Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasında teminat senedi iddiasıyla ilk derece mahkemesi ara kararına karşı yapılan ihtiyati tedbir istinaf başvurusunun incelenmesi.
Özet: Davacı, teminat senedi olduğunu iddia ettiği kambiyo senedine dayalı icra takibinin durdurulması ve icrai işlemlerin iptali talebiyle açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir taleplerini kısmen kabul edip kısmen reddetmesi ve kabul edilen kısım için teminat şartı koşması kararını, senedin teminat niteliği, takip tutarı ile senet bedeli arasındaki uyumsuzluk ve bankanın alacağı ile takip amacı arasındaki ilişkiyi gerekçe göstererek istinaf etmiştir.

T.C.DENİZLİBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ...ÜYE : ...ÜYE : ...KATİP : ...İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2026 (Ara Karar)NUMARASI : ... EsasDAVACI : ...DAVALI : ...VEKİLİ : Av. ..DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)G.KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı tarafından sunulan ihtiyati tedbir/haciz talepli dava dilekçesinde özetle; takibe konusu senedin üzerinde yer alan ibareler, düzenlenme amacı ve bankanın kredi kullandırım sürecindeki uygulaması dikkate alındığında; bu senedin tamamen teminat amacıyla imzalatıldığını, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca teminat senetleri kambiyo senedi sayılmayacağını ve kambiyo yoluyla takibe konu edilemeyeceğini, davalı ... A.Ş.’nin teminat amacıyla alınan senedi kambiyo senedi gibi kullanarak başlattığı ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı kambiyo takibindeki borcun bulunmadığının tespiti, takibin durdurulması, tüm icrai işlemlerin iptali ve ihtiyati tedbir talebini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi █████/2026 tarihli ara kararında; "...Talebin KISMEN KABULÜNE, 2-) Davacının tüm haciz ve yakalama şerhlerinin geçici olarak durdurulması, davacı adına kayıtlı araç ve taşınmazlara geçici olarak haciz uygulanmaması, davalı banka tarafından davacıya yönelik yeni takip başlatılmasının geçici olarak yasaklanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,3-)Davacının icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN % 15 TEMİNAT KARŞILIĞINDA KABULÜNE,a)- 2004 Sayılı İİK'nın 72/3 maddesi gereğince, ihtiyati tedbir isteyen davacı dava sonunda haksız çıktığı taktirde karşı tarafın bu nedenle uğrayacakları bütün zararları karşılamak üzere ve 6100 sayılı HMK.nun 84 vd. maddeleri gereğince dava değeri olan 1.129.573,90-TL 'nin % 15'i olan 169.436,08-TL teminat bedelinin ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından nakit meblağ olarak Mahkememiz veznesine yatırıldığı veya bu meblağı kapsayan kesin ve süresiz banka teminat mektubunu sunulduğu takdirde;b) ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA ÖDENMEMESİ YÖNÜNDE İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,4-) TEMİNAT YATIRILDIĞI TAKDİRDE... İcra Müdürlüğüne yazı yazılmasına, " karar verilmiştir. Davacı taraf istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Takibe dayanak gösterilen senedin tanzim tarihi 05.12.2024, senet bedeli ise 3.450.000 TL olduğu, buna karşın davalı banka, aynı senetle 816.500 TL üzerinden kambiyo takibi başlattığını, Kambiyo hukukunun temel ilkelerine göre: kambiyo senetleri kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, senet bedeli ile takip tutarı arasında keyfi veya oransız bir fark bulunmasının hukuken mümkün olmadığını, senet bedeli ile talep edilen borç arasındaki bu açık ve izah edilemeyen farkın senedin belirli bir borcu değil, ileride doğabilecek kredi risklerini kapsayan bir üst sınır teminat senedi olarak alındığına dair çok güçlü bir karine oluşturduğunu, bu hususun, menfi tespit davasında icranın durdurulmasını gerektirecek ağırlıkta olmasına rağmen, ilk derece mahkemesince değerlendirme dışı bırakıldığını, davalı banka tarafından daha önce başlatılan ilamsız icra takiplerinde talep edilen tutarlar: █████████ E.: 44.329,47 TL, █████████ E.: 717.887,21 TL, Toplam : 762.216,68 TL, bu ilamsız takipler taraflarınca 13.10.2025 tarihinde itiraz edilerek durdurulduğunu, takiplerin durmasından kısa süre sonra, 10.11.2025 tarihinde bu kez kambiyo yoluna başvurularak 816.500 TL bedelli senet ileri sürüldüğünü, ilamsız takip tutarı ile kambiyo takibi arasındaki 54.283,32 TL’lik farkın iki takip tarihi arasındaki faiz ve fer’î alacaklardan ibaret olduğunu, bu matematiksel uyum, kambiyo takibinin bağımsız bir borca değil, itirazla duran ilamsız takipleri sürdürme amacına dayandığını açıkça gösterdiğini, senedin tanzim edildiği Aralık 2024 döneminde, davalı banka nezdindeki gerçek borcum yaklaşık 60.000 TL civarında olduğunu, bu tutar karşısında 3.450.000 TL bedelli bir senedin düzenlenmesi, hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, bu durum, senedin belirli ve somut bir borç için değil; genel kredi ilişkisini teminat altına almak amacıyla imzalatıldığını, dolayısıyla bağımsız bir kambiyo borcu doğurmadığını gösterdiğini, davacının fiilen çiftçi olduğunu, davalı banka ile arasındaki ilişki tamamen tarımsal kredi / çiftçi kredisi ilişkisi olduğunu, taraflar arasında bağımsız bir kambiyo borcu doğuracak ticari bir mal alım–satımı veya vadeli satış ilişkisi bulunmadığını, menfi tespit davasında takibin dayanağı ciddi biçimde tartışmalı hale gelmişken, icranın devamı ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu, icranın sürdürülmesi hâlinde; davacının malvarlığı üzerinde fiili tasarruf imkanı ortadan kalktığını, menfi tespit davasının sonunda verilecek olası kabul kararının fiilen anlamsız hale geleceğini, bu nedenle, icranın durdurulması talebinin reddi, davacıyı telafisi güç zararlara maruz