Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin, eser sözleşmesinden doğan poligon direkleri teslimatı gecikmesi, kur artışı uyarlama talebi ve davacının uğradığı zarar ile çek iadesi istemine dair kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve çek iadesi talepli bir uyuşmazlığı ele almaktadır. Davacı, davalı tarafın sözleşme konusu poligon direklerini taahhüt edilen sürede teslim etmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshederek malları daha yüksek bedelle başka bir firmadan temin etmek zorunda kaldığını ve davalıya ödeme olarak verilen çekin iade edilmediğini belirterek maddi zararının karşılanmasını talep etmektedir. Davalı ise çekin geç teslim edildiğini, sözleşme imzalandıktan sonra döviz kurundaki ani yükseliş nedeniyle ham madde maliyetlerinin arttığını, bu durumun sözleşmenin uyarlanmasını gerektirdiğini ve müvekkilinin sözleşmedeki fiyat farkı hakkını kullanmak istediğini savunarak, davacının zarar iddialarının soyut olduğunu ve taleplerinin haksız olduğunu beyan etmektedir.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: ████████ - Karar No:████████ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ████████ KARAR NO : ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : █████/2025NUMARASI : ████████ E-████████ KDAVANIN KONUSU : Tazminat ve Çekin İadesi (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat ve çekin iadesi istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili: Taraflar arasında 06.08.2018 tarihinde 703 adet ADI █████ özel imalat cinsi ve 19 adet AD2 █████ özel imalat cinsi poligon direklerinin satımı hususunda bir satış sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede, sözleşme konusu malzemelerin KDV dahil 320.381,80 TL bedel ile ve söz konusu bedelin siparişte verilecek 150 gün (teslim tarihine istinaden 90 gün) vadeli çekle ödenmesi hususunda anlaşıldığını, çek orijinalinin davalı şirkete teslimi ile sözleşme konusu mallardan ankrajların 10 gün içinde, direklerin ise 6-8 hafta içinde tesliminin kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin sözleşme bedeli için düzenlenen çeki sözleşme tarihinden 3 gün sonra teslim almasına rağmen sözleşme konusu malları sözleşmede kararlaştırılan sürede müvekkiline teslim etmediğini ve edimin ifasından kaçındığını, davalının çeki teslim aldıktan sonra hammadde alamadığını iddia etmesinin iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, davalının sözleşme ile yüklenmiş olduğu edimini, sözleşme bedeline binaen müvekkilinden çek almasına rağmen yerine getirmediğini, müvekkilinin 11.09.2018 tarihinde davalıya ihtarname keşide ettiğini, davalının ise cevabi ihtarında sözleşmenin uyarlanmasını talep ettiğini, müvekkilince 21.09.2018 tarihli ihtarname ile mevcut sözleşme hükmüne mutabık kalınmasının bildirildiğini, ancak davalının cevabi ihtarnamesi ile yeniden uyarlama talep ettiğini ve edimin ifasından kaçındığını, bunun üzerine müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ve dava dışı Milli Savunma Bakanlığı ile yapmış olduğu sözleşmenin daha fazla gecikmemesi ve müvekkilinin daha fazla maddi kayıp yaşamaması adına feshedilen sözleşme konusu malların temini amacıyla dava dışı ...…AŞ ile 01.10.2018 tarihli KDV dahil 449.783,76TL bedelli satış sözleşmesi imzalamak zorunda kaldığını, yani müvekkilinin davalının edimini ifa etmemesi nedeniyle sözleşme konusu malları başka bir şirketten 109.662,68 TL daha fazla bedel ile almak zorunda kalması ve üstüne davalı şirkete sözleşme bedeli için verdiği çeki de alamaması nedeniyle maddi kayıp yaşadığını belirterek, öncelikle davalının sözleşmeye istinaden almış olduğu 320.381,00 TL bedelli çekin dava sonuna kadar tahsil edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazla hakları saklı olarak davalının 06.08.2018 tarihli satış sözleşmesinden doğan ifa borcunu yerine getirmemesi, dolayısıyla müvekkilinin uğramış olduğu 109.662,68TL menfi zarar kaleminin muacceliyet tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsiline, davalı şirketin sözleşme bedeline binanen almış olduğu toplam 320.381,00 TL bedelli