İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen, ağır yaralanma ve sürekli maluliyetle sonuçlanan trafik kazası sebebiyle sigorta şirketlerine karşı açılan maddi ve bedensel tazminat davası.
Özet: Bu dava, 13/11/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ağır yaralanan, 15 gün yoğun bakımda kalan ve kalıcı bedensel hasarlar, sabit platinler ile sürekli maluliyet yaşayan davacının, kazada kusurlu olduğu iddia edilen araçların zorunlu mali sorumluluk sigortacıları olan davalılardan, tedavi giderleri, kazanç kaybı ve sürekli/geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi ve bedensel tazminatının poliçe limitleri dahilinde tahsili talebiyle açılmış olup, davacı, kaza tespit tutanağındaki kusur belirlemesine itiraz ederek kendi kusuru olmadığını ve kusur oranının yeniden incelenmesini talep etmektedir.

T.C.
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2022 günü, saat 03:00 sıralarında ... İli ... İlçesi ..- ... istikametinde sürücü ... ....’in sevk ve idaresindeki (... plakalı çekici ve ... plakalı dorse ile hareket eden) tır cinsli araç ile müvekkil davacı ...’ın yolcu olarak içinde bulunduğu eşi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin ağır bir şekilde yaralandığını, 15 gün yoğun bakımda kalıp bedensel zarara uğradığını, müvekkilinin tedavisi sonrası, yüzünde ve vücudunda yoğun sabit izler kaldığı gibi, vücuduna takılan sabit platinlerle yaşamını devam ettirmekte olup malul kaldığını, meydana gelen kazada müvekkilinin eşi ... tarafından kullanılan ... plakalı araçta iki küçük çocuğu ile birlikte YOLCU olarak bulunmakta olup söz konusu kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığını, söz konusu kaza, ilgili araç sürücülerinin kusurlu hareketleri neticesi meydana gelmekle her iki araç ZMMS sigortacısıda davada davalı olarak gösterildiğini, bu kapsamda, her ne kadar kaza tespit tutanağına göre, kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ... 2918 sayılı KTK 84/d (arkadan çarpma) ve 56/c (yakın takip) kuralını ihlal etmesi nedeniyle kusurlu olarak tespit edilmiş olsa da, müvekkilinin ve çocuklarının içinde bulunduğu ... plakalı araç sürücüsü eşi ... orta şeritte seyir halinde iken, en sağ şeritten ilerleyen ... sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı dorse ile bir anda orta şeride geçerek dorsenin sol arka kısmı ile ... plaka sayılı aracın sağ ön kısmına çarpmış ve çarpma sonucu müvekkilinin içinde bulunduğu ... plakalı araç savrulmuş ve orta bariyerlere çarparak durduğunu, Bu doğrultuda kusur durumunun tespiti gerekmekte olup kusur incelemesi yaptırılması gerektiğini, söz konusu trafik kazası nedeniyle davacı ...'ın çene, göz kapağı, dirsek, kaburga, omuz ve bileği başta olmak üzere vücudunun birçok farklı bölgelerinde kırıklar, hasar ve ezilmeler oluşmuş, 15 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra sayısız ameliyat ile hayatta kalabildiğini, ayrıca kaza nedeniyle davacı sürekli malul kalmış olup çalışamamakta, kaza sonrasında geçirdiği sayısız ameliyat sonrasında hayatına devam etmekte ve günlük ihtiyaçlarını karşılarken, yürürken ve oturup kalkarken zorlanmakta, acı çekmekte olduğunu, kolunu tam kullanamamakta örneğin saçlarını yıkayamamakta, sağ eli ile kalem tutamadığını, kazaya bağlı oluşan bedensel zararlar, vücudundaki kırıklar ve rahatsızlıklar nedeniyle zor duruma düştüğünü, 4 ve 8 yaşlarındaki bakıma muhtaç iki çocuğu ile ilgilenemediğini, ruhsal ve sinirsel bütünlüğünün bozulduğunu ve halen tedavi gördüğünü, kazanın davacıda bıraktığı hasarın derecesi ve ağırlığı nedeniyle iyileşmesi ve eski sağlığına kavuşmasının mümkün olmadığını, sonuç olarak söz konusu kaza, davacıda kalıcı/ sürekli bedensel hasara ve geçici ve sürekli iş göremez duruma düşmesine ve maluliyetine neden olduğunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. Maddesi uyarınca Zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğinden söz konusu yaralanma/ bedensel zararlar nedeniyle poliçe kapsamında tazminat/ ödeme yapılması için davalı her iki sigorta şirketine başvuru yapılmışsa da herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu durumda sigorta şirketlerine başvuru koşulunun gerçekleştiğini, davalı sigorta şirketlerinin KTK 91.madde gereği zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında