İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin, kambiyo senedindeki imza itirazına dayalı menfi tespit davasında, KKTCde ikamet eden davacının isticvap usulüne aykırılık nedeniyle ilk derece kararının bozulmasına ilişkin istinaf kararı.
Özet: Davacı, icra takibine konu kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasıyla menfi tespit davası açmış; ilk derece mahkemesi, davacının yurt dışında ikamet etmesine rağmen mahkemeye bizzat davet edildiği isticvaba katılım göstermemesi üzerine imzanın ikrar edildiğini kabul ederek davayı reddetmiştir. İstinaf başvurusunda, isticvap usulündeki hatalar ve imzanın aidiyetine dair ispat yükünün alacaklıda olduğu ileri sürülerek yerel mahkeme kararının hukuka aykırılığı vurgulanmıştır.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ EsasKARAR NO: ████████İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2025NUMARASI: ████████ E. - █████████ K.DAVANIN KONUSU: Kambiyo Senetlerinden KaynaklananİSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu icra dosyasında takibe konu kambiyo senedindeki imzanın davacıya ait olmadığını, dolayısıyla da davacının dava konusu icra takibinden kaynaklı olarak karşı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafın kötü niyetinin çok açık ve aşikar olup kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; teminatsız veya makul bir teminat karşılığında davacı hakkındaki takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında müvekkilin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, alacaklı olmadığını bildiği halde haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatan davalı aleyhine takibe konu alacak miktarının %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından HMK 128. Maddesi uyarınca davacı tarafından ileri sürülen vakıaların tamamını inkar ettiği kabul edilmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk Derece Mahkemesince; Somut olayda; davacı tarafça ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına konu █████/2018 düzenleme tarihli,10.12.2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bonoda düzenleyenin ...'ye atfen yer alan imzanın kendisine ait olmadığı ,sahteliği iddiasına dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş olup HMK 208 vd. maddeleri uyarınca davacının isticvabının gerekmesi nedeniyle davacıya meşruhatlı isticvap davetiyesinin UETS yoluyla █████/2025 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen hazır bulunmadığı dolayısıyla HMK 171 uyarınca davaya konu █████/2018 düzenleme, █████/2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bonoda davacıya atfen yer alan imzanın davacıya ait olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, bu durumda davacının davaya konu bonoda yer alan imzanın kendisine ait olması nedeniyle bono nedeniyle borçlu olduğu anlaşıldığından DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir.İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, özellikle isticvap sürecinin kanunda açıkça düzenlenen usul kurallarına aykırı şekilde yürütüldüğünü, müvekkilinin K.K.T.C.’de ikamet etmesi sebebiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 172. maddesi gereğince ancak istinabe veya SEGBİS yoluyla isticvap edilebileceği gerçeği göz ardı edilerek müvekkilin esas mahkemeye bizzat davet edilmesinin usuli bir hata olduğunu, mahkemenin bu davete icabet edilememesini mazeretsiz bir devamsızlık sayarak imzanın ikrar edilmiş olduğu yönünde hüküm kurmasının hak arama hürriyetini ve mahkemeye erişim hakkını ölçüsüzce zedelediğini, dilekçesinde Yargıtay’ın konuyla ilgili emsal kararlarına da genişçe yer vererek bu durumun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kararın bir diğer hatalı yönü olarak davalı tarafın kendisini bir vekille temsil etmemesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin K.K.T.C.'de yaşadığından isticvabın ancak istinabe yoluyla eda edilmesi gerekirken aksi yönde işlemle esas mahkemede hazır olmasına dair isticvap tutanağının hukuka uygun olmadığını, bu sebeple müvekkilin imzaya ilişkin itirazını ikrar etmiş sayılamayacağını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından, ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takibine konu, 10.06.2018 düzenleme tarihli,10.12.2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığı ileri sürülmüştür.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK █████/2006 tarih, ███████-259 E., ████████ K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.6100 sayılı HMK Madde 171-" (1) İsticvabına karar verilen kimseye bizzat davetiye gönderilir ve belirlenen gün ve saatte isticvap olunmak üzere hazır bulunması gerektiği belirtilir. Davetiyede, ayrıca, isticvap konusu vakıalar gösterilir; ilgili tarafın geçerli bir özrü olmaksızın gelmediği veya gelip de sorulara cevap vermediği takdirde, isticvap konusu vakıaları ikrar etmiş sayılacağı ihtarı da yapılır.(2) Çağrılan taraf özürsüz olarak gelmediği veya gelip de soruları cevapsız bıraktığı takdirde, mahkemece sorulan vakıalar ikrar edilmiş sayılır. "düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda, Mahkemece █████/2025 tarihli 9 nolu ara kararı ile, "Davacının davaya konu 10.06.2018 düzenleme tarihli,10.12.2018 vade tarihli 100.000,00 TL bedelli bonoda yer alan imzanın kendisine ait olup olmadığı hususunda isticvabı amacıya meşruhatlı davetiye tebliğine" karar verilmiş ve davetiye tebliğine rağmen gelmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilinin celse arasında dilekçe ibraz ederek, müvekkilinin Kıbrıs'ta yaşadığını, duruşmaya katılmasının külfetli olacağını, mahkemece isticvabında zorunluluk görülüyorsa, istinabe yazılmasını, imza örneklerinin de alınmasını talep ettiği, mahkemece karar duruşmasında davacı vekilinin talebinin reddine, davacı asilin isticvap davetiyesinin gereğini yerine getirmediğinden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, icra takibine konu bonodaki keşideci imzasının kendisine ait olmadığının ileri sürüldüğü, davacı adresinin K.K.T.C.'de olduğunun dava dilekçesinde yazılı adresten de anlaşıldığı, ispat yükümlülüğünün davalı alacaklı üzerinde olduğu, olayda isticvabın uygulanmasını gerektirir bir durumun söz konusu olmadığı, mahkemece davacı asilin imzalarının bulunduğu belge asıllarının toplanması, gerekli görülmesi halinde davacının K.K.T.C'de yaşaması sebebi ile, imza örneklerinin istinabe sureti ile alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi, kabule göre de vekili bulunmayan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../███████ tarih, 2025/.. E. 2025/......K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2026