7. Ceza Dairesi, açıkta sergilenen taklit ürünlere el koymanın hukuka aykırı arama olmadığını belirterek beraat kararını bozdu.
Özet: Sınai Mülkiyet Kanununa muhalefet suçundan yargılanan sanığın, ilk derece mahkemesinde mahkumiyet almasının ardından, istinaf mahkemesinde aramanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle beraat etmesi üzerine, Yargıtay bu beraat kararını bozmuştur. Yargıtay, iş yerinde açıkta ve gözle görülebilir şekilde duran taklit markalı ürünlerin ele geçirilmesinin, gizli bir şeyi aramaya yönelik olmayıp, özel usul gerektiren bir arama sayılmadığını, dolayısıyla bu delillerin hukuka uygun elde edildiğini ve sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İzmir 1. Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet suçundan sanığın neticeten erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararı müsnet suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Ceza Muhakemesinin asıl amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğuna, basit şekil eksikliği nedeniyle delillerin hukuka aykırı olduğunun kabul edilmesinin suçun cezasız kalmasına neden olacağına, usule uygun olarak arama kararı alındığına ve hak ihlali yapılmadan gerçekleşen bir arama sonucunda ürünlerin ele geçtiğine, sadece şekle aykırı hareket edildiği gerekçesi ile ürünlerin hukuka aykırı delil olarak değerlendirilmesinin kabul edilemeyeceğine, bu yönde emsal kararların bulunduğuna, yargılamaya konu suçun unsurlarının gerçekleştiğine, belirtilen nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığa ait iş yerinde, katılanın hak sahibi olduğu tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olması üzerine Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan adlî arama kararına istinaden, kolluk görevlileri tarafından sanığa ait iş yerine gidildiği, katılana ait markaları taşıdığı belirlenen 8 adet sweatin rafta satışa hazır vaziyette bulunduğunun tespit edildiği olayda, Mahkemece, arama yapıldığı sırada  o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin hazır bulunması gerekirken bulundurulmadığından arama işleminde hukuka aykırılık olduğu ve hukuka aykırı elde edilen delil ile mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın da suçlamayı kabul etmediği şeklindeki gerekçe ile sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2025 tarihli, 2024/7-498 Esas, ████████ Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi;
Teslime konu olup suç delili, müsaderesi gerekecek eşya ya da kazanç kapsamında değerlendirilmesi hususunda makul şüphe duyulan eşyaların, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan iş yerindeki raflarda açıkta ve gözle görülür şekilde dizili olduğu, suça konu eşyanın görevlilerce muhafaza altına alınması işleminin gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma anlamına gelen arama olarak değerlendirilemeyeceği, kolluk görevlilerince gerçekleştirilen işlemlere yönelik sanığın bir itirazının bulunmadığı, özel hayatın gizliliği (Anayasa madde 20) konut/iş yeri dokunulmazlığının ihlali (Anayasa madde 21) ve mülkiyet hakkının (Anayasa madde 35) özü ile bağdaşmayan ve keyfî muamelelere karşı öngörülen usuli teminatları etkisiz kılacak biçimde ve hukuken geçerli olmayan rızaya dayalı bir teslim olgusu da söz konusu olmadığından, suçun delili ve konusunu oluşturan, açıkta ve gözle görülür şekildeki taklit markalı eşyaların ele geçirilip muhafaza altına alınmasına yönelik yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, bu nedenle yapılan işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119/4. maddesi uyarınca o yer ihtiyar heyetinden veya komşularından iki kişi hazır bulundurulmasını da gerektirmediğinden ele geçirilen taklit markalı eşyaların hukuka uygun yöntem ile elde edildiği ve sanığa isnat olunan suçun sabit olduğu anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile beraatine karar verilmesi,
Kabule göre ise;
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin hatalı gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Sanık ... hakkında, 6769 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan vekili tarafından temyizi üzerine bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin, iş yerinde yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle, beraate ilişkin kararında temyiz isteminin esastan reddi yerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki;
Sayın çoğunluk ile aramızdaki görüş ayrılığı, iş yerinde arama ve el koyma işleminin 5271 sayılı CMK.nun 119. maddesine uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Sanık ... .....’e ait iş yerinde yapılan aramada suça konu iltibas ve iktibasa konu ürünlerin ele geçirildiği olayda, Sulh Ceza Hakimliğinden arama kararı alınmış, ancak 24.02.2015 tarihli arama tutanağından da açıkça anlaşıldığı üzere, Cumhuriyet Savcısının hazır bulunmadığı sanığa ait iş yerinde arama yapılırken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 119/4 üncü madde ve fıkrasında belirtilen o yer ihtiyar heyeti veya komşulardan iki kişinin hazır bulundurulmadığı, sadece muhtarın hazır olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.04.2025 tarihli ve ███████-360 Esas, ████████ Karar sayılı, 18.06.2025 tarihli ve 2024/7-381 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanunun 119/4. maddesinin "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur." açık amir hükmüne aykırı olarak sanığın iş yerindeki aramanın, o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulması yerine sadece muhtar hazır edilerek yapılması nedeniyle icrası bakımından hukuka aykırı ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen suça konu eşyanın hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş yasak delil niteliğinde olduğu, ayrıca arama sırasında sanık ...’ın hazır olmadığı, 29.06.2021 tarihli duruşmada sanığın hazır olmadığından bahisle aramaya itirazının bulunduğu, iş yerinin kendisine ait olmadığını söylemesi ve suçlamayı da kabul etmemesi karşısında, 5271 sayılı Kanunun 217. maddesinde hâkimin ancak hukukun izin verdiği yöntemlerle elde edilen delilleri dikkate alabileceğinin hüküm altına alındığı, anılan Kanunun 206/2-a bendinde de ortaya konulmak istenen
delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde reddolunacağı belirterek hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınamayacağının açıkça düzenlenmiş olması, aksi yönde bir uygulamanın izah edilen gerekçelerle Anayasa'nın 38/2, 5271 sayılı Kanunun 206/2-a, 217/2, 230/1. madde ve fıkralarına aykırı olacağının anlaşılması karşısında; sanığın iş yerinde yapılan arama işleminin ve bu işlem sonucunda elde edilen delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğinin kabulü gerektiği, hukuka aykırı ele geçirilmiş eşya dışında, suçlamayı kabul etmeyen sanığın isnat edilen suçu işlendiğine ilişkin başkaca delil de bulunmadığı gözetilerek, müsnet suçtan beraati yönündeki bölge adliye mahkemesi ceza dairesi kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddine karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 23.02.2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!