Yargıtay 10. Ceza Dairesi, iftira suçundan zamanaşımı ve uyuşturucu madde ticareti suçundan zorunlu müdafi ihlali sebebiyle mahkumiyetleri bozdu.
Özet: Yüksek mahkeme, sanık hakkında iftira suçundan verilen mahkûmiyet hükmünü, karar tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine karar vermiş; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünü ise, kanun değişikliği sonrası zorunlu müdafi tayini gerekirken sanığın savunmasının müdafi olmaksızın alınmasıyla savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle usulden bozmuştur.
10. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma
2. İftira
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : a. Onama (İftira suçundan kurulan hüküm yönünden)
b. Bozma (Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan
hüküm yönünden)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
A. İftira suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz isteğinin incelenmesinde:
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 267/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1. maddesinin (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
Zamanaşımı süresini kesen son işlemin mahkûmiyet karar tarihi olan 28.04.2016 tarihi olduğu, karar tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar zamanaşımını kesen bir işlem bulunmadığı ve karar tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
Açıklanan nedenle, Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak DÜŞMESİNE,
B. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanığın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinde yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, sanığın savunmasının alındığı 03.12.2015 tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı CMK'nın 150. maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, müdafiinin hazır olmadığı 03.12.2015 tarihli celsede sorgusunun yapılması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin
Tebliğname’ye uygun olarak hükmün BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!