bıraktığını, davalı ... ile uzun yıllardır birlikte çalıştığını, kambiyo senedi borcu olsa müşteri temsilcisi veya ilamsız takipteki borcunu yapılandırmak için bankaya gittiği zaman şube müdürünün tarafına kambiyo borcunuz da var diye uyarı yapmaları gerektiğini, yapılandırma amacıyla şubeye yaptığı başvuruda, şube müdürü sistem kayıtlarına dayanarak yalnızca kredi borçlarından bahsettiği, kambiyo senedine dayalı herhangi bir borçtan söz edilmediğini, bu nedenlerle menfi tespit davasında icranın durdurulması taleplerinin reddine ilişkin ilk derece kararının kaldırılmasını, takip dayanağı senedin teminat senedi olduğuna dair güçlü karineler karşısında icranın durdurulmasına (tehiri icra) karar verilmesini, yargılama giderleri ve sair masrafların karşı tarafa yükletilmesini, ekonomik durumunun yargılama giderlerini ve harçları karşılamaya elverişli olmadığından, HMK m.334 ve devamı uyarınca adli yardım talebimin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı banka istinafa cevap dilekçesi ile; Davacı... tarafından düzenlenen, lehtarı ... Anonim Şirketi olan, 05.12.2024 düzenleme ve 23.10.2025 vade tarihli, 3.450.000,00-TL bedelli emre muharrer senedin vadesinde ödenmemesi sebebiyle, borçlu tarafından mal kaçırma ihtimaline binaen, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .. D.İş, ..K. sayılı kararı ile ihtiyati haciz kararı alındığını, akabinde ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe geçildiğini, daha sonrasında ise huzurda görülmekte olan dava ile davacı tarafından; ... İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı kambiyo takibindeki borcun bulunmadığının tespiti, ... İcra Müdürlüğü’nün... takip sayılı dosyasında yürütülen kambiyo takibinin dava sonuna kadar geçici olarak durdurulması, tüm haciz ve yakalama şerhlerinin geçici olarak durdurulması, davacı adına kayıtlı araç ve taşınmazlara geçici olarak haciz uygulanmaması, ayrıca müvekkil banka tarafından davacı aleyhine yeni bir takip başlatılmasının geçici olarak yasaklanmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edildiğini, davacı tarafın işbu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir istemine ilişkin olarak, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin... Esas sayılı dosyasında 29.01.2026 tarihli ara karar ile; "1)- Talebin KISMEN KABULÜNE, 2-) Davacının tüm haciz ve yakalama şerhlerinin geçici olarak durdurulması, davacı adına kayıtlı araç ve taşınmazlara geçici olarak haciz uygulanmaması, davalı banka tarafından davacıya yönelik yeni takip başlatılmasının geçici olarak yasaklanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 3-)Davacının icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN % 15 TEMİNAT KARŞILIĞINDA KABULÜNE..." şeklinde karar verilmiş olup, söz konusu ara kararın reddedilen kısmına yönelik davacı tarafça yapılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, İİK'nın 72/3. maddesinde; "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almakta olup, hükme göre icra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davasında satışın durdurulmasının mümkün olmadığını, hal böyleyken, ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyasında 29.01.2026 tarihli ara karar ile verilen ve açık kanun hükmüne uygun bulunan ret kararına karşı yapılan, hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davacı tarafından; söz konusu ara kararın takip dayanağı senedin teminat senedi olduğuna dair kuvvetli karineler değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle kaldırılması gerektiğinden bahisle istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de dava konusu takibe konu senet üzerinde teminattır veya benzeri bir ibare bulunmadığı gibi bir hukuki ilişkinin teminatı olarak verildiği bilgisi de yer almadığını, kaldı ki senedin teminat senedi olduğu iddiasının yazılı bir belge ile de ispatlanması gerektiğini, davacı tarafından dava dilekçesinde yazılı bir belgeye dayanılmadığını, bu nedenle senedin teminat senedi olduğuna ilişkin iddianın reddi gerekmekte olup, davacı tarafın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davacı taraf tedbir şartlarının oluştuğunu somut ve hukuki gerekçelerle ortaya koymak yerine, menfi tespit davasında ileri sürdüğü iddiaları aynen yinelemek suretiyle istinaf kanun yoluna başvurduğunu, bu itibarla, ara kararın reddedilen kısmı ile doğrudan bağlantılı ve tedbir şartlarına ilişkin somut bir hukuka aykırılık ortaya koymayan, yalnızca dava dilekçesindeki iddiaların tekrarından ibaret bulunan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, bu nedenlerle; davacı tarafın haksız ve hukuken dayanaksız istinaf başvurusunun reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit, istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık ihtiyati tedbir/haciz talebine ilişkindir.6100 Sayılı HMK'nun 389/1. fıkrasına göre; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanunun 390/3. fıkrasına göre; tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi gereği icra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.Dosyadaki belgelere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesine, kararın dayandığı delillerle gerektirici nedenlere, İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. Maddesinin açık hükmü gereği icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında icra takibinin tedbiren durdurulamayacak olmasına ve mahkemece bu yönde karar verilmiş olmasında yanlışlık bulunmamasına göre davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen █████/2026 tarihli ara karara karşı davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.█████/2026 ...Başkan ...Üye ...Üye ...Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.