Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesinin, direksiyon sınavı sırasında yaya çarparak maddi ve manevi zarara neden olan kursiyer sürücü, eğitmen, sürücü kursu ve sigorta şirketi aleyhine açılan tazminat davasında istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, 01/03/2015 tarihinde bir sürücü kursu kursiyerinin direksiyon sınavı esnasında yayalara çarpması sonucu meydana gelen yaralanmalara ilişkin açılan tazminat davasında, davacıların maddi ve manevi zararlarının tazmini talepleri ile davalıların, aralarında sürücü, eğitmen, sürücü kursu ve sigorta şirketinin de bulunduğu, sorumluluklarını reddeden savunmalarının değerlendirildiği ve ilk derece mahkemesinin kararına karşı tüm taraflarca yapılan istinaf başvurularının incelendiği bir dosyadır.

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ████████ - ████████

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ████████
KARAR NO : ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : █████/2025
NUMARASI : ████████ Esas - ████████ Karar
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : █████/2026
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : █████/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. vekili ve davalı ... vekili tarafından ayrı ayrı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ... ... ve ... ...'ın █████/2015 günü, yaya kaldırımında beklemekte iken, davalı Özel ... Sürücü Kursu’nun kursiyeri olan davalı ...'ın direksiyon sınavı sırasında sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç ile davacılara çarptığını, her iki davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olduğunu, davalı ...'ın araç sürücüsü, diğer davalı ...’in ise kursiyer ...’ın sınav esnasında hareketlerini kontrol etmek, hatalı ve tehlikeli herhangi bir davranışta bulunması halinde gerekli müdahaleleri yapmak üzere davalı sürücü kursu tarafından araç içerisinde görevlendirilmiş eğitmeni olduğunu, kaza nedeniyle davalılar ... ve ... hakkında Ankara 30. Asliye Ceza Mahkemesi’nin ████████ Esas sayılı dosyası üzerinden kamu davası açıldığını, davacıların kazada herhangi bir kusurlarının bulunmadığını belirterek, uğradıkları maddi ve manevi zararlarına karşılık, şimdilik, ... ... için 5.000.00-TL maddi, 150.000.00-TL manevi tazminat, ... ... için 50.000.-TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tazmini ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile, davacı ... ... yönünden; davacıya ödenmesi gereken tedavi ve iyileşme giderleri istemini 4.000,00 TL'den 22.034,34 TL artırarak toplamda 26.034,34 TL'ye, işgöremezlik taleplerini 500,00 TL'den 19.707,44 TL artırarak, 20.207,44 TL'ye yükseltmiş, davacı ... ... için 150.000,00 TL, davacı ... ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 01.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalılardan ... Sigorta A.Ş.'den poliçe kapsam ve limitleri dahilinde olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Eğitim Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davalı sürücü kursunun mevcut yasal düzenleme kapsamında üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, kursiyeri hazırlayarak eğitimlerini verdiğini ve tahsis edilen araçla sınava girmesini sağladığını, davacı yanca iddia edilen davalı sürücü kursunun gerekli özeni göstermediğine yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davalı sürücü kursunun tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davacı yanca iddia edilen davalı sürücü kursuna yöneltilen tüm iddiaların haksız olduğunu, Cumhuriyet Savcılığı'na ait takipsizlik kararı ile açıkça belgelendiğini, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinden herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı Sigorta Şirketi tarafından sigortalandığını, davacının manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davalı Sigorta Şirketi'nin dava konusu talepler yönünden sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınmasının gerektiğini, davacı yanın ulaşım gideri, refakatçi gideri, aracın akaryakıt masrafı istemlerinin dolaylı bir zarar olduğu, sigorta şirketinin dolaylı zarardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, kusur ve maluliyet durumlarının netleşmesinin gerektiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı taraça sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, davalı ... yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sürücü adayına tam ve eksiksiz eğitim vermeden sınava girmesinin sağlanması nedeniyle asli kusurlunun sürücü adayına eğitim veren sürücü kursu olduğunu, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacıların maddi zararlarının ve yapılan harcamaların ispatının gerektiğini bildirerek, davanın davalı ... yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu kazanın meydana gelmesinde taraflarına atfedilecek