Bölge Adliye Mahkemesi: Doğrudan Borçlandırma Sistemi ile düzenlenen hayali faturalara istinaden açılan menfi tespit davasında bankanın sorumluluğu.
Özet: Bir şirketin, doğrudan borçlandırma sistemi kapsamında, mal teslimi yapılmadığı ve ticari defterlerine kaydedilmediği halde davalı banka tarafından borca batık tedarikçi firmaya vadesinden önce ödenen iki hayali faturaya ilişkin 102.334,69 TL tutarındaki borçlu olmadığının tespiti talebiyle açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi, bu faturaların davacı kayıtlarında bulunmadığını, usulüne uygun tebliğ edilmediğini, vergi beyanlarında yer almadığını ve bankanın sözleşmeye aykırı şekilde vadesinden önce ödeme yaparak alacağı kötü niyetle temlik aldığını tespit etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████ Esas
KARAR NO : █████████ Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
TARİH: █████/2022
DAVA: Menfi Tespit
KARAR TARİHİ: █████/2026
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı banka arasında Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşmeye göre diğer davalı firma ile ticari ilişkisi olan davacının bu şirkete olan ödemelerini davalı banka aracılığı ile DBS kapsamında yapacağını, davalı firma dava konusu iki adet fatura karşılığı malı davacıya şirkete göndermeden, faturaların banka sistemine girildiğini ve davacı hesabının borçlandırıldığını, bu faturaların bedellerinin ödenmemesi için davalı bankaya uyarıda bulunulmuş ise de bankanın bunu dikkate almayarak fatura bedellerini davalı firmaya ödediğini, bu nedenle bahse konu faturalardan dolayı firmanın değil bankanın alacaklı olduğununun bildirildiğini, borca batık olan davalı firmanın alacağını sözde iskonto ederek temlik alan davalı bankanın kötü niyetli olduğunu, davacı şirket tarafından davalılara ayrı ayrı █████/2012 tarihli ihtarnameler gönderildiğini, davalı bankaya da borcu bulunan firmanın hayali olarak borçlandırdığı davacı şirketten olan hayali alacağını davalı banka temlik alarak kendi alacağını kötüniyetle garanti altına almak istediğini beyanla davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalılara toplam 102.334,69 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu alacağın diğer davalı tarafından ... ... A.Ş.'ye temlik edildiğini, esas yönden ise; davacının tacir olup, basiretli davranma yükümlülüğü olduğunu, davacı banka ile Doğrudan Borçlandırma Sistemi Yetki Belgesi'ni akdettiğini ve bahse konu yetki belgesinin hukuken geçerli olduğunu, ilgili yetki belgesi tahtında, davalı banka tarafından faturaların salt muhatabın talebi ile sistemden iptal edilmesinin mümkün olmadığı gibi dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hiç birinin davalı bankayı bağlamayacağını, davaya konu ticari işin, satıcı firma davalı ile alıcı firma davacı arasında yapıldığını, her iki firmanın kendi tasarrufu ve eylemi olduğundan, malın teslim edildiği veya eksik, ayıplı teslim edildiği hususları davalı bankayı ilgilendirmediği gibi herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi █████/2022 tarih ve ████████ Esas - ████████ Karar
sayılı kararında; " Yapılan açıklamalar ışığında bilirkişi raporu ve dosya kapsamında yer alan tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirket tarafından düzenlenen dava konusu iki faturanın davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturaların davacıya usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğine dair de herhangi bir bilgi ya da belgenin dosya kapsamına sunulmadığı, ayrıca davaya konu faturaların davacı şirket kayıtlarında yer almadığı gibi davalı müflis ... şirketi tarafından davacıya kesilmiş olduğu halde dava konusu faturaların vergi olarak bağlı olunan vergi dairesine BS formu ile beyan etmediği tespit