çekin, ifasını yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili: Davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında akdedilen 06.08.2018 tarihli sözleşmenin vade ve ödeme şeklini düzenleyen maddesinde çekin siparişte verileceğinin açıkça belirtildiğini, ancak davacı tarafından çekin 3 gün gecikme ile 09.08.2018 tarihinde müvekkiline verildiğini, sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra bir haftalık süre içerisinde dolar kurunun çok yükseldiğini, sözleşme bedeli Türk Lirası üzerinden belirlenmiş olsa da müvekkili tarafından imal edilecek ürünlere ilişkin ham maddelerin (sac, çinko vb.) büyük kısmının döviz ile tedarik edildiğini, bu sebeple sözleşmenin BK 138. maddesi gereğince uyarlanması şartlarının oluştuğunu, ayrıca taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 8. maddesinde de yüklenicinin avans alınmamış siparişlerde, hammadde fiyat artış koşullarında fiyat farkı uygulaması yapma hakkının saklı tutulduğunu, ancak müvekkilinin uyarlama talebinin davacı tarafından reddedildiğini, ayrıca davacı tarafından 09.08.2018 tarihinde verilen çekin 17.01.2019 keşide tarihli olduğunu, yani çekin vadeli olup peşin ödeme niteliğinde olmadığını, Çek Kanununa göre düzenleme tarihinden önce çekin bankaya ibrazının geçersiz olduğunu, davacının zarar iddiasının soyut olup hiçbir delile de dayanmadığını belirterek ihtarnameye rağmen davacının çeki teslim almaması nedeniyle 320.381,00TL bedelli çek için tevdi mahalli tayin edilmesine, çekin iade edilmesi haricindeki davacı taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile taleplerinin tümünün reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince:Davanın, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davacı iddiasına göre belirlenen süre içeresinde sözleşmeden doğan ifa borcunun yerine getirilmemesinden kaynaklanan menfi zarar ile iş bedeli olarak verilen çekin iadesi istemine ilişkin olduğu, mahkemenin ████████ E., ████████ K. sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırıldığı, kaldırma kararı doğrultusunda davacı vekili tarafından noksan harcın tamamlanmış olduğu, taraflar arasında akdedilen 06.08.2018 tarihli sözleşmeyle, 703 adet AD1 █████ özel imalat cinsi ve 19 adet AD2 █████ özel imalat cinsi poligon direklerinin davalı tarafından satımına ilişkin sözleşme yapıldığı, sözleşmede; sözleşme konusu malzemelerin 320.381,80TL (KDV dahil) bedel ile ve söz konusu bedelin siparişte verilecek 150 gün (teslim tarihine istinaden 90 gün) vadeli çek ile ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, çek aslının davalı şirkete teslimi ile sözleşme konusu mallardan ankrajların 10 gün içinde, direklerin ise 6-8 hafta içinde tesliminin kararlaştırıldığının tespit edildiği, sözleşme tarihi olan 06.08.2018 tarihinden 3 gün sonra davacı tarafından davalıya ... Bankası A.Ş.'ne ait, davalı lehine düzenlenmiş, 17.01.2019 tarihli, keşide yeri Ankara olan, 320.381,00TL bedelli çekin verilmiş olduğu, davalı tarafından işin ifa edilmemesi üzerine, davacı tarafından sözleşme konusu işin ifası, dava dışı ... A.Ş.'ne yaptırılmış ve KDV dahil toplam 899.573,52 TL ödeme yapılmış olduğu, davacının, dava konusu işin ifa edilmemesi üzerine, sözleşme konusu işin ifasının, dava dışı ... A.Ş.'ye yaptırıldığını ileri sürerek oluşan menfi zararının tahsili ile iş bedeli olarak verilen dava konusu çekin iadesine karar verilmesini istediği, davalının ise, çek tesliminden sonra, hammadde alımının dolar üzerinden yapılması ve sözleşmenin imzalandığı 06.08 2018 tarihinden sonra Türkiye'de döviz oranlarının yükselmesi sebebi ile hammadde alınamadığını, davacının uyarlama tekliflerini kabul etmediğini, bu nedenle sözleşmenin ifasına başlanamadığını savunduğu, davalının, sözleşmenin ifa edilmeme sebebi olarak döviz kurunda meydana gelen artışı gösterdiği, ancak, Yüksek Mahkeme tarafından, Türkiye'de yıllardan beri istikrarlı bir ekonomi olmadığından, Türk parasının, dolar ve diğer yabancı para birimleri karşında değer kaybetmesinin öngörülemez olarak kabul edilmediği, kaldı ki, davalının tüzel kişi tacir olduğu ve