Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve menfi tespit davalarında işçi ücretleri, SGK primleri ve fatura uyuşmazlıklarını ele alan istinaf başvurusunu değerlendirdi.
Özet: Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve itirazın iptali davalarında, davacı, davalı adına ödediğini iddia ettiği işçi ücretleri, SGK primleri ve vergileri gerekçe göstererek davalı tarafından başlatılan icra takibindeki borcun büyük bir kısmına itiraz ederken, davalı ise bu işçilerin davacının kendi personeli olduğunu savunarak icra takibinin haklılığını ileri sürmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: ████████ - Karar No:████████ T.C. ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ E-████████ KDAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkin asıl, itirazın iptali istemine ilişkin birleşen davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl davada Davacı ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davalı şirketin Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyasında 48.720,09 TL müvekkilinden alacaklı olduğundan bahisle icra takibinde bulunduğunu ve muhtelif faturalara dayandığını, müvekkili şirket kayıtlarında davalının alacağının 1.941,55 TL olduğunu, bu nedenle icra takibindeki fazlaya ilişkin talebe itiraz ettiğini ve kabul ettiği kısmı da vekalet ücreti ile birlikte defaten ödediğini, davacının fazlaya ilişkin talebinin haksız olduğunu, taraflar arasında █████/2017 tarihli ... Macunköy Yerleşkesi 24 Nolu bina tadilatı ve yine aynı tarihli Haberleşme Simülasyon Platformu Yapım işi sözleşmeleri olduğunu, sözleşmeler kapsamında tesisat ve elektrik işlerinin malzeme ve işçilikle montajını davalının üstlendiğini, davalı şirketin bir kısım evrakları tamamlayamaması nedeniyle, davalı tarafından istihdam edilen işçilerin ücret, SGK Primleri ve vergilerinin müvekkili tarafından davalı nam ve hesabına ödendiğini, tarafların dava konusu 24 Nolu bina tadilatındaki işler için anahtar teslimi 200.000,00 TL’ye anlaştıklarını, yine Simülasyon Platformundaki işler için 52.500,00 TL’ye anlaştıklarını, işlerin yapılıp bitirilme aşamasında da davalı şirketin müvekkili şirkete █████/2017 tarihli KDV dahil 62.611,01 TL bedelli ve █████/2017 tarihli 249.185,03 TL bedeli faturaları keserek gönderdiğini, müvekkilinin söz konusu faturaları taraflar arasındaki sözleşmelerin 3.3, 3.4 ve 4.1 maddelerine uygun olmadığından kabul etmeyerek iade ettiğini, davalıdan, müvekkilinin, davalı nam ve hesabına yaptığı, SGK, vergi ödemeleri, işçi ücret ve avansları için ödenen 98.653,05 TL’ nin de değerlendirmesinin yapılmasının istediğini, davalının bunun üzerine █████/2017 tarihli 61.950,00 TL bedelli ve 236.000,00 TL bedelli faturaları kestiğini ve eksik ödeme nedeniyle müvekkili hakkında icra takibinde bulunduğunu, davalı şirkete, Ankara 16. Noterliği'nin █████/2017 tarihli ihtarnamesinde de belirtildiği üzere, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’a ödenen 42.407,29 TL ücret, vergi ve sigorta primi +KDV olmak üzere fatura kesildiğini, davalının █████/2017 tarihli ihtarname ile faturaları iade ettiğini, ismi geçen işçilerin davalının işçileri olduğunu, bu durumun da SGK kayıtlarından tespit edilebileceğini, söz konusu işçilerin davalının işçileri olduğunu ancak taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkilinin işçisi olarak uhdesine alındığını, bu hususta taraflar arasında e-mail yazışmalarının da yapıldığını, söz konusu ödemeler de nazara alındığında müvekkilinin davalıya borcu olmadığını belirterek; takip talebinde istenilen ve müvekkili tarafından itiraz edilen 46.778,54 TL’den borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı ... Tesisat Tic. İnş. Ltd. Şti. vekili; usul yönünden davalının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, zira müvekkili tarafından ilamsız takip yapıldığını ve davalının takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğunu, bu nedenle ancak kendilerinin itirazın iptali davası açabileceğini, esas yönden ise davacının davasının haksız olduğunu, davacının