bedensel zarardan sigorta limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, bu haliyle davacının meydana gelen zararlarından kaynaklı maddi tazminatın ilgili sigorta şirketleri tarafından, ilgili poliçe limiti ile sınırlı olarak tazmini gerektiğini, davacının maddi ve bedensel zararlarının (sürekli ve geçici maluliyet, kazanç kaybı, tedavi giderleri) tazminini talep hakkı doğduğunu, buna göre davacının gerek geçici gerekse sürekli/ kalıcı iş göremezlik/ maluliyet nedeniyle uğradığı tüm maddi ve bedensel zararlarının hesaplanarak davacıya ödenmesini talep ettiğini, davacının yaşına, maluliyet durumuna, yargılama sırasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi ve bedensel tazminatın hüküm altına alınması talep edilmekte olup TBK 49.maddesi “kusurlu ve hukuka aykırı bir fiile başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” hükmünü düzenlemekte, 54.madde ise “BEDENSEL ZARAR” başlığı altında “tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar..” maddi zarar kalemi olarak sayılmış olmakla, davacının vücüdundaki hasar ve yaralanma nedeniyle meslekte kazanma gücünde oluşan azalma/ kayba bağlı olarak aynı işi yapanlara göre daha fazla çaba/ güç harcayacağı ve bundan dolayı davacının zarara uğradığı/ uğrayacağı açık olmakla davacının geçici ve sürekli iş göremezlik/ iş gücü kaybı tazminatına hak kazandığında duraksama olmadığını, fazlaya dair her türlü talep, dava ve haklarının saklı kalması kaydıyla; davalarının kabulü ile; davacının geçici ve kalıcı/ sürekli iş göremez duruma düşmesi ve maluliyeti nedeniyle uğradığı tüm maddi zararlar için ileride gerçek zararın/ tazminatın tespitinden sonra bedel arttırımında bulunmak üzere şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte (sigorta limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara tahmiline dair karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya konu kaza 13.11.2022 tarihinde meydana gelmiş olmakla beraber davacı tarafından davanın açıldığı tarih ve yasal süreler göz önünde bulundurulduğunda dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığı, dolayısıyla davanın esastan reddedilmesi gerektiğini, başvuru konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, öncelikle davanın bu yönden reddini talep ettiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava dilekçesinde, maddi tazminat talepleri için belirsiz alacak davası açıldığı beyan edilmiş olup, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılması hukuken mümkün olmadığını, belirsiz alacak davası olarak açılan davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesini talep ettiğini, meydana gelen trafik kazasıyla ilgili müvekkil şirkete hukuka uygun başvuru yapılmadığını, başvuru şartı dava şartı olup, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar dava öncesi tam ve eksiksiz bir başvuru yapıldığını iddia etse de müvekkili olduğu şirkete yapılan hukuka uygun bir başvuru bulunmadığını, zararın şirketçe tespiti açısından tedavi evrakları kaza öncesi ve sonrası raporlar önem arz ettiğini, ayrıca mağdur hakkında müvekkil şirket tarafından hesaplama yapılabilmesi adına medikal firma ve aktüer firmadan rapor alınması gerektiğini, bu kapsamda KVKK kapsamında mağdurun açık rıza beyanı da başvuruda bulunması gereken zorunlu belgelerden olduğunu, Sayılı belgeler olmadan yapılan başvuruların hukuka uygun olmadığı zararın tespit edilemeyeceğini, dava öncesinde müvekkil şirkete usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını, başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini talep ettiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili olduğu şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, ... plakalı araç müvekkil şirkete, 24.01.2022 - 24.01.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .../0 numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalı olduğunu, İşbu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalılarının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 500.