İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin, ticari ilişkiden doğan ayıplı mal ve icra takibine itirazın iptali davasında, ilk derece mahkemesinin ret kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine verilen karar.
Özet: Davacı, davalıya satılan ürünlerin bedelini tahsil etmek için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; davalı ise ürünlerde gizli ayıp bulunduğunu, ayıbı süresinde bildirdiğini, müşterisinden kaynaklanan toplama ve nakliye giderlerinin davacıya yansıtılmasının haklı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiş; ilk derece mahkemesi, teknik inceleme ve e-posta yazışmalarıyla gizli ayıbın varlığını, davalının süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ve davacının dolaylı zararlardan sorumlu olduğunu tespit ederek itirazın iptali davasını reddetmiş; davacı ise bu kararı, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı, ürünlerin ayıplı olmadığı veya iade edilmediği ve bilirkişi raporunun yetersiz olduğu gerekçeleriyle istinaf etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: █████████
KARAR NO : █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2023
NUMARASI : ████████ Esas - ███████ Karar
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: █████/2020
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA: Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu, satın alınan mallar karşılığında davalıya fatura düzenlendiğini ve kısmi ödemeler yaptığını, davalının bir kısım mallara ilişkin olarak ise ayıp iddiasında bulunduğunu ve ödeme yapmadığını, İstanbul Anadolu 2. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, davalıya ayıplı mal teslim edilmediği halde davalının iade faturası ile “ayıplı mal gider yansıtması” açıklamasıyla fatura düzenlendiğini, davalının ayıp bildiriminde bulunmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen malların da iade edilmediğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili; davalının müvekkiline dava dışı ... firması için üretim yaptırdığını, davacı ile cari hesap yöntemiyle çalıştıklarını, davacı tarafından üretilen malların bir kısmında gizli ayıbın meydana geldiğini, bu malların dava dışı ... firması tarafından toplatılarak müvekkiline gönderildiğini, toplatma ve nakliye giderlerinin müvekkiline fatura edildiğini, davacıdan yeniden üretim yapılmasının istendiğini, davacının ayıplı üretimi kabul ettiğini, iki şirket yetkilisi arasındaki yazışmaların bunu gösterdiğini, ürünlerin hala müvekkilinin deposunda saklandığını, Temmuz 2020 itibariyle davacıya teslim edilebileceğini, davacının tüm iddialarının haksız olduğunu belirterek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; davaya konusu emtianın teknik incelenmesi sonucunda, davaya konu modelde kullanılan metal balenlerin bir ucunun boyamasında kullanılan gri renk boyanın, hatalı ve farklı bir boyar madde ile işlem görmesi sonucunda ayıbın meydana geldiği, bir kısım malların gizli ayıplı olduğu tespit edilmekle cevap dilekçesi ekinde sunulan e- posta yazışmaları bir bütün halinde değerlendirildiğinde davalı yanın süresi içerisinde ayıbın varlığı ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirdiği, davacı yanın dava konusu emtianın sadece balen üretimini yaptığı, bu nedenle emtianın bütün olarak tarafına iadesinin yapılmadığı yönündeki itirazının yerinde görülmediği, ayıplı satış nedeniyle alıcının TBK’nun 227.maddesinde düzenlenen seçimlik haklarının yanında, aynı zamanda genel hükümler uyarınca tazminat talep etme hakkının da bulunduğu, hatalı ürünlerin davalının müşterisi dava dışı ... tarafından toplatılarak davalıya gönderildiği, toplatma ve nakliye giderlerinin davalıya yansıtılmasından kaynaklı dolaylı zararlardan davacının sorumlu olduğu, dava konusu emtiada bulunan balenin ayıplı olduğu ve ayıplı mal nedeniyle emtianın satılamadığı, davalının dava dışı müşterisine ödemek zorunda kaldığı toplatma ve nakliye bedelini davacıya yansıtmasının ve bu bedel yönünden itiraz etmesinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili; Davalının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını, satın alınan ürünlerin ayıplı olmamasına, ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin müvekkili şirkete iade edilmemesine rağmen alacağı ödememek için bahaneler ileri sürüldüğünü, müvekkili tarafından üretilen metal balenler üzerinde yapılan incelemeler sonucunda, ... modellerinde meydana gelen gizli ayıpların hatalı ve farklı bir boyar madde ile işlem görmesinden dolayı meydana geldiği yönünde değerlendirmelerde bulunulmuş ise de bu tespitin neye göre yapıldığının, hangi mallar ile kıyaslandığının, nasıl bir inceleme yolu izlendiğinin raporda belirtilmediğini, bilirkişilerce mallar üzerinde inceleme yapılmadığını, buna rağmen mahkemece aynı bilirkişilere inceleme yaptırıldığını, bilirkişilerce emtiaların hali hazırdaki durumu ile hangi fiyattan satışa sunulabileceğinin tespit edilmesinin piyasa koşullarında hiçbir zaman mümkün olmadığı belirtilmiş ise de araştırmanın davalı ve ... nezdinde yapılması gerektiğini, ancak bilirkişilerce hiçbir araştırma yapılmadığını, ... tarafından hangi tüketiciye hangi tarihte satılan hangi üründe hangi ayıbın çıktığı, ayıplı çıkan ürünlerin cinsi, adeti, ne kadarının toplatıldığı, müvekkili tarafından davalıya sunulan ürünün satış fiyatı ile davalı tarafından üzerine kâr koyularak ...'ye satılan sütyenlerin fiyatlarının ne olduğu, ayıplı ürünlerle alakalı ... tarafından davalıya hangi tutarda fatura kesildiği, ... tarafından davalıya kesilen faturaların hangi gerekçe ile ...'nin alış/satış tutarı üzerinden davalı tarafından müvekkiline yansıtıldığı, davalı yanın kendisi tarafından yapılan işçilik, tamirat, nakliye gibi sübjektif ve tek taraflı hizmetlere ilişkin bedellerin neye istinaden hangi tutarlarda belirlendiği şeklindeki soruların cevaplanması gerektiği halde dosyada tanzim edilen bilirkişi raporları ile bu yönde hiçbir açıklama yapılmadığını, ayrıca davalı tarafından ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin yerine üretilen ürünlerine ilişkin 10.747,08-TL bedelle düzenlenen faturanın maliyetinin nasıl belirlendiğine ilişkin hiçbir açıklamaya yer verilmediğini, malların ayıplı olmadığı halde eksik inceleme ile ayıplı olduğu yönünde görüş bildirildiğini, TTK m.18/3 gereği ayıp ihbarında belli şekil şartlarına uyulması gerektiğini, tarafların tacir olması nedeniyle bu şekil şartına uyması gerektiği halde itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, bu durumda düzenlenen iade faturası ve diğer faturaların geçerliliği olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE :Dava, cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, davalının dava dışı ... firmasına satışını yaptığı kadın iç giyim emtiasında kullanılan balenleri davacıdan satın aldığı, davacının ticari defterlerine göre davacının davalıdan 37.703,46-TL alacaklı, davalının defterlerine göre davacının davalıya 1.945,82-TL borçlu olduğu, tarafların ticari defterleri arasındaki farklılığın, █████/2019 tarihli ayıplı mal gider yansıtması açıklamalı 28.121,90-TL tutarlı, █████/2019 tarihli balen teli açıklamalı 780,30-TL bedelli ve █████/2019 tarihli yansıtma bedeli açıklamalı 10.747,08-TL tutarlı toplam 39.649,28-TL tutarlı faturalardan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nun 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Bununla birlikte TBK m.225/1 hükmüne göre ise ağır kusurlu olan satıcının, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulması mümkün değildir. TBK'nın 227 maddesinde ayıp nedeniyle alıcıya tanınan seçimlik hakların yanında tazminat talebinde de bulunabileceği düzenlenmiştir.
Somut olayda; davalının davacıdan satın aldığı ve üretiminde kullandığı metal balenlerdeki boyanın kusması ve ürünün kumaşına sirayet ederek ürünü boyaması nedeniyle davalının müşterisi tarafından davalıya iade edilen ürünlerin bir kısmı yeni balen kullanılmak suretiyle düzeltilerek müşteriye geri gönderildiği, ancak iade gelen 618 adetinin hasarlı olması nedeniyle davalının elinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından yapılan incelemede davaya konu modelde kullanılan metal balenlerin bir ucunun boyamasında kullanılan gri renk boyanın, hatalı ve farklı bir boyar madde ile işlem görmesi sonucunda ayıbın meydana geldiği, ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir.
Taraflarca sunulan e-posta yazışmalarının bütünün incelenmesinde, davacının ürünlerdeki ayıba karşı çıkmamakla birlikte ayıplı olan malzemelerin iadesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar süresinde usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulmadığı ileri sürülmüş ise de TTK m.18/3’deki tacirler arasındaki bildirim usulleri geçerlilik şartı değil ispat şartıdır. Kaldı ki ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden değildir. Ayıbın tespit edilmesinden sonra davacının e-posta yoluyla haberdar edildiği ve süreç hakkında davacının sürekli olarak bilgilendirildiği görülmektedir. Davacının bilgisi dahilinde ve kabulünde olan bu durum nedeniyle ihbar yükümlülüğünün yerine getirildiği açıktır. Davalının davacıdan satın aldığı balenlerin ayıplı hale getirdiği ve kendisine iade edilen 618 adet ürünün maliyeti yönünden zararı bulunmaktadır. Bilirkişi heyeti tarafından yapılan değerlendirmede 618 adet ürünün maliyeti nedeniyle düzenlenen █████/2019 tarihli ayıplı mal gider yansıtması açıklamalı 28.121,90-TL tutarlı faturanın makul olduğu belirtilmiştir. Davacı, ayıplı olduğu iddia edilen balenlerin kendisine iade edilmediğini ileri sürmekte ise de bahsi geçen balenlerin davalı tarafından üretimi yapılan ürünlerde kullanıldığı anlaşıldığından davacının aksi yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir. Bunun dışında dava dışı ... tarafından toplatılarak davalıya gönderilen ürünler nedeniyle toplatma ve nakliye giderleri ile bir kısım ürünün yeniden düzeltilmesi için davalının belli bir maliyete katlandığı açıktır. Bu nedenle TBK’nun 227.maddesinde düzenlenen seçimlik haklarının yanında, aynı zamanda genel hükümler uyarınca tazminat talep etme hakkı bulunan davalının bu tutarları davacıya yansıtabileceğinin kabulü gerekir. Buna göre değerlendirme yapıldığında davalı tarafından düzenlenen uyuşmazlık konusu fatura tutarları düşüldüğünde davacının davalıdan alacağı bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi gereğince kesin
olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!