Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Kaçakçılık Kanununa muhalefet suçunda etkin pişmanlık, HAGB, adli para ve hapis cezası erteleme ile hak yoksunluğu hatalarını düzelterek mahkumiyet kararını onadı.
Özet: Yüksek mahkeme, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet ve kaçak eşyanın müsaderesi hükmünü incelerken, yerel mahkeme kararını esas yönünden onamış, ancak adlî para cezalarının ertelenemeyeceği ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına dair hukuki hataları düzelterek nihai kararı şekillendirmiştir.
7. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanık ...'e kovuşturma aşamasında indirim oranı 1/2 olarak belirtilerek usulüne uygun şekilde ihtarat yapıldığında ödeme imkanının olmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesi bulunmadığı cihetle, Tebliğname'de belirtilen (1) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ██████. maddesinde yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar..." şeklindeki düzenleme göz önüne alındığında; İzmir 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin 03.02.2015 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 05.03.2015 tarihinde kesinleştiği, söz konusu karara ilişkin denetim süresinin
kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı, sanığın İzmir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.05.2022 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar kararında belirtilen suç tarihinin ise 25.02.2015 olduğu, dolayısıyla dosya kapsamında sanık hakkında belirlenen denetim süresi başlamadan işlenen suçtan dolayı hükmün açıklanamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen (3) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,
2.5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün sanık ... hakkındaki hapis cezasının ertelemesine ilişkin bendinde yer alan "cezasının'' ibaresi çıkartılarak yerine ''hapis cezasının'' ibaresinin eklenmesi, hükümden sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bendin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişiklik gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II.Sanık ... Müdafiin Sanık Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemi Yönünden;
Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde; ... İletişim isimli iş yerinde kaçak cep
telefonu satışı yapıldığı yönünde alınan bilgiye istinaden kolluk güçleri tarafından İzmir 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 25.02.2015 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararına istinaden yapılan aramada, iş yerindeki vitrin ve dolap çekmecelerinden 196 adet kaçak cep telefonu ve 149 adet kaçak cep telefonu bataryası ile yazar kasa altındaki bölümde bulunan koli içerisinden 60 adet kaçak cep telefonu ve 60 adet kaçak cep telefonu bataryası ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayla ilgili sanık ...'in kolluk güçlerine koli içerisindeki cep telefonu ve bataryaların "..." isimli kişiye ait olduğunu beyan etmesi üzerine sanık ... hakkında iş bu kamu davasının açılması, sanık ...'ın tüm aşamalarda suçlamayı inkar etmesi, koli üzerinde yer alan gönderici ve alıcı bilgileri arasında sanık ... ait herhangi bir bilginin bulunmaması, iş yerinin vergi levhasının sanık ... adına kayıtlı olması, sanık ...'in kanun iadesinden önceki aşamada koli içerisindeki cep telefonlarının sanık ...'a ait olmayıp "..." isimli kişiye ait olduğunu beyan etmesine karşın kanun iadesinden sonra bu beyanından dönerek sanık ...'a ait olduğunu söyleyerek beyanlarında çelişkiye düşmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık ...'ın üzerine atılı suçu işlediğine dair sanık ...'in atfı cürüm niteliğindeki çelişkili beyanı dışında savunmasının aksine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ... müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!