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, poliçe limitini bildirmesinin davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmediğini, poliçelere dayanan sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, keza masraf ve vekâlet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limitinin maktuen ödenecek rakam olmadığını, hiçbir surette işbu başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla; zorunlu trafik sigortası sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanması amaçlandığını, geçici maluliyetten kaynaklı maddi tazminat talepleri bakımından şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri ve bakıcı gider talepleri teminat dışı olduğundan kabulünün mümkün olmadığını, sosyal güvenlik kurumu’na müzekkere yazılarak davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının ve yapılmış ise hangi koldan ödeme yapıldığının araştırılmasını talep ettiğini, söz konusu ödemelerin tazminat hesabı yapılması halinde bu hesaplamadan düşürülmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere maluliyetten dolayı zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini, kusur yönünden müvekkili olduğu şirketin sorumluluğundan bahsedebilmek için, öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunun ispat edilmesi gerektiğini, bu suretle dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini talep ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, ilgili başvuruda müvekkil şirkete yapılan başvurudan 8 iş günü sonrasından itibaren yasal faiz uygulanabileceğini, hatır taşıması nedeniyle zarar miktarında indirim yapılması gerektiğini, müteveffanın kazayı yaşadığı sırada içerisinde bulunduğu araçta hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen mi yapıldığı hususunun tespit edilmesi gerekliliği ve hatır taşımasının tespiti halinde bu hususun tazminat belirlenmesinde ciddi ve makul bir indirim sebebi olduğu Yargıtay’ın uygulamalarında sabit hale gelmiş bir hukuki gerçeklilik olmakla Mahkemece bu hususun tespit ve takdiri gerektiğini, müterafik kusurun tespit edilerek tazminat tutarında indirim yapılması gerektiğini, somut olay özelinde mütevefanın müterafik kusurunun olup olmadığının tespit edilmesi dolayısı ile ortaya çıkan sonuçta müterafik kusurunun bulunup bulunmadığı hususlarının mahkemece tespiti gerektiğini, davacının kurallara uyup uymadığı, kaza nedeniyle oluşan sonucun ortaya çıkmasında kusurunun bulunup bulunmadığının anlaşılması ve tespit edilen kusur oranın da eğer bir tazminat hesaplanırsa bu kusur oranında indirim yapılması gerektiğini, müterafik kusur için kazada kusurlu olmak değil, kaza sonucu oluşan zararın vukusunda kusur sahibi olmak arandığını, davanın açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkili olduğu şirket aleyhine yargılama giderlerine, faize ve vekalet ücretine hükmolunmamasını talep ettiğini, davanın usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun, fahiş ve kabul edilebilir olmayan maddi tazminat taleplerinin tümü ile birlikte davanın reddine, Müvekkili olduğu şirket dava açılmasına sebep olmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada "Yetkili Mahkeme”, müvekkil sigorta şirketinin yerleşim yeri istanbul olması sebebiyle HMK madde 6/1 gereği; istanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu bakımdan yetki itirazlarının kabulü ile davanın yetki yönünden reddine ve dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkili olduğu şirkete iletilen dava dilekçesi ekinde olması gereken belgelerin olmadığını, davanın esasına ve usule ilişkin itirazlarının sunulabilmesi için tüm delillerin taraflarına ibrazı gerektiğini, bu nedenle HMK. 121 Md. gereğince delillerin tebliği gerektiğinden esasa ilişkin diğer cevap ve delil sunma haklarımızın saklı tutulmasını talep ettiğini, KTK 97 uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun olarak müracaat edilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili olduğu şirkete usulüne uygun olarak müracaat edilmediğini, davacının maluliyet oranının tespit edilebilmesi için öncelikle sürekli sakatlık kurul raporu alınması gerektiğini, davacı vekili tarafından sunulan uygun yönetmelik uyarınca alınmış bir sağlık kurulu raporu olmadığını, bu nedenle davanın HMK 114 vd uyarınca dava şartı noksanlığından usulden reddi gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiğini, HMK MD.119 gereği davacının talep sonucunu açık bir şekilde yazması gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesiyle müvekkil sigorta şirketinden maddi tazminat talep ettiğini, davacının dilekçesinde birden fazla tazminat