bir kısım işçilerin, müvekkilinin işçileri olduğu halde, kendi bünyesinde çalışan işçi gibi gösterildiği iddiasının, işin doğasına aykırı olduğunu, zira müvekkilinin ticari bir şirket olup, işe aldığı kişileri sigortalı gösterebilecek yeterlilikte olduğunu, ayrıca müvekkilinin davalı ile malzeme+işçilik üzerinden anlaştığını, işçilik müvekkiline ait iken işçilerinin davacı bünyesinde gösterilmesinin mümkün olmadığını, davacının belirttiği işçilerin, davacının kendi işçileri olduğunu, bu durumun devletin resmi kayıtları ile de sabit olduğunu, hatta işçilerin müvekkilinin işini tamamlamasından sonra dahi davacının iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, davacının ileri sürdüğü hususu iddia edebilmesi için öncelikle iş mahkemesine dava açıp mevcut durumu düzelttirmesi gerektiğini belirterek davanın öncelikle hukuki yarar yokluğu nedeniyle, mahkeme aksi kanaate ise esastan reddini savunmuştur. Birleşen Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E-████████ K Sayılı Davada: Davacı ... Tesisat Tic. İnş. Ltd. Şti. vekili; müvekkilinin taraflar arasındaki sözleşme gereğince edimini tam ve eksiksiz yerine getirdiğini ve işleri teslim ettiğini, mukabilinde davacı yana toplam 303.603,49 TL tutarlı 6 adet fatura kesildiğini, davacının da bu faturalara itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlediğini böylece 303.603,49 TL üzerinden hesap mutabakatının sağlandığını, davalının çeşitli tarihlerde 254.883,34 TL ödeme yaptığını ancak 48.720,09 TL’yi ödemediğini, sonrasında davalı tarafından 46.778,54 TL yansıtma faturası düzenlediğini ancak kendilerinin itiraz ettiğini, kalan bakiyenin tahsili için Ankara 25. İcra Müdürlüğü'nün ██████████ Esas sayılı dosyası ile icra takibinde bulunulduğunu, davalının takibin 46.778,54 TL’lik kısmına itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu belirterek; itirazın iptali ile alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatı takdirini talep etmiştir. Davalı yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesinin █████/2019 tarih, ████████ Esas, ████████ karar sayılı kararı ile taraflar arasında imzalanan █████/2017 tarihli Macunköy ... Uydu Haberleşme Simülasyon Platformu Yapım İşlerinden Elektrik ve Mekanik işlerine ilişkin sözleşmenin götürü usulde 52.500,00 TL +KDV bedelli olduğu ve bedelin malzeme ile işçilik bedeline ilişkin olduğu, yine aynı taraflar arasındaki █████/2017 tarihli "Macunköy ... 24 no'lu Bina Yerleşim ve Muhtelif Islak Hacimler Yapım İşlerinden Elektrik ve Mekanik İşeri işine ilişkin sözleşmede de iş bedelinin götürü 200.000,00 TL+KDV bedelli olduğu her iki sözleşmenin de 5. maddesinde sözleşme bedeline dahil olan giderlerin belirtilerek "Taahhüdün yerine getirilmesine ilişkin ulaşım, sigorta, vergi, nakliye, yemek, konaklama, resmi harç giderleri sözleşme bedeline dahildir" denildiği, toplanan delillere, taraflar arasındaki sözleşmede e-posta ile bildirim yapılmasının kararlaştırılmış olmasına, bilirkişi raporunda belirtilen e-posta yazışma içeriklerine ve özellikle ... Tesisat tarafından, ... İnşaata gönderilen ... Hesap Kapatma İcmalinde açıkça, davacının, davalının işçisi olduğunu iddia ettiği işçilere yapılan ödemeleri, alacağından mahsup ederek hesap çıkartmış olmasına göre; öncelikle asıl dava davalısının, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığı itirazının; asıl davada davacının iddiasının, dava dışı kişilere yapılan ödemelerden kaynaklanması nedeniyle, dava dışı işçilere yapılan ödemenin ve SGK ödemelerinin iş bedeline sayılıp sayılmayacağı hususunda belirsizliğin giderilmesini istemesinde, davalının alacaklı olduğu iddiasını sürdürmesi karşısında, borca itiraz etmesine rağmen hukuki yararı bulunduğundan yerinde görülmediği, taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki en önemli hususun, davacının işçisi gözüken, dilekçede belirtilen kişilerin gerçekte davalının işçisi olup olmadığı, söz konusu işçilere yapılan işçi ücreti ödemelerinin, SGK prim borçlarının davalının iş bedelinden mahsup edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu, HMK’nın 200. maddesi gereğince hukuki işlemlerde bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri.... ilişkin işlemlerin, tanık ile ispat sınırını aşması halinde yazılı delil ile ispatlanması zorunlu ise de, HMK'nın 199. maddesi kapsamında e-postanın belge mahiyeti olmasının yanı sıra, yazılı delil ile ispatlanacak hususlarda HMK'nın 193. maddesi kapsamında delil sözleşmesi yapılabileceği, tarafların, sözleşmede bildirimlerin e-posta şeklinde yapılabileceğini kararlaştırdığı durumlarda, bu hususta yapılan anlaşma, delil sözleşmesi mahiyetinde olacağından, söz konusu işlemlerin e-posta yolu ile de kanıtlanabileceği, davacının kendi çalışanı olarak SGK kayıtlarında belirtilen ve dilekçede açıklanan işçilerin davalı yararına çalıştırdığından bahisle bu işçilere yapılan ödemelerden ve SGK primlerinden davalı ... Tesisatın sorumlu olacağını iddia ettiği, iddiasını da, söz konusu işçilerin öncesinde ... Tesisat yanında çalıştığı, sözleşme ile birlikte zorunluluk nedeniyle kendisi yanında işçi gösterildiği iddiasına dayandırdığı, bu kapsamda taraflar arasındaki e-posta yazışmalarını delil olarak sunduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerin 2.5 maddesinde taraflar arasındaki bildirimlerin e-posta olarak yapılabileceğinin kararlaştırılmış olup ilgili maddenin bu haliyle delil sözleşmesi mahiyetinde olduğu gibi, e-postaların da HMK'nın 199. maddesi kapsamında belge mahiyetinde olduğu ve delil başlangıcı sayılacağından, içeriğinin kanıtlanması halinde delil olarak kabul edilebileceği, bu çerçevede her ne kadar davalı/ birleşen dava davacısı söz konusu işçilerin kendi işçisi olmadığını iddia ederek söz konusu işçilere yapılan ödemelerin ve SGK borçlarının iş bedelinden mahsup edilemeyeceğini iddia etmiş ve sözleşmede davalının işçilerinin davacı yanında çalışmasına ilişkin hüküm yok ise de, tarafların, sözleşmenin ifası sırasında bu yönde karar almalarının, aksi kararlaştırılmadıkça davalı yükleniciyi, (sözleşmenin malzeme ve işçilik bedeline ilişkin olması nedeniyle) söz konusu işçilerin ücret ve SGK prim borçlarının ödenmesi sorumluluğundan kurtarmayacağı, dosyaya sunulan ve her iki tarafın bilgisayar kayıtları ile içeriği bilirkişi tarafından teyit edilen e-posta yazışmalarında, davacı ... İnşaat'ın söz konusu işçilere ait kişisel bilgileri davalı ... Tesisattan temin ettiği gibi, yapmış olduğu maaş ödemelerini davalı tarafa bildirdiği, davalı tarafından söz konusu ödemelere itiraz edilmediği gibi, aksine davalı ... Tesisat yetkilisi tarafından bizzat gönderilen █████/2017 tarihli e-posta ekinde sunulan ... Hesap Kapatma başlıklı e-postasında, söz konusu işçilere yapılan ödemeleri, kendi namıma yapılan ödeme olarak kabul ederek, davacı ... İnşaatın iddiasını teyit ettiği, bu durumda gerek sözleşmelerin 2.5 maddesi çerçevesinde, gerekse davalının bilgisayar kayıtları ile; davacı ... İnşaatın, kendisi yanında çalışmakla beraber, davalının işçisi olan işçilere yapılan ödemeleri ve SGK primlerini davalının alacağından mahsup edebileceği, yapılan mahsup işleminin kabulü halinde de, gerek davacı defterine gerekse de davalının defterine göre davalının talep edebileceği alacağı bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davacının takibe itiraz ettiği miktar olan 46.778,54 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada ise bu nedenle davanın reddine karar verilmiş, kararın davalı birleşen dosya davalısı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 23.02.2022 tarihli, ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile asıl ve birleşen davanın, taraflar arasındaki eser sözleşmelerinden kaynaklanan menfi tespit ve itirazın iptali istemlerine ilişkin olduğu, taraflar arasında █████/2017 tarihli dava dışı ...'ın Macunköy Yerleşkesi 24 Nolu bina tadilatı ve yine aynı tarihli Haberleşme Simülasyon Platformu Yapım işleri kapsamında tesisat ve elektrik işlerinin malzeme ve işçilikle yapımı ve montajı hususunda TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen nitelikte eser sözleşmeleri bulunduğu, davacı-birleşen davada davalının ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. yüklenici, davalı-birleşen davada davacının ... Tesisat Ticaret İnşaat Ltd.