İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinde, ticari satıştan doğan ödenmemiş fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davası ve bilirkişi raporuyla borcun tespiti.
Özet: Ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali davasında davacı, davalının reddedilen konkordato başvurusunda beyan ettiği borç ve ticari ilişkiden kaynaklanan ödenmemiş e-faturalara dayalı icra takibine haksız itirazın iptalini isterken, davalı borcun ve mal/hizmet tesliminin olmadığını, belgelerde imzasının bulunmadığını savunmuş; yapılan inceleme sonucunda bilirkişi, davacının ticari defterleri ve davalının konkordato dosyasındaki mali tablolarına dayanarak, davalının takip konusu alacak miktarında borçlu olduğunu rapor etmiştir.

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ... ATM 2024/... E Sayılı dosyası ile konkordato talebinde bulunduğu, ve 10.05.2024 tarihinde Mahkemece 29.02.2024 tarihli Bilançosunda müvekkile 263.465.31 TL borçlu olduğunu beyan ettiği, Davalının konkordato davasının 26.09.2024 tarihinde reddedildiği, taraflar arasında süregelen ticari ilişki, takibe konu 8 adet fatura bedelini ödememciş olması sebebiyle müvekkilin bu faturalardan kaynaklı 328.321.58 TL alacağı için İcra Takibi başlatıldığı, Takibe konu 6 fatura düzenlendiğindiği tarihte (29.02.2024) alacak miktarı davalının konkordato davasında beyan ettiği 29.02.2024 tarihli bilançodaki beyanı ile örtüşmekte ise de davalı/ borçlu alacağı sürüncemede bırakmak adına borcun tamamına, faize ve ferilere itiraz ettiği, İtiraz üzerine bu kez dava şartı gereği zorunlu Arabuluculuk Başvurunda bulunulduğu, ancak anlaşma sağlanamadığını, takibe konu E.Faturalar olup, Davalı borçlu da E.Fatura Sistem Alıcısı olduğu, dolayısıyla, davalın Vergi Mevzuatında öngörülen şekle uygun olarak E.Faturaları tebliğ aldığı, Söz konusu faturalar davalının ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, 6102 sayılı yasanın 21 maddesinde faturanın niteliği, itiraz koşulları ve itiraz etmemesinin sonuçları ayrıntılı şekilde açıklandığı, Faturaları alan davalı yasal süresinde faturalara itiraz etmediğinden borcun içeriğini takip öncesinden zaten Kabul ettiği, bu durum davalı aleyhine karine oluşturduğu, Takibe konu faturalara ilişkin ve teslimi ispatlar Sipariş formları, irsaliyeler ve faturalar ile beraber sipariş, teslim ve alacak miktarlarına ilişkin borçlu şirket satınalma sorumlusu ...'nun ... GSM hattı üzerinden, müvekkil şirket yetkilisi Serhat Şimşek ile yapılan Whatshapp görüşmeleri ile de sabit olduğu, faize yönelik itirazlarının dinelenemez olduğu, Zira takip öncesi işlemiş faiz talep edilmedi; davalı/borçlu takibe konu alacağın, itiraz edilmemiş E.Fatura ve reddedilmemiş E.İrsaliye, borcun varlığı ve kabulüne ilişkin mail, mesaj yazıuşmaları da bazara alındığında teslim alınmış ve itiraz edilmemiş mal ve hizmete istinaden alacağın likit olduğu ve davalı/borçlunun haksız itirazları nedeniyle aleyhine%20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, Davalının icra Takibine tüm itirazlarının iptaline, takibin devamına, Davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa vükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde davacıya borcu bulunmadığı, Davacının iddiası aksine alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminat şartlarının oluşmadığı, İspat yükü davacı tarafta olup, takip dayanağından alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiği, Faturanın tekbaşına alacağın varlığını kanıtlamayacağı, Müvekkile teslim edilmiş bir mal ve hizmet bulunmadığı gibi taraflar arasında sözlü yada yazılı bir sözleşme kurulmadığı, İcra takibine konu edilen belgeler üzerinde müvekkil şirket yetkililerine ait imza bulunmadığı, ayrıca imza itirazınında da bulunulduğu, tüm açıklanan nedenlerle, haksız ve kötü niyetli açılan davanın reddine, davacı aleyhine %20' den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep etmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden mahkememiz dosyası arasına alınmıştır.