kalemine ilişkin istemi olduğu anlaşılmakla birlikte hangi alacak kalemi için hangi miktarda talebi olduğu anlaşılmadığını, bu taleplerin içeriğinin sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik vb. kalemleri kapsayıp kapsamadığının tespiti ve kapsamaktaysa hangi oranda kapsadığı açık bir şekilde ifade edilmesi gerektiğini HMK Md.119 gereği ayrı ayrı belirtmesi gerektiğini, davacı tarafından sunulan sağlık kurulu raporunda kişinin güncel muayenesi yapılmaksızın, iyileşme süresinin dolması beklenmeksizin, evrak üzerinden tanzim edilmiş olan raporun kabul edilmez nitelikte olduğunu, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve eğer var ise maluliyet oranının erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğine göre belirlenmesi gerektiğini, Dosyada mevcut olan raporun yetkisiz kurum tarafından hazırlandığını, dosya üzerinden inceleme yapılmış olup belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğunu, Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulunun meslekte kazanma gücü kaybı hususunda bilimsel ve teknik görüşlerini mahkemelere bildirmekle yükümlü olduğunu, her durumda iyileşme süresi dolmadan davacı tarafından alınan süreli sağlık kurulu raporunun kabülü mümkün olmadığını, davacı tarafından bir yıllık iyileşme süresini beklemeden sağlık kurulu raporu alındığını, alınan bu rapor kişinin gerçek maluliyetini göstermediğinden kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle kazazedenin 13.11.2022 tarihli kaza üzerinden en az 1 yıl geçtikten sonra ATK tarafından muayene edilerek "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında ve davaya konu kaza sonucu meydana gelen yaralanmanın maluliyet üzerindeki etkisinin belirtilmek suretiyle sürekli sakatlık kurul raporu alınmasını talep ettiğini, bu süre dolduktan sonra mevzuata uygun olarak rapor hazırlanması için kazazedenin davaya konu trafik kazası nedeniyle oluşan özür oranının tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak mevcut evrak üzerinden değil de kazazedenin bizzat muayene edilerek rapor alınması gerektiğini, aynı zamanda maluliyet zararının hesaplanabilmesi için, öncelikle kazazedenin kaza ile maluliyeti arasında uygun illiyet bağının bulunup bulunmadığı ve kaza sebebiyle maluliyetin oluşup oluşmadığının raporda belirtilmesi gerektiğini, İlliyet bağı tespit edilmeyen ve kişinin daha önce de mevcut olabilecek maluliyeti de söz konusu olabileceğinden bu durumun netleşmesi gerektiğini, itirazlarının baki kalması kaydıyla davacı tarafından alınan maluliyet raporu usul ve yasaya aykırı olmakla birlikte medikal firma raporu ile çeliştiğini, davacı tarafından sunulan ve dosyada mübrez sağlık evrakları medika firma tarafından incelemeye tabi tutulduğunu, usul ve yasaya aykırı maluliyet raporunun tarafımızca kabulünün mümkün olmadığını, davacının 13.11.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında malul kalması nedeniyle davacı tarfından alınan 09.08.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyeti %32 olarak tespit edildiğini, her halükarda iyileşme süresi tamamlanmadan alınan maluliyet raporunun taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, tanzim edilen raporda her ne kadar yönetmeliğe göre rapor düzenlendiği belirtilmişse de alınan rapor ''Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik''in ilgili maddelerine uygun olarak düzenlenmiş bir Sağlık Kurulu Raporu olmadığını, geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi giderleri poliçe kapsamında olmayıp kusur durumunun tespiti gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili olduğu şirketin meydana gelen zarardan sorumluluğu ancak sigortalının kusuru kadar olduğunu, Bahse konu kazada ise sigortalı araç sürücüsü ...'ın atfı kabil kusuru bulunmadığını, kaza tespit tutanağı konusunda uzman kişiler tarafından tutulmamış olup bu tutanak uyarınca belirlenen kusur oranları kabul edilemez nitelikte olduğunu, dava konusu kazaya ilişkin güncel ceza soruşturması evraklarının ara karar sonucu dosyaya eklenmesini talep ettiğini, davaya konu araç ticari faaliyette bulunmadığından ticari faiz talep edilemeyeceğini, müvekkili olduğu şirketin temerrüde düşmediğini, izah edilen nedenlerle, davanın usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:... Sigorta A.