Azınlık pay sahibinin yönetim kurulu üyelerine usulsüz ödeme iddiaları, defter inceleme hakkının engellenmesi ve özel denetçi atanması talebiyle açtığı ticari şirket davası.
Özet: Bir anonim şirketin %30 pay sahibi davacı, yönetim kurulu üyelerine ve ilişkili kişilere yönelik huzur hakkı ve prim gibi ödemelerin genel kurul kararıyla belirlenen sürenin sona ermesine rağmen devam ettiği şüphesiyle, şirket defterlerini inceleme hakkının engellendiğini ve bu konuda özel denetçi atanması talebinin genel kurulda reddedildiğini belirterek, söz konusu ödemelerin hukuki dayanağını, gerçek mahiyetini ve şirket faaliyetleriyle uyumunu tespit etmek üzere bağımsız özel denetçi tayin edilmesini talep etmiştir; davalı şirket ise, davacının bilgi alma hakkını usulüne uygun kullanmadığını, geniş kapsamlı denetim talebinin Kişisel Verilerin Korunması Kanununa aykırı olduğunu, mevcut bağımsız denetimlerin yeterli olduğunu ve tüm ödemelerin geçerli genel kurul kararlarına dayandığını ileri sürmüştür.

T.C.
ANTALYA1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████DAVA : Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)DAVA TARİHİ : █████/2026KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, davalı anonim şirketin %30 oranında pay sahibi olduğu, davalı şirketin ... tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan karar ile yönetim kurulu üyelerine yapılacak huzur hakkı, prim ve benzeri ödemelerin ... tarihine kadar geçerli olacağı açıkça kararlaştırılmış olup bu karar süre yönünden sınırlayıcı ve bağlayıcı nitelikte olduğu, buna rağmen söz konusu sürenin sona ermesine karşın bazı yönetim kurulu üyelerine ve ilişkili kişilere huzur hakkı, prim ve benzeri adlar altında ödemelerin yapılmaya devam edildiği yönünde ciddi emareler ortaya çıktığı, bu hususun tespiti amacıyla müvekkili tarafından Antalya ... . Noterliği aracılığıyla ihtarname keşide edilerek şirketin ticari defter ve belgelerinin incelemeye hazır bulundurulması talep edildiği, inceleme tarihi ve kapsamı açıkça belirlenmiş, incelemenin yerinde yapılacağı bildirildiği, bu doğrultuda müvekkili tarafından görevlendirilen uzmanlar belirtilen gün ve saatlerde şirket merkezine gitmiş olmasına rağmen şirket yetkilileri tarafından defter ve belgeler incelemeye açılmadığı, müvekkilinin kanundan doğan inceleme hakkı açık ve bilinçli şekilde engellediği, bu husus düzenlenen ... tarihli tutanak ile sabit olduğu, tutanak içeriğinden görüldüğü üzere şirket yetkilileri tarafından bilgi ve belge verilmeyeceğinin ifade edildiği, inceleme süreci fiilen imkansız hale getirildiği, Müvekkiline, Yönetim Kurulu, "ücret, pitim hakkı, ikramiye,, pirim gibi hakların belirlenmesi için, ... tarihli almış olduğu karara istinaden; olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirileceği yönünde davetiye gönderildiği, davalı şirkete, Antalya ... . Noterliğinin ... yevmiye ... tarihli ihtarnamesi ile, söz konusu genel kurul toplantısının gündeminde, özellikle huzur hakkı ve prim ödemelerine ilişkin hususların yer alması, müvekkilinin ihtarnamesinde ileri sürdüğü iddiaların ciddiyetini ve somutluğunu teyit eder nitelikte olduğu belirtilerek, ... tarihinde yapılacak genel kurul toplantısının gündemine; özel denetçi atanması konusunun gündem maddesi olarak alınmasını yönünde ihtar gönderildiği, özel denetçi atanması hususunu gündeme ekletilmesini talepleri, olağan üstü genel kurul toplantısında red reddedildiği, işbu nedenlerle davalı şirket nezdinde ... tarihli genel kurul kararı uyarınca ... tarihinden sonra yönetim kurulu üyeleri ve bunlarla ilişkili kişiler lehine huzur hakkı, prim ve benzeri ödemelerin yapılıp yapılmadığının, varsa