İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, avans çeki olduğu iddia edilen kıymetli evraktan kaynaklanan menfi tespit davasında ispat yükü ve yazılı delil gerekliliğini inceleyerek ilk derece mahkemesinin ret kararını değerlendirmiştir.
Özet: Davacı tarafın, iplik alım avansı olarak davalıya verildiğini iddia ettiği çekin bedelsizliğine dayanarak borçlu olmadığının tespiti istemiyle açtığı menfi tespit davasında, davacının çeki avans olarak verdiğini yazılı delille kanıtlayamaması ve taraflar arasındaki ticari defter incelemelerinde davacının davalıya borçlu olduğunun anlaşılması nedeniyle, çekin bedelsizlik iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ12. HUKUK DAİRESİESAS NO : ████████ KARAR NO : █████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AK A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2022NUMARASI : ████████ Esas - ████████ KararDAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili; davalı tarafa iplik alım avansı olarak ... Beylikdüzü şubesinin █████/2019 tarih ve ... seri nolu 175.000-TL bedelli çekin verildiğini, vadesinde davalı tarafça ipliklerin temin edilememiş olduğunu, çekin bedelsiz olduğunu, davalı taraftan muhtelif zamanlarda talep edilmesine rağmen dava konusu çekin iade edilmediğini beyanla, çekten dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, çekin iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP: Davalı vekili; davacı taraf ile müvekkili arasında ticari ilişki olduğunu, müvekkilinin davacıya iplik sattığını ve sattığı ipliklerin tümünü teslim ettiğini, karşılığında ödeme olarak çek ve senet aldıklarını, müvekkilinin elinde farklı tarihlerde teslim alınmış ve vadeleri farklı tarihler olan 36 adet çek ve 15 adet senedin mevcut olduğunu, davacının ödenmeyen çek ve senetlerden cari hesaptan kaynaklanan borcun 7.000.000- TL nin üzerinde olduğunu, çekin vadesi ile dava tarihi arasında 7 ay zaman geçtiğini, alınan tüm çek ve senetlerin taraf defterlerinde kayıtlı olduğunu, müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; Kural olarak çek, bir ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde bir karine mevcut olduğu,bu karinenin aksini iddia eden davacı, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini yazılı delille ispatlamakla yükümlü olduğu,satış sözleşmesinde tarafların edimlerini aksine anlaşma olmadığı takdirde, aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının çeklerin avans niteliğinde verildiğini ve karşılığında mal teslim edilmediğini kanıtlaması gerektiği,davacının dava konusu çeki avans çeki olarak verildiğini HMK'nın 201. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak yazılı delille kanıtlayamadığı, öte yandan taraf şirketlerin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının kayıtlarındaki son işlem tarihinin █████/2019 olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinde █████/2019 tarihinde davacının davalıya 823.031,85 TL borçlu olduğu yönünde tam mutabakat bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre karşılıksız çıkan çek bedelleri dolayısıyla muhatap bankalardan tahsil edilen 46.690- TL'nın mahsubu sonucu davalıya 776.341,85 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olmakla davacının bedelsizlik iddiasının yerinde olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.GEREKÇE: Dava, avans olarak verildiği iddia edilen çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.TBK'nın 207. maddesi, “Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler." hükmünü haizdir. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere, aksi kararlaştırılmadıkça satış sözleşmelerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde, alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya avans ödemesi yaptığını iddia eden davacı, bu iddiasını ispat yükü altındadır. Satış sözleşmesinde aksine bir anlaşma olmadığı takdirde, tarafların edimlerini aynı anda ifa etmeleri kural olduğundan, peşin satış karinesi uyarınca davacının davalıya avans niteliğinde çek ile ödeme yaptığını yazılı delillerle kanıtlaması gerekir. Ayrıca çek, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilen bir ödeme aracı olup, çekin de avans olarak verildiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Diğer yandan çek, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü, çekin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir.Somut olayda davacı, lehtarı olduğu dava konusu çekleri davalıdan aldığı malların avansı olarak davalıya verdiğini, ancak davalı tarafından malların teslim edilmediğini belirterek bedelsizliğe dayalı menfi tespit isteminde bulunmuştur. Dava konusu çekin incelenmesinde davacının keşideci, davalının lehtar olduğu görülmektedir. Davacı tarafından mal alımına ilişkin yazılı bir sözleşme, sipariş formu vs. yazılı delil ibraz edilmemiştir. Taraflar arasında süregelen ticari ilişki davalının da kabulünde ise de davacı tarafından bahsi konu çekin avans olarak verildiğine ilişkin yazılı delil ibraz edilmemiştir. Bu durumda davacının çeki avans olarak verdiğini ispatlayamadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.█████/2026