Ş Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 13.11.202 tarihli kaza sebebiyle ... plakalı firmanıza ZMMS ... poliçe numarası ile kayıtlı olan araca ait hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Sigorta A.Şne müzekkere yazılarak, 13.11.202 tarihli kaza sebebiyle ... plakalı firmanıza ZMMS ... poliçe numarası ile kayıtlı olan araca ait hasar dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. İstanbul İl Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Davacı, ... (... T.C. Kimlik Numaralı) ' ın 11.2022 tarih ve sonrasında düzenlenen tüm maaş bordrolarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... CBSne müzekkere yazılarak, ... numaralı soruşturma dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, █████/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, kaza sebebiyle mahkememiz davacısı ... (T.C:...)'a rücue tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. ... ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine, ... Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesine, SBÜ ... ... Şehir Hastanesine, ... Devlet Hastanesine, ... Prof Dr. ... Şehir Hastanesine, müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın dava konusu █████/2022 tarihli trafik kazasında, bu kaza sebebiyle ve sonrasında gördüğü tedaviler sırasında çekilen tüm grafilerin (X-Ray, BT, MR vb.) DICOM formatında CD kopyaları ile birlikte muayene bulguları, konsultasyon notları, ameliyat notları, epikriz raporları, tetkik ve tedavi evrakları dahil tüm tıbbi belgelerin ve yine mahkememiz davacısına ait tüm hasta evrak kayıt ve belgelerinin (mümkünse dijital ortamda DICOM formatında) çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce █████/2026 tarihinde aktüer bilirkişisinden rapor aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine kusur raporu aldırılmak üzere dosya gönderilmiş ve █████/2025 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur.Maluliyet oranının tespiti hususunda dosyamız Adli Tıp 2. İhtisas Kuruluna gönderilmiş ve █████/2025 tarihinde Adli Tıp Raporu dosyaya sunulmuştur. Davacı vekili █████/2026 tarihinde bedel arttırım dilekçesi sunmuş ve harcını yatırmıştır. GEREKÇE:Dava, trafik kazası sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır. Somut olayda kaza █████/2022 tarihinde ... ve ... plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir. Davacı zarar gören ... plakalı araç içinde yolcu konumunda bulunmakta olup, aracı eşi ... sürmektedir. Davalılardan ... Sigorta ... plakalı, diğer Davalı ... Sigorta ise ... plakalı aracın zmms sigortacısıdır. Davalılar, kazaya karışan araçların zmms sigortacısı olmaları sebebiyle meydana gelen zarardan sorumludur. Davalı taraf hatır taşıması iddiasında bulunmuştur. Hatır taşıması, en basit haliyle, bir kişinin maddi veya manevi bir menfaat olmadan taşınması şeklinde tanımlanabilir. Hukuki niteliği itibariyle hatır taşıması da bir def’idir, hâkim tarafından re’sen gözetilemez. Bir akrabalık, iş ilişkisi veya ücret ödeme durumu olmaksızın taşıma hali söz konusu ise, karine olarak hatır taşımasının varlığı kabul edilmektedir Zira Yargıtay 4. HD’nin ██████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı ilamında “Genel ilke olarak araçta yolcu olarak taşınan kişinin akrabalık ve iş ilişkisi gibi haller dışında hatır için taşındığı kabul edilmektedir.” şeklinde ve Yargıtay 17. HD’nin ███████ Esas ve ████████ Karar sayılı ilamında “O halde, karine olarak hatır taşımasının gerçekleştiği aksinin davacı tarafından ispatı gerekir. Destek yolcu ile dava dışı sürücünün arkadaş olup gezdikleri esnada kazanın meydana gelmesi nedeniyle olayda hatır taşıması bulunduğunun kabulü ile tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken hatır taşımasının davalı tarafın ispat edilemediği gerekçesiyle hatır taşıması nedeniyle tazminatta indirim yapılmaması isabetli olmamış bozmayı gerektirmiştir.” şeklinde bu husus vurgulanmıştır. Somut olayda davacı, eşinin kullandığı araçta yolcu olup, karı-koca arasında birlikte yolculuk yapmakta aile birliğinin getirdiği yükümlülüklerin söz konusu olması sebebiyle hatır taşımasından bahsedilemeyeceği ve davalının bu yöndeki itirazının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Kazada kusur durumunun tespiti noktasında mahkememizce alınan ATK raporunda seçenekli