İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında hasarlı ürün teslimatı ve uluslararası taşımacılık kaynaklı ek masrafların istinaf incelemesi sonucu verilen kararı.
Özet: İhracatçı davacı şirket, uluslararası taşıma sözleşmesiyle davalı nakliye firmasına verdiği yatak ve bazaların Lüksemburgdaki müşterisine hasarlı teslim edilmesi üzerine, hasarlı ürünleri yenilemek için katlandığı ek nakliye, gümrük, kur farkı ve noter masrafları dahil toplamda 1.954,26 Euro ve 1.086,31 TL zararın ticari faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş; davalı ise hasara ilişkin delil ve ihbar eksikliği ile CMR Konvansiyonu hükümleri çerçevesinde sorumluluğu reddederek davanın reddini istemiş, ilk derece mahkemesi ise ürünlerin hasarlı teslim edildiği ve bu durumun CMR belgesine kaydedildiği yönünde bir tespit yapmıştır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2021
NUMARASI: ████████ Esas - █████████ Karar
DAVA: Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının uzun yıllardır yatak imalatı sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, dünyanın bir çok noktasına ihracat yapan bir firma olduğunu, bu kapsamda dava dışı Lüksemburg'da bulunan müşterisine ... numaralı fatura ile gönderilen ürünlerin nakliyesi için davalı şirket ile anlaşıldığını, ilgili ürünlerin hasarlı teslim edildiği, ifanın kusurlu yapıldığının tespit edildiğini, dava dışı müşteri tarafından bu hususun fotoğraflandığını ve tutanak altına alındığını, dava dışı müşteri tarafından yapılan ilk incelemede 3 adet bazanın hasarlı olduğunun tespit edildiğini, ilgili ürünlerde davacı şirketin müşterisi ihtiyacı olduğunu belirterek para iadesini reddederek hasar gören ürünlerin yeniden kendisine gönderilmesini talep ettiğini, bunun üzerine davalı şirket ile irtibat kurulduğunu ve kendilerinden bedelsiz olarak bu ürünlerin gönderilmesinin talep edildiğini, dava dışı müşterinin Lüksemburg'da yapmış olduğu inceleme sonucunda meydana gelen zararın toplam 2.011,00 EURO olduğunun tespit edildiğini, ilgili hasar yazısının taraflarına gönderildiğini, bunun üzerine dava dışı müşteri ile irtibat kurulduğunu, kalan hasarlı ürünlerin bedel iadesinin teklif edildiğini, ancak dava dışı müşterinin bu ürünlere ihtiyacı olduğunu belirterek söz konusu ürünlerin yenilerinin gönderilmesini istediğini, davacı şirketin dava dışı müşterisinin talebine uyarak hasarlı ürünlerin yenilerini dava dışı müşterisine yolladığını, bu yapılan nakliye için 840,00 EURO nakliye ücreti, 400,00 TL gümrük masrafı ödediğini, sonuç olarak davacı şirketin, davalı şirketin ifasını gereği gibi gerçekleştirmediği için fazladan 800,14 TL gümrük masrafı, 1.602,00 EURO nakliye ücreti ödediğini, ayrıca kur farkından dolayı da 352,26 EURO zarara uğradığını, Noter'e de 286,17 TL ihtarname masrafı ödendiğini, dolayısıyla davacı şirketin toplam 1.954,26 EURO ve 1.086,31 TL zararı bulunmakta olduğunu, bu zararı gidermek amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulü ile 1.086,31 TL ve 1.954,26 EURO'nun davalı şirketten ticari faizle alınarak davacı şirkete verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa dava dilekçesinde belirttiği delilleri sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen delillerin dosyaya ibraz edilmediğini, dolayısıyla işbu delillerden vazgeçmiş sayıldıklarını, iddia edilen hasara ilişkin davalı şirkete ihbar yapılmadığını, söz konusu taşımanın uluslararası kara yolu taşıması olduğunu, işbu uyuşmazlıkta ülkemizin taraf olduğu CMR konvansiyonunun uygulanması gerektiğini, dava konusu olayda davacı tarafın taşınan emtiaların bazılarının hasara uğradığını ve bu durumun tutanak altına alındığını beyan ettiğini, bu iddiayı kanıtlar hiçbir tutanak bulunmamakla birlikte CMR belgesinde herhangi bir hasar kaydı da bulunmadığını, zarar iddiası ve miktarının davacı tarafça ispat edilemediğini, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olduğunu, gönderinin ambalajlanması ve etiketlenmesinin taşıyıcının yükümlülüğünde olmadığını, hasarı kabul anlamına gelmemekle birlikte ilgili taşımanın ''CIF'' teslim şekli ile gerçekleşmesi nedeniyle herhangi bir hasar doğmuş olsa