edilmiştir. Yapılan bu tespitler, dava dilekçesi ekinde yer alan davacı ile davalı banka arasında imzalanan bila tarihli "Doğrudan Borçlandırma Sistemi Yetki Belgesi", █████/2012 tarihli davalı bankanın davacıya gönderdiği cevabi ihtarnamesinde yer alan "... tarafından sisteme yüklenen █████/2012 vadeli 47.598,04 TL █████/2012 vadeli 54.736,65 TL bedelli fatura bedeli bankamız tarafından firmanın talebi üzerine iskonto edilerek firmaya ödenmiş ve firma tarafından da bahse konu fatura alacağı bankamıza temlik edilmiştir... tarafımıza bir örneğini iletmiş olduğunuz haciz ihbarnamesi ile ilgili olarak Firma tarafından sisteme yüklenen fatura bedelleri tarafımıza temlik edilmiş olduğundan bahse konu alacaklar ... Petrol şirketinin değil bankamız alacağıdır" şeklindeki beyanı ve İskenderun 1. AHM'nin yetkisizlik kararı öncesinde verilen █████/2012 tarihli tedbir kararı ve tedbir kararı gereğince işlem yapılmak üzere bankaya yazılan █████/2012 tarihli müzekkeresi dikkate alındığında, tüm bu aşamalardan sonra davalı bankanın sözleşmenin ilgili maddelerini ve temlik ilişkisini ileri sürerek davanın reddini savunması, sözleşmeye göre ödeme tarihinde ödeme bilgilerinin sorgulanması ve buna göre işlem yapılması gerekmesine rağmen bankanın da ikrarında olduğu üzere dava konusu █████/2012 ve █████/2012 vade tarihli faturaların ödeme tarihinden önce davalı şirkete ödeme yapılmış olması ve davacının eldeki talebinin yalnızca menfi tespit istemine ilişkin olması, istirdat istemini içermemesi karşısında itibar edilebilir bulunmamış, netice itibariyle davacının davalı müflis şirket ve davalı banka nezdinde dava konusu faturalar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteminin yerinde olduğu kanaatine varıldığından davanın kabulüne, davacının davaya konu faturalar nedeniyle toplam 102.334,69 TL miktarında davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile,
' 1-Davanın kabulüne, davacının davaya konu faturalar nedeniyle toplam 102.334,69 TL miktarından davalılara borçlu olmadığının tespitine, '' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı müflis ... .... Ltd.şti iflas masasını temsilen Antalya 13. İcra Dairesi ... İflas Dosyası vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından açılan davada █████/2016 tarihli oturumu takip etmediğini dosyanın HMK'nun 150 maddesi gereği işlemden kaldırıldığını, █████/2016 tarihinde yenilendiğini, davacının █████/2018 tarihli oturumu da takip etmediğini ve HMK'nun 150 maddesi gereği dosyanın işlemden kaldırıldığını, █████/2019 tarihinde yenilendiğini, davanın 2 defa müracaata bırakılmış ve 3 aylık süre içerisinde yenilenmiş olmasına göre, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,
Dosyada mevcut ... AŞ.'nin █████/2013 tarihli cevap dilekçesinde belirttiği gibi, dava konusu faturaların müflis şirket tarafından ... AŞ.'ne temlik edildiğini, bu nedenle müflis şirket yönüyle davanın husumet yokluğundan reddi gerekmesine rağmen, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini,
Bilirkişi raporunun kendi içerisinde çelişkili olduğunu, itirazlarının değerlendirilmediğini,
İleri sürerek arz edilen ve resen belirlenecek sair sebepler çevresinde ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine veya dosyanın yeni karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu fatura alacaklarının diğer davalı ... tarafından ... A.Ş'ye temlik edildiğini; bu temlik sebebiyle ... A.Ş'nin faturalardan dolayı alacaklı olduğunu; dolayısıyla davalı bankanın temlik hükümleri ve genel hukuk hükümleri ile taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeye aykırı herhangi bir eylemi bulunmadığını; söz konusu uyuşmazlığın davacı ile diğer davalı ... arasında olduğunu; ... A.Ş ile ... A.Ş farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğunu; bu nedenle, davanın davalı banka açısından husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,
