Bölge Adliye Mahkemesi, ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında, davalı defterlerinde ilişki görünmese de Ba-Bs formlarıyla kanıtlanan alacağın tahsiline hükmeden ilk derece mahkemesi kararını onadı.
Özet: Bu dava, davacının ticari satıştan kaynaklanan fatura alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali talebiyle ilgili olup, ilk derece mahkemesi, davalının ticari defterlerinde davacıyla ticari ilişki veya borç görünmemesine rağmen, davalının vergi beyannamelerindeki (BA formları) alış bildirimlerinin taraflar arasındaki ticari ilişkiyi ve takip konusu fatura alacağını açıkça kanıtladığını tespit ederek, davanın kabulüne ve davacının 13.164,98 TL alacağının ticari avans faiziyle birlikte tahsiline hükmetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO: █████████ KARAR NO: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI: ████████ Esas - ████████ KararDAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili... takip müstenidi faturaları ticari faaliyeti kapsamında sattığı ve teslim ettiği ürünler karşılığından davalı adına düzenlendiği, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiği, bu hususun sevk irsaliyeleri ve ticari defterler ile sabit olduğu, taraflar arasındaki ticari münasebet kapsamında müvekkilinin üzerine düşen tüm yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davalı basiretli bir tacir gibi davranmadığı, müvekkilinin iyi niyetli tüm çağrılarına rağmen fatura bedellerini ödemediği, müvekkilinin ticari faaliyeti kapsamında davalıya satıp teslim ettiği ürünlerin bedelinin tahsili için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığı, davalının takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğundan bahisle davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin...Cad. No:.../İstanbul adresinde mukim olduğundan yetkili mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetki itirazında bulundukları, müvekkili şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı, ileri sürülen alacak iddialarının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığı, nitekim davacı tarafın alacak iddialarına dayanak olarak sunmuş olduğu faturalara konu malları müvekkili şirket'e hiçbir zaman teslim edilmediği, ayrıca taraflar arasında herhangi bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafa, takibe ve davaya konu faturalarda yer aldığı belirtilen herhangi bir borcu bulunmadığı, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının tetkikinde iş bu durumun açıkça görüleceğinden bahisle davanın reddini, davacı tarafa yükletilmek üzere %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...davanın davacı tarafça davalıya düzenlenen faturalardan müteşekkil alacağın tahsili için yapılan takibe itiraz üzerine duran takibin devamı için açılan itirazın iptali talepli olduğu, mahkememizce tarafların ilgili yıllara ait BA-BS formlarının dosyaya kazandırıldığı, tarafların ilgili yıllara ait ticari defterlerinin incelenmesi için dosyanın bilirkişiye sevk edildiği, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunun gerekçeli, bilimsel ve denetime uygun olmakla hükme esas alındığı, davacının ve davalının incelenen ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olup sahibi lehine delil vasfının bulunduğu, davalının incelenen ticari defterlerinde davacı ile aralarında bir ticari ilişkinin olmadığı, davacı tarafından davalıya herhangi bir fatura düzenlenmediği, davalı tarafından davacıya herhangi bir ödeme de yapılmadığı, davalının kendi defterlerinde davalının davacıya takip tarihi itibariyle borç ve alacağının bulunmadığının okunduğu, ancak dosyaya kazandırılan tarafların BA-BS formlarının incelenmesinde takibe konu edilen tüm faturaların davacı tarafından süresinde bildiriminin yapıldığı, davalı kayıtlarında da 2021 yılında 143 adet faturaya denk toplam 115.562,98-TL'nin BA formuyla davacıdan alış olarak bildirildiği, yani davalının defterlerinde her ne kadar davacı ile ticari ilişkisi olmadığı okunsa da, davalının BA formlarında taraflar arasında ticari ilişki olduğunun aşikar olduğu, davalının davacının düzenlediği ve takibe konu ettiği faturaların da üstünde alış beyan edildiği, bu durumda henüz kapanış tasdiki yapılmayan davalı defterlerinden davacı ile olan ticari ilişkilerinin