Bir seyahat acentesinin, eski dijital pazarlama müdürünün rekabet yasağını ihlal ederek rakip şirkette işe başlaması üzerine açtığı haksız rekabet ve cezai şart tazminat davası.
Özet: Davacı seyahat acentası, eski dijital pazarlama müdürü olan davalının, iş sözleşmesinde yer alan iki yıllık rekabet yasağını ihlal ederek, iş akdi sona erer ermez Marmara Bölgesinde faaliyet gösteren rakip bir turizm şirketinde göreve başlaması nedeniyle haksız rekabetten kaynaklanan tazminat talep etmektedir; davacı, davalının gizli bilgilere erişimi sayesinde şirkete zarar verme potansiyeline dikkat çekerek, sözleşmede kararlaştırılan 5 brüt maaş tutarındaki cezai şartın ödenmesini ve uğranılan zararın karşılanmasını istemektedir.

T.C.
İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO : ████████ EsasKARAR NO : ████████ DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2024KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... ... ... A.Ş., 1618 Sayılı Seyahat Acentaları ve Seyahat Acentaları Birliği Kanunu kapsamında 1991 yılından beri faaliyet göstermekte ve geniş toplum kesimlerince "..." veya "..." olarak tanınmakta olup turizm sektörünün önde gelen şirketlerinden olduğunu, davalı ..., Müvekkil Şirket nezdinde 12.01.2022-27.11.2023 tarihleri arasında ... Pazarlama Bölümü'nde Dijital Pazarlama Müdürü(... & ...) olarak çalışmalarını sürdürdüğünü, bu kapsamda davalı ve müvekkil şirket arasında akdedilen 12.01.2022 yürürlük tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi ( “Sözleşme” )'yle Davalı tarafından iş akdinin sona ermesinin ardından rekabet etmeme taahhüdünde bulunulmuş olduğunu, Sözleşme'nin "Gizlilik-Sadakat Borcu-Rekabet Yasağı" kenar başlıklı, 12. Maddesinin k bendi aşağıda yer alan ifadelerde belirtildiği üzere, ".,. iş ilişkisi sonlandıktan sonra; Marmara Bölgesi sınırları dahilinde .,, işvereniyle rekabet etmekten, turizm sektöründe faaliyet gösteren;.,. başka bir işletmede halihazırdaki görevi, üstü ve benzeri görev ve unvan ile çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka bir türden bir menfaat ilişkisine girmekten ve bu suretle işverenini zarara uğratacak fiillerde bulunrnahan 2 sene müddetle kaçınacağını, kaçınmayıp sadakat borcu ve rekabet yasağı hakkındaki taahhüt ve beyanlarına aykırı hareket etmesi halinde ise 5 brüt maaş tutarı kadar ödeme yapmayı ve ayrıca işveren nezdinde bu aykırı hareket,/hareketleri sebebiyle doğan zararı ödeyeceği..." emrini havi olduğunu, davalı, Dijital Pazarlama Müdürü sıfatıyla Sözleşme'nin yüklediği görevleri yerine getirmeye devam etmekteyken 26.11.2023 tarihinde müvekkili şirkete vermiş olduğu istifa dilekçesi ile iş akdini sonlandırmış ve istifayı takiben müvekkil şirketin aynı sektörde faaliyet gösteren rakiplerinden biri olan ... ... Turizm ve Ticaret A.Ş.'de("... ...") işe başladığı kamuya açık bir kaynak olan Linkedin sitesinden tespit edilmiş olduğunu, davalı işten ayrıldıktan sonra 2 yıl boyunca Marmara Bölgesi sınırları içinde turizm sektöründe çalışma yapan şirketlerde görev almamayı taahhüt etmesine rağmen, iş akdini sonlandırmasını takiben ... ... Turizm ve Ticaret Anonim Şirketi’nde işe başlamış ve rekabet yasağını ihlal etmiş olduğunu, müvekkil şirket tarafından davalının işbu ihlali neticesinde .... Noterliği’nin 21.12.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Müvekkil Şirket’in rakibi olan dava dışı 3. şirkette görev alarak rekabet yasağını ihlal ettiği, rekabet yasağına aykırılık teşkil eden davranışlarına son vermesi ve rekabet yasağını aykırı başkaca davranışta bulunmaması ve Sözleşme uyarınca 5 aylık brüt ücretine denk 530.520,95 TL cezai şartı Müvekkil Şirket’in belirtilen banka hesabına tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde ödemesi gerektiği ihtar edilmiş ve anılan ihtarname 25.12.2023 tarihinde davalıya usulüne uygun bir şekilde tebliğ edilmiş olduğunu (Ek-2: .... Noterliği’nin 21.12.