Bilirkişiler ... tarafından hazırlanan 25.04.2026 tarihli bilirkişi raporundan özetle; "... Tarafların İddia ve savunması, taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde 2024 ve 2025 yıllarına ilişkin Ticari ilişki uyarınca, davacıya ait 2024 yılı ticari defter kayıt ve muavin kayıtları, davalı şirketin ... ATM 2024/... E Sayılı Konkordato talepli dava dosyasıuma sunulan 29.02.2024 tarihli Mali tablolarının da (Bilanço) yer alan “Konkordato Ön Projesi”, İcra dosyası, taraflarca dosyaya sunulan delillerle sınırlı olmak üzere yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda; Davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ....İcra Md. 02.10.2024 tarih 2024/... E Sayılı İlamsız icra dosyasından: Davacı ticari defter ve muavin kayıtlarına göre 02.10.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan 328.3221.25 TL alacaklı olduğu, (alacaklı 0.01 TL eksiği ile 328.321.24 TL alacak talep ettiği.) Davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalara ilişkin davalının TTK.21 maddesi uyarınca yasal süresi içinde her hangi bir itirazına veya İade faturası da düzenlendiğine dair dosya kapsamında her hangi bir somut belge sunulmadığı, Davacı tarafından davalı borçlu hakkında TBK.117 maddesi anlamında takip öncesi, davalıya keşide edilmiş her hangi bir borç ihtarı yapılmamış olması karşısında, davalının Takip 02.10.2024 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerektiği, Takip Tarihinden (02.10.2024) itibaren 328.321.24 TL asıl alacak için, talebe uygun olarak 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi uyarınca 96 51.75 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faiz talebinin mahkemeniz takdirlerinde olacağı, Tarafların diğer talepleri de; Mahkemeniz takdirlerinde kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır...." şeklinde rapor görüşü bildirmişlerdir.
Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri tüm deliller celp edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; faturaya dayalı alacak istemi ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde uyuşmazlık konusunun; taraflar arasında cari hesaba dayalı alacak için davacının talepte bulunup bulunamayacağı,.... İcra dairesi 2024/... Esas sayılı takibine vaki davalının itirazında haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Mahkememizce celp edilen dava konusu .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyanın incelemesinde ; davacı ... - Davalı ... aleyhine █████/2024 Tarihinde 16.237,68 TL █████/2024 tarihli, 48.804,61 TL █████/2024 tarihli, 16.503,80 TL █████/2024 tarihli, 124.878,13 TL █████/2024 tarihli, 8.868,37 TL █████/2024 tarihli, 48.172,38 TL █████/2024 tarihli, 32.530,26 TL █████/2024 Tarihli, 32.326,01 TL █████/2024 tarihli yıllık reeskont avans olmak üzere olmak üzere toplam 328.326,01 TL fatura alacağı üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe, borca itirazı ile takibin durduğu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığına dair arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği akabinde iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı ticari ilişkisinden kaynaklanan alacak istemi ile .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmiştir. Davalı ise borcu olmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur Dava kapsamında dilekçeler teatisi aşamasında delil olarak taraf ticari defter ve kayıtlar, faturalar, B-A/B-S kayıtlarına dayanıldığı görülmüştür. Davacı ve davalı şirketin ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifeti ile inceleme icra edilmesine karar verilmiştir. Tahkikat esnasında davalının ticari defterlerin ibrazı için mahkememizce çıkarılan meşruhatlı tebligatın tebliğine rağmen ticari defterlerini ve sair herhangi bir delili dosyaya ibraz etmediği tespit edilmiştir. Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesi; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi gerekir... (█████/2020) " hükmünü içermekte olup tatbiki gereken usul düzenlemesi gereğince davalı tarafın mahkememizce ibrazdan kaçınılmış sayılacağı ihtarı ile verilen süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemekle davacı ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği, davacı yanın anılı delilini hükümden düşürecek şekilde aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Açıklandığı üzere davacı tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapıldığı, anılı █████/2026 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ibraz edilen davacı ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter ile kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu, taraflar arasında 2024-2025 yılları arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının herhangi bir faturaya karşı itirazı ya da iadesi bulunmadığı, kayıtlarda ticari ilişkinin bulunduğunun sabit olduğu görülmekle davacının bakiye fatura alacağı 328.321,24 TL asıl alacak için alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı tarafça takipte talep edilen alacak için borca itiraz edilmiş ise de davalının inkara yönelik herhangi bir delili ve defterlerini incelemeye sunmadığı görülmüş olup tahkikat esnasında alınan hukuki denetime elverişli █████/2026 tarihli bilirkişi raporunda yapılan tespitler uyarınca HMK 222.maddesi gereği davacının davalıdan 328.321,24 TL asıl alacaklı olduğunun kabulü gerekmiştir.
İcra inkar tazminatı yönünden yapılan değerlendirmede; alacağın varlık ve miktarı likit olduğundan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 65.664,25 TL TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; davacının işlemiş faiz talebi bulunmadığı ayrıca takipte talep ettiği faiz türünü de göstermediği anlaşıldığından takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %51,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle aynı koşullar altında devamına, karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı tarafından açılan davanın kabulü ile; .... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 328.321,24 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %51,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle aynı koşullar altında devamına, kabul edilen asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle 65.664,25 TL icra inkar tazminatının davlıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile;
.... İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasında takibe yapılan itirazın 328.321,24 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren %51,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanması suretiyle aynı koşullar altında devamına,
Kabul edilen asıl alacağın likit ve belirlenebilir olduğu görülmekle 65.664,25 TL icra inkar tazminatının davlıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 22.427,62-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.965,30-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 18.462,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 52.531,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 3.965,30-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 125,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.705,70TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta ara karar tesisine yer olmadığına,
7-Devletçe karşılanan 3.600 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
E-İMZA
Hakim ...
E-İMZA

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!