Eskişehir Büyükşehir Belediyesinin cari harcamalarda kullanılmak üzere aldığı banka kredi kararının 5393 sayılı Kanundaki borçlanma limitlerine ve usul esaslarına uygunluğunun temyiz incelemesi.
Özet: Belediye meclis üyeleri, belediye ve iştiraki şirketlerin cari harcamaları için yurt içi kredi kullanılmasına dair meclis kararının iptali talebiyle dava açmış; ilk derece mahkemesi, borcun muhatabı ve yasal sınırlar gibi konulardaki belirsizlikler nedeniyle usuli sakatlık tespit ederek kararı iptal etse de, bölge idare mahkemesi 5393 sayılı Belediye Kanununun 68. maddesindeki borçlanma limitlerinin ve usulünün mevcut kredi miktarı için uygun olduğunu, yasal üst sınırları ve meclisin yetkisini aşmadığını değerlendirerek ilk kararı kaldırıp davayı reddetmiştir; davacılar ise kredinin kullanım amacı ve iştiraklerin denetlenememesi gibi gerekçelerle temyiz yoluna gitmiştir.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACILAR): 1-...
2- ...
3- ... 4- ...
... 9- ... 10- ...
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av....
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olan davacılar tarafından, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile belediyenin ortağı bulunduğu şirketlerin cari harcamalarında kullanılmak üzere yurt içi bankalardan kredi kullanılmasına dair Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemde kullanılacak nakit kredi ve teminat mektuplarının Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ortağı olduğu şirketlerce kullanılacağı belirtilmesine karşın, söz konusu borcun muhatabının hangi tüzel kişilik olduğu hususunda bir belirleme yapılmadığı, faiz hariç 60.000.000,00-TL'lik borcun tamamının Eskişehir Büyükşehir Belediyesi tarafından üstlenilip üstlenilmediği, belediye şirketlerinin borcun muhatabı olup olmayacağı, faiz dahil iç ve dış borç stoğunun Kanunla getirilen azami sınırı geçip geçmediği, Eskişehir Belediye Meclisinin tek başına karar alabileceği miktar olan 2020 yılı kesinleşen bütçe gelirinin yeniden değerleme oranıyla artırılan miktarının %10'unu aşıp aşmadığı, borcun muhataplarının bütçe geliri ve borç durumu itibariyle 60.000.000,00-TL'lik kredi kullanımı için Çevre ve Şehircilik Bakanlığının onay işlemi gerekip gerekmediği hususlarında açıklık bulunmadığı, söz konusu eksikliğin kamu menfaatini korumaya yönelik asli bir usul sakatlığı oluşturduğu, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 68. maddesinde belirlenen usul ve esaslara uygunluğu bakımından hukuki denetimi elverişsiz kılacak şekilde borcun muhatabını/muhataplarını ortaya koymaksızın tesis edilen dava konusu işlemde usul yönünden hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 'Borçlanma' başlıklı 68. maddesinin (d) alt bendinde belediyelerin ne kadar borçlanabileceğine dair bir üst sınırın çizildiği, maddenin devamında (e) bendinde ise bahsi geçen kurumların muhtemel borçlanma oranlarının ve buna ilişkin usulün anlatıldığı, dolayısıyla " e " bendine göre borçlanma yapılırken " d " bendinde yer verilen üst sınırın aşılamayacağı, söz konusu sınır hesaplanırken de bir önceki yılın kesinleşmiş bütçe gelirlerinin baz alınacağının hükme bağladığı; davalı belediye tarafından dosyaya ibraz edilen bütçe hesaplarından, 2020 yılı kesinleşmiş bütçe gelirinin 788.878.990,96-TL olduğu, maddede öngörülen şekliyle yeniden değerleme oranında artırılması sonucu 860.745.867,04-TL olarak hesaplandığı, söz konusu tutarın %10'unun ise 86.074.586,70-TL olduğu, ayrıca d bendinde öngörülen ve buna göre hesaplanan üst borçlanma sınırının oranın büyükşehir belediyeleri için 1.5 kat olarak uygulanacağı ve söz konusu tutarının davalı idare için 1.291.118.00,56-TL olarak hesaplandığı, işlem tarihi itibarıyla güncel borç stok durumunun ise 1.177.730.216,00-TL olduğu, dolayısıyla belediyenin 113.388.585,00-TL borçlanabilme limitinin olduğu, dava konusu işlemle borçlanma yetkisi verilen tutarın 60.000.000,00-TL olduğu, bu rakamın d bendinde öngörülen borçlanma limitini (113.388.585,00-TL) aşmadığı, ayrıca e bendinde öngörülen %10'luk tutarın (86.074.586,70-TL) da altında olduğu ve yine mezkur madde kapsamında öngörülen usule göre (toplam yüzde onunu geçmeyen iç borçlanmayı belediye meclisinin kararı) alındığı anlaşıldığından, dava konusu meclis kararında hukuka aykırılık, aksi yönde verilen mahkeme kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, ... İdare Mahkemesince verilen ... gün ve E:..., K:... sayılı kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılar tarafından, alınacak kredinin cari ve günlük harcamalarda kullanılmasının doğru olmadığı, bu türden harcamaların her türlü belirsizliğe açık olduğu, yatırımlarda da kullanılabileceği ifade edilmişse de bunun gerçeklikten uzak olduğu, hangi yatırımın ne oranda ve tutarda finanse edileceği konusunda bir belirleme bulunmadığı, ortak olunan şirketlerin meclis denetimine tabi olmadığı, meclisin denetim imkanı olmadığı, kredinin 10 yıl süreyle kullanılacağı dikkate alındığında sonraki dönemde gelecek yönetimin borçlar nedeniyle iş yapamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, varsa posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY :
(X)- Dava; Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi olan davacılar tarafından, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ile belediyenin ortağı bulunduğu şirketlerin cari harcamalarında kullanılmak üzere yurt içi bankalardan kredi kullanılmasına dair Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1/a bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3/c bendinde, dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceğini, 15. maddesinin 1/b bendinde ise, bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu maddede yer alan ve iptal davasının sübjektif ehliyet koşulu olan "menfaat ihlali" doktrin ve içtihatlarda dava konusu işlemle davacı arasında kurulan kişisel, meşru, güncel bir menfaat ilişkisi olarak tanımlanmakta, menfaatin kişisel ve meşru olması için idari işlemin doğurduğu hukuki sonuçtan dava açacak bireyin etkilenmesi gerektiği vurgulanmaktadır.
