Kasten öldürme suçundan ilk derece mahkemesi beraat kararının istinaf ve temyiz başvuruları neticesinde onanması ve delil değerlendirmesine dair karşı oy şerhi.
Özet: Bu hukuki evrak, sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının, Cumhuriyet savcısı ve katılan vekillerinin istinaf başvurularının bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmesiyle onanmasının ardından, katılan vekillerince sunulan temyiz dilekçesinin de, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun yapıldığı, delillerin yeterli olduğu, ancak eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gerekçesiyle esastan reddedilerek, beraat hükmünün oy çokluğuyla kesin olarak onanmasına ilişkindir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasıİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.07.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.2.Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 15.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve katılanlar ...,..., ...... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİKatılanlar..., ..., ...... vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçun sabit olduğuna, atılı suçtan cezalandırılması gerektiğine, beraat kararının dosya ve deliller ile uyumlu olmadığına ilişkindir.III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eksik inceleme bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden beraat kararında isabetsizlik görülmediği, eksik inceleme bulunmadığı anlaşıldığından, katılanlar..., ..., ...... vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'nin 15.11.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararında katılanlar..., ..., ...... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Yozgat 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2026 tarihinde karar verildi. (Karşı Oy) (Karşı Oy) KARŞI OY Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, sanık ile maktulün akraba oldukları yurtdışında çalışan maktulün sanığa daha önce 10.000 mark borç verdiği, ancak geçen uzun zamana rağmen parasını alamadığı, bu yüzden sürekli sanığı aradığı, olaydan önce maktulün eve geldiğinde bir poşet dolusu esrar maddesi ile geldiği ve eşine Ahmet’ten olan alacağına karşılık bunu aldığını ancak bunun borcun yarısını karşıladığını belirttiği, daha sonra esrar maddesi bulundurmanın suç olduğunu öğrenince esrar maddesini saklamak için sanayiye gittiği, sanık ... ile arkadaşı ...’in arabası ile sanayiye geldikleri ve maktulü alıp götürmek istedikleri maktulün kardeşinin maktulü göndermek istemediği, ancak maktulün kardeşine bir şey yok gidip geleceğim diyerek sanıkların aracına bindiği, birkaç tanık tarafından maktulün sanıkların aracında değişik yerlerde görüldüğü daha sonra maktulden haber alınamadığı, ailesinin sanıktan sorduğunda sanığın maktulü postanenin önünde indirdiğini nereye gittiğini bilmediğini söylediği, o günden sonra maktulden kimsenin haber alamadığı, 49 km mesafedeki başka bir ilçede arazide cesedinin gömülü vaziyette ve tamamen çürümüş olarak bulunduğu ölüm nedeninin belirlenemediği sübut bulmuştur. Her ne kadar sayın çoğunluk verilen beraat kararının onanması gerektiğine hükmetmiş ise de bu karara katılmıyoruz şöyle ki; sanık ile maktul arasında alacak verecek meselesinden dolayı bir husumet bulunduğu sabittir. Her ne kadar maktul sanığa ait olduğu anlaşılan esrar maddesine el koyarak alacağının bir kısmını tahsil etmeye çalışmış ise de alacağının yarısının henüz tahsil edilmediği ve dolayısı ile sorunun devam ettiği anlaşılmaktadır. Maktulün olay günü sanık ile yanına gelen ...’in aracına binip gittiği gerek sanık ikrarı ve gerekse tanık anlatımlarına göre sabit olup sanığın maktulü indirdiğine dair savunması kamera görüntüleri veya tanık anlatımları ile doğrulanamamıştır. Yine gerek maktule ait telefon hattının ve gerekse sanıklara ait telefon hatlarının aynı zamanda sinyal bilgilerinin kaybolduğu sanıklara ait hatların bu andan itibaren uzunca bir süre sinyal vermediği, bunun bir tesadüf olamayacağı, gerek sanık ...’in ve gerekse arkadaşı ...’in telefon hatlarının maktulün cesedinin bulunduğu yere yakın, olay günü baz verdiğinin anlaşıldığı, en önemli hususun ise sanığın ve arkadaşının maktule ait telefon cihazına kendi hatlarını takmak suretiyle olay günü kullanmaları olduğu, sanığın bununla ilgili yaptığı savunmasının mahkemece araştırılmadığı, ancak bu savunmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanık ve arkadaşının maktul ile geçirdikleri zaman zarfında yaptıkları işler ve gittikleri yerlerle ilgili beyanların çelişkili olduğu, maktulün başka hiç kimseyle bir husumetinin bulunmadığı, sanık ...’in alacak verecek meselesinden dolayı husumet beslediği maktulü konuşma bahanesiyle arabaya bindirip olay yerine götürdüğü ve burada arkadaşının da yardımıyla belirlenemeyen bir şekilde öldürüp boş araziye gömdüğünün anlaşıldığı, bu nedenle mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun görüşüne muhalefet ediyoruz.