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve tebliğ şerhi) davalı tarafından ihtarnamede belirtilen müddet ve sonrasında herhangi bir ödeme yapılmamış olup, aynı zamanda yine belirtilen müddette ihlale de son verilmediğini, dava dışı ... ... Turizm ve Ticaret A.Ş.(... ...) Türkiye'de faaliyet gösteren en büyük seyahat acentelerinden biri olup gerek dava dışı şirket, gerekse davacı Müvekkil Şirket 1618 Sayılı Kanun gereği seyahat acentesi olarak anılan kanunun çizdiği sınırlar içerisinde faaliyet göstermekte ve yine anılan kanun uyarınca aynı meslek birliğine üyedirler. (...) davacı müvekkil şirket ile davalının iş akdinin sona ermesinden itibaren çalışmaya başladığı dava dışı ... ...'un bu kapsamda aynı sektör içerisinde faaliyet gösteren rakip şirket olduğunu, nitekim turizm alanında çalışan davalı, çalışmaya başladığı ... ...'un, Davacı Müvekkil Şirket’in rakiplerinden olduğunu ve davacı Müvekkil Şirket ile aynı yerde, İstanbul'da faaliyet gösterdiğini çok iyi bildiğini, davalının Müvekkil Şirket’te Dijital Pazarlama Müdürü olarak çalışması nedeniyle çalıştığı bu konum gereği Müvekkil Şirket'in tüm reklam faaliyetleri, kampanya içerikleri, kampanyaya ilişkin ticari sırlar, bölgelere/şehirlere özel kampanyalar, arama motorları ve diğer satış ve pazarlama kanallarından gelen veriler ile konaklama tesislerinden gelen feedback/geri bildirimlere hakim olduğunu, dolayısıyla Davalının rakip şirkette çalışmaya başlamış olması Müvekkil Şirket ile arasında bulunan İş Sözleşmesi'nin açıkça ihlali olduğu gibi aynı zamanda Davacı Müvekkil Şirket'e zarar vermesi ihtimalinin de çok yüksek olduğunu, üretim sırları ve işverenin yaptığı işle ilgili bilgiler ticari, teknik veya personele ilişkin olabileceği (örneğin, üretim teknolojisi, özel üretim biçimleri, işletmenin herkes tarafından bilinmeyen organizasyonu, bilgisayar programları, fiyat seviyeleri, Pazar planları, tüketici alanları, bilanço hesaplama gibi her olayın özelliği göz önünde tutulmak suretiyle üretim sırları ve işverenin işine ilişkin bilgiler arasında sayılabilmektedir.) 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 444. Maddesinde rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olarak kurulabilmesi için bir diğer koşul olarak müşteri çevresi hakkında bilgi edinme olanağına sahip olması belirtilmiş olduğunu, davalı’nın müvekkil şirket’te “Dijital Pazarlama Müdürü” sıfatıyla çalıştığı dönemdeki görev tanımında; günlük kanal bazlı satış, harcama, trafik, dönüşüm oranı gibi KPI takibi ve ilgili aksiyonlar için ekibini bilgilendirme Şirket hedefleri doğrultusunda reklam stratejilerinin planlanlar ve şirketin kar maksimizasyonuna katkı sağlayacak başarılı bir ticari performans için stratejiyi kurma Sektör stratejilerinin takibini ve raporlanmasını sağlama, Saha ve Merkez operasyon ekipleri ile iletişimde olup ürün, fiyat, deneyimin iyileştirilmesi için ilgili ekipleri yönlendirme ve aksiyonları takip etme, 3. Parti firma, ajans ve araçların yönetimini üstlenme, 3. Parti ajans ve araçlar ile iletişimi sağlama ve şirket olarak maksimum fayda alınması için aksiyon ve hedef takibini gerçekleştirme, aylık ve yıllık bütçeye uygunluk takibi yapma, üst yönetim için gerekli sunum ve raporları hazırlama, Web sitesi ve mobil uygulamanın satış ve dönüşüm performans takibini, raporlanmasını ve potansiyel iyileştirmeler için ölçümlemelerin kurgulanmasını sağlama, Gelen faturaların sisteme işlenmesi, sözleşmelerin takibi yapma, şeklinde belirtilen sorumlulukların dışında, ilgili pozisyonda çalışan kişi üst yöneticileri tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda, Davalı’nın görevi gereği Müvekkil Şirket’tin müşteri bilgisi, piyasa bilgisi, ciro ve gelir bilgisi, kampanya politikaları, fiyatlandırma politikası gibi ticari ve ekonomik sır mahiyetindeki bilgilerine, satış ve pazarlama faaliyet ve stratejilerine, yeni girilecek yurtdışı pazarlara, Müvekkil Şirket’in kendi internet siteleri ve diğer tüm satış kanalları üzerinden misafirlere ulaşmaları adına hizmet verdiği tesisler, havayolu