Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde Haksız İhtiyati Haciz Nedeniyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat Davası, Ticari Hayatın Etkilenmesi ve Teminatın Akıbeti Üzerine Yürütülen Yargılama Kararı.
Özet: Davacı, aleyhine uygulanan ve istinaf kararıyla hukuka aykırı olduğu kesinleşen ihtiyati haciz nedeniyle ticari faaliyetlerinin sekteye uğradığını, banka hesaplarının bloke olduğunu, maaş ödemelerinde aksaklık yaşadığını, ek vergiler ödemek zorunda kaldığını, psikolojik ve ailevi sorunlar yaşadığını belirterek, şimdilik 1.000 TL maddi, 200.000 TL manevi tazminatın ihtiyati haciz tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte ödenmesini ve davalı tarafından yatırılan 400.000 TL teminatın kendisine iade edilmemesini talep ederken; davalı, ihtiyati haczin sadece yetkisizlik gibi usuli bir sebeple kaldırıldığını, eylemlerinde kötü niyet veya hukuka aykırılık bulunmadığını, fiili haciz veya satış yapılmadığını, davacının iddia ettiği zararların soyut olduğunu, eylem ile zarar arasında illiyet bağı olmadığını ve gerçek bir zarar oluşmadığı için tazminat taleplerinin ve teminatın iade edilmemesi talebinin reddini savunmuştur.

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2024
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : █████/2026
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: davacı vekili özetle; Davalı tarafça müvekkili aleyhine Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi ..... D.İş Esas .... Karar sayılı karar ile 400.000,00-TL teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı alındığını ve söz konusu ihtiyati haciz kararının Bakırköy ...... İcra Dairesi ..... esas sayılı icra dosyası ile takibe konu edildiğini, söz konusu ihtiyati haciz kararına yönelik Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, itirazlarının reddi üzerine de istinaf yoluna gidildiğini, nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... Esas ...... Karar sayılı ilamı ile de haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararının kaldırıldığını, verilen kararın kesin olmak üzere verildiğini, söz konusu haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararı sebebiyle müvekkilinin ticari hayatının zarar gördüğünü, müvekkilinin tüm malvarlığı, banka hesapları, taşınır ve taşınmazları üzerinde yaklaşık 6 aydır haciz bulunduğunu, ayrıca bununla beraber müvekkilinin kendi hesaplarında bloke olmasından dolayı maaş ödeme işlemlerini gerçekleştiremediğini, ekstradan vergiler ödemek durumunda kaldığını, müvekkilinin ticari hayatının riske girmesinden dolayı da aile bütünlüğünde sorunlar yaşandığını, müvekkilinin çok ciddi bir psikolojik baskı altında kalarak iş hayatının devamı noktasında ciddi sıkıntılar yaşadığını, hala da yaşamaya devam ettiğini, müvekkiline karşı başlatılan haksız ve hukuka aykırı ihtiyati hacizler sebebiyle müvekkilinin yaşamış olduğu ekonomik ve ticari hayatındaki sıkıntılar nedeniyle şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın. şimdilik 200.000,00-TL manevi tazminatın ihtiyati haciz kararının verildiği tarih olan █████/2024 tarihinden işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine, teminatın davalıya ödenmemesi talebinin kabulü ile Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Değişik İş sayılı dosyasına davalı tarafından yatırılan 400.000,00-TL tutarındaki teminatın davalıya ödenmemesi adına müzekkere yazılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının haksız i. Haciz kararından ötürü maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu, ancak kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ...... karar sayılı ilamı ile söz konusu haciz kararının yalnızca yetki yönünden kaldırıldığı, kararın gerekçesinde bonodaki yetki kaydının HMK m. 17 uyarınca geçersiz olduğunun ve tarafların tacir olmadığının belirtildiğini, dolayısıyla kaldırılma nedeninin usuli bir eksiklik olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli veya hukuka aykırı bir eylemde bulunduğuna dair hiçbir yargısal tespit bulunmadığını, ihtiyati haciz kapsamında yalnızca muhafaza tedbiri uygulandığını, fiili haciz veya satış işlemi gerçekleştirilmediğini, taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki hacizlerin kısa süre içinde kaldırıldığını, davacının mülkiyet hakkının fiilen sınırlandırılmadığını, malvarlığına yönelik kalıcı bir müdahale gerçekleşmediğini, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi’nin ..... E. , ..... K. sayılı kararında belirtildiği üzere haksız hacizden doğan sorumluluk için eylem ile zarar arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerektiğini, somut olayda böyle bir bağın kurulamadığını, davacının banka hesapları üzerinde kalıcı bir bloke uygulanmadığını, ticari faaliyetlerin etkilenmediğini, davacının ticari hayatının sekteye uğradığına dair iddiaların soyut olduğunu, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi’nin ..... E. , ..... K. sayılı kararında ifade edildiği üzere tazmin edilmesi gereken zararın yalnızca gerçek zarar olduğunu, varsayımsal zararların tazmin edilemeyeceğini, müvekkilinin kambiyo senedine dayalı alacağı için İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu ve Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından bu talebin kabul edildiğini, bu durumun haciz talebinin ciddi ve hukuki zemine dayandığını gösterdiğini, Yargıtay ..... Hukuk Dairesi’nin ..... E. , ..... K. sayılı kararında belirtildiği üzere haksız ihtiyati tedbirden doğan sorumluluğun kusura değil illiyet bağına dayandığını, somut olayda böyle bir bağın bulunmadığını, HMK m. 399 uyarınca teminatın iadesinin ancak haciz talebinde bulunanın haksız çıkması ve gerçek bir zarar doğması halinde mümkün olduğunu, somut olayda davacının malvarlığında kayıp veya zarar oluşmadığını belirterek davacının maddi ve manevi tazminat talepli davasının reddini, teminatın davacıya ödenmesi yönündeki talebin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Banka hesap hareketleri, Bakırköy ..... İcra Hukuk Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası, SGK kayıtları, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı ilamı, Bakırköy ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... icra sayılı dosyası, Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... değişik iş sayılı dosyası,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava mahkememizin ...... değişik iş sayılı dosyasından verilen haksız olduğu iddia edilen ihtiyati haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti isteminden ibarettir.
