Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Sınai Mülkiyet Kanununa muhalefet suçunda istinaf mahkumiyetini vekalet ücreti düzeltmesiyle onadı.
Özet: Temyiz incelemesi neticesinde, sanık hakkında sınai mülkiyet kanununa muhalefet suçundan verilen mahkumiyet kararının usul ve esasa uygun olduğu, yargılama sürecinde sanığın aleyhine bir eksiklik bulunmadığı tespit edilirken, katılan vekilinin lehine ilk derece ve bölge adliye mahkemesi aşamalarında vekalet ücreti hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu belirlenmiş; bu nedenle, bölge adliye mahkemesi kararı, katılan lehine toplam 8.990,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan tahsil edilerek ödenmesi yönünde düzeltilmek suretiyle esastan onanmıştır.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : ████████ E., █████████ K.
SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek esastan ret
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na (6769 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan dava kapsamında yapılan yargılama neticesinde sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. İstinaf
Kararın o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 09.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında 6769 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin olup, bu talebe hasredilmiştir.
Sanığın Temyiz İstemi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının hatalı olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizen bozulması talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Gerekçeli karar başlığında katılan ünvanının hatalı gösterilmesinin maddi yazım hatası olduğu kabul edilmiştir.
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezası adlî para cezasına çevrilmesine karşın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yer verilen belirli hakları kullanmasından yoksun bırakılmasına da karar verilmesi, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak temyiz incelemesi yapıldığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının yeterli olduğu, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Katılan kendisini vekil ile temsil ettirmesine karşın, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihlerinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesindeki yargılama nedeniyle lehine maktu vekâlet ücretlerine hükmedilmemesi, hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 303/1.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün müsadereye ilişkin bendinden sonra yargılama giderine ilişkin bendinden önce gelmek üzere ''Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve İlk Derece Mahkemesince davaya Fikrî ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi sıfatı ile bakıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.910,00 TL
vekâlet ücretiyle Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 4.080,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılana ödenmesine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Edirne 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!