Bakılan davada davacılar, üyesi olduğu ve toplantıya katılarak aleyhte oy kullandığı Belediye Meclisi kararının iptalini istemekte olup, sırf meclis üyesi olmanın ve toplantıya katılıp karşı oy kullanmanın, Kanunda iptal davasının dava şartı olarak öngörülen menfaat ilişkisini kurup kurmadığının, Danıştay’ın yerleşik içtihatları ve Belediye Kanunu hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 17. maddesinde; Belediye meclisinin, belediyenin karar organı olduğu ve ilgili kanunda gösterilen esas ve usûllere göre seçilmiş üyelerden oluşacağı belirtildikten sonra devamı maddelerde Meclis toplantıları ve karar alma süreçlerine ilişkin hükümlere yer verilmiş, “Meclis kararlarının kesinleşmesi” başlıklı 23. maddesinde ise; “Belediye başkanı, hukuka aykırı gördüğü meclis kararlarını, gerekçesini de belirterek yeniden görüşülmek üzere beş gün içinde meclise iade edebilir. Yeniden görüşülmesi istenilmeyen kararlar ile yeniden görüşülmesi istenip de belediye meclisi üye tam sayısının salt çoğunluğuyla ısrar edilen kararlar kesinleşir. Belediye başkanı, meclisin ısrarı ile kesinleşen kararlar aleyhine on gün içinde idarî yargıya başvurabilir.” kuralı getirilmiştir.
Görüldüğü üzere idari davaya konu olan meclis kararı bu kararı veren üyelerden bağımsız bir şekilde kendi başına hukuki sonuçlar doğurmakta, hukuki sonuç doğurduğu kişiler bakımından menfaat ilişkisi kurulmakta ve bu kişilerin dava açma ehliyeti ortaya çıkmaktadır. Meclis kararının, başka nedenler yoksa Meclis üyesi bakımından ister karşı oy kullansın ister çoğunluk kararına iştirak etsin hukuki sonuçlar doğurmadığı hususu tartışmasızdır. Kararın kendi istediği şekilde çıkmamış olmasının meclis üyesi bakımından hukuki sonuç doğuracağını ve kararla üye arasında menfaat ilişkisi kuracağını ileri sürmek de olası görünmemektedir.
Belediye Kanunu'nda, Belediye Meclisi kararına karşı Belediye Başkanı için önce iade sonra dava açma şeklinde getirilen hüküm de, Belediye Meclisi üyelerine sırf karara muhalefet etmesi nedeniyle dava açma hakkı verilmediğini göstermektedir. Eğer, kararlara muhalefet eden Meclis üyelerinin dava açma ehliyeti öngörülmüş olsa idi, Meclisin üyesi ve başkanı olan Belediye Başkanı için böyle bir münhasır düzenleme ihtiyacı olmazdı.
Kuşkusuz Belediye meclisi üyelerinin de vatandaşlık ve hemşehrilik hukukunun sağladığı haklar çerçevesinde çevre, tarihi ve kültürel değerlerin korunması, imar uygulamaları gibi kamu yararını yakından ilgilendiren konularda Meclis Üyeliği sıfatını kullanmaksızın vatandaş olarak dava açmasının önünde bir engel bulunmamaktadır.
Uyuşmazlıkta ise; Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ortağı olduğu şirketlerin görev ve hizmetlerinin yürütülebilmesi için yapacağı yatırım ve harcamalarda kullanılmak üzere yurt içi bankalardan azami 120 ay (10 yıl) vade ile borçlanma yapmak, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve ortağı olduğu şirketlerin yürütmekte olduğu iş ve işlemlerde ihtiyaç duyulması halinde teminat mektubu kullanmak üzere 5393 sayılı Kanun'un 68. maddesinde belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda faiz hariç 60.000.000,00-TL'ye kadar bankalardan teminat mektubu ve nakit kredi alınması hususunda Büyükşehir Belediye Başkanına yetki verilmesi hususunun Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisince görüşülmesinin istenildiği, konunun Plan ve Bütçe Komisyonunun ...tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilerek meclis gündemine sunulduğu, Eskişehir Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile teklifi oy çokluğuyla kabul edildiği, kararda muhalif bulunan davacılar tarafından mezkur işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmış olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde sadece meclis üyeliği Meclis kararlarına karşı dava açma ehliyeti sağlamadığından davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın esastan reddine ilişkin kararın onanmasına yönelik oluşan çoğunluk kararına gerekçe yönünden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!