Dosya safahatinin incelenmesi :
Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas, ...... karar, █████/2024 tarihli kararı ile;
"...1-Davanın, dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden reddi ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan BAKIRKÖY ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,..." karar verildiği görülmüştür.
Dosyanın tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderildiği, "her ne kadar ..... ATM'ye tevzi edilmesi istenilmiş ise de, hususi bir mahkemeye düşürme yetkimiz olmadığından rastgele bir mahkemeye düşmüştür". açıklaması ile not kağıdı zımbalanmış şekilde Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edildiği, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı, █████/2024 tarihli kararı ile;
"...1-Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin █████/2024 tarihli ..... Esas ..... sayılı kararına rağmen mahkememize tevzi edilen dosyanın Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın tevzi bürosuna iadesine,..." şeklinde karar verilmesi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilerek, ..... esasına kaydının yapıldığı, mahkememizin ..... esas, ...... karar sayılı, █████/2024 tarihli ilamıyla
"1-Davacının açtığı davada, mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın, İİK 259.maddesi uyarınca REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli ve yetkili mahkemenin Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesi OLDUĞUNA;
3-6100 Sayılı HMK'nun 20.maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kararın kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten itibaren olumsuz görev uyuşmazlığının halli için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE," karar verilmiştir.
Mahkememizin iş bu kararından sonra yargı yeri belirlenmesi için dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi'nin ..... esas, ..... karar sayılı, █████/2025 tarihli ilamıyla mahkememiz yargı yeri olarak belirlendiği anlaşılmıştır.
█████/2018 tarih 30630 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7155 sayılı kanunun 20. maddesi uyarınca, 6102 sayılı TTK'ya "3. Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile eklenen 5/A maddesi uyarınca; 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir.
Yine 7155 sayılı kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı HUAK'ya "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı eklenen 18/A maddesinin 2. fıkrasında; davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderileceği, ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verileceği, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verileceği ve devam eden maddelerde arabulucuğa ilişkin düzenlemenin █████/2019 tarihinde yürürlüğe gireceği hüküm altına alınmıştır.
Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin ..... Esas, ..... Karar (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair) sayılı ilamında; "....anlaşamamaya ilişkin son görüşmenin yapılıp tutanağın arabulucu tarafından düzenlendiği tarihin, son tutanağın düzenlendiği tarih olarak kabul edilmesi; arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir sureti elinde olmayan davacı bakımından hak arama hürriyetinin ihlaline, mahkemeye erişim hakkının kısıtlanmasına ve hak kaybına neden olacaktır. Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Arabuluculuk Daire Başkanlığının Ticari Davalarda Dava Şartı Arabuluculuk Kitapçığında da "arabuluculuk sürecinin tüm imzaların tamamlanması ile sona ereceği" ve dava açma süresinin "son tutanaktaki son imzanın tamamlanması ile başlayacağı" belirtilmektedir. Hâl böyle olunca, arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarih; son tutanaktaki tüm imzaların tamamlandığı veya tamamlanmış sayıldığı tarihtir." bildirmiştir.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde somut olayda; Yargıtay ..... Hukuk Dairesinin ..... Esas, ..... Karar Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararı da dikkate alınarak, telekonferans yöntemiyle gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde son tutanak tarihinin, imzaların tamamlandığı tarih olduğu, somut olayda dava açılış tarihinin █████/2024 tarihli, 10:48 saatinde açılmış olduğu, huzurdaki davanın arabuluculuk sürecinin ise █████/2024 tarihinde son tutanağın düzenlendiği, arabuluculuk sürecinin tamamlanmadan huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7. Maddesinin 2. Bendi uyarınca hesap edilen 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi uyarınca davalı tarafından yatırılan avanstan kullanılmayan bakiye avansın kararın kesinleşmesinden sonra resen davalıya iadesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK'nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan .....
e-imzalıdır
Üye.....
e-imzalıdır
Üye .....
e-imzalıdır
Katip.....
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!