firmaları ve Müvekkil Şirket’in satış kanalları üzerinden alışveriş yapan son kullanıcı/tüketicilere ait internet trafik bilgilerine vakıf olduğunu, bu nedenlerle, Davalı Müvekkil Şirket nezdinde kilit çalışan statüsünde olduğunu, Nitekim Yargıtay, müteaddit içtihatlarında rekabet yasağının ihlali için tehlikenin gerçekleşme ihtimalini dahi yeterli gördüğünü, Yüksek Mahkeme bölge yönünden yapılan coğrafi sınırlamaları da hukuka uygun bulmakla beraber aynı zamanda mahkemelerin Sözleşme'de belirlenmiş sınırları daraltmasına da imkan tanımakta ve rekabet yasağı iradesini geçerli tuttuğunu, bu nedenlerle iş sözleşmesi uyarınca belirlenen davalının 5 aylık brüt ücretine denk 530.520,95 TL'nin 02.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Davalıdan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil, Davacı ... ... ... A.Ş. şirketinde █████/2022 tarihinlerinde Grup E-Ticaret ve Dijital Pazarlama Bölümü’nde Dijital Pazarlama Müdürü (... ve ...) olarak çalışmış ve taraflar arasında █████/2022 tarihli Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi (“Sözleşme”) imzalanmıştır. Sözleşme’nin 12. maddesinin K bendi ile huzurdaki davaya konu olan ve haksız şart niteliğindeki rekabet etmeme taahhütüne ilişkin hüküm eklendiğini, bu sözleşme hükmünün değerlendirilmesinde ise Müvekkilin Davacı iş yerindeki ve ... ...’daki iş kapsamlarından bahsedilmesinin önemli olduğunu, Müvekkilinin Davacı iş yeri ... ...’da “...” ve “...” adlı iki alt kuruluşun Dijital Pazarlama Müdürü olarak görev yaptığını, bu iki alt kuruluş esasen bütün turizm alanlarına hitap etmemekte ve ... ...’dan çok daha kısıtlı alanlarda iş hacmi bulunmadığını, ... ... ürünleri içerisinde olmadığını, müvekkilinin ilgilendiği ... firmasında yalnızca “şehir otelleri” listelenirken ... firmasında ise uçak, otobüs ve araç kiralama benzeri ulaşım çözümleri sunulduğunu, yani Müvekkil paket ..., cruise gemi turları veya rehberli/rehbersiz yurtdışı turları gibi daha birçok örnek türetebileceğimiz turizm alanlarından hiçbirinde çalışmadığını, Müvekkili her ne kadar ... ... bünyesinde çalışmış ise de sadece ... ve ... ürünlerine ilişkin çalıştığını, davacı Şirket nezdindeki ...-... oluşumu, ... Turz oluşumundan farklıdır ve bağımsız olup, davacı’nın asıl rakip şirket olarak belirttiği ... ... Turizm ve Ticaret A.Ş. ürünleri ile ... ... ürünleri benzer olup, Müvekkil'in çalıştığı ... ve ... ürünleri rakip şirket olarak adlandırdıkları şirkette bulunmadığını, Müvekkilinin ... ...’daki işinin kapsamında ise paket ..., cruise gemi turları veya rehberli/rehbersiz yurtdışı turlarının yanında call center ve acenteler üzerinden tüm bu satışların denetimini gerçekleştirdiğini, davacı’nın ... ... şirketinde çalıştığı birimde ise sadece online satış kanalı olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin davacı Şirket nezdinde görev ve çalıştığı alanın yeni iş yerindeki görevi ile ilgisi olmadığını ve davacı şirket’e rakip olabilecek bir oluşum olmadığını, davacı’nın iddia ettiğinin aksine eski iş yerindeki görevinden çok daha farklı ve kapsamlı bir görev olduğunu, müvekkilin her iki iş yerindeki görev ve sorumlulukları farklı olup, Sözleşme’de belirtilen rekabet yasağı hükümlerine aşağıda detaylıca açıklanacağı üzere itiraz ettiklerini, İşverenin Korunmaya Değer Haklı Bir Menfaati Bulunmadığını; somut olayda Müvekkil’in Davacı iş yerinde “Dijital Pazarlama Müdürü” olduğu ve yetkisizliği sebebiyle “bütçe toplantılarına veya panellere kısaca stratejik kararların alındığı hiçbir toplantıya” erişimi olmayıp, bu sebeple kanunda belirtilen müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlamadığını, bu stratejik toplantılara Direktör ve daha üst seviyede yetkili çalışanların katıldığını, bundan dolayı işverenin önemli bir zararına sebep olma niteliği geçerli olmadığından yani haklı menfaat bulunmadığından bu kaydın geçersiz olduğunu, davalı, davacı eski iş yerinden herhangi bir müşteri çevresi, ticari ve mesleki sır öğrenemediği