Şti. taşeron olduğu, taraf beyanları ile dosyadaki bilgi ve belgelerden taşeronun, üstlendiği edimlerini ifa ederek teslim ettiği hususunda da bir ihtilaf bulunmadığı, bununla birlikte asıl davada davacı yüklenici ... İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. vekilince; taşeron şirketin bir kısım evrakları tamamlayamaması nedeniyle, bazı işçilerinin ücret, SGK Primleri ve vergilerinin müvekkili tarafından davalı nam ve hesabına ödendiği ileri sürülerek, bu ödemelerin taşeronun iş bedelinden mahsubu ile müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitini talep ettiği, dava dilekçesi ile birlikte 26 kalem delile dayandığı, davalı taşeron ... Tesisat Ticaret İnşaat Ltd.Şti. vekilinin ise; müvekkili şirketin, işe aldığı kişileri sigortalı gösterebilecek yeterlilikte olduğunu, davacının belirttiği işçilerin, davacının kendi işçileri olduğunu, hatta işçilerin müvekkilinin işini tamamlamasından sonra dahi davacının iş yerinde çalışmaya devam ettiğini belirterek; asıl davanın reddini savunduğu, birleşen davada ise, bakiye iş bedelinin tahsili için yapılan ilamsız takibe itirazın iptalini talep ettiği; asıl davaya süresinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde ve birleşen davasındaki dava dilekçesinde delillerini bildirdiği, mahkemece taraflarca gösterilen bir kısım deliller toplandıktan sonra dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; bilirkişiler S.M.Mali Müşavir ... ve Bilgisayar Programcısı ... tarafından düzenlenen █████/2019 tarihli raporda; her iki tarafın da bilgisayarında bulunan e-mail yazışmalarının birbirini teyit ettiği, █████/2017 tarihinde ... Tesisat (... ...) tarafından ... İnşaat'a gönderilen e-posta içeriğinde ..., ..., ..., ... ... isimli kişilerin TC bilgilerinin yer aldığı, █████/2017 tarihli ... Tesisat çalışanı tarafından ... İnşaat'a gönderilen e-postada, ... ve ... isimli kişilerin İBAN no'larının yer aldığı, █████/2017 tarihli ... İnşaat tarafından ... Tesisat'a gönderilen e-postalarda ..., ..., ... isimli kişilerin SGK işe giriş bildirimleri, TC kimlik bilgileri, iş sağlığı ve güvenliği evraklarının bulunduğu, █████/2017 tarihli ... İnşaat tarafından ... İnşaat'a gönderilen Personele Yapılan Ödemeler başlıklı e-posta içeriğinde ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... isimli kişilere yapılan ödemelerin excell ortamında rapora eklendiği, █████/2017 tarihli ... Tesisat tarafından ... İnşaat'a gönderilen ... Hesap Kapatma başlıklı e-postada ise exel olarak yapılan işler, faturalar personele yapılan ödemeler ve sözleşme dışı yapılan işlerle ilgili dökümlerin yer aldığı, █████/2017 tarihli Yapılan Personel Ödeme Dekontları başlıklı e-postada ise ..., ... isimli kişilere ait dekontların bulunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarını inceledikleri özetle; mahkemenin ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın ... Tesisatın işçisi olduğunun kabulü halinde sözleşme hükümleri çerçevesinde, davacının 43.170,62 TL yansıtma işçilik faturası ve 3.608,92 TL SGK ödemesi olmak üzere davacının ticari defterlerinde kayıtlı 46.779,54 TL'nin davalının işçileri nedeniyle ödeme yapıldığının kabulü halinde davacının borçlu olmadığı, söz konusu işçilerin davacının sorumluğunda olduğunun kabulü halinde ise söz konusu SGK ödemesi ve yansıtma faturasının davalının ticari defterlerinde görülmemesi nedeniyle davalının ticari defterlerine göre 46.778,54 TL alacaklı olduğu, ancak ... Tesisat tarafından SGK'ya eksik işçilik bildirimi yapıldığı ve bu kapsamda 26.772,29 TL'nin davalı ... tarafından işçi ücreti, sigorta primi ve vergi maliyeti olarak davalı adına ... inşaat tarafından yatırıldığının asgari işçilik uygulamasına göre açık olduğu, davacının, davalının işçileri olduğunu iddia ettiği işçilerin mahkemece kabul edilmemesi halinde 26.772,29 TL ödemenin davalının 46.778,54 TL alacağından mahsubu gerekeceğinden asıl dava davalısı-birleşen dava davacının alacağının 20.055,71 TL olduğunun mütalaa edildiği, bu rapora asıl davada davalı-birleşen davada davacı taşeron ... Tesisat Ticaret İnşaat Ltd.