Davacı ile davalı banka arasında █████/2011 tarihinde Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi yapılmış olup, davacı tarafından davalı bankaya Doğrudan Borçlandırma Sistemi Yetki Belgesi verildiğini; belgenin 2.1 maddeside; "MÜŞTERİ (Davacı ...) , FİRMA (diğer davalı ... Şti. dan DBS kapsamında mal ve hizmet alımı yaptığında bu alımın DBS kapsamında ödenmesi ile ilgili bilgi FİRMA tarafından BANKA'ya iletilir. MÜŞTERİ FİRMA ile arasında bu işlemlerden doğabilecek anlaşmazlıklarda, borç/alacak mutabakatı aranmaksızın kendisinin borçlu ve sorumlu olduğunu kabul eder. Diğer bir deyişle MÜŞTERİ FİRMA tarafından BANKA'ya bildirilen tutar kadar borçlandığını borcu ikrar ettiğini kabul ve beyan eder." düzenlemesinin; 2.12. maddesinde; "BANKA, MÜŞTERİ'nin FİRMA'dan aldığı malların veya yararlandığı hizmetlerin cinsi, niteliği, içeriği, miktarı, garantisi, nakli, teslimi, eksik teslimi, teslim tarihi haricinde teslimatı yada hiç teslim edilmemesi, ayıplı teslimi, verilen siparişe uygun olmaması, iadesi ve benzeri konularda anlaşmazlık olduğu takdirde, herhangi bir sorumluluk kabul etmediği gibi aracı ve taraf da değildir ve/veya araştırma yapmakla ve garanti vermekle yükümlü tutulamaz. Bu tür anlaşmazlıklarda, MÜŞTERİ'nin, BANKA'ya, FİRMA'ya ödeme yapılmaması yönünde talimat vermesi geçerli olmayıp, MÜŞTERİ bedeli BANKA'ya ödemekle yükümlüdür. Diğer bir deyişle MÜŞTERİ yaptığı mal ve hizmet alımı hususunda yukarıda belirtilen anlaşmazlık ya da sorunlara rağmen FIRMA'nın, BANKA'ya bildirdiği ödeme bilgilerine istinaden ÖDEME TARIHI'nde borcunu ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder." düzenlemesinin bulunduğunu, buna göre malların teslim edilmemesi, malların gereği gibi teslim edilmemesi veya firma ile mutabakat sağlanamaması gibi hususların davalı bankanın sorumluluğunda olmadığını, davacı ile diğer davalı arasında çözülmesi gerektiğini; basiretli davranma yükümlülüğü olan davacı şirket tarafından müvekkili bankaya verilen yetki uyarınca; davacının, ödenen bedeli ödeyemeyeceği yönündeki talebini söz konusu faturaların bankaya iletilmesinin akabinde, malı satın aldığı diğer davalı şirkete yöneltmesi gerektiğini, ayrıca belgenin 2.15. maddesinde "… müşterinin çıkış talimatı bankaya ulaşmış bile olsa bile müşterinin daha önceden yapmış olduğu ve henüz ödemesini yapmadığı mal alımları ve müşterinin çıkış talimatı alındıktan sonra geçecek iki gün içinde firma tarafından bildirilecek mal ve hizmet alımları varsa müşteri bu alımların bedelini DBS kapsamında Banka tarafından firmaya ödenmesini kabul eder…” düzenlemesi bulunduğunu, diğer davalı ile ... arasında temlik olmasa idi dahi, davacının haksız taleplerinin herhangi bir geçerliliği bulunmadığını, diğer davalı tarafından sisteme yüklenen █████/2012 vadeli 47.598,04 TL fatura bedeli ve █████/2012 vadeli 54.736,65 TL fatura bedelinin müvekkili banka tarafından diğer davalı ...'nun talebi üzerine iskonto edilerek diğer davalıya ödendiğini, Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi'nin 2.6. maddesinde; "MÜŞTERİ, FİRMA tarafından BANKA'ya bildirilen mal ve hizmet alımı ile ilgili satış bilgilerini FİRMA tarafından söz konusu satış ve ödeme bilgileri iptal edilmediği sürece sadece DBS kapsamında BANKA'daki ÖDEME HASABI'ndan yapacağmı, mal ve hizmet alımlarından dolayı FİRMA'ya ödemesi gereken borcunu başka bir şekilde (havale, Başka bankadan EFT vb.) ödemeyeceğini kabul ve taahhüt eder." düzenlemesi bulunduğunu, davacı söz konusu faturaları iptal etmemiş olup, davacının sözleşme kapsamında ödeme yapması gerektiğini, ayrıca, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ███████ esas sayılı talimat dosyası nezdinde düzenlenen bilirkişi raporunda da "davacı tarafından davalıya iade faturası düzenlenmediği" yönünde tespit yapıldığını;