gibi yeni iş yeri olan ... ...’da eski iş yerine göre çok farklı alanlarda çalıştığından dolayı asla ama asla kabul anlamına gelmemekle birlikte öğrendiği iddia edilen bilgileri kullanmasının da imkansız olduğunu, bu nedenlerle rekabet etmeme taahhüdü geçersiz olup, davanın esastan reddi gerektiğini, rekabet yasağında işverenin haklı menfaatinin olmadığı konuların sözleşmeye dahil edilemeyeceğini, İşverenin haklı menfaatinin sadece fiilen yaptığı işlerde olduğunu, yani işverenin daha önce terk ettiği faaliyetler veya işverenin iş sözleşmesi sona erdikten sonra uğraştığı işler ya da işverene ait faaliyet alanı içinde olmasına rağmen, işçinin bilgi sahibi olmadığı konular yasak kapsamına dahil edilemeyeceğini, sözleşmede işçinin yapması yasaklanan işlerin açıkça belirtilmesinin gerektiğini, aksi takdirde takdirde sözleşmenin geçersiz sayılacağını, sözleşmede rekabet etmeme yasağının kapsamı olarak geniş bir tanım olan “turizm” alanı şeklinde belirtilmiş olup, bu tanım hem Müvekkilin Davacı iş yerindeki iş kapsamından çokça daha geniş, hem de belirsizliği ve genişliği sebebiyle hakkaniyete aykırı olduğunu, Müvekkilin, Davacı iş yerindeki faaliyetleri turizm kapsamının sınırlı ve bambaşka bir kısmını oluşturduğunu, ayrıca somut olayda Müvekkilin, Davacı iş yerindeki kıdemi ve çalıştığı departmanların farklılığı sebebiyle bilgi sahibi olmadığı konular yasak kapsamına dahil edilmiş olup, sözleşmenin bu şartının geçersiz olması gerektiğini, Müvekkilin Davalı iş yerindeki alanları ulaşım ve şehir otellerine ilişkin olup, bu alanlar turizm sektörünün kısıtlı bir bölümünü oluşturduğunu, Davacının dilekçesinde belirttiği ve ... ... ile kesişen iş alanları Müvekkilin Davacı iş yerinde bilgi sahibi olmadığı ve faaliyet göstermediği alanlar olduğunu, son olarak ise “başka bir rakip işletmede halihazırdaki görevi, üstü ve benzeri görev ve unvan ile çalışmaktan” kaydı hakkında ise yukarıda açıkladığımız üzere, Müvekkilin eski iş yerindeki ve yeni iş yerindeki sorumluluk ve yükümlülükleri ile çalışma alanı farklı olup aslen geçersiz bu kayıtların Sayın Mahkemece geçerli kabul edilmesi ihtimalinde dahi eski iş yerindeki görevinden farklı bir göreve başlayan Müvekkil sözleşme şartlarını ihlal etmediğini, söz konusu hüküm ile Müvekkilin tüm kıdemler yönünden kısıtlanmasının da mümkün olmadığını, Müvekkili, Davacı iş yerinde öğrenmediği ve öğrenemeyeceği iş ve ticaret sırlarından da sorumlu tutmaya çalışan ve uzmanlık alanı olan turizm alanında kısıtlayan rekabet yasağı hükmü geçersiz olup, kanuna ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, yer bakımından işçinin geleceği ekonomik olarak tehlikeye düştüğünü, TBK’nın 445/1. maddesine göre, rekabet yasağı sözleşmesinde, işçinin rekabet etmemekle yükümlü olduğu coğrafi alanın belirlenmesinin gerektiğini, coğrafi alan belirlenirken, işçinin ekonomik geleceğinin hakkaniyete aykırı olarak güçleştirilmemesi ve bu kapsamın işverenin iş ilişkilerinin yürütüldüğü fiili alanı aşmaması gerektiği, işverenin coğrafi olarak faaliyet gösterdiği bölge ve müşteri ilişkileri dışında kalan bir alanın rekabet yasağı kapsamına alınması durumunda, işverenin korunmaya değer haklı menfaatinden söz edilemeyeceği ve işçi için de hakkaniyete aykırı bir durum olacağından uygun görülemeyeceğini, bu nedenlerle rekabet sözleşmesi yapılırken sözleşmenin kapsadığı alan işverenin müşteri çevresi, teknik ve ticari iş sırlarına ilişkin bilgilerin olduğu ve işverenin fiilen ticari faaliyetlerini yürüttüğü alan ile sınırlandırılmasının gerektiğini, Coğrafi alan olarak Marmara Bölgesi’nin belirlenmesi hakkaniyete aykırı olup Müvekkilin ekonomik geleceğini güçleştirdiğini, işçinin geleceğini sarsmaya yönelik olup bu kaydın geçerli olmadığını, ayrıca Müvekkilinin yeni işinde Marmara bölgesinde çalışmayıp tüm Türkiye genelinde hizmet veren bir firmada çalıştığını, bölge açısından sınırlama kaydının uyuşmadığını, bu kaydın uyuştuğu kanaatinde ise Müvekkilin hakkaniyetsiz bir