Hırsızlık suçunda gündüz gerçekleşen eyleme TCKnın gece hırsızlığına ilişkin 143. maddesinin hatalı uygulanarak fazla ceza tayini nedeniyle hükmün bozulması.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmü, sanığın suçun işlendiği belirttiği saatlerin (18.30-19.00 civarı) ve güneş batışı çizelgesinin (20.14) tespitiyle eylemin gündüz vakti gerçekleştiğinin açıkça anlaşılmasına rağmen, Türk Ceza Kanununun 143. maddesinin gece vakti hırsızlık hükümleri uyarınca hatalı bir şekilde uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle hukuka aykırı bulunarak bozulmuş ve yeniden yargılama için yerel mahkemeye gönderilmiştir.
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ████████ K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299. maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilerek yapılan incelemede;
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Soruşturmaya ilk başlandığı tarihte tek delil olarak diğer sanık ...'in ifadesi yer almakta iken yargılama aşamasında sanık hakkındaki tüm iddiaların dayanaksız kaldığı, olay yeri incelemesinde parmak izi araştırması yapılmış olmasına karşın sanığın parmak izine rastlanılmadığı, tanık olarak ifadesine başvurulan ...'nin sanığı teşhis edemediği, ayrıca ...'in de mahkeme huzurunda alınan ifadesinde savunmasını değiştirerek açıkça sanığın bu işin içinde olmadığını ifade ettiği, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Olayın diğer sanığı olan ...'in elindeki suç eşyaları ile birlikte saat 19.40'da yakalandığı, sanık ...'in Silivri Sulh Ceza Hakimliğindeki sorgusu sırasında suçu saat 18.30-19.00 civarında işlediğini söylediği, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre sürekli yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, suç tarihinde gece vaktinin saat 20.14'de başladığı, bu suretle atılı suçun gündüz sayılan zaman diliminde işlendiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nın 143. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Silivri 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!