basiretli davranması gerektiği nazara alındığında, uyarlama talebinin yerinde olmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamından davacı ... A. Ş.'nin davalıdan temin edemediği poligon direklerini, üretici firma olmayan dava dışı ... firmasından satın aldığı, bu firmanın ise poligon direklerini dava dışı imalatçı ... firmasından tedarik ettiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmede poligon direklere ait imalat projeleri incelendiğinde; TEDAŞ Galvanizli Aydınlatma Direkleri Tip Projelerinde bulunmayan,"özel imalat" oldukları ve dava dışı ... firmasından temin edilen direklerin sözleşmede belirlenen kg'den fazla olduğunun tespit edilldiği, davalıdan alınacak direk ağırlıklarının 62 kg ve 68 kg oldukları, buna karşın; dava dışı ... Şirketi'nin ... firmasından temin ettiği direklerin ağırlıklarının AD1-█████ tipi poligon direk için 80 kg ve AD2-█████ tipi poligon direk için ise 85 kg olduğu dosyaya sunulan belgelerden anlaşıldığı, yani bu direkler ... şirketinin taahhüt ettiği direklere göre daha ağır olduğundan fazla malzeme kullanılarak imal edilmiş olduğu, buna göre de toplam bedelin de daha fazla olacağının anlaşıldığı, dosya ve delil durumuna uygun bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporları ile de davacının menfi zararı 24.166,76 TL olarak bulunduğu, taraflar arasında yapılan yazışma ve ihtarnamelerden, davacının sözleşmeyi feshederek, sözleşmeden döndüğü açık ise de, davacı tarafından davalıya menfi zarar talebi yönünden gönderilen bir temerrüt ihtarnamesinin bulunmadığı, temerrütün dava tarihinde başladığının görüldüğü, açıklanan nedenlerle bilirkişi kurularınca tespit edilen 24.166,76 TL'nin, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, iş bedeli olarak davalıya teslim edilen dava konusu ... Bankası A.Ş.'ne ait 17.01.2019 keşide tarihli, keşide yeri Ankara olan 4987593 seri nolu 320.381,00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak, davacıya iadesine karar verildiği gerekçesiyle davacının menfi zarar talebinin kısmen kabulüne, 24.166,76 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, ... Bankası A.Ş.'ne ait 17.01.2019 keşide tarihli, keşide yeri Ankara olan 4987593 seri nolu 320.381,00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak, davacıya iadesine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının sözleşme kapsamında üzerine düşen edimleri ifadan kaçınarak müvekkilinin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasında 06.08.2018 tarihinde 703 adet AD1 █████ özel imalat cinsi ve 19 adet AD2 █████ özel imalat cinsi poligon direklerinin satımı hususunda bir satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşmede, sözleşme konusu malzemelerin 320.381,80TL (KDV dahil) bedel ile ve söz konusu bedelin siparişte verilecek 150 gün vadeli çekle ödenmesi hususunda anlaşıldığını, çek orijinalinin davalı şirkete teslimi ile sözleşme konusu mallardan ankrajların 10 gün içinde, direklerin ise 6-8 hafta içinde tesliminin kararlaştırıldığını, ancak davalı şirketin sözleşme konusu malları, sözleşme bedeli için düzenlenen çeki sözleşme tarihinden 3 gün sonra teslim almasına rağmen sözleşmede kararlaştırılan sürede müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin işbu sebeple davalı şirket ile şifahen görüşüp malların teslimini talep etmesine rağmen davalının sürekli olarak sözleşme kapsamında imal edilecek ürünlere ilişkin hammaddelerin büyük oranda dövizle tedarik edildiği, dolayısıyla ülke ekonomisinde yaşanan öngörülemez gelişmeler neticesinde sözleşmenin mevcut haliyle uygulanmasının kendileri bakımından imkansız hale geldiği gerekçesi ile edimin ifasından kaçındığını, müvekkili şirketin Milli Savunma Bakanlığı İnşaat Emlak Bölge Başkanlığınca ihale ile verilen ‘2. Komd. Tuğ.K.Lığı Elektrik Hatlarının Yer Altına Alınması İşi’nin daha fazla gecikmemesi ve daha fazla maddi kayıp yaşanmaması adına feshedilen sözleşme konusu malların temini amacıyla bir başka şirketle satış sözleşmesi akdetmek zorunda kaldığını, müvekkili şirketin ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. ile akdetmiş olduğu 01.10.2018 tarihli satış sözleşmesine bakıldığında ise sözleşme konusu malzemelerin 449.783,76TL(KDV dahil) bedel ile satışı hususunda anlaşıldığı, müvekkilinin davalı şirketin edimini ifa etmemesi sebebiyle sözleşme konusu malları başka bir şirketten 109.662,68TL daha fazla bedel ile almak zorunda kalması ve üstüne davalı şirketten sözleşme bedeli için verdiği çeki de alamaması suretiyle maddi kayıp yaşadığının açıkça ortada olduğunu, davalının müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin zararının tazmini ile talepleri gibi 109.662,68 TL olarak giderilmesine karar verilmesine gerekirken hatalı şekilde müvekkilinin 24.166,76 TL menfi zararı bulunduğuna hükmedilmiş olduğundan mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, müvekkilinin zararının eksik hesaplandığını, mahkemece hatalı şekilde eksik hesaplama yapılan raporların hükme esas alındığını, mahkemece █████/2022 tarihli rapor hükme esas alınarak hatalı şekilde müvekkilinin zararının 24.166,76-L olduğu şeklinde hüküm tesis edildiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda hakkaniyetten uzak, usule, yasaya ve hayatın olağan akışına aykırı bir hesap ortaya konulduğunu, somut olayın meydana gelmesinde davalının kusuru ve edimini yerine getirmemesinin sebep olduğunu, ancak mahkemece bu husus göz ardı edilerek müzekkere yazılan kurumlardan en düşük miktarları bildirmiş olan ... firması seçilerek bunun üzerinden yapılan hesaplama hükme esas alınmış olup müvekkilinin hak kaybına sebebiyet verildiğini, nitekim diğer firmalardan gelen cevap yazıları da incelendiğinde ... firmasının vermiş olduğu cevaptaki rakamların diğer firmalara göre oldukça düşük olduğunun açıkça ortada olduğunu, birçok firmaya ait fiyatlamalar dosyaya kazandırılmış iken, raporda yalnızca tek firma olan ... üzerinden değerlendirme yapıldığını, nitekim böyle bir hesaplamaya gidilirken tek firmanın fiyatı ile hesaplama yapmak yerine, piyasa fiyat ortalamasının alınması gerektiğini, ancak mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca bir firmaya endeksli olarak hesaplama yapılmasının açıkça hukuka ve hakkaniyet ilkesine aykırı olduğunu, nitekim sadece kilogram olarak hesap yapmak ve buna göre bir maliyet oluşturmanın imkansız olduğunu, zira bir ürünün maliyetini oluşturan birden çok sabit ve değişken bulunmakta olup yalnızca kg cinsinden sınırlanması ve bu yönden hesaplama yoluna gidilmesi ile hataların ortaya çıkmasının kaçınılmaz olacağını, nitekim aslında hükme esas alınması gereken 25.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalarda; menfi zararın KDV dahil edilmeden.109.662,68TL olarak belirlendiğini, hükme esas alınan rapor ve diğer raporlarda da aksi şekilde; menfi zarar miktarından, bilirkişice hesaplanan 85.495,29 TL ödenen bedeli daha az ödenecek bedel olarak belirtilerek çıkarılması ve bu şekilde menfi zarar hesaplanmasının hatalı olduğunu, bu doğrultuda; 25.09.2019 tarihli bilirkişi raporundaki tablo da dikkate alınarak; 01.10.2019 tarihinde müvekkili tarafından 3. kişi ile yeniden yapılan sözleşme kapsamındaki bedel (KDV dahil edilmeden.) ile 06.08.2018 tarihinde davalı tarafla yapılan sözleşme kapsamındaki bedel (KDV dahil edilmeden.) arasındaki fark yani menfi zararın 109.662,68TL olarak hesaplanması gerektiğini, bu bağlamda hükme esas alınan rapordan bilirkişice hesaplanan 85.495,82TL yalnızca, ... firmasından alınan direklerin davalı tarafın itirazları dahilinde (AD1-█████) 62 ve (AD2-█████) 68 kg olarak hesaplandığında ortaya çıkan bedel olduğu, bundan dolayı 24.166,76TL olarak menfi zarar hesaplaması yapıldığı ve bu farkın da kilogramlar arasındaki farktan kaynaklı olduğunun açıkça ortada olduğunu, kaldı ki; MİTAŞ firmasından gelen cevabi yazıda (AD1-█████) 82 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 120-USD, (AD2-█████) 87 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 130-USD, ... firmasından gelen cevabi yazıda (AD1-█████) 80 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 526,31-TL, (AD2-█████) 85 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 574,16-TL, SEKTÖR