rapor düzenlenmiştir. Raporun seçenekli düzenlenmesinin sebebi kazanın oluşuna ilişkin tarafların farklı beyanlarıdır. Kazanın oluşumuna ilişkin tarafların anlatımları, kaza tespit tutanağı ve soruşturma dosyası incelendiğinde, mahkememizce kaza tespit tutanağı ve savcılık soruşturma dosyasındaki tespitlere uygun olan 1. Durumun somut olaya uygun olduğu kanaatine varılmış ve olayda ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı kabul edilmiştir. Davalının, müterafik kusur savunmasına ilişkin yapılan değrelendirmede, davacıya atfedilen kusurun açık olarak belirtilmemesi, kaza tespit tutanağında ve hem savcılık hem de mahkememiz dosyasındaki bilgi ve belgelerden davacının müterafik kusurunu gösteren bir delil bulunmaması sebebiyle, davanın bu savunmasının yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Davacının maluliyetine ilişkin yapılan araştırmada, davacının tüm tedavi evrakları celp edilmiş ve ATK’dan rapor alınmıştır. ATK raporuna göre, davacının %22 oranında malul kaldığı ve 4 aya kadar iyileşme süresinin bulunduğu tespit edilmiştir. ATK raporunun kaza tarihine göre doğru yönetmelik uyarınca hazırlandığı ve usul ve yasaya uygun olduğu kanaati ile hükümde esas alınmasına karar verilmiştir. Davacının geçici iş göremezlik maddi tazminat talebinin, iyileşme süresinde raporlu olmasına rağmen devlet memuru olması ve maaşlarının düzenli olarak ödendiği gözetilerek zarar doğmaması sebebiyle reddine karar verilmiştir. Maddi tazminat talebinin değerlendirilmesinde ise, aktüer bilirkişiden alınan raporda davacının 4.751.067,02 TL maddi zararının bulunduğu hesaplanmıştır. Hesaplamanın usul ve yasaya uygun olduğu, güncel ekonomik verilere göre yapıldığı ve dosya kapsamındaki kusur ve maluliyet durumu ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce kabul edilen kusur durumuna göre, ... plakalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması ve bu aracın sigortacısı olan Davalı ... Sigorta’nın sigortalının kusuru kadar sorumlu olması gözetilerek davanın bu davalı yönünden reddine karar verilmiştir. Diğer Davalı ... Sigorta’nın sorumluluğu devam etmekte olup, poliçe limitleri ile sınırlıdır. Davalının poliçe limiti 500.000 TL olduğundan, davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarı da 500.000 TL’dir. Yukarıda açıklanan sebeplerle, davanın kısmen kabulüne karar verilerek, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine yaptığı başvuru gözetilerek kabul edilen bedele yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, 2-Davacının sürekli iş göremezlik zararına ilişkin 500.000,00 TL maddi tazminatın █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalı ... Sigorta’dan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davalı ... Sigorta yönünden davanın reddine, 4-Davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, 5-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 34.155,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 17.505,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.649,40 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 427,60 TL peşin/nisbi harcı, 17.078,00 TL ıslah harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 14.250,00 TL ATK masrafları, 2.722,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 42.905,20 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 20.431,05 TLnin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak, davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise, davacı üzerinde bırakılmasına7- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 80.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak, kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,8-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın reddine karar verildiğinden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 80.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil eden davalı ... Sigorta A.Ş'ne verilmesine, 9-Geçici iş göremezlik zararının tazmini talebi her iki davalı yönünden reddedildiğinden ve her iki davalı kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 50,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'ye verilmesine, 10-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ... Sigorta A.Ş'ne tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ...Hakim ..