Kamu görevlisi ilişkisi vaadiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararının tekerrür ve kanun maddesi düzeltilerek Yargıtay 11. Ceza Dairesince onanması.
Özet: Yüksek mahkeme, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğu vaadiyle dolandırıcılık suçundan verilen mahkûmiyet kararını incelerken, sanık hakkındaki tekerrür hükmünün daha önce uzlaşma nedeniyle düşme kararı verilen bir ilama dayandırılmasının ve hüküm fıkrasında ilgili kanun maddesinin hatalı belirtilmesinin usule aykırı olduğunu tespit etmiştir; bu maddi hatalar yeni bir yargılama gerektirmediğinden, hükümdeki tekerrür uygulamasının kaldırılması ve madde atfının düzeltilmesi suretiyle, yerel mahkemenin mahkûmiyet kararını düzelterek onamıştır.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.SUÇ :Kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan, 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve ████████, Esas ███████ Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.Bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;1.Yapılan UYAP sorgulamasında sanık hakkında tekerrüre esas alınan Ankara 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2007 tarihli ve ████████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamına konu hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma nedeniyle yeniden ele alınması sonrası mahallinde 14.01.2021 tarihli ek karar ile düşme kararı verildiği ve sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas ilam bulunmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nin 58. maddesinin uygulanması,2.Sanık hakkında TCK'nın 158/2. maddesi delaletiyle 158/1 maddesi gereğince hüküm kurulması gerekirken hüküm fıkrasında yalnızca "TCK 158/2" maddesi şeklinde yazılması,Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından "TCK 158/2" ibaresinin çıkarıltılması yerine "TCK 158/2 delaletiyle 158/1" ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasının tekerrür uygulanmasına ilişkin bölümünün hükümden çıkarılması suretiyle hükmün Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2026 tarihinde karar verildi.