... ile davalı banka ve ... A.Ş arasında █████/2012 vadeli 54.736,65 TL bedelli fatura için 07.05.2012 tarihli ve █████/2012 vadeli 47.598,04 TL bedelli fatura için 24.05.2012 tarihli Protokol'ün imza altına alındığını; anılan protokollerin B maddesinde; "Banka ile Müşteri arasında Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesi (DBS) imzalanmış olup, bu sözleşmede Müşteri'den mal ve hizmet alımı yapan bu Bayi'lerin mal ve hizmet alımlarından doğan ödemeleri gerçekleştirmek üzere Banka nezdinden Bayi adına açılmış olan bir hesaptan (Ödeme hesabı) Müşteri'nin hesabına Banka tarafından virman yapılması, Bayi lehine DBS kapsamında yapılacak ödemelerin gerçekleştirilmesi için kredi limiti tahsisi hususları düzenlenmiştir." düzenlemesi bulunduğunu, bu protokollerin ... tarafından ... A.Ş'ye temlik edilen alacakların vadelerinde davalı bankadaki bayi ödeme hesabına gerek bayi, gerekse kredi kullandırma sureti ile davalı banka tarafından yatırılması halinde bu ödemelerin ... A.Ş'ye intikalini sağlamak amacıyla düzenlendiğini, ilgili iki fatura ... A.Ş'ye ye temlik edilmiş olup, ... sözleşmesi çerçevesinde ... A.Ş'nin ...’dan olan alacaklarının ... A.Ş ‘ye devredildiğini, dolayısıyla, ... A.Ş kapsamında da inceleme yapılması gerektiğini,
İleri sürerek, izah olunan ve resen nazara alınacak sebeplerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.
Dava; davalı müflis ... şirketi tarafından davacıya kesilen ve davacı ile davalı banka arasındaki doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesine istinaden davacının davalı banka nezdindeki hesabından ödemesi yapılan iki adet faturadan ötürü davacının davalılara borçlu olmadığının tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekillerince ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davada davacının davalı ... Şirketi'ne karşı ileri sürdüğü talep iki adet faturadan ötürü borçlu olunmadığının tespiti, davalı bankaya karşı ileri sürülen talep ise, doğrudan borçlandırma sözleşmesine istinaden davacının davalı banka nezdindeki hesabının fatura bedellerini ödenmesi amacıyla borçlandırılmasından ötürü borçlandırılan fatura tutarları kadar davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Dava değeri 102.334,69-TLolup, dosyanın işlemen kaldırıldığı ve yenilendiği tarihler itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olan davada; iki kez işlemsiz bırakılıp yenilenen dosya üçüncü kez işlemsiz bırakılmadığından 6100 Sayılı HMK'nun 150/6 fıkrası koşullarının somut olayda oluşmadığı, davalı müflis şirket vekilinin bu yöndeki istinafının haksız olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya içeriği belgelere göre; dava konusu iki adet faturanın █████/2012 tarihli, █████/2012 vadeli, 54.736,65-TL bedelli ve █████/2012 tarihli, █████/2012 vadeli 47.598,04-TL bedelli faturalar oldukları, bu faturaların, davalı ile dava dışı ... A.Ş arasındaki █████/2011 tarihli ... sözleşmesine istinaden █████/2012 ve █████/2012 tarihlerinde anılan ... Şirketi'ne temlik edildikleri anlaşılmıştır.
Dava konusu faturaların temlik işlemi dava tarihinden önce gerçekleşmiş olup, davacının anılan faturalardan ötürü borçlu olmadığının tespiti istemi bakımından husumeti dava dışı ... A.Ş.'ye yöneltmesi gerektiği, bu durumda mahkemece davanın davalı müflis şirket yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, bu davalı yönünden de kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı anlaşılmış, davalı müflis şirket vekilinin istinaf başvurusu haklı bulunmuştur.
