Kadastro mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyularak verilen kararın temyiz incelemesinde; 402 parselin tapu ve zilyetlik yoluyla kazanımı, eski kayıtların zemine uygulanması ve bilirkişi raporlarının usulü denetimi.
Özet: Bu hukuki uyuşmazlık, kadastro çalışması sırasında malik hanesi açık bırakılan ve işgal şerhi verilen 97.000 metrekarelik 402 parselin mülkiyetine ilişkindir; farklı davacılar, eski tapu kayıtlarına ve/veya kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adlarına tescilini talep ederken, dava Yargıtayın tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması ve zilyetlik araştırması yapılması gerektiği yönündeki bozma ilamına uyularak yeniden görüldükten sonra, ilk derece mahkemesinin bozmaya uyarak tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı ve zilyetliğin bir davacıda olduğu gerekçesiyle verdiği kararın, tapu uygulamalarının yetersizliği, sabit sınırların göz ardı edilmesi, zilyetlik araştırmasının eksikliği ve bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu iddialarıyla davacılar ve davalı tarafından temyiz edilmesi sürecini kapsamaktadır.

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : ████████ E., ███████ K.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Kadastro çalışması sırasında, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 402 parsel sayılı 97.000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek Selver Kaya'nın işgalinde olduğu şerhi verilmek suretiyle, malik hanesi açık olarak tespit edilmiştir. 2. Davacılar ... ve .. .., Asliye Hukuk Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; Haziran 1339 tarihli ve 2 sıra numaralı tapu kaydına ve tedavüllerine dayanarak, tapu kaydının kapsamındaki taşınmaza .. .. ve arkadaşlarının müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep etmişlerdir.3. Davalı - davacı .. .. .. .. Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; .. 1290 tarihli daimi 4 varak 55... sayılı tapu kayıtlarına dayanarak, Hazine adına 4753 sayılı Kanun ve 5618 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kayıtlarının iptali ile müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.4. Asliye Hukuk Mahkemesinde, dava dosyalarının birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sırasında davaya konu olan parsel hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.5. Davacı ... .. ve arkadaşları Kadastro Mahkemesine sundukları dava dilekçelerinde; tapu kaydına dayanarak, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 402 parsel sayılı taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.6. Davacı .. .. Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 402 parsel sayılı taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 13.03.2003 tarihli ve 1993/2 Esas, 2003/1 Karar sayılı kararı ile davacı ..'nın davasının kabulüne, diğer davaların reddine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı, davacı ... .., katılan ... .., davacı .....'ın bir kısım mirasçıları ve davalı ..nin temyizi üzerine Yargıtay (7). Hukuk Dairesinin 01.03.2004 tarihli ve █████████ Esas, ████████ Karar sayılı ilamıyla; "... tapu kaydı uygulamasının yeterli olmadığı belirtilerek, dayanılan kayıtların revizyon durumları ve yüzölçümleriyle geçerli olduğu gözetilerek, yöntemince tapu kaydı uygulaması yapılması, taşınmazın tapu kayıtlarının kapsamı dışında kalması durumunda zilyetlikle kazanım koşullarına yönelik araştırma yapılması ..." gereğine değinilerek bozulmuştur.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... dayanılan tapu kayıtlarının taşınmazı kapsamadığı, zilyetlik yönünden yapılan incelemede ise taşınmazın davacı ...'nın zilyetliğinde olduğu ve mirasçılar arasında taksim edilmediği ..." gerekçesiyle, davacı ...' nın davasının kabulüne, diğer davacıların davalarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin Yargıtay bozma ilamı gereklerini yerine getirmeden eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, dayanılan tapu kayıtlarının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20. maddesine uygun şekilde zemine uygulanmadığını, sabit sınırların göz ardı edildiğini, zilyetlik araştırmasının da yetersiz yapıldığını, bilirkişi raporlarının yetersiz, çelişkili ve denetime elverişsiz olduğunu, usuli müktesep hakların dikkate alınmadığını ve hukuki nitelendirmenin hatalı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.2. Davacı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesinin tapu kayıtlarını 3402 sayılı Kanun’un 20. maddesine uygun şekilde zemine uygulamadığını, sabit sınırları esas almadığını, bilirkişi raporlarının çelişkili, yetersiz ve denetime elverişsiz olduğunu, Osmanlıca tapu kayıtları yönünden uzman bilirkişi incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğunu, zilyetlik araştırmasının da yetersiz yapıldığını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yalnızca müvekkilleri aleyhine hükmedilmesinin 3402 sayılı Kanun’a aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmişlerdir.3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu ve zilyetlikle kazanılamayacağını, bilirkişi raporlarının objektif ve teknik olmadığını, zilyetliğin başlangıcı, süresi ve sürdürülüş biçiminin raporlarda açıkça ortaya konulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davaların reddine ve taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın tapu kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, kayıtların taşınmazı kapsamaması halinde zilyetlikle kazanıma yönelik araştırmanın yöntemince yapılıp yapılmadığı, bu çerçevede taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı ve aktarılan dava tarihi itibarıyla taraflar lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı ve sonucuna göre taşınmazın tamamının Hazine adına tesciline karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve arkadaşları vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 651,30 TL'nin temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına,59,30 TL peşin da onama harcına mahsubu ile kalan 672,70 TL'nin de temyiz eden davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.