silinmiş olabileceğinin bilirkişice mütalaa edildiği, ezcümle davalı defterlerinde taraflar arasında ticari ilişki görünmese de davalının BA formlarında ilişkinin ve alacağın kanıtlandığı, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan dava değeri olan 13.164,98-TL alacağının bulunduğu ve alacağa taraflar tacir olmakla avans faizi talep edilebileceği mahkememizce değerlendirilmiş ve açılan davanın kabulüne karar verilmiş, davalının itirazıyla davacının alacağına geç kavuşmuş olması ve alacağın likit olması da değerlendirilerek davacı yararına %20 icra inkar tazminatına," karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda davalı aleyhine ilişkin, BA belgelerince davalı şirketin alış bildiriminde bulunduğunun söylendiğini, söz konusu BA formunun işleyişi itibariyle alış bildiriminde bulunulması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının fatura çıkışı yapmasının BS olarak nitelendirilirken, söz konusu faturaların teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün davacıya ait olduğunu, davalı şirketin ...bünyesinde yer alan ... Şti isimli firmanın dosyaya konu tarih itibariyle tüm defterlerinin güncel olarak tutulduğunu ve söz konusu defterlere ilişkin aykırılığın hiçbir şekilde görülmediğini, uygulamada yer aldığı üzere irsaliyeli fatura usulü gözetilmeksizin bilirkişi raporu üzerinde ticari defterlerinin dikkate alınmadan tam kabul kararı ile davalı tarafa karşı sorumluluk yüklendiğini, yeniden bilirkişi uzman görüşü alınmasının davanın selahiyeti açısından isabetli olacağını, Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği'nin 26.01.2021 tarihli bildirgesi ile: Form BA ve Form BS belgelerine ilişkin elektronik yolla yapılan fatura çıkışlarını kabul etmediğini, tarafların delil durumlarının karşılıklı olarak eşit olduğunu, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunun saptandığı ve delil olarak sayıldığı bir durumda görünmeyen kayıtlar üzerinden aleyhe karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.GEREKÇE : Dava; satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispat edilip edilmediği noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "faturalardan kaynaklı alacak" borcun sebebi gösterilerek 13.164,98 TL asılı alacak ve 56,25 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.221,23 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu asıl alacak miktarı yönünden (13.164,98 TL) itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun █████/2018 Tarih, ███████-915 Esas ve █████████ Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz.Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil edecek olup, bu ticari defter kayıtlarının aksinin aynı nitelikte yazılı delil ile ispatlanması gerekmektedir. Somut olayda: Her iki tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma vasfında olduğu, davacı kayıtlarına göre takip tarihi itibarıyla davacının 13.164, 98 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarına göre ise davacı ile bir ilişkisinin bulunmadığı, davacının düzenlediği faturalar ile davalının yaptığı ödemelerin kayıtlarda yer almadığı, takip dayanağının 2021 yılı haziran ve temmuz ayında davacının düzenlediği faturalardan kaynaklandığı, davacının düzenlediği faturaların e arşiv fatura olduğu, sevk irsaliyelerinin ise temel irsaliye senaryosuna göre hazırlandığı, temel irsaliyenin elektronik ortamda davalı kayıtlarına ulaştığı, davalı tarafça iade edildiğine dair bir delil sunulmadığı, davacının BS formunda 14.517 TL tutarında satış beyan edilirken davalı tarafça bu miktarın çok üstünde 115.562,98 TL tutarlı BA alış bildirildiği, davalının kendisine ulaşmayan faturaları vergi dairesine bildirmesi düşünülemeyeceğinden davacı faturaların davalıya tebliğ edildiğinin kabulünün gerektiği, davalı tarafça faturalara 8 gün içinde itirazda bulunduğuna dair bir delil sunulmadığı gibi iade de edilmediği, takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 13.164,98 TL asıl alacağı bulunduğu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporu ile sabit olmakla davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 224,82 TL harcın, alınması gerekli olan 899,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye 674,48 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.█████/2026