Şti.vekilince süresinde itiraz edildiği, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamındaki işlerin █████/2017 tarihinde teslim edildiği, bu tarihten sonra şirketin çalışması olmadığı ileri sürülerek, █████/2018 tarihli dilekçelerinde de celbini talep ettikleri belgelerin dava dışı iş sahibi ...'dan istenmesini, yine iş sahibinden söz konusu işçilerin iş yerine giriş çıkış kayıtlarının istenmesini, işçilerden ...'ün belirlenen tarihlerde asker olması nedeniyle SGK'dan kayıtlarının istenmesini, bu belgeler celp edildikten sonra hesabın yeniden yapılması için ek rapor alınmasını talep ettiği, mahkemece, bu talep raporun karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle reddedildiği, hukuki dinlenilme hakkının düzenlendiği HMK'nın 27. maddesine göre davanın taraflarının, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, hukuki dinlenilme hakkının yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği, her ne kadar mahkemece bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacının bilirkişi raporuna karşı itirazlarının reddine karar verilmiş ise de; taşeron tarafından gönderilen hesap kapatma e-mailinde kabul edilen işçi maaş ödemelerinin, yine e-mailde kabul edilen SGK ve vergi ödemelerinin bilirkişi raporu ile uyumlu olmadığı, hukuki dinlenilme hakkının bir sonucu olan ispat hakkı kapsamında davalı-birleşen davada davacı taşeron tarafından taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında işlerin █████/2017 tarihinde teslim edildiği, bu tarihten sonra şirketin çalışması olmadığı savunması kapsamında süresinde verilen dava ve cevap dilekçelerinde toplanmasını talep ettiği, delilleri toplanmadan ve bu savunmalarına yönelik ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin de doğru olmadığı, mahkemece yapılması gereken işin; taraf iddia ve savunmaları kapsamında, davalı-birleşen davada davacı taşeron vekilince süresinde ve usulüne uygun olarak gösterilen delilleri de toplandıktan sonra, yargılama sırasında toplanan diğer tüm deliller ile birlikte değerlendirme yapılmak suretiyle, kök rapora itirazların karşılanmasını da sağlayacak, denetime elverişli ek rapor alınarak sonucuna göre asıl ve birleşen dava yönünden karar verilmesi olduğu gerekçesi ile kararın kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra yapılan yargılamada; taraflar arasındaki sözleşmede eposta ile bildirim yapılmasının taraflarca kararlaştırıldığı, bilirkişi raporlarında belirtilen eposta yazışma içeriklerine, davalı birleşen davada davacı tarafın davaya konu işçilik ödemeleri tartışılan dava dışı işçilerin SGK kayıtlarında değişiklik için herhangi bir başvuruda bulunmaması ve şikayet dilekçesi sunacağının söylenilmesine rağmen bu haklarını kullanmaması hususları ile özellikle ... Tesisat tarafından, ... İnşaata gönderilen ... Hesap Kapatma İcmalinde açıkça, davacının, davalının işçisi olduğunu iddia ettiği işçilere yapılan ödemeleri, alacağından mahsup ederek hesap çıkartmış olmasına ve Karar ilamı sonrasında alınan ek ve kök raporlara göre; öncelikle asıl dava davalısı, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını iddia etmiş ise de, davacının borçlu olmadığına ilişkin iddiası, dava dışı kişilere yapılan ödemelerden kaynaklanması, davalının alacağının varlığı konusunda iddiaları, davacının da dava dışı işçilere yapılan ödemenin ve SGK ödemelerin iş bedeline sayılıp sayılmayacağı hususunda belirsizliğin giderilmesini istemesinde, davalının alacaklı olduğu iddiasını sürdürmesi karşısında, borca itiraz etmesine rağmen hukuki yararı bulunduğu, taraflar arasındaki asıl ve birleşen davadaki en önemli hususun, davacının işçisi gözüken dilekçede belirtilen kişilerin gerçekte davalının işçisi olup olmadığı, söz konusu işçilere yapılan işçi ücretlerinin, SGK prim borçlarının davalının iş bedelinden mahsup