Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Anayasa Mahkemesinin ilgili TCK maddelerini iptali sonrası, örgüt adına suç işleme fiilinden verilen beraat kararını, kanunilik ilkesi gereği suç tanımı kalmadığından CMK 223/2-a uyarınca düzelterek onadı.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütü adına suç işleme iddiasıyla yargılanan sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraat kararını, ilgili TCK maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilerek yeni bir yasal düzenleme yapılmadığı ve bu nedenle yüklenen fiilin kanunda artık suç olarak tanımlanmadığı gerekçesiyle yerinde görmüş; ancak beraat hükmünün dayanağını, "yüklenen suçun sabit olmaması" yerine "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması" şeklinde düzelterek onamıştır.
3. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme
HÜKÜM : 5271 sayılı CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
TCK'nın 314/3'üncü ve 220/6'ncı maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve ███████ esas - ████████ sayılı kararı ile iptaline karar verildiği, söz konusu kararın 09.01.2025 tarih ve 32777 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 6 ay sonra 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği, bununla birlikte iptal edilen kanun hükümleri bakımından yeni bir yasal düzenleme ihdas edilmediği, Anayasa'nın 38'inci maddesi ile TCK'nın 2'nci ve 7'nci maddelerinde yer alan düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemeyeceği gözetilerek Anayasa'nın 38'inci ve CMK'nın 223/2-a maddeleri gereğince sanık hakkında CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanun'un 223/2-e maddesi gereğince sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmaması nedeni ile beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'un 322. maddesi gereğince hükmün 1. fıkrasından “sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından CMK'nın 223/2-e maddesi” ibaresi çıkarılarak yerine, "yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle sanığın CMK'nın 223/2-a maddesi” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304. maddesi uyarınca Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!