Kayıp ve sahte imzalı çekin iyiniyetli hamile ibrazı sonucu açılan menfi tespit davasında keşidecinin sorumluluğu ve imzaların istiklali ilkesi uyarınca talebin reddine dair Yargıtay onaması.
Özet: Kayıp ve lehtarın sahte cirosu bulunan bir çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti amacıyla keşideci tarafından açılan menfi tespit davasında; mahkemeler, keşidecinin kendi imzasını inkar etmemesi, ciro silsilesinin şeklen düzgün görünmesi ve imzaların istiklali ilkesi gereğince keşidecinin sorumluluğunun devam etmesi, davalı hamilin kötüniyetli olduğunun kanıtlanamaması gibi gerekçelerle davayı reddetmiş ve bu kararın usul ve yasaya uygun olduğuna hükmetmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : ████████ Esas, ████████ Karar HÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ KBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı... ve ... Sanayi ve .... A.Ş.'den aldığı malların ödemesi için 24.09.2024 vade tarihli 1.500.000,00 TL bedelli çeki teslim ettiğini, çekin dava dışı şirkete gönderildikten sonra kargoda kaybolduğunu, çekin üçüncü kişilerce kullanımının engellenmesi amacıyla .... ve.... ve .... A.Ş.'nin Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E. dosyasıyla çek iptali davası açtığını ayrıca savcılığa şikayette bulunduğunu, .... ve.... ve .... A.Ş. adına sahte imza ile ardından diğer birçok şahıs tarafından cirolandığını, en son davalının çeki bankaya ibraz ettiğini, tedbir kararı nedeniyle çek bedelinin ödenmediğini ileri sürerek öncelikle Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ████████ E. sayılı dosyanın bekletici sorun yapılarak müvekkilinin çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davanın lehtar şirket tarafından açılması gerektiğini, davalının araç alım satım işi ile uğraştığını, çeki yaptığı ticaret karşılığı kabul ettiğini, karekod sorgulamasında sıkıntı olmadığı için çeki kabul ettiğini, çekin kayıp çalıntı çek olduğunu veya imzanın sahteliğini bilemeyeceğini, ciro silsilesinin düzgün göründüğünü, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı keşidecinin çekteki imzasını inkar etmediği, ciro silsilesinin şeklen düzgün göründüğü, dava dışı lehtarın imzası geçersiz olsa bile imzaların istiklali ilkesi nedeniyle davacı keşidecinin sorumlu olduğu, davalı hamilin kötüniyetli hamil olduğunun kanıtlanamadığı, davacının yemin hakkını kullanmadığı, bu nedenle lehtarın açtığı menfi tespit davasının bekletici mesele yapılmadığı, çek lehtarının ilk cirosunun sahte oluşu veya sonraki ciro yoluyla hamilin yetkili hamil olmamasının keşidecinin çekler nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, davacı keşidecinin, çekte lehtar imzasının sahteliğini, ilk cirantanın yetkili hamil olmamasını ve/veya bedelsizliğe ilişkin şahsi def'iyi çek hamili davalıya karşı ileri sürerek borçtan kurtulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.