edilip edilemeyeceğine ilişkin olduğu, davacının kendi çalışanı olarak SGK kayıtlarında belirtilen ve dilekçede açıklanan işçilerin davalı yararına çalıştırdığından bahisle bu işçilere yapılan ödemelerden ve SGK primlerinden davalı ... Tesisatın sorumlu olacağını iddia ettiği, iddiasını da, söz konusu işçilerin öncesinde ... Tesisat yanında çalıştığı, sözleşme ile birlikte zorunluluk nedeniyle kendisi yanında işçi gösterildiği iddiasına dayandırdığı, bu kapsamda taraflar arasındaki eposta yazışmalarını delil olarak sunduğu, taraflar arasındaki sözleşmelerin 2.5 maddesinde taraflar arasındaki bildirimlerin eposta olarak yapılabileceği kararlaşırılmış olup ilgili madde bu haliyle delil sözleşmesi mahiyetinde olduğu gibi, epostaların HMK'nun 199 maddesi kapsamında belge mahiyetinde olduğundan ve delil başlangıcı sayılacağından, içeriği kanıtlanması halinde delil olarak kabul edilebileceği, bu çerçeve de her ne kadar davalı-birleşen dava davacısı söz konusu işçilerin kendi işçisi olmadığını iddia ederek söz konusu işçilere yapılan ödemelerin ve SGK borçlarının iş bedelinden mahsup edilemeyeceğini iddia etmiş ve sözleşmede davalının işçilerinin davacı yanında çalışmasına ilişkin hüküm yok ise de, tarafların, sözleşmenin ifası sırasında bu yönde karar almaları, aksi kararlaştırılmadıkça davalı yükleniciyi, (sözleşmenin malzeme ve işçilik bedeline ilişkin olması nedeniyle) söz konusu işçilerin ücret ve SGK prim borçlarının ödenmesi sorumluluğundan kurtarmayacağı, dosyaya sunulan ve her iki tarafın bilgisayar kayıtları ile içeriği bilirkişi tarafından teyit edilen eposta yazışmalarında, davacı ... İnşaat tarafından söz konusu işçilere ait kişisel bilgileri davalı ... Tesisattan temin ettiği gibi, yapmış olduğu maaş ödemelerini davalı tarafa bildirdiği, davalı tarafından söz konusu ödemelere itiraz etmediği gibi, aksine davalı ... Tesisat Yetkilisi tarafından bizzat gönderilen █████/2017 tarihli eposta ekinde sunulan ... Hesap Kapatma başlıklı epostasında, söz konusu işçilere yapılan ödemeleri, kendi namıma yapılan ödeme olarak kabul edilerek, davacı ... İnşaatın iddiasını teyit ettiği, karar ilamı sonrasında da bu hususların aksine bir delil dosyaya ibraz edilemediği, bu durumda gerek sözleşme 2.5 maddesi çerçevesinde gerekse davalının bilgisayar kayıtları ile davacı ... İnşaat, kendisi yanında çalışmakla beraber, davalının işçisi olan işçilere yapılan ödemeleri ve SGK primlerini davalının alacağından mahsup edebileceğinden, yapılan mahsup işleminin kabulü halinde de, gerek davacı defterine gerekse de davalının defterine göre davalının talep edebileceği alacağı bulunmadığından; asıl davanın kabulü ile davacının takibe itiraz ettiği miktar olan 46.778,54 TL borçlu olmadığının tespitine, birleşen davada ise aynı nedenle davanın reddine karar verilmiştir. Davalı-birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin teyidi olmayan mail kayıtlarına göre inceleme yapan bilirkişi raporunu kabul etmediği ve bu raporları bozma gerekçesi yaptığı, mahekemece yeniden düzgün bir araştırma yapılması gerekirken, bölge adliye mahkemesinin bozma nedeni yaptığı aynı bilirkişi heyetinden tekrar tekrar rapor aldırıldığı, bu durumun usuli müktesep haklarına açıkça aykırı olduğu gibi itirazlarının da mahkemece karşılıksız bırakıldığı, asıl davada ... Şirketinin, bir kısım işçilerin gerçekte müvekkil şirketin işçileri olmasına rağmen kendi şirketleri üzerinden sigortalı gösterildikleri ve primlerinin de bu şekilde yatırıldığına iddia ettiği, mahkemece de bu durumun kabul edildiği, öncelikle sgk kayıtlarının kesin delil olduğu, 5510 sayılı yasa gereğince bu kayıtların sgk tarafından değiştirilip/düzeltilmedikçe tüm tarafları ve hatta mahkemeleri dahi bağladığı, dolayısıyla davacının bu iddiasının açıkça TBK 19. madde kapsamında muvazaa ikrarı olup, muvazaa işlemini yapan tarafın, muvazaasına dayanarak hak iddia edemeyeceği, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için iddia edilen çalışanların, ... Tesisat çalışanı olduğu kanaatine varması halinde dahi davacı/birleşen