bir kusurun bulunmadığını bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davacıların meydana gelen kazada kusuru bulunmadığına dair alınan son bilirkişi raporunun gerekçesi, dosyadaki kanıtlarla uygun olduğu, geçici iş göremezlik zararının 20.207,44 TL olduğu, 01.03.2015 kaza tarihi itibariyle ZMMS poliçesi teminat limitinin, sakatlık teminatı ve tedavi gideri teminatları için ayrı ayrı 290.000,00 TL olduğu, sürekli sakatlık tazminatı için 202.740,78 TL ödeme yapıldığı, dava konusu kazaya karışan ... plakalı otomobil olduğu, aracın direksiyon sınavı eğitiminde kullanılırken kazanın gerçekleştiği, davacı tarafça davalı sigorta şirketine yapılan başvuru evraklarının davalıya tebliğ edildiği tarihi gösterir bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, davacı ... ... için 26.034,34 TL tedavi gideri ile, 20.207,44 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiği, ancak dava sırasında sürekli iş gücü kaybı tazminatı olarak sigorta şirketi tarafından yapılan 202.740,78 TL'nin davacı tarafından kabulü ile davalı sigorta şirketinin ibra edilerek sürekli iş gücü kaybı zararının tazmin edildiği, yargılama sırasında yapılan ödeme nedeniyle KTK'nın 111 . maddesinde düzenlenen ibranın geçerliliği koşullarının dava devam ettiği için değerlendirilemeyeceği, bu nedenle sürekli iş gücü kaybı zararının hem sigorta şirketi hem de diğer davalılar yönünden reddi gerektiği, davalı sigorta şirketi yönünden yargılama sırasındaki ibra dosyaya ilişkin olduğundan limit sona ermese dahi geçici iş gücü kaybı tazminatı ve tedavi gideri tazminatı yönünden de davanın reddi gerektiği, diğer davalılar yönünden ibra geçerli olmadığından ayrıca bir feragat beyanı da olmadığından geçici iş gücü kaybı ve tedavi gideri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, iş bu belirsiz alacak davasında davalıların bedel artırım dilekçesi yönünden zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davalı ... Eğitim... Ltd. Şti.’nin sürücü belgesi kursunu düzenleyen, eğitimi yeterli olmadan diğer davalının sınava tabi tutulmasında kusurlu olduğu anlaşıldığından zarardan sorumlu olduğu, ... Bakanlığı'nın ise sınav gözetmeni sorumluluğu kapsamında sınavı düzenleyen Kurum olduğu için yine kusur raporu doğrultusunda meydana gelen zarardan sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davacı tarafın dava dilekçesinde faiz talebinde bulunmadığı, açıklama dilekçesi olarak dava değerinin kuruşlandırdığı dilekçede faiz isteminin sonuca etkili olmadığı, bedel artırım dilekçesi yeni bir talep değil dava dilekçesindeki talep sonucunun artırılmasından ibaret olduğundan faize karar verilemeyeceği, 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, kazanın meydana geliş biçimi, davacıların kazanın meydana gelişinde kusurunun olmaması, yaşları, meslekleri gibi somut koşullar değerlendirilerek, davacı ... ... için 50.000,00 TL, ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminat takdirinin uygun olacağı gerekçesiyle; “1-Davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, davacı ... ... için sürekli işgücü kaybı tazminatı isteminin reddine, davacı ... ... için 26.034,34 TL tedavi gideri ile, 20.207,44 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının davalılardan (Tavzihen; davalı ... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılardan) müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı ... ... için 50.000,00 TL, ... ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan (Tavzihen; davalı ... Sigorta A.Ş. dışındaki davalılardan) müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ile davalılar ..., ... Sigorta Şirketi, ... Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; davacı ... yönünden bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının reddinin doğru olmadığını, zira alınan raporda davalı Sigorta Şirketi'nin eksik ödeme yaptığının tespit edildiğini, davalı Sigorta Şirketi'nin de bakiye limiti bulunmasına rağmen bu şirket yönünden davanın reddinin doğru olmadığını, dava dilekçesinde faiz talebi bulunmadığından faize karar verilmemesinin de doğru olmadığını, faizin alacağın fer'isi olup mahkemece karar verilmesi gerektiğini, manevi tazminat talebinin de tam kabulü ve reddedilen tazminat yönünden ret vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini, yargılama giderleri kapsamında adli tıp masraflarının eksik hesaplandığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; 2021 tarihli raporda, ... Eğitim… Şirketi'ne kusur verilmemesinin doğru olmadığını, davalının frene müdahale etmesine rağmen sürücü adayı davalının gaza çok fazla yüklenmesi nedeniyle aracın duramadığını, zaten sürücü adayının da ehliyet almasına engel olacak sağlık rahatsızlığının bulunduğunu, her ne kadar müteselsil sorumluluk olsa da mahkemece oransal kusur raporu alınmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; kendileri yönünden davanın reddine karar verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine karar verilmemesinin doğru olmadığını, hükmün yazılış dili itibarıyla “davalılardan tahsili” denilince sanki kendilerinden de tahsiline karar verilmiş gibi anlaşıldığını, infazda tereddüt oluştuğunu ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; sınav yönetim ve denetiminin ... Komisyonunda olduğunu, kendilerinin kusur ve sorumluluğu bulunmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Bakanlığı vekili istinaf dilekçesinde; görev, zamanaşımı ve husumet itirazlarının değerlendirilmediğini, uygulamalı ehliyet sınavlarında görev alacak kişilerin valiliklerce görevlendirildiğini, dava konusu sınavda kendilerinin bir sorumluluğu bulunmadığını, dosyadaki kusur raporlarında müvekkili Kurum'a hiç kusur verilmemesine rağmen kendilerinin müteselsil sorumlu kabul edilmesinin de açıklanmadığını, sürücü adayının yeterli eğitimi alıp almadığının yeterince irdelenmediğini, Bakanlık tarafından komisyon başkan ve üyelerine gerekli eğitim ve sertifikaların verildiğini, üzerine düşen tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, kaza nedeniyle kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, davacı ...’in maluliyet hesabının hatalı olduğunu, manevi tazminat şartlarının da oluşmadığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ile davalılar ..., ... Sigorta Şirketi, ... Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ile davalılar ..., ... Sigorta Şirketi, ... Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
1-Taraflar arasında dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemez, dava, sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Taraf sıfatı usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olduğundan, taraf sıfatının yokluğu, davada taraf olarak gözüken kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel teşkil etmekle def'i değil, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülmesi mümkün ve mahkemece de kendiliğinden nazara alınması zorunlu bir itiraz niteliğindedir.
Somut olayda, davacı ...’na yönelik davanın sürücü kursları ve eğitmenlerin yeterince denetlenmemesi nedenine dayalı olarak açıldığı, davalı ...’in uygulamalı ehliyet sınavında ... sınav komisyonu üyesi olarak görevli olduğu, sınav esnasında sürücü adayının yönetimindeki aracın davalı ... Eğitim Hizm… Şirketi'ne ait olduğu, davalı sigorta şirketinin ise aracın ZMMS sigortacısı olduğu görülmektedir.
2918 sayılı Kanun'un “...'nın Görev ve Yetkileri” başlıklı 8. maddesi, “Sürücü Adaylarının Sınavları ile Sürücü Belgelerinin Verilmesi Esasları” başlıklı 42. maddesi ve “Sürücü Kursları” başlıklı 123. maddesinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, sürücü kurslarına başvurarak teorik ve uygulamaya yönelik eğitim alan sürücü adaylarına bu eğitimi verecek sürücü kursları, bu kurslar sonrasında yapılacak sınavlara ilişkin usul ve esasları belirleme, direksiyon eğitimi dersi sınavı uygulama ve değerlendirme komisyonunda görev alacak personeli tayin etme görev ve yetkisinin ... Bakanlığı'na ait olduğu konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. 2918 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, motorlu taşıt sürücüsü yetiştirmek, yetişmiş olanlara sınav sonucu sertifika vermek, trafik ile ilgili öğretim ve eğitim yaptırmak üzere sürücü kurslarının açılmasına izin vermek, sürücülerin eğitimleri ve sınavları, eğitimlerin ve sınavların süresi, içeriği ve yapılacağı yerlerin özellikleri, sınav yapıcıların nitelikleri ve eğitimi ile diğer usul ve esasları yerine getirmekle görevli olan ... Bakanlığı’na ait olduğunun anlaşılmasına göre, davada husumetin ... Bakanlığı’na yöneltilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Dosyada mevcut kaza tespit tutanağı içeriği ile kolluk beyanları içeriğinden davalı ... Eğitim… Ltd. Şti. sürücü kursu adına kayıtlı özel tertibatlı (aracın sağ ön yolcu bölümünde, debriyaj ve fren pedalı bulunan) ve davalı aday sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki davalı ...’in sürücü adayları sınav komisyon üyesi olarak aracın sağ ön koltuğunda bulunduğu aracın, sürücü adayları eğitim ve sınav yeri olarak belirlenmiş mahalde aday sürücünün durakladığı yerden kontrolsüzce çıkışı esnasında sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde kaldırımda yaya olarak bulunan davacılara çarpması neticesinde yaralanmalı trafik kazasın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Eldeki davaya konu trafik kazası nedeni ile davacıların maddi ve manevi zararlarından davalıların sorumlu tutulabilmesi için öncelikle olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumunun somut olayın oluş şekline göre doğru olarak belirlenmesi gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir.
