Danıştay 8. Daire, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun geçici 67. maddesi uyarınca azami öğrenim süresi hesaplamasında eski sürelerin dikkate alınmaması gerektiği kararıyla öğrenci ilişiği kesme işleminin iptalini onadı.
Özet: Bir üniversite öğrencisinin azami öğrenim süresini doldurduğu gerekçesiyle ilişiğinin kesilmesi işlemine karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi tarafından, 2547 sayılı Kanunun geçici 67. maddesi uyarınca azami sürelerin hesaplanmasında belirli tarihten önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağı ve davacının azami süreyi henüz doldurmadığı gerekçesiyle işlemin iptaline karar verilmiş olup, davalı üniversitenin temyiz başvurusu hukuka uygun bulunan bu kararları bozmaya yeterli görülmeyerek reddedilmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI): ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E..., K:...sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle üniversiteden ilişiğinin kesilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Fakülte Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Kanun'a 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26.11.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, yapılan değişiklik sonucu getirilen yasal hüküm gereğince 2547 sayılı Kanun'un azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin, ilgili değişikliğin yayımlanmasından sonraki ilk eğitim öğretim dönemi olan yıllık ders alan programlar bakımından 2015-2016 eğitim-öğretim yılı, güz döneminden, dönemlik ders alan programlar bakımından ise ilk eğitim öğretim dönemi olan 2014-2015 eğitim-öğretim yılı, bahar döneminden itibaren uygulanmaya başlanılmasının hukukun genel kaidelerine uygun olacağı, bu durumda, derslerinin yıllık olduğu dikkate alındığında davacının azami öğrenim süresini henüz doldurmadığı anlaşıldığından, öğrenci kaydının silinmesine dair dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının 5. sınıfta olduğu ve 2023-2024 eğitim-öğretim yılı itibarıyla 6 yıllık programlar için belirlenen azami 9 yılı aştığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, azami öğrenim süresini doldurmadığı, işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!