İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin Hatır Çekleri Konulu Menfi Tespit Davasında İhtiyati Tedbir Reddine İlişkin İstinaf Kararı
Özet: Davacı, arkadaşlık ilişkisine güvenerek ticari bir borç olmaksızın "hatır çeki" olarak keşide ettiğini iddia ettiği yüksek meblağlı çeklerin kötü niyetli şekilde tahsil edilmeye çalışılması üzerine açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulu sağlanmadığı gerekçesiyle reddedilmesine karşı istinaf yoluna başvurarak, davalıların sahte faturalar düzenleyip çekleri faktoring şirketlerine kırdırdığını, kendisinin ticari itibarını korumak için 70 milyon liradan fazla ödeme yaptığını ve kalan 2.5 milyon liralık borcun da kendisini tamamen bitireceğini belirterek, yaklaşık ispatın fazlasıyla mevcut olduğunu ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini savunmaktadır.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026 ara karar
NUMARASI: ███████ E.
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı ... yetkilileri arasında dava konusu olayların yaşandığı dönemde yakın bir arkadaşlık ilişkisi mevcuttu. Şirket yetkilileri, müvekkiline hissedarı olduğu ... ... Anonim Şirketi'ni büyütmek için farklı şirketlerden çeke ihtiyacı olduğunu belirttiğini ve müvekkili şirket yetkisinin sahip olduğu farklı şirketlerinden tamamen belirtilen amaçla, tedavül amacı olmaksızın çek verilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından keşide edilen örneğin 19.07.2025 düzenleme tarihli ... seri numaralı ... Bankasının 390.000 TL bedelli ve 29.08.2025 tarihli ... seri numaralı ... Bankasının 540.000 TL bedelli çekleri üzerinde "... ..." şeklinde aval şerhi verildiği de görülmekte olduğunu, söz konusu aval şerhlerinin verilmesine müteakip müvekkili şirket yetkilisinde daha da güven oluşturulduğunu, neticede müvekkili şirket tarafından ekte yer verilen hatır çekleri düzenlendiğini, söz konusu çeklerin ... ... tarafından teslim alınmasının ardından kötüniyetli olarak çeklerin tahsili yoluna gidildiğini, gelinen noktada 02.09.2025 keşide tarihli ... seri numaralı ... bankasının 1.000.000,00 TL bedelli çeki ve 02.10.2025 keşide tarihli ... seri numaralı ... Bankasının 1.500.000,00 TL bedelli çeki yönünden müvekkili şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespiti adına İİK madde 72 uyarınca huzurdaki menfi tespit davası ikame edilmesi gerektiğini, işbu dava ikame edilmeden evvel arabulucuya başvurulduğunu, söz konusu başvuru anlaşamama olarak sonuçlanmış akabinde işbu dava ikame edildiğini, ancak, davalı ... ... tarafından işbu davadaki müvekkili şirket adına herhangi bir fatura düzenlenmediğini, nitekim, bu husus dahi taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını da gözler önüne sermekte olduğunu, 02.09.2025 keşide tarihli ... seri numaralı ... bankasının 1.000.000,00 TL bedelli ve 02.10.2025 keşide tarihli ... seri numaralı ... bankasının 1.500.000,00 TL bedelli ... ... adına keşide edilen, ... ... tarafından da ... A.Ş.'ye ciro edilen çek ile ilgili İİK. 72/.maddesi gereğince mümkünse teminatsız aksi kanaatin hasıl olması halinde uygun görülecek teminat karşılığı ihtiyati tedbir kararı verilmesine, 02.09.2025 keşide tarihli ... seri numaralı ... bankasının 1.000.000,00 TL bedelli çeki yönünden müvekkil şirketin borcunun olmadığının tespit edilmesine, 02.10.2025 keşide tarihli ... seri numaralı ... bankasının 1.500.000,00 TL bedelli çekleri yönünden müvekkil şirketin borcunun olmadığının tespit edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesinin █████/2026 tarihli ara kararıyla; Somut olaya döndüğümüzde, iddia ve dosya kapsamında mevcut dava konusu çek sureti ve icra dosyası kapsamı dikkate alındığında, davacı tarafın iddiasının yaklaşık olarak ispatı koşulunun sağlanmadığı, dolayısıyla İİK'nın 72/3. Maddesi gereği icra takibinden sonra açılan huzurdaki davada ihtiyati tedbir koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığından, tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... şirketinin sahipleriyle olan eski arkadaşlık ilişkisine güvenerek aslında hiçbir ticari borcu olmadığı halde hatır gönül ilişkisiyle çok yüksek meblağlı çekler imzalayıp verdiğini, bu çeklerin teslimi sırasında Avukat ... aracılığıyla "hatır çekidir" diye tutanaklar tutulduğunu, ... yetkilisi ...’