İşçi alacakları davasında, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarına ilişkin hükmedilen miktarların taleple bağlılık ve gerekçeli karar ilkesi kapsamında Yargıtay incelemesi.
Özet: Davacı işçinin, iş sözleşmesini alacaklarının tam ve zamanında ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti gibi çeşitli işçilik alacaklarını talep ettiği davada, ilk derece mahkemesinin kısmi kabul kararı sonrası, bölge adliye mahkemesinin kıdem ve yıllık izin ücretini yerinde bulup fazla çalışmayı reddeden hükmüne karşı her iki tarafça yapılan temyiz başvuruları üzerine Yargıtay, gerekçeli karar hakkının anayasal önemini vurgulayarak, bölge adliye mahkemesi kararının usul ve esasa uygunluğunu değerlendirmektedir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : ████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 19.02.2008-01.08.2023 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesini alacaklarının tam ve zamanında ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, gece vardiyası zammı ücreti, ikramiye, yakacak yardımı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davacının çalışmalarının tam ve kesintisiz olmadığını, ödenmeyen alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 263.762,37 TL kıdem tazminatı alacağının bulunduğu ancak taleple bağlı kalınarak 127.334,53 TL'nin hüküm altına alınmasının gerektiği, davacının 58.776,72 TL yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunun tespit edildiği ancak taleple bağlı kalınarak 12.520,20 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kıdem tazminatı ile yıllık izin ücretinin hüküm altına alınmasının yerinde olduğu, fazla çalışma ücretinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağına yönelik olarak fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmamasının hatalı olduğunu,
b. Fazla çalışma ücretinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının çalışmasının kesintisiz olmadığını, tasfiye edilen dönemlerin bulunduğunu,
b. Ücret alacağının hesaplanmasının hatalı olduğunu,
c. Genel tatil günlerinde yapılan çalışamaların karşılığının ödenediğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa) 141/3 hükmüne göre, "Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır." Bu hüküm ile gerekçenin önemi Anayasa düzeyinde vurgulanmış olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 359/1 hükmüne göre bölge adliye mahkemesi kararı; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, ilk derece mahkemesi kararının özetini, ileri sürülen istinaf sebeplerini, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan veya olmayan hususlarla bunlara ilişkin delillerin tartışmasını, ret ve üstün tutma sebeplerini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir.
Kararın taraflar, bazen de ilgili olabileceği başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmesi, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de kararın yukarıda açıklanan nitelikte olmasıyla mümkündür.
Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile hâkimin gerek mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince davacının 263.762,37 TL kıdem tazminatı alacağının bulunduğu ancak taleple bağlı kalınarak 127.334,53 TL'nin hüküm altına alınmasının gerektiği, davacının 58.776,72 TL yıllık izin ücreti alacağının bulunduğunun tespit edildiği ancak taleple bağlı kalınarak 12.520,20 TL'nin hüküm altına alınması gerektiği belirtilerek hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının fazla çalışma ücreti ile ücret alacağı yönünden kaldırılmasına karar verildiği belirtilerek 127.334,53 TL kıdem tazminatı ile 12.520,20 TL yıllık izin ücreti alacağının davalılardan tahsiline karar verilmiş, gerekçede bu alacakların miktarları yönünden herhangi bir tespit yapılmamıştır.
Bu hâlde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın gerekçesinde yukarıda açıklanan kanun hükümlerine aykırı şekilde uyuşmazlık konusu olan kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağı ile ilgili şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıklama bulunmadığı, gerekçeli karar Anayasa'nın 141. maddesinin amacına ve 6100 sayılı Kanun'a uygun olmadığından söz konusu alacaklar ile ilgili açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak nitelikte gerekçe içeren bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre taraflar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!