İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin, sicilden resen terkin edilen bir şirketin kentsel dönüşüm kaynaklı taşınmaz hissesi için ihyası ve tasfiye memuru atanması davasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Resen terkin edilmiş bir şirketin, kentsel dönüşüm kapsamındaki bir taşınmazdaki arsa payının değerlendirilmesi amacıyla ihyası ve tasfiye memuru atanması talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesi, şirketin sicil kaydının silindiği tarihten itibaren Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesinde öngörülen 10 yıllık süreyi ve bu süre sonrası malvarlığının Hazineye intikal etme durumunu, ayrıca hukuki menfaati olanların haklı sebeplere dayanarak ihya isteyebileceği halleri değerlendirmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ███████
KARAR NO: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2025
NUMARASI: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA: Şirketin İhyası
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesini özetle; .... A.Ş.'nin 1981 yılında, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bir inşaat firması olarak ticari faaliyetine başladığını ve 12.08.2013 tarihli ticaret sicil gazetesinde görüleceği üzere kaydı sicilden resen terkedildiğini, ancak bir kaç sene önce, ... A.Ş'nin, İstanbul, ..., ... Mah. ... Cad. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine seneler önce inşa ettiği binanın 2021 yılında kentsel dönüşüm kapsamında yıkımının yapıldığını, binanın müteahhiti olan ... A.Ş'nin bu taşınmazda hisse sahibi olduğunu ve belediyeye emlak vergi borcu bulunduğunun öğrenildiğini, bunun üzerine, yıkım sonrası nevi arsaya dönen taşınmazın ... Belediyesine olan geriye dönük tüm emlak vergi borçlarının taraflarına ödenerek, ... A.Ş' nin ihyası için diğer arsa sahiplerince bir dava açılması beklendiğini, ancak bu konuda hiçbir işlem yapmayan arsa sahiplerini temsilen bizi yakın zamnada arayan kişi, bir müteahhit ile anlaşma aşamasında olduklarını, 34 arsa hissedarının buna onay verdiğini, sadece ... A.Ş'nin bu konudaki onayının kaldığını, ... A.Ş'nin münfesih olması sebebiyle ihtarname çekemediklerini belirterek, ihya davası açılmasının istenildiğini, ... A.Ş'nin geçmiş ticaret sicil gazeteleri tarandığında, 23.12.1997 tarih, 4446 sayılı Türkiye Ticaret Sicil gazetesinde tescil ve ilan olunan şirket sermaye ve pay durumuna göre şirket hissedarları; %60 hisse sahibi ... , %10 hisse sahibi..., %10 hisse sahibi ..., %10 hisse sahibi ... ve %10 hisse sahibi ... olduğunu, şirket ortaklarından ...'ın abisi olduğunu ve 16.08.2015 tarihinde vefat ettiğini, babası ...'ın ise 08.10.2022 tarihinde vefat ettiğini, ...'ın tek mirasçısı ise oğlu ... olduğunu, ... A.Ş'nin İstanbul, ..., ... Mah. ... Cad. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazda sahip olduğu hisseye ilişkin ve bu taşınmaza ilişkin işlemlerle sınırlı (6306 sayılı Kanun kapsamında, İnşaat yapım kapsamında ve başta noter, tapu ve belediye olmak üzere her türlü kurum/kuruluş ve 3.kişilerle yapılacak iş, işlem, yazışma, sözleşme, satış, devir, müracaat ve sair benzeri imza, onay, başvuru, taahhüt gerektiren iş ve işlemlere ilişkin) olmak üzere, Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca huzurdaki davayı açmak zarureti hasıl olduğunu, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı iken resen sicil kaydı terkin edilmiş olan ... .... A.Ş' nin, İstanbul, ..., ... Mah. ... Cad. ... ada, ... parselde kayıtlı taşınmazda sahip olduğu arsa payına ilişkin ve bu taşınmaza ilişkin işlemlerle sınırlı olmak üzere, ticaret siciline yeniden tescili suretiyle ihyasını, mahkemece re'sen veya taraflarınca gösterilecek bir kişinin tasfiye memuru olarak atanmasına, olası bir hak kaybını önlemek amacıyla, ... .... A.Ş'nin ihyası için Mahkemenizde bir dava açıldığına ilişkin ... Tapu Müdürlüğüne ve ... Belediyesi Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü'ne dava açıldığına dair şerh düşülmesi hususunda müzekkere yazılmasını, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Dava konusu İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ...-. sicil numarasında kayıtlı şirketin TTK'nun geçici 7. maddesi kapsamında Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce sicil kaydının 12.08.2013 tarihinde resen terkin edildiği, TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında tasfiye edilmeksizin ünvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceğinin düzenlendiği, ilgili fıkranın son cümlesinde ise ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanların haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceklerinin belirtildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████/2021 tarih █████████ esas ve █████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere TTK'nun geçici 7(15)maddesinde 5 yıllık hak düşürücü süre yanında terkin edilen şirketlerin ortaya çıkacak mal varlıklarının 10 yıl sonra hazineye intikal edeceğinin düzenlenmesi karşısında terkin tarihinden itibaren 10 yıllık süre içinde şirket ortaklarının şirkete ait mal varlığı üzerindeki mülkiyet hakkının devam ettiğinin, bu süre içinde talepte bulunmaları halinde