dayanağı ve hukuki niteliğinin, ayrıca bu kişiler lehine farklı adlar altında gerçekleştirilen ödemelerin gerçek mahiyetinin, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri ve bunlarla ilişkili kişiler lehine yapılan para çıkışlarının incelenerek bu işlemlerin dayanağının ve amacının, özellikle temsil, ağırlama, araç tahsisi ve reklam harcamaları kapsamında yapılan ödemelerin şirket faaliyetleri ile uyumlu olup olmadığının ve bu giderler aracılığıyla söz konusu kişiler lehine menfaat sağlanıp sağlanmadığının tespiti amacıyla bir veya birden fazla bağımsız özel denetçi atanmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirket üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: TTK m. 438/1 uyarınca özel denetçi istenebilmesi için "bilgi alma veya inceleme hakkının daha önce kullanılmış olması" zorunludur. Yerleşik içtihatlar uyarınca, "önşart, özel denetim istenen konuda, bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılmış olmasıdır" hükmü gereği, bizzat davacı tarafından bilgi alma yolunda işlem yapılmadığından, bilgi alma hakkı hukuka uygun şekilde kullanılmadığını, davacının, genel kurul öncesinde veya toplantı sırasında TTK m. 437 kapsamında usulüne uygun, spesifik ve somut sorularla bilgi alma hakkını bizzat kullandığı, ancak davacı, şirketin tüm ticari defter ve kayıtlarını (yevmiye, kebir, envanter vb.) bir bütün olarak 3. Kişilere açmak ve sözde inceletmek istediği bu talep TTK m. 437/4 uyarınca genel kurulun veya yönetim kurulunun açık iznine tabi olup, KVKK kapsamında 3. Kişilerden gelen bu yöndeki taleplerin kabulü mümkün ve kabul edilebilir olmadığını, bilgi alma hakkının iyiniyetle ve bizzat davacı tarafından usulünce kullanılmadan ve tüketilmeden doğrudan özel denetçi talep edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının huzurdaki davayı ikame etmekte hukuki yararının olmadığını, davacının denetimini talep ettiği hususların bir bağımsız denetim firması tarafından denetlendiğini ve davacının da bilgi sahibi olduğunu, Yönetim Kurulu Üyelerine yapılan ödemler, bizzat davacında katıldığı genel kurulda alınan ve hukuken geçerli olan karara dayandığını,davacının huzurdaki davayı tamamı ile kötüniyetle ve şirket hissedarları ile olan arasındaki husumet nedeni ile açtığı, davacı tarafın yasal ön şartları yerine getirmeyen ve ikna edici bir şekilde ortaya koymaktan” uzak, soyut iddialara dayalı, TMK m.2’ye aykırı haksız davasının reddine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, anonim şirket pay sahiplerinin şirkete TTK.438 vd.maddeleri uyarınca özel denetçi atanması talebine ilişkindir.Bilgi alma ve inceleme hakkı başlıklı TTK 437. Maddesinde"(1) Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kâr dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.(2) Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi verme yükümü, 200 üncü madde çerçevesinde şirketin bağlı şirketlerini de kapsar. Verilecek bilgiler, hesap verme ve dürüstlük ilkeleri bakımından özenli ve gerçeğe uygun olmalıdır. Pay sahiplerinden herhangi birine bu sıfatı dolayısıyla genel kurul dışında bir konuda bilgi verilmişse, diğer bir pay sahibinin istemde bulunması üzerine, aynı bilgi, gündemle ilgili olmasa da aynı kapsam ve ayrıntıda verilir. Bu hâlde yönetim kurulu bu maddenin üçüncü fıkrasına dayanamaz.(3) Bilgi verilmesi, sadece, istenilen bilgi verildiği takdirde şirket sırlarının açıklanacağı veya korunması gereken diğer şirket menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesi ile reddedilebilir.