Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin işçi-işveren ilişkisi, ücret ve tatil alacaklarının tespiti ile hesaplamasına ilişkin temyiz itirazlarının değerlendirildiği önemli bir karar.
Özet: Davacı, davalı işyerinde doğalgaz sistemleri bakım ve kontrolü yapan müvekkilinin iş sözleşmesinin haklı nedensiz feshedildiğini, kıdem, ihbar, ödenmeyen ücret, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının ödenmediğini iddia etmiştir. Davalı ise taraflar arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, davacının fatura düzenleyerek parça başı çalıştığını savunmuştur. İlk derece mahkemesi, işçi-işveren ilişkisinin varlığına hükmederek davacının ücret, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarını kabul etmiş, fazla çalışma ücretini reddetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı onamıştır. Davalı, işçi-işveren ilişkisi olmadığı, ücretin hatalı hesaplandığı ve tatil çalışmalarının sürekli olmadığı gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi

SAYISI : █████████ E., █████████ K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. İş Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 30.12.2010 tarihinde çalışmaya başladığını ve iş sözleşmesinin 06.04.2017 tarihinde haklı neden olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin görevinin Türkiye genelinde faaliyet gösteren restoranların doğalgaz sistemlerinin kontrol ve bakımını yapmak olduğunu, ücretin bakım ve kontrol yapılan restoran başına İstanbul içi 25,00 TL, İstanbul'a 100 km uzaklıktaki yerler için 30,00 TL, diğer yerler için ise 40,00 TL olarak belirlendiğini, davalı işverenin 11.08.2016-06.02.2017 tarihleri arasında dava dışı şirketlerden iş alamaması nedeniyle müvekkiline iş vermekten kaçındığını, fazla çalışma ile hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerindeki çalışmaların karşılığının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ödenmeyen ücret, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı şirketlerin servis ve onarım işlerini davacı ile birlikte alt işveren olarak aldığını, ancak alışveriş merkezlerindeki güvenlik sorunu sebebiyle davacı ile davalı arasında doğalgaz bakım onarım sözleşmesi yapılarak imzalandığını, bu sözleşme uyarınca güvenlik sorunu sebebiyle davacının aylık 10 gün üzerinden sigortasının yapıldığını, davacının davalı Şirketin kendisine iş verdiği sürece çalıştığını, davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, davalı Şirketin dava dışı şirketlerden alacaklarını alamaması sebebiyle önce işleri yavaşlatmak sonra da durdurmak zorunda kaldığını, davacının davalı Şirkete fatura düzenleyerek çalıştığını, taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... Kurumu (...) hizmet cetvelinden davacının 25.04.2012-31.12.2016 tarihleri arasında davalı Şirket adına tescilli ... sicil numaralı işyerinden ... SGM'ye çalışma bildiriminin yapıldığı, taraflar arasındaki sözleşmeye konu işin devam eden ve edecek olan belirli zaman kesitlerinde, belirli sayıda veya belirli ölçüde yahut da belirli ağırlıktaki eşya ya da işin yerine getirilmesi niteliği taşıdığı, taraf tanıklarının davacının parça başı ücretle çalıştığını beyan ettikleri, bu hâlde taraflar arasındaki sözleşmenin ücretin parça başına ödendiği bir hizmet sözleşmesi olduğu, tanık beyanları ve davacının dava dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak davacının her iş başına net 40,00 TL ücret aldığı, davalı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin ispat edilemediği, dosyaya sunulan servis formlarından davacının 04.06.20212 tarihinden sonra çalıştığı hafta tatillerinin tespit edildiği, bu tarih öncesinde ise davacı tanık beyanlarına göre davacının ayda ortalama 3 hafta tatilinde çalıştığı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının ise sunulan servis formlarının bulunduğu dönem yönünden hesaplandığı gerekçesiyle fazla çalışma ücretinin reddine, diğer taleplerin ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararında hata bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taraflar arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını,
2. Ücretin hatalı hesaplandığını,
3. Davacının hafta tatili ve diğer tatil günlerinde sürekli çalışmasının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi ve iş sözleşmesinin bulunup bulunmadığı, ücret, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının 04.06.2012 tarihinden önceki dönem yönünden hafta tatili çalışmalarının tanık beyanlarıyla ispatlandığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ne var ki tanıkların, davacıyla birlikte şehir dışında çalışmadıklarını, davacının şehir dışı çalışmalarına tek başına gittiğini beyan ettikleri görülmektedir. Bu hâlde 04.06.2012 tarihinden önceki dönem yönünden, davacının, tanık beyanlarına göre ayda ortalama 3 hafta tatilinde çalıştığının kabulüyle hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Davacı dava dilekçesinde İstanbul içi 25,00 TL, İstanbul'a 100 km uzaklıktaki yerler için 30,00 TL, diğer yerler için ise 40,00 TL ücret karşılığında çalıştığını belirtmiştir. Ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yaptığı her iş başına 40,00 TL net ücret aldığının kabulüyle hesaplama yapıldığı görülmektedir. Dava dilekçesi ve dosyaya sunulan servis formları birlikte dikkate alınarak davacının ücreti yeniden belirlendikten sonra hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2026tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!