7. Ceza Dairesi, 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçunda etkin pişmanlık ihtarat eksikliği ve ceza erteleme hükmündeki yasal hatalar nedeniyle mahkûmiyet kararını bozmuştur.
Özet: Yargıtay, kaçakçılık suçundan mahkum edilen sanık hakkındaki hükmü, sanığa yeni yasa değişikliği uyarınca kovuşturma aşamasında da uygulanabilen etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma hakkı ve gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi halinde cezadan indirim yapılabileceği konusunda ihtaratta bulunulmaması, ayrıca hapis cezasının ertelenmesine ilişkin uygulama maddelerinin belirtilmemesi ve erteli ceza durumunda TCK 53/3 uyarınca hak yoksunlukları hakkında karar verilmemesi nedenleriyle bozmuştur.
7. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran suçta kullanılan nakil aracına yönelik olduğu gözetilerek; suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kararın, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 22.10.2020 tarihli ve █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilâmıyla onanması suretiyle kesinleştiği ve Mahkemece nakil aracı yönünden temyize konu yeni bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracına yönelik temyiz isteğinin, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II-Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden;
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, sanığa soruşturma evresinde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmamış olduğu da dikkate alınarak, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtaratın, adresi tespit edilemeyen sanığa ilanen tebligat yoluyla yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/7-8. maddelerinin ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddelerinin gösterilmemesi,
3.Sanık hakkında kısa süreli olmayan erteli hapis cezasına hükmedildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesinin "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.02.2026 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!