dahi bu iddia ve zarar tazmininin alıcı tarafından ileri sürülebileceğini, bu nedenlerle itirazların kabulü ile haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı şirketin yatak imalatı sektöründe faaliyet gösterdiği ve dava dışı Lüksemburg'da bulunan müşterisine göndereceği yatak ve bazadan oluşan ürünlerin nakliyesi hususunda davalı tarafla anlaşıldığı, dava konusu edilen ürünlerin █████/2020 tarihinde davacı şirketin ... Fabrikasından ... adresindeki... firmasına teslim edilmek üzere davalı şirkete ait araca yüklendiği, ürünlerin █████/2020 tarihinde alıcı adresine ulaştığı, ürünlerin teslimi sırasında 3 adet bazanın hasarlı olduğunun fark edilip CMR üzerine not düşülüp, fotoğraflarının çekildiği ve davacı şirkete bilgi verildiği, dosyada bulunan hasar fotoğraflarına ve ekspertiz raporundaki açıklamalara göre nakliye sırasında emtianın kırılmak, yırtılmak ve ıslanmak suretiyle hasarlandığının anlaşıldığı, hasara uğrayan emtianın .../Türkiye'den Lüksemburg adresine davalı tarafından nakledildiği, bu durumda taraflar arasındaki ihtilafa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiği, █████/2021 havale tarihli bilirkişi raporuna göre de davaya konu sevkıyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği, CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında 3 adet baza emtiasında fark edilen ve CMR taşıma senedine şerh düşülen hasardan davalı taşıyıcının CMR md. 17/1 gereği sorumluluğu olduğu, davacı tarafından ticari ilişkisi kapsamında dava dışı gönderilenin 4 adet baza ve 7 adet yatak hasarına dayanan zarar iddiasının hasarlı olan mobilyaların yerine yeni mobilyaların gönderimi yapılarak yenisi ile değiştirme şeklinde giderildiği, bunun için de davacının emtia sigortacısından 2.011 Euro karşılığı olarak poliçe kuruna göre 15.456,34-TL olarak tahsil ettiği, davalı taşıma sürecinde 3 baza hasarı dışında kalan 1 adet baza ve 7 adet yatak hasarının taşıma sürecinde meydana geldiğinin sabit olmadığı, tahsil edilen TL ile uğranılan EURO zararının karşılaştırmasında 352,26 Euro davacı zararının eksik tazmin edildiği, davacının zarar kalemi taleplerinden sadece EURO cinsinden satış faturası gözetilerek, kur farkı kaynaklı tazmin edemediği 352,26 Euro zararı davalıdan tazminini talep edebileceği, davacı yanın diğer taleplerinin CMR m.25 ve m.23 hükümlerine göre davalının sorumluluğunda tazmini gereken zarar kalemleri arasında yer almadığı anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile, 352,26 Euro'nun dava tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren CMR 27/1 uyarınca yıllık %5 oranına göre hesaplanacak temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ..." karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle ; davacı şirket, davalının hatalı nakliyesi sebebi ile dava dışı müşterisine hasarlı teslim edilen ürünleri tekrardan göndermek zorunda kaldığını, bilirkişiler bu amaçla yapılan harcamaları hiç dikkate almadığını, CMR kapsamında katı bir değerlendirme yapıldığını ancak davacı taşıma bittikten sonra söz konusu ürünleri göndermek zorunda kaldığı için, bu harcamaları yapmak zorunda kaldığını, eğer davalı şirket zamanında bu nakliyeyi gereği gibi gerçekleştirmiş olsaydı, davacı şirket bu harcamaları yapmak zorunda kalmayacağını ve zarara uğramayacağını, mahkemenin bu konuyu irdelemediğini ve bu haliyle eksik karar verdiğini, davalı tarafça kaleme alınan istinaf dilekçesinde, davalının dava dilekçesinde tarafımızdan sunulan eklerin / delillerin yasal süresinde sunulmadığını iddia etiğini ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, mahkemenin 05.01.2021 tarihli tensip tutanağının 9 numaralı ara kararı uyarınca, taraflarına ek kısmında sunulan evrakların 2 suretinin mahkeme kalemine sunulması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, mahkemenin talebi uyarınca, 13.01.2021 tarihinde elden ilgili eklerin tekrardan sunulduğunu ve t işbu dilekçenin ekinde ibraz edildiğini, yapılan yargılamada, davacı şirketin zararını ispat edemediği iddiası gerçeği yansıtmamakta olduğunu ve zarara ilişkin bütün faturalar, raporlar ve diğer belgelerin bidayet mahkemesi'ne sunulduğunu, mahkeme, sadece