(4) Şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, pay sahibinin sorusunu ilgilendiren kısımlarının incelenebilmesi için, genel kurulun açık izni veya yönetim kurulunun bu hususta kararı gerekir. İzin alındığı takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.(5) Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibi, reddi izleyen on gün içinde, diğer hâllerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurabilir. Başvuru basit yargılama usulüne göre incelenir. Mahkeme kararı, bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatını ve bunun şeklini de içerebilir. Mahkeme kararı kesindir.(6) Bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz." denilmektedir. Özel denetim isteme hakkı genel kurulun kabulü başlıklı TTK 438. Maddesinde "(1) Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.(2) Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." denilmektedir. Genel kurulun reddi başlıklı TTK 439. Maddesinde "(1) Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." denilmektedir. Denetçi isteminin kabul edilebilmesi için TTK 438. Maddesine göre daha önceden bilgi alma ve/veya inceleme hakkının kullanılmış olması gerekmektedir. Bilgi alma ve inceleme hakkı TTK 437. Maddesinde düzenlenmiş olup bilgi alma hakkının genel kurulda kullanılması gerekmektedir. TTK 437/5 nolu fıkrada bilgi alma veya inceleme hakkı cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bu fıkra anlamında bilgi alamayan pay sahibinin reddi izleyen 10 gün içeresinde diğer hallerde de makul bir süre sonra şirketin merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret mahkemesine başvurulabileceği yer almakta olup başvurunun basit yargılama usulüne göre inceleneceği mahkeme kararı ile bilginin genel kurul dışında verilmesi talimatının ve şeklinin yer alacağının düzenlendiği görülmektedir. TTK 437/5'e göre dava açıldığında talep şartları yerinde ise mahkemece verilecek kararda davacıya yanında götüreceği mali müşavir bilirkişi ya da teknik bilirkişiler vasıtasıyla şirket merkezinde gerektiği kadar süre verilerek evrak asıllarını inceleme ve şirket sırrı değil ise bazı belgelerden örnek almasına izin verilmekte olup bu yol atlanarak TTK 438. Maddesine müracaat edildiği görülmüştür. Davacı taraf bilgi alma hakkının kullanılması için noter aracılığı ile ihtarname çekilerek ticari defter ve belgelerin incelemeye hazır edilmesi talebinde bulunulduğunu ve görevlendirdiği uzmanların belirtilen gün ve saatte şirket merkezine gitmiş olmalarına rağmen şirket yetkilileri tarafından defter ve belgelerin incelemeye açılmadığını, kanundan doğan inceleme hakkının açık ve bilinçli şekilde ihlal edildiğini iddia etmektedir. TTK 437/5 maddesine göre bilgi alma talebi reddedilen ya da yeteri kadar bilgi verilmeyen davacının bilgi alma hakkını kullanmak için dava açması gerekmektedir. Açılan dava sonucunda da elde edilen bilginin yeterli olmadığı iddiasında ise bu defa TTK 438. Maddesine göre denetçi tayini istenmesi mümkündür. Somut olayda TTK 437/5 maddesindeki koşulu yerine getirmek amacıyla açılmış bir dava ve verilmiş bir karar bulunmamasına göre iş bu davanın açılma koşullarının henüz oluşmadığı anlaşılmıştır. Pay sahibinin bilgi alma hakkı için yasada öngörülen yolu tükettiği yerde özel denetçilerin görevinin başlaması gerekmektedir. Bilgi alma hakkına ilişkin TTK 437.maddesindeki koşullar yerine getirilmeden TTK 438. Maddede düzenlenen denetçi tayininin talep edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Sarf edilmeyen gider avansının HMK 333.maddesi uyarınca davacıya iadesine Dair, davacı asil, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı TTK. 440/2 MADDESİ UYARINCA KESİN OLARAK verilen karar açıkça okundu, anlatıldı. █████/2026 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır