Sigorta başlangıç tarihi tespiti davasında, fiili çalışmanın sadece yetersiz tanık beyanları ile değil, kurum kayıtları ve detaylı incelemeyle ispatının gerekliliği ve eksik değerlendirme nedeniyle Yargıtay bozması.
Özet: Sigorta başlangıç tarihinin tespiti istemiyle açılan davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davacının bir günlük çalışmasının tespitine karar vermiş, davalı kurum ise kurum kayıtlarında olmayan çalışmanın yalnızca tanık beyanıyla kanıtlanamayacağını ve yazılı belge gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir; Yargıtay, sigortalı sayılabilmek için işe giriş bildirgesinin yanında fiili çalışmanın da şart olduğunu, hizmet tespiti davalarında işyerinin varlığı ve çalışmanın gerçekliğinin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerektiğini, alt mahkemelerin eksik inceleme ve değerlendirmeyle hüküm kurduğunu, komşu işyeri tanıklarının dahi davacıyı tanımadığını vurgulayarak kararı bozmuştur.

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Çanakkale İş MahkemesiSAYISI : ███████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, davacının sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1985 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının dava dışı işveren nezdinde fili çalışması ve hizmeti bulunmadığının Kurum kayıtları ile sabit olduğundan, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddinin gerektiğini, ayrıca davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davanın hak düşürücü süreye uğradığının kabulüyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının, 01.04.1985 tarihinde ... no.lu iş yerinde 506 sayılı Kanun'un 79/8. ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde hizmet akdine dayalı ve asgari ücretli olarak 1 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum kayıtlarında bulunmayan çalışma olgusunun tanık beyanları ile kanıtlanmasının mümkün olmadığını, keza Kurum kayıtlarının aksinin ancak yazılı belgelerle kanıtlanabileceğini, dava konusu olayda olduğu üzere çalışma iddialarının bilgi ve belgelere dayanmaksızın ve doğrulanmaksızın salt yetersiz ve soyut nitelikte tanık beyanlarına dayandırılması nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.1.Davanın yasal dayanakları, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2., 6., 9., 79., 108. maddesi hükümleridir.Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Yasanın belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6. maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████-549-555, ███████-437-4 48... /21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır. Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 5 06... sayılı Kanunlar ile Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğidir. 2.Mahkemenin yazılı hükmü, eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalıdır. Yukarıda anılan yasal düzenleme ve açıklamalara göre inceleme konusu dava değerlendirildiğinde, dava dışı ... unvanlı işverenin ... sicil no.lu iş yerinden davacı adına 01.04.1985 tarihli işe giriş bildirgesinin verilmiş olduğu, inşaat mahiyetli iş yerinin 01.04.1985-30.07.1988 tarihleri arasında kanun kapsamında olduğu, Kurum kayıtlarında iş yerinin dava konusu 1985/1. dönem bordrosunun bulunmadığının bildirildiği, belediye, emniyet ve mal müdürlüğü marifetiyle yapılan komşu iş yeri araştırmasında emniyet vasıtasıyla yapılan araştırmada tespit edilen komşu iş yeri tanıklarının dinlendiği,dinlenen tanıkların hiç birinin davacıyı tanımadıklarını beyan ettikleri, davacı tanıkları olarak dinlenenlerden ve davacı ile birlikte çalıştığını beyan eden ... ve ...'nun iş yerinden verilmiş işe giriş bildirgeleri olup olmadığının araştırılmadığı, yine davacı tanığı ...'in dava konusu dönemde dava konusu iş yerine 200-300 m ötede kendi inşaatının da olduğunu beyan etmiş olmasına karşın bu hususun da araştırılmadığı, dolayısyla davacı tanıkların beyanlarının denetlenmediği, dava konusu inşaata ilişkin ruhsat ve iskan kayıtları araştırılmadığı, böylelikle dava konusu dönemde fiilen mevcut bir inşaat iş yeri olup olmadığının da belirlenmediği, ... marifetiyle komşu iş yeri araştırması yapılmadığı, böylelikle mahkemece davacı tanık beyanları ile dosyadaki diğer delillere göre yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.3.Tüm bu açıklamalara göre Mahkemece, inşaatın ruhsatı ve yapı kullanım izni bilgileri, su,elektrik abonelik bilgileri ilgili Belediye Başkanlığından sorularak araştırılarak dava konusu tarihte faal olup olmadığı belirlenmeli, iş yerinin dava konusu dönemde iş yerine komşu iş yeri ve kayda geçmiş çalışanlarının, ... aracılığıyla da yapılacak araştırmayla yöntemince saptanarak, sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle re’sen bilgi ve görgülerine başvurulmalı, komşu iş yeri ve çalışanlarının tespit edilememesi halinde taraflara sorulmak suretiyle davacının çalışmasını bilebilecek olan kişiler tespit edilerek sigortalılık ve vergi kayıtları da getirtilmek suretiyle beyanları alınmalı, bozma öncesi dinlenen davacı tanıklarından ... ve ...'nun dava konusu işyerinden verilmiş işe giriş bildirgelerinin olup olmadığı Kurumdan sorularak beyanları denetlenmeli, davacı tanığı ... adına dava konusu dönemi kapsar şekilde adına tescilli inşaat konulu bir işyeri olup olmadığı davalı Kurumdan sorulmalı, yine adına vergi kaydı olup olmadığı da araştırılarak beyanı denetlenmeli, böylelikle, işyerinin işin niteliği tereddütten uzak şekilde belirlendikten ve buna göre toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının işyerinde çalışıp çalışmadığı hususu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirlenmelidir.Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.