İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, bankanın tacirlere verdiği kurumsal kart alacağından kaynaklanan itirazın iptali davasında, bilirkişi raporuyla kefalet imzasının davalıya ait olmadığının tespiti üzerine davanın reddine karar verdi.
Özet: Banka tarafından, bir kredi sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebiyle açılan davada, davalının kredi sözleşmesindeki imzasının bilirkişi raporuyla kendisine ait olmadığının tespit edilmesi üzerine, davacının alacak talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu kanaatine varılmış ve bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş; ancak icra takibinin haksız olduğu anlaşılsa da davacının kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████
KARAR NO : ████████
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : █████/2023
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili banka ile dava dışı ---- arasında genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalı ---- ve dava dışı ----- söz konusu sözleşmeleri müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borcun geri ödenmemesi üzerine ---. Noterliği'nin 29.01.2015 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile toplam 1.851.230,18 TL alacağın talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine ---. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde uzlaşma sağlanamadığını, davalının itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kredi sözleşmesi hükümleri gereği faiz oranlarının serbestçe belirlendiğini ve banka kayıtlarının esas alınması gerektiğini belirterek, davalının icra takibine yönelik itirazının şimdilik 500.000,00 TL'lik kısım yönünden iptaline, takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı bankanın icra takibinin diğer borçlusu ----- hakkında 27.04.2016 tarihinde itirazın iptali davası açtığını, müvekkil aleyhine ise 24.02.2023 tarihinde dava açıldığını, müvekkilin 04.12.2015 tarihli dilekçesiyle borca itiraz ettiğini, davacı bankanın 8 yıl boyunca itirazdan haberdar olmasına rağmen süresinde dava açmadığını, bu nedenle davanın süresinde açılmadığını, icra takibinin 1.849,532,68 TL üzerinden başlatılmasına rağmen davanın 500.000 TL üzerinden ikame edildiğini, arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkilin tacir olmadığını ve uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiğini, Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 11.11.2016 tarihli ve ----- sayılı kararı uyarınca görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, kredi sözleşmesindeki kefalet imzasının müvekkile ait olmadığını, imza incelemesi yapılması gerektiğini, bankanın takipte kötüniyetli olduğunu, diğer borçlu hakkındaki dava sonucunda bankanın takip tutarı kadar alacağı olmadığının ----- sayılı dosya ile sabit olduğunu, bu nedenle davanın usulden ve esastan reddini, davacı banka aleyhine takip çıkış miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsiline dair başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraf teşkili sağlanmış, taraf delilleri toplanmış, icra dosyası celp edilip incelenmiştir.Davalı sözleşmedeki imzaya itiraz ettiğinden imza incelemesi yaptırılmış, bilirkişi ---- rapor içeriğine göre; beyaz ışık ve yüksek çözünürlüklü tarayıcılar kullanıldığını, grafolojik ve kaligrafik esaslara göre mukayeseli inceleme yapıldığını, ---- atfen atılan imzaların incelendiğini, mukayese imzalarıyla karşılaştırıldığını, başlangıç hareketlerinde farklılıklar saptandığını, ara gramalarda uyumsuzluklar görüldüğünü, bitiş hareketlerinde kısmi benzerlikler bulunduğunu, işleklik derecesi ve alışkanlıkların değerlendirildiğini, tersim biçimi ve istif özelliklerinin incelendiğini, doğrultu ve seyir unsurlarının analiz edildiğini, hız ve baskı derecesinin gözlemlendiğini, imzalar arasında belirgin farklılıklar tespit edildiğini, inceleme konusu imzaların --- eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı tespit etmiştir. Tüm dosya kapsamı ve denetime elverişli olup hükme esas alınan bilirkişi rapor içeriğine göre, davacının genel kredi sözleşmesine dayalı kefil sıfatıyla davalı aleyhine takip başlatıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalının imza itirazının aldırılan bilirkişi raporuna göre haklı olduğu, kredi sözleşmesindeki imza davalı eli ürünü olmadığından davacının alacak talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
İtirazın iptali davasının reddi halinde, İİK madde 67/2'ye göre takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı, red olunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Davada, dava konusu alacak için yapılan takibin haksız olduğu anlaşılmışsa da, davacının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının reddine,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 7.806,75 TL harcın yatırana iadesine,
4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra iadesine,
7- Karar kesinleştiğinde Mahkeme kasasında bulunan evrak asıllarının ilgilisine iadesine,
8-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!