mal varlıklarının tasfiyesi için ihya davası açmaya hakları bulunmasına göre bu sebebe bağlı hak düşürücü sürenin 10 yıl olarak uygulanması gerektiğinden davacı tarafın hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davasının reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihya davası açmak için kanunda öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edildiğini, bununla birlikte, dosyada, 6102 sayılı kanun’un geçici 7. maddesinin 4/a fıkrası uyarınca, şirketi temsil ve ilzam eden kişilere gönderilen bir ihtar bulunmadığını, bu durumda, şirketin sicil kaydının, usulüne uyulmadan silindiğini, anılan geçici madde kapsamında izlenecek olan prosedüre aykırı şekilde gerçekleştirilen terkin işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Mahkemenin talebi üzerine Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından dosyaya gönderilen 18.11.2025 tarihli cevabi yazı ekinde, ihtar ve terkine ilişkin sicil gazeteleri ile şirkete gönderilen ihtara ilişkin tebliğ bilgilerini içeren bir Excel tablo gönderildiğini, cevabi yazıda ... ve ...'ın şirketi temsile yetkili olduğu bildirilmiş ancak bu kişilere ihtar gönderildiğine ilişkin hiçbir bir evrak sunulmadığını, açıklanan nedenlerle istinaf taleplerinin kabulüne, İstanbul Anadolu 9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E., ████████ K. sayılı kararının kaldırılması ve yeniden yapılacak yargılama sonunda talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın Hak düşürücü süre nedeniyle davanı reddine karar verilmiş ,karara karşı davacılar vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca , 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.
TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi █████/2025 tarihli Resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren 9 ay sonra yürürlüğe girecek ve hakkında henüz yeni bir düzenleme de yapılmamış olan AYM'nin █████/2023 tarih ve ███████ Esas ve ████████ K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15. Maddesinde " Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder." cümlesi iptal iptal edilmiştir.
23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15.maddesine eklenen "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlenmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde yapılacak işlemlere hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için TTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir.
Somut olayda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından davaya konu .... A.Ş.'nin █████/2013 tarihinde münfesih olmaları nedeniyle TTK geçici 7. Madde kapsamında Ticaret Sicil Gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir. Sicilden terkin edilen şirket adına kayıtlı olduğu iddia edilen İstanbul ili ... ilçesi ... mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın taşınmazın kentsel dönüşüm işlemlerin için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamında terkin edilen şirketin münfesih olma sebebine somutlaştırmaya elverişli her hangi bir kayıt bulunmasa da ;yasanın amir hükmü uyarınca Geçici 7 maddesi kapsamında kalan terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar gönderilmesi zorunlu olup,bu kapsamda davalı Ticaret sicil Müdürlüğü tarafından şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye ihtar gönderildiğine ilişkin her hangi bir belge sunulmamış, şirkete de yapılan tebligatın da iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belge sunulmamış ve sicil dosyasında da rastlanılmamıştır.Ayrıca davalı tarafından gönderildiği iddia edilen tebligatın ihtarın tebliğine ilişkin olduğunu ispata elverişli yönelik herhangi bir delil de sunulmuş değildir. Buna göre yasa hükmünde öngörülen ihtar koşulunun yerine getirildiği hususu, davalı tarafça ispat edilememiştir. Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup somut olayda usulüne uygun geçerli bir terkin işlemi bulunmadığından terkin edilen şirket yönünden davaya konu ihya talebi TTK nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii değildir.
Davacıların ortağı olduğu davaya konu şirketin adına kayıtlı taşınmaz bulunması halinde tasfiyesi için ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı ve terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluşacağının kabulü gerekecektir.
Bu hale göre hak düşürücü süreye tabii olmayan davada ilk derece mahkemesince işi esasına girilerek terkin edilen şirket adına kayıtlı olduğu iddia edilen taşınmaz için tapu kayıtları getirtilip sonucuna göre. bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yanılgılı değerlendirme yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Dava Ticaret Sicil Müdürlüğüne açılması ve Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından cevap verilmiş olmasına rağmen karar başlığında davalı olarak Ticaret Odasının yazılması mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir hata olması nedeniyle kaldırma konusu yapılmamış eleştirilmekle yetinilmiştir
Açıklanan nedenlerle, HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; istinaf incelemesine konu kararının HMK 353(1) a-6 gereği KALDIRILMASINA,
2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!