GRUP firmasından gelen cevabi yazıda (AD1-█████) 77 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 530,00-TL, (AD2-█████) 84 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 580,16-TL olduğunu, ancak ... firması tarafından gönderilen cevapta (AD1-█████) 80 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 400,00-453,00-TL arasında, (AD2-█████) 85 KG fiyatı 2018 Ağustos ayında 450,00-500,00-TL arasında olduğu bildirilmiş olup söz konusu rakamlara piyasada direk temin edebilmenin mümkün olmayacağı diğer firmaların fiyat cevaplarından açıkça anlaşıldığı, tek bir firma üzerinden yapılan hesaplamanın hakkaniyete aykırı olacağı ve söz konusu rakamların gerçeklikten çok uzakta olduğu açıkça ortada iken işbu fiyatlara dayanılarak hesaplama yapılması ve mahkemece de bu hesaplamaların hükme esas alınmasının müvekkilinin daha fazla mağduriyetine sebebiyet verdiğini, ayrıca; dosya kapsamında bulunan teklif formları ile 06.08.2018 tarihli sözleşmede incelendiğinde; "özel imalat" şeklinde herhangi bir ibarenin bulunmadığı, bahsi geçen teknik çizimlerin de yalnızca kilogram yönünden nitelendirme yapmak amacı ile oluşturulmadığının açıkça ortada olduğunu, bu bağlamda mahkemece de hükme esas alınan raporda yalnızca davalı tarafın iddialarına ve taleplerine dayanılmış olup itirazları gözetilmediğini, müvekkilinin zararı yalnızca direklerin ağırlıklarına göre endekslenerek hesaplama yapılmış olup söz konusu hesaplamanın açıkça müvekkilinin hak kayıplarına sebebiyet verdiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, tazminat ve çekin iadesi istemine ilişkindir. Mahkemenin ████████E- ████████K sayılı 25.04.2022 tarihli kararında özetle: Davanın, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında davacı iddiasına göre belirlenen süre içeresinde sözleşmeden doğan ifa borcunun yerine getirilmemesinden kaynaklanan menfi zarar ile iş bedeli olarak verilen çekin iadesi istemine ilişkin olduğu, dava konusu çekin incelenmesinde; ... Bankası A.Ş. Batıkent/Ankara şubesine ait, 17.01.2019 tarihli, keşide yeri Ankara olan, keşidecisi ... Enerji İnşaat Tic. A.Ş., ... Enerji İnşaat...A.Ş. emrine düzenlendiği, 320.381,00 TL bedelli çek olduğunun anlaşıldığı, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı, bilirkişi raporları ve ek raporun alındığı, taraflar arasında akdedilen 06.08.2018 tarihli sözleşmeyle, poligon direklerinin davalı tarafından satımına ilişkin sözleşme yapıldığı, sözleşmede; sözleşme konusu malzemelerin 320.381,80TL (KDV dahil) bedel ile ve söz konusu bedelin siparişte verilecek 150 gün (teslim tarihine istinaden 90 gün) vadeli çek ile ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığı, çek aslının davalı şirkete teslimi ile sözleşme konusu mallardan ankrajların 10 gün içinde, direklerin ise 6-8 hafta içinde tesliminin kararlaştırıldığı, sözleşme tarihi olan 06.08.2018 tarihinden 3 gün sonra davacı tarafından davalıya ... Bankası A.Ş.'ye ait, davalı lehine düzenlendiği, 17.01.2019 tarihli, keşide yeri Ankara olan, 320.381,00TL bedelli çek verildiği, davalı tarafından işin ifa edilmemesi üzerine, davacı tarafından sözleşme konusu işin dava dışı ... A.Ş.'ne yaptırılmış ve KDV dahil toplam 899.573,52 TL ödeme yapıldığı, davacının sözleşme konusu işin ifasının, dava dışı ... A.Ş.'ne yaptırıldığını ileri sürerek oluşan menfi zararın tahsili ile iş bedeli olarak verilen dava konusu çekin iadesine karar verilmesini istediği, davalının ise çek tesliminden sonra, hammadde alımının dolar üzerinden yapılması ve sözleşmenin imzalandığı 06.08 2018 tarihinden sonra Türkiye'de döviz oranlarının yükselmesi sebebi ile hammadde alınamadığını, davacının uyarlama tekliflerini kabul etmediğini, bu nedenle sözleşmenin ifasına başlanamadığını savunduğu, davalı yanın sözleşmenin ifa edilmeme sebebi olarak döviz kurunda meydana gelen artışı gösterdiği, ancak Yüksek Mahkeme tarafından, Türkiye'de yıllardan beri istikrarlı bir ekonomi olmadığından, Türk parasının, dolar ve diğer yabancı para birimleri karşında değer kaybetmesinin öngörülemez olarak kabul edilmediği, kaldı ki, davalının tüzel kişi