İşçilik alacakları davasında, fazla çalışma ücreti hesabında tanık beyanlarıyla sabit ara dinlenme süresinin eksik dikkate alınması nedeniyle verilen bozma kararı.
Özet: Yargıtay, davacı işçinin kıdem, ihbar, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil ücreti gibi işçilik alacakları talepleriyle açtığı davada, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunu esastan reddeden kararını, özellikle fazla çalışma ücreti hesabında bilirkişi raporunda ara dinlenme süresinin hatalı belirlenmesi nedeniyle bozmuştur; çünkü tanık beyanlarına göre 1,5 saat olan ara dinlenmenin 1 saat olarak dikkate alınması, İş Kanununun 68. maddesindeki fiilen uygulanan sürenin esas alınması ilkesine aykırıdır ve bu durum fazla mesai alacağının yeniden hesaplanmasını gerektirmektedir.

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Bolu 1. İş MahkemesiSAYISI : ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 10.09.2003-07.02.2022 tarihleri arasında çalıştığını, davalı işyerinde 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, çalışmalarının 22.30'a kadar uzadığını, alacaklarının ödenmediğini, mevzuata aykırı olarak kreş yardımı yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, zorunlu olarak yapılması hâlinde ise ücretinin ödendiğini, işyerinde resmî tatil günlerinde çalışılmadığını, emzirme veya kreş odası açmayı gerektirir sayıda işçi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, 01.06.2017-31.12.2017 tarihleri arası dönem için tanık beyanlarına göre ve 01.01.2018 tarihi sonrası için puantaj kayıtları esas alınarak fazla çalışma ücretinin belirlendiği, 01.06.2017-31.12.2017 tarihleri arası için davacı tanığı C.B'nin beyanı doğrultusunda hesaplama yapıldığı ve buna göre fazla çalışma süresinin ortalama 4,5 saat olduğu, puantaj kaydı bulunmayan dönem için tanık beyanları değerlendirildiğinde davacının 30.08.2017 tarihinde bir gün çalıştığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi raporundaki hesaplamaların puantaj kayıtlarına göre ve tanık beyanlarına göre yerinde olduğu, hesaplama dönemine denk gelen ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ve genel tatil ücreti tahakkuku bulunmadığı, davacı tanıklarından M.Y'nin davasının istinaf incelemesi sonrasında kesinleştiği, salt davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanları ile sonuca varılmadığı, fazla çalışma ücretinin ve genel tatil ücretinin kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, davacının hak kazandığı ücret zamanında ödenmediğinden iş sözleşmesinin feshinde haklı olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Sadece bir işçinin beyanıyla fazla çalışma ücretinin hesaplanamayacağını,2. Bir gün resmî tatilde çalıştığının kabulü ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ispatı ve hesabına ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Somut uyuşmazlıkta Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; puantaj kaydına göre hesaplama yapılan dönemler de dâhil olmak üzere davacının günlük çalışma süresinin 11 saati aşmadığı günlerde ara dinlenme süresinin 1 saat olduğu kabul edilerek fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Ne var ki dinlenen davacı tanıkları, davalı işyerinde öğle yemeği için 1 saat, çay molası için ise 30 dakika mola verildiğini beyan etmişlerdir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 68. maddesinde belirlenen ara dinlenme süreleri asgari nitelikte olup işyerinde daha uzun bir uygulamanın varlığı hâlinde fiilen uygulanan sürenin esas alınması gerekmektedir. Davacı tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davalı işyerinde ara dinlenme süresinin 1,5 saat olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla fazla çalışma ücreti alacağının hesabında 1,5 saatlik ara dinlenme süresinin dikkate alınması gerekirken 1 saatlik ara dinlenme esas alınmak suretiyle hesaplanan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.