alınan bilirkişi raporu uyarınca CMR kapsamında hesap yaptığını ve hüküm kurduğunu, davacının devamında uğramış olduğu ve / veya yapmak zorunda olduğu zararları hesaba katmadığını, beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafa dava dilekçesinde belirttiği delilleri sunması için 2 haftalık kesin süre verilmesine rağmen delilleri dosyaya süresinde ibraz etmediğini, dolayısıyla davacı delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayıldığından mahkemenin delilleri dikkate almasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; iddia edilen hasara ilişkin davalı şirkete süresi içerisinde ihbar edildiği tespit edilmiş olsa da bu tespite dayanak herhangi bir belge ve bilginin dosyada mevcut olmadığını, davaya konu olayda davacı taraf, taşınan emtiaların bazılarının hasara uğradığını ve bu durumun tutanak altına alındığını beyan ettiğini fakat bu iddiaları kanıtlar nitelikte hiçbir tutanak bulunmadığını, bilirkişi raporunda; CMR taşıma senedinde hasar kaydının yer aldığı belirtilmiş olsa da dosyada mübrez CMR belgesinde gönderenin imza ve kaşesinin olmadığının açıkça görüldüğünü, dosyada bulunan bilgi ve belgelerden hasar ihbarının süresinde yapıldığı açıkça tespit edilemediğini, açıklanan nedenlerle mahkemece CMR Konvansiyonu 30. madde gereğince hak düşürücü sürede geçerli bir ihbar bildirimi yapılmadığının açıkça ortada olduğunu, hukuki delil niteliğine haiz olmayan ekspertiz raporu ile davacı tarafça zarar iddiası ve miktarı ispat edilemediğini ve bu nedenle ilgili ekspertiz raporun hükme esas alınmasının açıkça hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, ekspertiz raporunda hasarın niteliği ve miktarının hazine müsteşarlığınca çıkarılmış sigorta eksperleri yönetmeliğinde belirlenen esaslara uygun olarak ortaya konulması gerektiğini ve ekspertiz raporunun sebep sonuç ilişkisi içinde hasarı renkli fotoğraflarla destekleyerek açıklar şekilde olması ve hasarın parasal karşılığının yine taşımaya konu emtiaya ait fatura ve irsaliyelerle eşleştirmek suretiyle irdelenmesi gerektiğini, gönderinin ambalajlanmasının ve etiketlenmesinin taşıyıcının yükümlülüğünde olmadığını ve iddia edilen hasardan davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, sınırlı sorumluluk hükümleri uygulanmaksızın gerekçesiz şekilde verilen kararın kaldırılması gerektiğini, navlun ücreti, gümrük bedeli vs. masraflar yalnızca zarar oranında taşıyandan talep edilebileceğini ancak somut olayda davacı taraf hasarlı olduğunu iddia ettiği malların yerine yenisinin gönderilmesi için organize ettiği taşıma faaliyeti ve bu faaliyetten doğan masrafların hepsini davalı şirketten talep ettiğini, sigortadan karşıladığı zararına kur farkı oluştuğunu iddia ederek bu zarar kalemini de davalı şirkete yüklemeye çalıştığını, kur farkının davalıdan talep edilmesinin mümkün olmadığını, taşıyıcı aleyhine bir tazminat sorumluluğu doğacağı kabul edilse dahi, öncelikle davacı tarafın zarara uğradığını kanıtlaması gerekecek olduğunu, bir an için zararın kanıtlandığı varsayıldığında da davacının gerçek zararının ancak ve ancak CMR Konvansiyonunda yer alan sınırlama uyarınca hesaplanması gerektiğini ancak yerel mahkemece yapılan CMR Konvansiyonu 23. ve 25. maddelerinde yer alan sınırlı sorumluluk uygulanmasına yer olmadığı değerlendirmesinin herhangi bir hukuki gerekçesi bulunmadığını, hukuki denetime elverişli bir gerekçe oluşturulmaksızın verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, davacının öne sürdüğü iddialarını ispat edemediğini, tamamen soyut beyanlarla davalı şirkete kusur atfetmeye çalıştığını, yukarıda bahsi geçen navlun borcuna istinaden davalı şirket tarafından tanzim edilen 06.07.2020 tarihli, ...numaralı 2900 Euro bedelli faturayı da ödemediğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, kara yolu taşımasına konu yükün alıcısına hasarlı teslim edilmesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasıdır.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalı taşıyıcı tarafa süresinde hasar ihbarı yapılıp yapılmadığı, davacının talep etti zararlardan davalının sorumlu olup olmadığı, zararın miktarı noktalarındadır.
Davacı, ... adresindeki... firmasına, 06.07.2020 tarih ve ... numaralı fatura ile sattığı yatak ve baza emtia-eşyasının, İstanbul'dan Liksemburg'a kara yolu ile taşınması ve alıcısına teslimi konusunda davalı.... Şti. ile anlaşılmış, bu firma da taşımayı ...plakalı araç ile gerçekleştirilmiştir.
Taşımaya konu emtianın kırılmak, yırtılmak ve ıslanmak suretiyle hasarlandığı tespit edilerek, dava dışı alıcı firma tarafından 7 adet yatak ve 4 adet bazanın hasarlı olduğuna tutanak tutularak, CMR senedinin üzerine 3 adet bazanın hasarlı olduğuna dair not düşülmüştür.
Davacı taraf, hasarın taşıma esnasında meydana geldiğinden bahisle uğradığı zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece alınan raporda, davaya konu sevkiyat evraklarına yükleme sırasında, üründe yüklemeden kaynaklı oluşabilecek uygunsuzlukla ilgili bir not düşülmediğinden ürünlerin taşıyıcıya tam ve sağlam teslim edildiği , CMR Konvansiyonunun ilgili maddeleri gereği teslimat sırasında 3 adet baza emtiasında fark edilen ve CMR taşıma senedine şerh düşülen hasardan davalı taşıyıcının CMR md. 17/1 gereği sorumluluğu olduğu, davacı gönderici firmanın müterafik kusuruna yönelik dosyada bir delil sunulmadığı, bu 3 baza hasarı açısından tüm kusurun davalı taşıyıcıda olduğu, dava konusu yurt dışı kara yolu taşıma işinde 3 adet baza hasarı açısından CMR m. 30 gereği olan hasar ihbarının, CMR Konvansiyonuna göre süresi içinde ve usulüne uygun yapılmakla birlikte, tazminat talebinin dava tarihine kadar usulüne uygun olarak yöneltilmediği, CMR m. 25 atfı ile CMR m.23/3 gereği hesaplanacak sorumluluk limitinin ürün bedeli talebi olmadığı için hesaplanamayacağı, somut olayda sınırlı sorumluluk uygulamasına yer bulunmadığı, davacı tarafından nispi tedarik-ihracat ticari ilişkisi kapsamında dava dışı gönderilenin 4 adet baza ve 7 adet yatak hasarına dayanan zarar iddiasının hasarlı olan mobilyaların yerine yeni mobilyaların gönderimi yapılarak yenisi ile değiştirme şeklinde giderildiği, bunun için de davacının emtia sigortacısından 2.011 Euro karşılığı olarak poliçe kuruna göre 15.456,34 TL olarak tahsil ettiği, davalı taşıma sürecinde 3 baza hasarı dışında kalan 1 adet baza ve 7 adet yatak hasarının taşıma sürecinde meydana geldiğinin sabit olmadığı, tahsil edilen TL ile uğranılan EURO zararının karşılaştırmasında 352,26 Euro davacı zararının eksik tazmin edildiği, davacının zarar kalemi taleplerinden sadece EURO cinsinden satış faturası gözetilerek, kur farkı kaynaklı tazmin edemediği 352,26 Euro zararı davalıdan tazmin talep edebileceği, bunun içinde söz konusu miktarın 3 adet baza fiyatını aşmayacağı gözetilerek, davalının sorumluluğunda olduğunun, dava dışı sigortacı ödemesini, davalı yana rücu edecek olursa davalının ancak 3 adet baza zararından 352,26 Euro'yu aşan zarar olursa sorumlu tutulabileceği gözetilerek, bu miktar zararın davacıya tazmin edilmesi gerektiği, davacı yanın diğer taleplerinin CMR m.25 ve m.23 hükümlerine göre davalının sorumluluğunda tazmini gereken zarar kalemleri arasında yer almadığı tespit edilmiştir.
CMR Konvansiyonu'nun 1. Maddesinde, sözleşmenin, sözleşmede belirtildiği gibi yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgahı ve milliyetine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her mukaveleye uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu kapsamda davaya konu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır.
CMR Konvansiyonu'un 17/1. Maddesinde taşımacının, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
CMR Konvansiyonu 9/2.maddesi hükmüne göre sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajların iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılır. Davalı taşıyıcı tarafından yükün taşınmak üzere teslim alındığı anda ambalajlama, paletlerin yetersizliği veya istiflenmesi ile ilgili CMR belgelerine herhangi bir çekince konulmadığından davalı taşıyıcının yükü hasarsız olarak teslim alındığı kabul edilmelidir.
CMR'nin 30/1. Maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturacağı ifade edilmiştir. Anılan maddesinin 2. Fıkrasında da, Mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtların ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için ve alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi halinde kabul olunabileceği düzenlenmiştir.
CMR hamule senedine alıcı tarafından şerh konulması da, şerhte ifade edilen hususlar yönünden ihbar mahiyetindedir. Dava konusu taşımaya ilişkin CMR hamule senedine 3 bazanın hasarlı olduğuna ilişkin bir şerh düşüldüğünden bu emtialar yönünden ihbarın süresinde yapıldığının kabulü gerekir.
CMR'nin 25. Maddesine göre, hasar durumunda taşımacı, yükün madde 23 paragraf, 1, 2 ve 4 gereğince belirlenen değerine göre hesaplanmış kıymetten düşme karşılığı olan bedeli öder. Ancak tazminat eğer gönderilen malın tamamı hasara uğramış ise, tamamı kaybolduğunda ödenmesi gereken miktarı; eğer gönderilen yükün bir kısmı hasara uğramış ise, eksilen kısmı için ödenmesi gereken miktarı, geçemez.
Dava dışı sigorta şirketi tarafından alına ekspertiz raporunda, alıcı firma tarafından sigortalı davacıya gönderilen talep yazısında 7 adet yatak ve 4 adet baza için toplam 2.011,00 Euro zarar belirtildiği, talebin uygun olduğu belirlenerek, davacıya poliçe tarihindeki kura göre 20.10.2020 tarihinde 15.456,34 TL ödenmiştir.
Somut olayda, davacı, dava dışı alıcının para iadesini kabul etmediğini, tekrar hasarsız ürün gönderilmesini istediğinden, 800,14 TL gümrük masrafı, 1.602,00 Euro nakliye ücreti, 286,17 TL noter ihtarname ücreti, dava dışı sigorta şirketi tarafından poliçe tarihindeki kura göre 20.10.2020 tarihinde 15.456,34 TL ödendiğinden ödeme tarihine göre 352,26 Euro kur farkı zararı olmak üzere toplam 1.954,26 Euro ve 1.086,31 TL zararı bulunduğunu iddia etmişse de, CMR 23. ve 25. maddesine göre davalının sorumluluğunun malda vaki zararlara dönük olduğu, dolaylı zararları kapsamadığından, Mahkemece tüm zarara ilişkin poliçe tarihi Euro kuruna göre yapılan 15.456,34 TL'den, ödeme tarihi 20.10.2020 tarihindeki kura göre davacının 352,26 Euro zararı bulunduğundan, Mahkemece 352,26 Euroya hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinini yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 81,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,00 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 81,00 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,00 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.
█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!