tacir olduğu ve basiretli davranması gerektiği nazara alındığında, uyarlama talebinin yerinde olmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamından davacının davalıdan temin edemediği poligon direklerini, üretici firma olmayan dava dışı ... firmasından satın aldığı, bu firmanın ise poligon direklerini dava dışı imalatçı ... firmasından tedarik ettiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında imza altına alınan sözleşmede poligon direklere ait imalat projeleri incelendiğinde; TEDAŞ Galvanizli Aydınlatma Direkleri Tip Projelerinde bulunmayan,"özel imalat" oldukları ve dava dışı ... firmasından temin edilen direklerin sözleşmede belirlenen kg'den fazla olduğunun tespit edildiği, yani bu direkler davalının taahhüt ettiği direklere göre daha ağır olduğundan fazla malzeme kullanılarak imal edilmiş olduğu, buna göre de toplam bedelin de daha fazla olacağının anlaşıldığı, dosya ve delil durumuna uygun bulunarak hükme esas alınan bilirkişi raporları ile de davacının menfi zararının 24.166,76TL olarak bulunduğu, taraflar arasında yapılan yazışma ve ihtarnamelerden, davacının sözleşmeyi feshederek, sözleşmeden döndüğü açık ise de, davacı tarafından davalıya menfi zarar talebi yönünden gönderilen bir temerrüt ihtarnamesinin bulunmadığı, temerrütün dava tarihinde başladığının görüldüğü, açıklanan nedenlerle bilirkişi kurularınca tespit edilen 24.166,76 TL'nin, taleple bağlılık ilkesi uyarınca, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, iş bedeli olarak davalıya teslim edilen dava konusu çekin davalıdan alınarak, davacıya iadesine karar verildiği gerekçesiyle, davacının menfi zarar talebinin kısmen kabulüne, 24.166,76 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine, ... Bankası A.Ş.'ye ait 17.01.2019 keşide tarihli, keşide yeri Ankara olan 4987593 seri nolu 320.381,00 TL bedelli çekin davalıdan alınarak, davacıya iadesine karar verilmiş, davacı vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin ████████ E- ████████ K sayılı 19.02.2025 tarihli kararında özetle: “…492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (md 2). Yargı harçları (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (md 15, 21). Noksan tespit edilen değerler hakkında 30'uncu madde hükmü uygulanır (16/4. md.). (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar ve ilâm harcının 1/4 ü peşin alınır (28. md.). Yargılama sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o oturum için yargılamaya devam olunur, takip eden oturuma kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilâm harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın işleme konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır (30. md.). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (32. md.). HMK 120/1. maddeye göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Dava konusu somut olayda; dava dilekçesinde fazla haklar saklı olarak davalının sözleşmeden doğan ifa borcunu yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan 109.662,68TL menfi zararın yasal faizi ile birlikte tahsili ve davalı şirkete sözleşme bedeline binanen verilen 320.381,00 TL bedelli çekin iadesine karar verilmesi talep edilmiş olup peşin karar ve ilam harcının sadece dava konusu menfi zarar kalemi üzerinden yatırılmış olduğu, iadesi istenilen çek bedeli üzerinden peşin harcın ödenmemiş olduğu görülmüş olmakla yargı işlemlerinden alınacak harçlar yatırılmadıkça, harçlar ikmal edilmeden müteakip işlemlerin yapılması mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle davadaki talep kalemlerinin tümü üzerinden peşin karar ve ilam harcının yatırılması gerekirken, dava konusu olan iadesi istenilen çek bedeli üzerinden peşin harç ikmali yapılmaksızın mahkemesince yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle diğer istinaf sebepleri ve esası incelenmeksizin mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine …” karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup mahkemesince, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere █████/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır