Danıştay 12. Daire, görev yeri belirsizliği yaşayan mühendis memurun idarece müstafi sayılma işlemini, idarenin açık görevlendirme yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle hukuka aykırı bulan Bölge İdare Mahkemesi kararını inceliyor.
Özet: Müdür vekilliği görevi sona eren ve idare tarafından yeni bir görev yeri açıkça bildirilmediği için belirli bir süre görevine gelmediği gerekçesiyle müstafi sayılan mühendis hakkında açılan davada, ilk derece mahkemesi işlemi hukuka uygun bulurken, bölge idare mahkemesi, idarenin davacıya sarih bir görev belirlememesi, davacının iddia ettiği mobbing ve görev yeri belirsizliğini göz ardı etmemesi ve davacının önceden belirlenen bir görev yerine gelmediğini somut delillerle ortaya koyamaması nedeniyle, hak ve nesafet ilkeleri uyarınca müstafi sayılma işlemini hukuka aykırı bularak iptal etmiş ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine hükmetmiştir.

T.C.
D A N I Ş T A YONİKİNCİ DAİREEsas No : █████████Karar No : ████████ TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ...KARŞI TARAF (DAVACI) : ...VEKİLİ : Av. ...İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ :Dava konusu istem: İstanbul ili, ... Belediyesinde mühendis olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca görevden çekilmiş sayılmasına ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hak kayıplarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, █████/20019 - █████/2019 tarihleri arasında kesintisiz bir şekilde 10 gün süreyle görevine gitmediği hususunun hem usulüne uygun bir şekilde düzenlenen tutanaklar ile hem de elektronik mesai kontrol sisteminden alınan dökümlerle tespit edildiği görülmüş olup, bu haliyle davacının, belirtilen gün ve saatlerde belediye hizmet binasına gelmediği, anılan tarihler arasında hukuken geçerli bir özür ya da nedeninin bulunmadığı; davacının, fen işleri müdür vekili iken, █████/2018 tarihinde müdür vekilliğinden ayrıldığını ve yeni görev yeri gösterilmediği gibi elektronik giriş kartı da verilmediğini ve kendisinin de bu tarihten sonra belediye binası dışında belediye otoparkı alanında bulunan konteyner içinde ve civarında mesaisini tamamladığını ve bu sebeple belediye binasına gitmediğini ve belediye binasındaki diğer personel gibi dijital mesai kontrol sistemine de kart basmadığını ileri sürdüğü; ancak, kendisine vekaleten, geçici görev veya ikinci görev verilen Devlet memurunun, asli kadrosu ile bağı devam etmekte olup, bu görevlendirmeler sona erdiğinde herhangi bir tebligat ve uyarıya gerek kalmadan eski görevine dönmesi gerektiği; bir an için davacının, iddialarına itibar edilse dahi hukuki haklarını müdrik ve basiretli bir Devlet memurunun sıralı amirlerine müracaat ederek nerde ve ne sıfatla göreve başlaması gerekeceğini sorgulaması ve ona göre hareket etmesi gerekirken, belediye binası civarındaki eklentilerde mesaisine devam ettiğine dair iddialara itibar edilmediği; bu durumda, izinsiz ve mazeretsiz olarak kesintisiz bir şekilde 10 gün süreyle kamu hizmeti görevi ifa etmeyen davacının, aktarılan yasal hüküm uyarınca müstafi sayılması yolunda tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; her ne kadar davacı hakkında █████/20019 - █████/2019 tarihleri arasında göreve gelmediği yolunda tutanaklar tanzim edilmiş ve elektronik kart basma sisteminde de söz konusu tarihler arasında davacıya ait bir veri bulunamamış ise de, davalı idarenin davadaki savunmasında; "davacının tutanaklardan önceki tarihlerden öncede göreve gelmediği, belediye civarında görüldüğü için telefonla aranmadığı, davacının belediye civarına gelip görev yeri Fen İşleri Müdürlüğüne neden uğramadığını açıklamak zorunda olduğu" açıklamalarına yer verildiği, davacının dosyada mübrez beyanlarında da; "müdür vekilliğinden ayrılması üzerine kendisine idarece bir görev yeri gösterilmediği, belediye binasının bulunduğu alandaki konteynerde mesaisini geçirdiği, ortalıkta mesaisini tamamlamak zorunda bırakıldığı, tarafına mobbing uygulandığı" hususlarının belirtildiği, dolayısıyla tüm bu açıklamalardan; davacının uzun süre icra ettiği müdür vekilliği görevinden ayrılması üzerine idarece davacıya sarih bir şekilde görev belirlemesi yapılmak suretiyle belirli bir görev verilmediği, idarece davacının belediye binası civarında olduğu yolunda bir takım açıklamalarda bulunulması da dikkate alındığında; Mahkemece söz konusu yükümlüğünün davacıya yüklenmesinin ve bu bağlamda davacıya basiretsiz denmesinin de uygun bir yaklaşım olmadığı sonucuna varıldığından, davacının belirtilen tarihlerde önceden belirlenen görev yerine gelmediği hususunun idarece her türlü şüpheden uzak şekilde somut olarak ortaya konulmaması karşısında, hak ve nesafet ilkeleri de göz önüne alındığında; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 94. maddesi uyarınca müstafi sayılması gibi ağır bir duruma yol açan dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan; hukuka aykırı olduğu belirlenen işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hak kayıplarının davacıya ödenmesinin Anayasal ve yasal bir zorunluluk olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal hak kayıplarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesinin gerekçesinde belirtilen ve belediye tarafından savunma dilekçesinde yapılan açıklamaların; davacının dava dilekçesindeki anlatımları üzerinden yapılan yoruma ilişkin olduğu, Bölge İdare Mahkemesi tarafından bu yorumların yanlış anlaşıldığı, hiçbir şekilde davacının belediye civarında olduğuna ilişkin bir beyanda bulunulmadığı, davaya cevap dilekçesinin ikinci sayfadaki söz konusu açıklamanın, davacının tutanak tutulmadan daha önce göreve yine gelmediği ve çalışma arkadaşlarınca belediye civarında görüldüğü ve göreve gelme iradesi taşımadığı bilgisi üzerine telefonla aranmadığına dair açıklama olduğu; ayrıca, belediyenin böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığı, davacının █████/2019 - █████/2019 tarihleri arasında hiçbir mazeret bildirmeden, izin almadan görevine gelmediğinin, tutanaklarla ve kart basma sistemiyle belgelendirildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği savunulmuştur.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:HUKUKİ DEĞERLENDİRME:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik yapılan istinaf başvurusunun yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan parasal hak kayıplarının davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,4. Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının davalı idareye iadesine,5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.