dosyada davalısının kendi muvazaasına dayanması mümkün olmadığından; ... tarafından ikame edilen iş bu davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bam'ın anılan kararının gerekçelerinden birinin de iş bitim tarihinin ve iddialarının araştırılması olduğu, ancak, mahkemece bu durumlar dikkate alınmadan, aynı bilirkişiler tarafından hazırlanan rapora itibar edilerek, anılan raporun hükme esas alındığı, oysa ki, iş bitim tarihinin 31.05.2017 olduğu, bilirkişinin buna aykırı olarak ... ve ... arasındaki iş bitim tarihini, müvekkil şirketin işi ... profile teslim ettiği tarih olarak değerlendirdiği, bilirkişi heyetinin alt işveren-üst işveren ilişkisinden bihaber olduğu, uyuşmazlık konusunu anlayamadığı, davanın taraflarının ... ile ... tesisat olduğunu bilmeyerek eksik ve yetersiz bir rapor tanzim ettiği, davada ...’ın asıl iş sahibi olup, işi ... Profile taşere ettiği, Bu nedenle ...'ın iş bitim tarihini ileri ki bir tarih olarak belirtmesinin müvekkilin iş teslim tarihinden bağımsız olduğunu, nitekim müvekkil şirket ...'e işi zamanında teslim etmiş olup, bu konuda taraflar arasında bir husumet bulunmadığı, aksinin kimse tarafından iddia edilmediği, bilirkişinin ise bu konuda tarafların beyanı dışına çıkarak ve tarafların bu yönde bir iddiası dahi yokken iş bitim tarihini dahi kendi yorumuna dayalı olarak belirlemiş ve buna göre bir hesaplama yaptığı, ...'dan gelen giriş çıkış kayıtları ile müvekkilin, davacı ile yaptığı sözleşme sonucunda tüm edimleri yerine getirdikten sonra dahi ve hatta 2018 yılında bile dava konusu edilen işçilerin ... kampüsüne giriş çıkış yaptıklarının ortaya çıktığı, iş bitim tarihinin bir an için Temmuz ayı olduğu kabul edilse dahi, işçilerin 2018 yılında bile ... kampüsüne giriş çıkış yapmasının, işçilerin gerçekten de davacı ... Profilin işçileri olduğunu gösterdiği, tarafların hiçbir zaman işin teslim tarihine itiraz etmediği, müvekkilinin işi teslim ettikten sonra ise kendi işçilerinin kampüse girmeye devam etmesi için hiçbir sebep kalmadığından bu konuda aslında haklılıklarının açıkça ortaya konduğu, kaldı ki müvekkil bünyesinde sigortalı olarak çalıştığı belirtilen işçilerin, (..., ..., ..., ...) çıkışlarının verildiği tariin de iş bitim tarihi ile uyumlu olup, onları daha sonrasında ...'a tekrar giriş çıkış yapmadıklarının da bilirkişi raporu ile de sabit olduğu, ancak tüm bu hususlara rağmen mahkemece yine eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiği, mahkemece BAM kararına aykırı olarak ısrarla ve sadece mail kayıtlarına göre bir değerlendirme yapıldığı, kabul anlamına gelmemekle birlikte, bir an için tüm bu e-postalar delil olarak kabul edilse dahi; ilgili kayıtların, Devletin resmi kayıtlarına açıkça aykırı olduğu, davacının bahsettiği işçilerin davacının SGK nezdinde kayıtlı, işe giriş ve çıkış bildirgeleri verilmiş olan resmi kayıtlı işçileri olduğu, bu hususun davacının kabul ve ikrarında bulunduğu, hatta bu işçilerin, müvekkilin davacının işini tamamlamasından ve şantiyeyi terk etmesinden sonra dahi davacı bünyesinde çalışmaya devam ettiği, devletin bir kamu kurumu olan SGK’nın resmi kayıtlarının ise kesin delil olduğu, bunların ancak Kurum görevlilerince tutulacak tutanaklar veya kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla değişebileceği, (e-mail yazışmaları vs. ile değil) bahsi geçen mahkemenin ise İş Mahkemeleri Kuruluş Kanunu gereği “İş Mahkemeleri” olduğu, Ticaret Mahkemesinin böyle bir görevi bulunmadığı, 5510 sayılı Yasa gibi emredici bir kanun hükmü varken, öncelikle oradaki usullerin uygulanmasının sağlanması gerektiği, işçilerin müvekkil şirkette çalıştıkları noktasında delil olarak değerlendirilen e-postaların, her iki tarafın da bilgisayarında bulunan ve taraflarca okunduğu tespit edilen teyit edilmiş e-postalar olarak değerlendirildiği, ancak bu değerlendirmenin, taraflar arasında akdedilen sözleşmeye açıkça aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 2-5 maddesi uyarınca, taraflar arasında faks veya email yoluyla yapılan bildirimlerin