumluluğunun başlangıcının halefiyet başlangıcı olan ödeme tarihi olarak kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Davacı tarafça temerrüt faizi olarak avans faiz istenilmiştir. Davalının işleteni olduğu araç minibüs olup ticari araçtır. O halde, davada temerrüt faizi olarak ticari faiz niteliğindeki avans faizine hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi de doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK.nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.
Yukarıda anılan içtihat uyarınca, davacı tarafça yasal faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya sebebiyet veren araç ticari araç olmadığından, taleple de bağlı kalınarak, yasal faize hükmetmek gerekmiş, her ne kadar davalı sigorta vekili tarafından talep artırımına karşı zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle zaman aşımının gerçekleşmediği kabul edilmiş, davalı ---------- yönünden kaza tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği; davalı sigorta şirketi yönünden, sigortaya başvuru tarihi olan 17.10.2025 tarihinden 8 iş günü sonrasına tekabül eden 30.10.2025 tarihi itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş, davacının teselsül talebi de dikkate alınarak, netice olarak davacının davasının kabulü ile, toplam 92.000,00 TL'nin, davalı sigorta şirketi yönünden 30.10.2025 tarihinden; davalı ----------- yönünden 05.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile toplam 92.000,00 TL'nin, davalı sigorta şirketi yönünden 30.10.2025 tarihinden; davalı ---------- yönünden 05.07.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde alınması gereken 6.284,52 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.572,00 TL harcın toplamı olan 2.187,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.097,12 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazine adına irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan peşin alınan 615,40 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 1.572,00 TL harcın toplamı olan 2.187,40 TL harç gideri, 20.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 932,90 TL posta masrafı olmak üzere toplam 23.120,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Karar kesinleştiğinde varsa bakiye gider avansının yatırana iadesine
Dair, davacı vekilinin ve davalı ----------- yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ------------- Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.E-duruşmaya son verildi.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!