Davacının davalı bankaya yönelik istemi, doğrudan borçlandırma sözleşmesi ve yetki belgesindeki koşulların genel işlem şartı mahiyetinde olduğu, davalı bankaya fatura konusu malların teslim alınmadığı ve mutabakat sağlanmadığı bildirilmesine rağmen, sisteme girilen fatura bedellerinin ödenmesinin sözleşmeye aykırı olduğu, fatura bedellerini diğer davalıya ödeyen bankanın davacıyı kendisine karşı haksız borçlandırdığı, borçlandırma tutarı kadar davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti yönünde olup, davacı ile davalı ... arasındaki █████/2011 tarihli akaryakıt tedarik sözleşmesine göre; mal teslimatı ile beraber, ödemelerin ...'nun banka hesaplarına banka havalesi, EFT, POS, mail order cihazından kredi kartı ile yapılabileceği gibi; ... tedarik limiti veya uygun görülen bir bankadan DBS limiti açılmasına müteakip, fatura üzerindeki vadeye göre sözleşmedeki iskonto nispeti baz alınarak indirimli fiyat tatbik edileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmede vadeli alımlardaki iskonto oranlarının da düzenlendiği, davalı ... tarafından davacıya kesilen faturaların vadeli faturalar oldukları, dava tarihi itibariyle de henüz fatura vadelerinin dolmadığı, davalı bankanın fatura vadelerinden önce ödeme yaptığının cevap dilekçesindeki ikrarı ile sabit olduğu, taraflar arasındaki doğrudan borçlandırma sistemi sözleşmesinde ödeme tarihinin tanımlandığını buna göre ödeme tarihinin; ...'nun (firma), DBS kapsamında mal ve hizmet alımı yapan müşterilerine(davacıya) mal ve hizmet alım bedellerini ödemeleri için işlem tarihinden sonra tanıdığı ödeme vadesi tarihi, bir başka deyişle davalı bankanın kendisine ... tarafından bildirilen mal ve hizmet satışı işleminin bedeli olarak müşteri(davacı) hesabına borç, ...(firma) tahsilat hesabına alacak kaydı yapması gereken tarih olduğu, bu durumda her ne kadar davacı ile davalı banka arasındaki sözleşmenin 2.1 maddesi uyarınca, banka fatura konusu malların teslim edilip edilmediği hususunda bir inceleme yapmak yükümlülüğünde değil ve davacı tarafından bu husus davalı bankaya karşı ileri sürülemeyecek ise de; sözleşmedeki ödeme tarihine yönelik açık tanım karşısında, bankanın ...(firma) tarafından kendisine bildirilen faturalardaki vadelerden önce ödeme yapmasının bizzat davacı ile davalı banka arasındaki sözleşemeye aykırı olduğu, bu nedenle mahkemece bu davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygun olup, davalı bankanın aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç itibariyle; davalı banka vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davalı müflis ... Şirketi adına iflas müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek, davanın davalı müflis ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davalı banka yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... A.Ş'nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü'nün istinaf başvurusunun KABULÜ İLE,
İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2022 tarih ve ████████ Esas ████████ Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle,
3- Davalı müflis ... ... Limited Şirketi'ne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
4- Davalı ... Anonim Şirketi'ne karşı açılan davanın KABULÜ ile davacının, bedelleri davalı banka nezdindeki davalı kredi hesabından ödenen dava konusu faturalar nedeniyle davalı bankaya 102.334,69-TL borçlu olmadığının tespitine,
İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN:
5-Dairemiz karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.519,70-TL peşin harç, 1.490,50-TL yenileme harcı ve 1.519,70-TL yenileme harcı toplamı olan 4.529,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.797,90‬‬-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 732,00-TL peşin harç ve 94,75-TL başvuru harcı toplamı olan 826,75-TL'nin davalı ... A.Ş'den tahsili alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından sarf edilen 6.165,50-TL yargılama giderlerinin davalı ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,
8-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü tarafından sarf edildiği anlaşılan 72,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü'ne verilmesine,
9-Davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü'ne verilmesine,
10-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş'den tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
İSTİNAF YÖNÜNDEN:
12-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
13-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.990,48-TL istinaf karar harcından, istinaf eden davalı ... A.Ş tarafından peşin olarak yatırılan 7.218,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 228,30-TL harcın davalı ... A.Ş'ye talep halinde ve karar kesinleştiğinde iadesine,
14-Davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
15-Davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve dosyanın istinafa gidiş dönüş gideri 190,00-TL toplamı 410,70-TL'nin davacıdan tahsili ile davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü'ne verilmesine,
16-Davalı müflis ... Şirketi adına İflas Müdürlüğü tarafından fazla yatırılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve 1.747,62-TL (269,85-TL maktu ve 1.477,77-TL nispi toplamı) istinaf karar harcının talep halinde ve karar kesinleştiğinde kendisine iadesine,
16-Bakiye gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!