Hazine adına kayıtlı taşınmazın, zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle tapu iptali ve davacı adına tescili davasında Yargıtay tarafından onama kararı.
Özet: This text details a legal case concerning the cancellation of a title deed and registration based on pre-cadastral possession of agricultural land, initially registered to the Treasury. The plaintiff claimed over 40 years of continuous use by his family and himself, based on inheritance and acquisitive prescription, seeking registration in his name. The case faced two reversals by higher courts, demanding extensive investigations into the precise nature and origin of the plaintiffs possession and the lands geological history, especially regarding its proximity to a stream. Following these detailed instructions, the lower court ultimately re-affirmed the plaintiffs ownership through acquisitive possession, a decision that the Supreme Court upheld after reviewing the case for procedural integrity and compliance with previous rulings.
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : ████████ E., ████████ K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda,... ili, ...ilçesi, ...köyünde bulunan 2 84... parsel sayılı 3.626, 14... yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfı ile zilyedinin kim olduğunun tam olarak bilinememesi nedeniyle senetsizden Hazine adına adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı; dava konusu taşınmazın 40 yılı aşkın süredir dedesi, babası ve kendisi tarafından kullanıldığını ileri sürerek miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2019 tarihli ██████████ E. █████████ K. sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın babasından kendisine hangi yolla intikal ettiği hususunun davacıya açıklattırılması, mirasbırakanın sağlığında bağış, satış vb. yollarla ya da mirasçılar arasında pay devri suretiyle taşınmazın davacıya geçmiş olduğunun kanıtlanması halinde davacının taşınmazda hangi tarihten beri ne sıfatla ve ne şekilde zilyet olduğu yöntemince araştırılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 21.12.2023 tarihli ve █████████ E., █████████ K.sayılı kararı ile; taşınmazın önceki ve şimdiki niteliği ile ekonomik amaca uygun zilyetliğin ne zaman başladığı ve nasıl sürdürüldüğü hususlarının belirlenmesi, taşınmazın güneyinde dere olduğunun belirtilmesi nedeni ile keşfe jeolog bilirkişi götürülüp derenin aktif olup olmadığı, taşınmazın dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı hususlarının araştırılması, hava fotoğraflarının jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye incelettirilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- KARAR-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına Dosyanın Beyşehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 16.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!