biçimde ekonomik geleceğinin sarsılması sonucu ortaya çıkacak olup, sözleşmedeki kayıt, belirlenen coğrafi alandan çok daha geniş tutulmuş olacağını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin █████████ Esas, █████████ Karar ve 28.12.2022 tarihli kararında da sınırları net olarak belirtilmeyen ve çalışma alanını kısıtlayan rekabet yasağı hükümlerinin geçerli olmadığı açıkça vurgulandığını, hiçbir şekilde söz konusu rekabet etmemem hükmünü ve cezai şartı kabul anlamına gelmemekle birlikte, sayın mahkeme’nin aksi kanaatte olması halinde cezai şart tutarı fahiş olup, sayın mahkeme tarafından hakkaniyet uygun şekilde tenkisi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek birlikte; müvekkilinin bireysel yaşamı ve davacı Şirket nezdinde aldığı maaş dikkate alındığında, davacı şirketin talebinin oldukça yüksek olduğunu, müvekkilinin ... ... Turizm ve Ticaret A.Ş.’ye geçmesi ve çalışması ile ilgili Davacı Şirket’in meydana gelmiş ve gelecek bir zararı bulunmadığı gibi, Davacı tarafından bir zarar oluştuğuna dair bir iddia ve kanıt da bulunmadığını,Yargıtay kararlarında cezai şart olsa dahi işçinin verdiği zarar oranında hesaplama yapılması ilkesi geçerli olup, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmeyerek varsayım yapacak olduğumuzda; mezkur batıl sözleşmenin bir an için geçerli olduğunu farz ettiğimizde bile Müvekkilimizin verdiği iddia olunan zararı hesaplamaya yönelik hiçbir somut delil bulunmadığını, ilaveten -hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla- huzurdaki davada Sayın Mahkeme’nin davanın kabulüne karar vermesi ihtimalinde dahi, talep edilen ceza-i şart miktarının taraf menfaatleri gözetildiğinde oldukça yüksek olduğu ve tenkisi gerektiği Yargıtay kararlarında da vurgulandığını, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın, davacının tüm talepleri bakımından esastan reddine, Sayın Mahkeme aksi kanaatte olması halinde, rekabet etmeme taahhüdüne dayanarak fahiş ceza-i şart talebinde bulunan Davacı tarafından talebinden hakkaniyete ve somut olaya uygun bir tenkis yapılarak hüküm kurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davanın; █████/2022 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında haksız rekabetten kaynaklı tazminat davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili davada; Belirsiz Süreli İş Sözleşmesi, Müvekkil Şirket tarafından Davalı’ya gönderilen ihtarname ve tebliğ şerhi, Arabuluculuk Anlaşamama Tutanağı, Emsal dosyalar, Ekran Görüntüsü, tanık, bilirkişi incelemesi, tüm ticari defter ve kayıtları, yemin ve sair her tür yasal delile dayanmıştır.Davacı Tanığı ... duruşmadaki beyanında; " Davacı şirkette aralık 2022 den beri dijital pazarlama müdürü olarak çalışmaktayım, davalı ise işe girdiğimden beri tanıyorum, benimle aynı işi yapmaktaydı fakat markalarda aynı görevleri yürütüyorduk, ilgili markaların faaliyet alanları ortaktır, farklı markalar olsak ta birbirimize bilgi paylaşımımız bulunuyordu. Davalı ... ve ... markarında çalışıyordu. Ben ise ... ... markasında çalışıyordum Davalı yaklaşık davacı firmada çalıştı, daha sonra ... ... da çalışması sebebiyle aralarında ihtilaf olmasıdır, ... turdan davalıya gelince o firmada çalışmaya başladı. Dijital pazarlama müdürü olarak ana görevimiz sorumlusu olduğumuz markaların online olan dijitalde olan pazarlama ve satış faaliyetlerini yürütmek bağlı olduğu ekipleri yönetmektir, bu görev kapsamında reklam maliyetleri, satış verileri, verilen reklam içerikleri, cirolar, gelecek planları, stretejik konular konusunda bilgi erişimimiz vardır, davalının da benim de ortak yöneticimiz ortakdı. ... a bağlıydık. Davacı firmadan önce seyahat acentasında çalışmadım, davalıdan sonra ... ... a geçen davalının ekibinde ... isimli kişi geçmiştir. Farklı markalar olsak da birbirimizin datasına bakma yetkimiz vardı. Data verilerimiz herhangi bir değişiklik veya ekleme olduğu zaman kimin tarafından yapıldığı bellidir, stratejik toplantılara bütçe toplantılarının hazırlıklarını biz yapıyorduk, beraber yapıyorduk, sonrasında üst düzey yönetimde yapılan toplantılara biz katılmıyorduk. Dedi. Tanıklık ücreti talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı Tanığı ... ... duruşmadaki beyanında;"... de 2017 yılından itibaren dijitalpazarlama ve e ticaret kordinatörü olarak çalışıyorum, davalı ... hanımı ben işe aldım, davalı yaklaşık 2 yıl dijitalpazarlama müdürü olarak davaca firmada çalıştı. Daha sonrasında aynı sektörde ... ... da çalışmaya devam etti, ... kendi istediği ile ayrıldı, ayrılmadan önce bana geldi ... turda çalışmak istediğini söyledi, 1 gün içerisinde çıkış işlemlerini hazırladık, şirket bilgilerine ulaşılması bakımından dolayı ve ticari sır olmasından dolayı artık şirkette kalmasının tehlikeli olasından dolayı 1 gün içeresinde çıkış işlemlerini hazırladık, işten çıkışınını bir gün öncesinde ... pazarlama panellerine ve satınalma dosyalarına erişimde bulunduğu görülmüştür, tespit edilmiştir, bu dosyalarda şirketin ticari sırları mevcuttur, davalı ... ve ... markalarına bakıyordu, ... bünyesinde odomax, ..., ... markaları vardır, hepsi seyahat sektörü ilgilidir, ama ucuzabiletin ilgi alanı ucak bileti ve konaklamadır, diğerler markaların ise faaliyet konusu konaklamadır, ... ve ... ... un envanteri aynıdır, ... hanımın bu üç markanın verilerine erişimi mümkündür, erişimi vardır, ... hanım işten ayrılmadan 1 gün önce kendi alanıyla ilgili olmayan ... ... markasının verilerine girip baktığını tespit ettik, ... hanım ... ... markasının bütçe toplantılarına katılmamaktadır, ancak toplantılarda kullandığımız sunumları hazırlamaktadır, ( ana başlık olarak ... ve ... sunumlarını hazırlamaktadır ancak ... markasınında yeri geldiğinde sunumlarına katkıda bulunmaktaydı çünkü bazı bütçe sunumları ortak olarak yapılmaktaydı) ... ... markasının Dijital kısmından sorumlu değildir ancak benzer işi yaptığı için ... ... un tüm panel ve verilerine erişimi bulunmaktadır, ben ticari sır olarak müşteri bilgilerini kastetmedim, pazarlama maliyetlerini şirket gelirleri, hangi ürünü ne zaman sattığı, birim maliyetleri gibi dışarıdan erişilemeyecek bilgilere erişimi vardır " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı Tanığı ... ... duruşmadaki beyanında; "davacı şirkette Temmuz 2023 yılında kıdemli dijital pazarlama uzmanı olarak çalışmaya başladım. Ocak 2024 işten ayrıldım. ... ... da performans pazarlama müdürü olarak çalışmaktayım, davalı ile davacı kurumda çalışmam sebebiyle tanıştım davalı ... hanım davacı firmada dijital pazarlama müdürü olarak çalışmaktaydı. ... turdaki pozisyonu daha iyi olması sebebiyle ... hanım kasım 2023 yılında ... ... bünyesinde çalışmaya başladı. Tarafların arasındaki itilafın ise ... turdaki bilgilerin ... turda kullanılması iddiasına dayalıydı. Ancak davalı herhangi bir bilgiyi ... ... da kullanmadı. Bizim müşteri bilgileri, turizm acentalarının anlaştığı otellerin sözleşmesini inceleme ve buna ilişkin yetkimiz yoktur ve bunu kullanamayız, davalı ... hanımla şu an da ... turda beraber çalışıyoruz, ... ... markası otel, ..., uçak bileti gibi hizmetleri vermekteydi. ... markası ise sadece uçak bileti ... markası ise şehir otelleri butik otellerin biletlerini satıyordu ancak bu markalar aynı firmanındı yani ... ... undu. Ben ... ... dan önce herhangi bir seyahat acentasında çalışmadım. Ben sadece ... turda ucuza bilette çalıştığım için ucuza bilete ilişkin bilgilere sahiptim, ... hanım ... ve ... markasında çalıtığı dönemde onun üsttü olan yönetici ... ... da yöneticisiydi. Üç markanın da toplantısı aynı anda yapılmazdı. Yapılmamalarının sebebi ise farklı iş kollarının olması sebebidir, davalı ... ve ... markasında reklam harcamaları konusunda bilgiye sahiptir başka bir bilgiye sahip değildir, davalının ... ... daki ve şu andaki ... turdaki görevleri farklıdır. ... ... daki görevi e ticaret ve performans pazarlama direktörüdür, ... ... da öğrentiği bilgileri ... turda kullanma imkanı yoktur, çünkü yaptıkları iş tanımları farklıdır, 3 markanın da farklı dataları vardı, ... nin kendi iş kolu olması sebebiyle çalışanları girme hakkı vardı, biz girmiyorduk çünkü bizim işlerimiz birbirinden farklıydı ve müşteri bilgileri yer almamaktadır, 3 markanın mesela ... datasına girdiğimde ... turun datasına girdiğim görülüyor ancak hangi markaya baktığım görünmüyor. ... ve ... markasının reklam toplantılarına ... hanım katılıyordu ancak bütçe toplantılara katılmıyordu. Üst düzey yöneticilerle toplantılara katılmıyordu. ... ... da e ticaret ve pazarlama birimi vardır ve ... hanım orda yönetici olarak çalışmaktadır. ... ... da e ticaret ve pazarlama birimi vardır benim çalıştığım dönemde ... bey isimli birisi kordinator olarak çalışmaktadır. Soy ismini tam olarak hatırlayamıyorum. Tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edildiği, █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların iddia, savunma, Mahkeme kararları, taraflarca dosyaya sunulan tüm delillerle sınırlı olmak üzere detaylarına işbu raporun yukarıdaki ilgili bölümlerinde yapılan inceleme, tespit ve değerlendirmeler sonucunda, davalıların eylemlerinin davacı şirket aleyhine rekabet yasağını ihlal ettiği, davacının cezai şart talep koşullarının mevcut olduğu/olmadığı, davalı/çalışanın, Davacı şirketi zarara uğrattığı yönünde her hangi bir somut belgenin dosyaya taraflarca sunulmadığı, davacının da bu yönde bir talebinin bulunmadığı, davalı, aynı sektörde faaliyet gösteren ... ... şirketinde çalışmaya başlaması ve sözleşmenin ilgili maddesinin ihlalinin değerlendirilebileceği, davacı talebinin Mahkemece benimsenmesi halinde, Sözleşmenin 12 (k ) Maddesine göre davalının son olarak aldığı aylık brüt ücretin 100.608.90 TL olduğu , Sayın Mahkemenin takdir etmesi halinde bunun 5 katı tutarında yani 503.044,50 TL nın davalı tarafından cezai şart olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davacıya ödenebileceği, işbu Cezai şartın, davalının ücretli çalışan olduğu ve ... ... ‘daki halen brüt ücretinin 150.018,90 TL olduğu ve işbu brüt ücret üzerinden yasal kesintilerden sonra net ücret gelirinin Eylül 2024 ayı için 91.948,09 TL, Aralık 2024 ayı itibariyle 81.746.80 TL olduğu ve davalının işbu aylık geliri nazara alındığında 503.044.50 TL’lık Cezai şartı ödeyebilecek gelire sahip olmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın █████/2022 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesi kapsamında haksız rekabetten kaynaklı tazminat davasından ibaret olduğu , SGK dan gelen müzekkere cevaplarından anlaşılacağı üzere davalının ..., ... Bank AŞ, ..., ... Bank AŞ, ... A.Ş, ... gibi farklı şirketlerde çalışmış olduğu, Davalının davacı şirkette 12.01.2022 tarihinde 1219.01-Yönetici (İş Hizmetleri) konumunda işe girdiği, 27.11.2023 tarihinde ayrıldığı, (Davalının 12.01.2022 tarihinde davacı şirkette Dijital Pazarlama Bölümü'nde Dijital Pazarlama Müdürü” pozisyonunda işe başladığı 27.11.2023 tarihinde istifa ederek işyerinden ayrıldığı ) 11.12.2023 tarihinde ... ... Ve Ticaret Anonim Şirketİ bünyesinde 1219.03-Üst Düzey Yöneticisi (İş Hizmetleri) işe girdiği, Davalı ...’un davacı şirkette çalıştığı dönemlerde, davacı şirkete ait “... ...”, “...” ve “...” adıyla hizmet veren markalarına ait sistemlere ve datalara erişim yetkisinin bulunduğu, Davalının sisteme kendine ait kullancı adı ve şifresiyle erişim sağladığı, Davalının, davacı şirket ait olan “... ...”, “...” ve “...” markalarının Kampanya, Reklam Grupları, Bid Stratejileri başlıkları altında bulunan verilere erişim imkânı bulunduğu, bahse konu başlıklar altında; her güne ait ne kadar para harcandığı, ne kadar gelir elde edildiği, hangi kanalda ne harcandığı ve ne kazanıldığına ilişkin dataların yer aldığı ve davalının davacı şirkete ait dijital reklam, kampanya, dijital satın alma veri ve bilgilerine erişimin olduğu, Davalının bu işyerinden 27.11.2023 tarihinde ayrıldıktan sonra 11.12.2023 tarihinde ... ... Ve Ticaret Anonim Şirketi bünyesinde 1219.03-Üst Düzey Yöneticisi ( İş Hizmetleri) işe girerek çalışmaya başladığı, bu şirketin da davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davalının her iki şirkette de aynı faaliyet konularında çalıştığı sabit olup bu kapsamda; davalının eylemlerinin davacı şirket aleyhine rekabet yasağını ihlal ettiği, davacının cezai şart talep koşullarının mevcut olduğu anlaşılmıştır.Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında işyerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir işyerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki işyerinde edindiği bilgileri yeni işyerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır. T.B.K.'nun 445/2 maddesine göre: “Hakim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir” (Yargıtay 11.H.D.'nin ██████████ E - █████████ K.sayılı, 16.06.2016 tarihli kararı) 6098 sayılı TBK’nın 445. maddesi “(1)Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.(2)Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir.” hükmünü haiz olup, anılan madde hükmü ile 6098 sayılı Kanun 818 sayılı Kanun'dan farklı olarak, rekabet yasağı ile ilgili doğrudan mutlak bir geçersizliğin öngörülmediği, Anayasa ve diğer mevzuat hükümleri ile somut olgu nazara alınarak rekabet yasağının aşırı nitelikte olması halinde, yasağın kapsamı bakımından hakime uyarlama yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır. Hakime tanınan bu yetkinin gerek müstakil açılan bir uyarlama davasında ve gerekse de ihlal halinde açılacak bir tazminat davasında kullanılabileceği kuşkusuzdur. Ayrıca aynı Kanun'un 444/2. maddesi “Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir,” hükmü haiz olup, anılan madde hükmü uyarınca rekabet yasağının işçinin yaptığı iş nedeniyle edindiği bilgileri, çalışmaya başladığı başka bir rakip işletmede kullanarak davacı işverene önemli ölçüde zarar verme ihtimalinin bulunması halinde geçerli olacaktır.Bu durumda TBK 444/2 hükmü uyarınca öncelikle, rekabet yasağı düzenlemesinin geçerli olup olmadığının veya aşırı nitelikte olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir.(Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 10.04.2019 tarihli █████████ E., █████████ K. sayılı emsal kararı).Taraflar arasında imzalanan █████/2022 tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesindeki cezai şart miktarının 503.044,50 TL olduğu, davacının bu miktar cezai şart olarak talep edilmiş olmakla, davalının davacı şirkette çalıştığı süre, davalının ekonomik durumu, davalının aldığı bürüt ücret ,cezai şart miktarının fahiş olduğu da gözetilerek TBK 182.m. uyarınca tenkisi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (İstanbul BAM 13. HD'nin █████████ Esas - █████████ Karar )HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; :1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;Cezai şart bedeli yönünden tenkis yapılmak sureti ile 200.000,00 TL nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin reddine,2- Harçlar Yasası uyarınca alınması gerekli 13.662,00 -TL harçtan peşin alınan 9.059,98 -TL, mahsubu ile bakiye 4.602,02 -TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan 427,60 -TL başvurma harcı, 9.059,98 -TL peşin harç, 60,80 -TL vekalet harcı olmak üzere toplam 9.548,38 -TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,4- Davacı tarafından sarf edilen 907,00 TL tebligat / posta gideri, 40.000,00.TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 40.907,00 TL yargılama giderinin TBK'nın 182.maddesi gözetilmek suretiyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6 -Cezai şart tutarında takdiren indirim yapılarak hüküm kurulmakla TBK'nın 182.maddesi gözetilmek suretiyle, ret edilen kısım yönünden davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirine yer olmadığına, 7-)-Karar kesinleştiğinde davacının / davalının gider avansından artan bakiyesinin talep halinde iadesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 Katip ... (E-imzalı) Hakim ...(E-imzalı)