geçerliliğinin, bildirimi alan tarafın teyidine bağlı kılındığı, nitekim bu yazışmalara ve e-maillere teyit vermediklerini, bahsi geçen davacı delillerinin (email çıktılarının) delil olarak kullanılmasına ve değerlendirilmesine muvafakat etmediklerini cevap dilekçesi ile tüm yazılı ve sözlü beyanları ile daha önce bildirdiklerini, kaldı ki maillerin okunmuş olmasının onay verildiği anlamını taşımadığı, küçük bir işletmeye sahip olan müvekkil şirkette maillerin herhangi bir kimse tarafından okunmasının dahi mümkünken, sırf mailler okundu diye teyit edilmiş anlamını taşımadığı, kaldı ki mail kayıtları incelendiğinde de dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak herhangi bir husus ihtiva etmediği, ilgili personellerle ilgili müvekkil şirket tarafından herhangi bir beyanda veya açıklamada bulunulmadığı cevap yazılmadığı, maillere onay verilmediğinin anlaşıldığı, dosyaya celp edilen resmi kayıtların, mahkemece dikkate alınmadığı, Ankara Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü’nün, Sincan Sosyal Güvenlik Merkezi'nden gelen müzekkere cevapları incelendiğinde, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu kişilerin davada bahsi geçen Macunköy Yerleşkesi 24 Numaralı Bina Tadilatı Yapım İşi ile ... Haberleşme Simülasyon Platformu Yapım İşi süresince ve/veya söz konusu işlerden önce ve sonra müvekkil şirket nezdinde SGK kaydı bulunmadığının anlaşıldığının beyan edildiği, Mahkemece SSK yazı yazılarak, karşı tarafça kayıtların düzeltilmesi yönünde bir beyanlarının olup olmadığının sorulduğu, ancak, Ostim SGM’den gelen belge içeriklerine göre karşı yan ... şirketinin işçilerine dair bir düzeltme beyanının olmadığını tespit ettiği, davalının iddialarının resmi belgelerle çeliştiği, -kesin delil- hükmündeki bu belgelerde karşı yanın iddialarının aksinin yer aldığı sabit hale geldiği, devletin resmi kamu kurumuna ilişkin kayıtlar mevcutken, aksinin asla teyit dahi vermedikleri mail kayıtları ile ispatlanmaya çalışılması ya da sigorta kayıtlarının yorumlanması suretiyle somut gerçekliğin soyut beyanlar ile ispatlanmaya çalışılmasının kabul edilemeyeceği, diğer yandan, muvazaasına dayanarak ödenen işçi sigortaları ve diğer ferilerini müvekkil şirketten talep edemeyeceğinin hukuki olarak sabit olduğu, bu nedenle, ... Macunköy Yerleşkesi 24 No'lu bina tadilatı ve ... uydu haberleşme simülasyon yapım işleri için müvekkil şirket ile imzalanan sözleşmeler kapsamında müvekkilin alacaklı olduğu, dosya içeriğinden ve tarafların ticari defterlerinden açıkça anlaşıldığı, bir başka anlatımla, ... Şirketi tarafından iddia edilen muvazaalı işçilik ödemelerinin, yine ... Şirketi tarafından tutulan ticari defterlerdeki borç kaydından düşülmesi durumunda, birleşen itirazın iptali davamızdaki haklılıklarının ortaya çıktığı, çünkü ... Şirketinin muvazaalı olan ve hukuken talep etmesi mümkün olmayan işçilik ödemelerini hukuka aykırı olarak müvekkile yapması gereken ödemelerden mahsup ettiği, SGK Kayıtlarına göre, ihtilaflı işçilerin tamamının sigorta girişlerinin karşı tarafça yapılmış olması ve karşı taraf ile 08.03.2017 tarihinde imzalanan her iki sözleşmenin 2-5 maddesinde, e-posta yazışmalarının, teyit şartına bağlanmış olması nedeniyle delil olarak kullanılamayacak olması nedeniyle itirazın iptali davamızın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava ve birleşen dava eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit ve itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince asıl davada davalıdan alınması gereken 3.195,44 TL istinaf karar harcından peşin alınan 798,87 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.396,57 TL harcın asıl davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince birleşen davada davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın birleşen davada davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı birleşen dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harçlarının kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdıre-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır