Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, iş sözleşmesinin haklı feshine dayalı kıdem, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları davasında tanık beyanlarının ispat gücü ve kapsamının değerlendirilmesine dair temyiz kararı.
Özet: Bu hukuki metin, iş sözleşmesini fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle fesheden bir işçinin kıdem tazminatı, fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarına ilişkin davada, ilk derece mahkemesinin kararını ortadan kaldırarak yeniden hüküm kuran bölge adliye mahkemesinin temyiz incelemesi sonucu, özellikle puantaj kayıtları bulunmayan dönemlerdeki fazla çalışma ve hafta tatili alacaklarının hesabında tanık beyanlarına itibar edilirken, tanıkların yalnızca kendi çalışma dönemleriyle sınırlı bilgi verebilecekleri ve bu beyanların ancak kendi çalışma dönemlerine ilişkin olarak değerlendirilebileceği hususunu ele almıştır.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 7. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.07.2014 tarihinden 2019 yılı Ocak ayına kadar davalı işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesini fazla çalışma ve hafta tatili ücretlerinin ödenmemesi ve yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmaması sebebiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin davacı tarafça haklı neden olmaksızın feshedildiğini, davacının fazla çalışma yapmadığını, fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğunu, davalı işyerinde haftada 6 gün çalışma yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen alacakları bulunduğundan iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği, puantaj kayıtları sunulmayan dönemde tanık S.E'nin beyanı doğrultusunda hesaplama yapıldığı, aynı tanığın beyanı doğrultusunda davacının puantaj kaydı sunulmayan dönemde ayda iki hafta tatilinde çalıştığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ücretine fazla çalışma ücretinin dâhil olduğu ileri sürülmüş ise de davacının işe başladığı dönemde ücretinin 1.143,00 TL olduğu, aynı dönemde asgari ücretin ise 1.134,00 TL olduğu göz önüne alındığında bu hususun kabul edilemeyeceği; ancak İlk Derece Mahkemesince, haftanın altı günü 08.45-22.00 saatleri arasında gerçekleşen çalışmadan 1,5 saat ara dinlenme süresi indirilerek davacının günlük çalışma süresi 11... dakika olarak hesaplanmasına rağmen haftalık çalışma süresinin 75 saat olarak belirlenmesinin hatalı olduğu, aynı hususun süt izni kullanılan dönem yönünden de geçerli olduğu, diğer taraftan tanık beyanlarına göre davacının 08.45-21.45 saatleri arasında çalıştığının kabul edilmesinin dosya içeriğine uygun olacağı, buna göre davacının süt izninde olmadığı dönemde haftalık 24 saat, süt izni kullandığı dönemde ise haftalık 7,5 saat fazla çalışma yaptığının kabul edilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Tanıkların davacı ile aynı şubede çalıştığı dönemle sınırlı olarak beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini,2. Faiz başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini, 3. Hüküm altına alınan alacakların brüt olarak belirtilmesinin infazda tereddüt yaratacağını,4. Kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerektiğini,5. Davacının mağaza sorumlu yardımcısı olarak çalışmakla diğer personelin çalışma saatlerini ve izinlerini belirlediğini,6. Fazla çalışma ile hafta tatili ücretinin hatalı hesaplandığını,7. Ücretin hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi, ücret, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının ispatı ve hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.Tanıklar ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma şekli ile ilgili bilgi sahibi olabilirler ve tanıklıklarına ancak kendi çalışma dönemleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir. Somut uyuşmazlıkta; puantaj kaydı sunulmayan dönemler yönünden fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacakları, davacı tanık beyanları esas alınarak davacının çalışma süresinin tamamı için hesaplanmıştır. Ne var ki dinlenen davacı tanıklarının davacı ile sürekli olarak aynı şubede çalışmadıkları anlaşılmaktadır. Bu itibarla Mahkemece davacı tanıklarının davacı ile aynı şubede çalıştıkları dönemler tespit edilerek, beyanlarına yalnızca bu dönemler yönünden itibar edilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.