Bu çerçevede, mahkemece dosyaya kazandırılan bilirkişi raporu ile davalı aday sürücü ...’un durakladığı yerden kontrolsüzce çıkışı esnasında sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana geldiği belirtilen kazada, belirtilen yer ve zaman içinde başlangıcından bitimine kadar eğitimin güven içinde yürütülmesi bakımından gerekli tedbirleri almakla görevli ve sorumlu olan davalı sınav komisyon üyesi Necati’nin aday sürücünün araç kullanmasını detaylı şekilde kontrol etmesi, gerektiğinde aday sürücüyü ikaz etmesi, tehlikeyi sezinleyerek aracın hakimiyetini sağlaması, yani ayakları altında bulunan fren ve debriyaj pedallarını kullanarak kazayı önleme cihetine gitmesi gerekli iken böyle bir tedbire tevessül etmeyerek, dikkatsizliği ve tedbirsizliği nedeniyle asli, davalı aday sürücü ...’un ise idaresindeki araç ile seyir hainde iken park halinde bulunduğu alandan kontrollü hareket etmesi gerekirken meslekte ve sanatta acemi olmasının etkisi ile kontrolsüzce ve dikkatsizce hareket etmesi esnasında sevk ve idare hatası ile direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen kazada tali kusurlu olduğu, davacıların ise kusursuz olduğu belirtilmiş ise de, raporda oransal bir kusur belirlemesinin yapılmadığı görülmüştür.
Kusur durumu belirlenirken ilgili yönetmelik gereğince motorlu taşıt sürücü kursu tarafından teorik eğitimini tamamlayan sürücü adayına, akan trafiğe çıkmadan önce aracı çalıştırma, hareket ettirme, vites değiştirme, debriyaja basma, durdurma, dönüş yapma, yokuşta kalkma, park etme, direksiyon hakimiyeti gibi becerileri kursiyerin kabiliyetini de dikkate alarak gerekli eğitimler verilmesi zorunlu olup davalı aday sürücüye gerekli eğitimlerin verilip verilmediği araştırılıp olayın oluş şekli ile kanun ve ilgili yönetmeliğe uygun düşecek şekilde kusurun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, bu hususlar değerlendirilmeden eksik inceleme ile yapılan kusur değerlendirmesi yetersiz olup, kaldı ki, oransal olarak kusur durumları da belirlenmeden eksik inceleme ile düzenlenen kusur raporu esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı ... Sigorta şirketi tarafından yargılama sırasında █████/2018 tarihinde davacı ... lehine 202.740,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı ödemesi yapıldığı ve bu yönden sigorta şirketinin ibra edildiği sabit ise de, ödemenin yargılama sırasında yapılması ile diğer davalılara yönelik her hangi bir ibranın da bulunmaması karşısında ödeme yapıldığı tarih itibariyle hesaplama yapılarak, yapılan ödeme ile diğer müteselsil borçluların (davalıların) da sorumluluklarının kalkıp kalkmadığı, kalkmışsa hangi oranda kalktığı değerlendirilerek, sorumluluğun sona ermemiş olması halinde ise rapor tarihi itibariyle hesaplama yapılarak, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yargılama sırasında yapılması nedeniyle ödeme güncellenmeksizin belirlenen tazminattan mahsup edilerek, sonucuna göre davacı ...’in karşılanmayan sürekli işgöremezlik zararı yönünden bir karar verilmesi gerekirken, sigorta şirketi yönünden sürekli işgöremezlik tazminatı yönünden yapılan ibra nedeniyle tüm davalılar lehine bu zarara yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesince yukarıdaki 2 ve 3 nolu bentler gereğince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf eden tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre davacıların tüm, istinaf eden davalıların sair istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacılar vekili ile davalılar ..., ... Sigorta Şirketi, ... Eğitim Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ve ... vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ İLE, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen █████/2025 tarihli, ████████ Esas - ████████ Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
Kaldırma sebeplerine göre istinaf edenlerin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf kanun yoluna başvuranlar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatıran taraflara iadesine,
4-İstinaf yoluna başvuranlar tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere █████/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!