ın çeklerin üzerine bizzat "..." yazarak müvekkili kandırdığını ve güvenini kazandığını, ancak bu kişilerin çekleri gerçek bir ticaret varmış gibi göstermek için "mobil dijital kimlik" adı altında sahte faturalar düzenleyip faktoring şirketlerine kırdırdıklarını, müvekkilin bilgisi dışında onu şirkete yönetim kurulu üyesi yapıp sonra geri çıkardıklarını, müvekkilin ticari itibarı sarsılmasın ve ihalelerden yasaklanmasın diye bugüne kadar 70 milyon liradan fazla ödeme yapmak zorunda kalarak artık tükendiğini, şimdi de ödeyemediği 2,5 milyon liralık iki çek yüzünden icralık olduğunu, faktoring şirketlerinin de bu çeklerin gerçek bir işe dayanmadığını araştırması gerektiğini ama yapmadıklarını, yerel mahkemenin ise tüm bu hileli süreci ve mağduriyeti görmezden gelerek ihtiyati tedbir talebini gerekçesiz reddettiğini, halbuki yaklaşık ispatın fazlasıyla oluştuğunu, çeklerin takibe konulmasının müvekkili tamamen bitireceğini belirterek, istinaf başvurularının kabulü ile dava konusu çeklere ilişkin mümkünse teminatsız aksi kanaatin hasıl olması halinde mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında İİK madde 72/2 ile ifade edilen teminatın alt sınırı oranında uygun görülecek teminat karşılığı dava sonuna kadar ihtiyati hacze ve icra takibine konu edilmemesi, yapılacak takiplerin durdurulması yönünde davalı ve üçüncü kişileri kapsayan ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili █████/2026 tarihli dava dilekçesi ile, davacı şirketin keşidecisi olduğu .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına konu edilen ... seri numaralı ve .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına konu edilen ... seri numaralı çeklerin hatır çeki olarak diğer davalı ... ... firmasına verildiğini, çeklerin diğer davalı tarafından veriliş amacına aykırı kullanıldığı ve mal-hizmet alınmaksızın adlarına fatura düzenlediği, çeklerin diğer davalı şirket tarafından davalı ... şirketine verildiği, davalı faktoring şirketi tarafından kanun ile yönetmelikteki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, işbu sebeplerle çekler nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı borçlu hakkında, .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı sayılı dosyasında █████/2025 tarihinde, .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı sayılı dosyasında █████/2025 tarihinde çeklere istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.
İİK 72/2 maddesine göre; "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.
72/3 maddesine göre, “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” hükmünü haizdir.
İİK 72/3 maddesi gereği, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından dava konusu çeklerin hatıra binaen verildiğini karşılığının bulunmadığını belirterek, menfi tespit davasının kabulü ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş ise de İİK 72/2 maddeye göre dava tarihinden önce başlatılan icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden, davacı tarafın İİK 72/3 maddesine göre de bir talebi bulunmadığı anlaşılmakla mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2026/... E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!