10. Asliye Ticaret Mahkemesinin ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasında fatura ve çek delilleri ile mal teslimi ispatı tartışması.
Özet: Bu itirazın iptali davasında davacı, ticari satıştan kaynaklanan faturalar ve ciro edilmiş bir çek nedeniyle davalı aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın kaldırılmasını ve takibin devamını talep ederken, davalıya mal teslimi yapıldığını ve faturalara süresinde itiraz edilmediğini belirtmektedir; davalı ise davanın görevsiz mahkemede açıldığını, mal tesliminin gerçekleşmediğini, delillerin yetersiz ve alakasız olduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına borcu ve mal teslimini ispat etmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmaktadır.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO : ████████KARAR NO : ████████ DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026Mahkememize açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili tarafından davalı şirket aleyhine ... .... ... .... ... ... numaralı 250.000,00 TL bedelli fatura, SRH2024000000296 numaralı 40.000,00 TL bedelli fatura ile 03.05.2025 keşide tarihli, ... Arhavi Şubesine ait 5540801 seri numaralı çekin oluşturduğunu, takibin toplam 290.000,00 TL alacak üzerinden yürütüldüğünü, davalı tarafın 30.06.2025 tarihinde borca, faize ve ferilerine itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkil şirketçe davalıya faturalı mal teslimleri yapıldığını, bu teslimlere ilişkin iki adet faturanın düzenlendiği ve ayrıca davalı şirket yetkilisi tarafından kendi adına yazılı çekin ciro edilerek müvekkile teslim edildiğini, teslim edilen mallara ilişkin fotoğrafların ve şirket yetkilisi ile yapılan konuşma kayıtlarının da dosyaya eklendiğini, bu kayıtların malın teslim alındığını ve ödemenin çek ile yapılacağının kabul edildiğini gösterdiğini, çek yönünden, 03.05.2025 keşide tarihli ve 5540801 seri numaralı çekin davalı şirket yetkilisi tarafından ciro edilerek müvekkile verildiği, daha sonra davalı şirket yetkilisi ile çek keşidecisi tarafından yapılan baskı nedeniyle çekin yasal süresi içinde bankaya ibraz edilemediğini, bu nedenle kambiyo senedi niteliğinin ortadan kalktığını; ancak çekin dayandığı para borcunun sona ermediğini, faturalar yönünden, müvekkil tarafından düzenlenen iki faturaya süresi içinde itiraz edilmediğini, buna rağmen icra takibine borç bulunmadığı gerekçesiyle itiraz edildiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine yer verilerek faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi hâlinde içeriğinin kabul edilmiş sayılacağını, faturanın ticari defterlere kaydedilmesinin akdî ilişkinin ve mal veya hizmet tesliminin kabulü anlamına geleceğine ilişkin Yargıtay kararları olduğunu, bu çerçevede, icra takibine konu iki faturaya süresinde itiraz edilmemiş olmasının borcun varlığı bakımından delil niteliğinde olduğunu, davalı tarafın icra dosyasına yaptığı itirazın tahsili geciktirdiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmesimi, bunun yanında, alacağın belirli ve hesaplanabilir nitelikte olduğunu, İcra ve İflas Kanunu kapsamında alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davanın görevli mahkemede açılmadığını, somut uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, dava konusunun satış sözleşmesinden ve faturaya dayalı alacaktan kaynaklandığını, müvekkilinin tacir, davacının ise esnaf olduğunu; Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi kapsamında her iki tarafın da tacir olmadığı ve uyuşmazlığın aynı maddenin ikinci fıkrasında sayılan dava türleri arasında yer almadığı, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan deliller ile dava konusu arasında bağ bulunmadığı, adı geçen kişiler ile davalı arasında herhangi bir ilişki olmadığını, çek keşidecisinin davalı olmadığını, bu nedenle çekin ibraz edilmemesi yönünde davacı üzerinde baskı kurulmasının olağan akışla bağdaşmadığını; bu konuda dosyaya sunulmuş bir delil de bulunmadığını, davacı tarafından delil olarak sunulan video kaydında bungalov tarzı, onarım aşamasında bir yapının görüldüğünü, videoda faturaya konu malların yer almadığını, ayrıca bu yapının davalıya ait olmadığını, bu nedenle videonun dava konusu alacak bakımından delil niteliği taşımadığını, whatsapp yazışmaları yönünden, konuşmaların şirket yetkilisine ait olmadığını, ilgili telefon numarasının sahibi ile müvekkili davalı arasında herhangi bir bağ bulunmadığını, müvekkilinin bu kişiyi tanımadığını, davacı her ne kadar faturaya konu malların teslimine ilişkin fotoğraf sunduğunu belirtmiş ise de, dosyada buna ilişkin bir delilin bulunmadığını, davaya ilişkin delillerin yalnızca fatura ve çekten ibaret olduğunu, faturanın tek başına alacağın varlığını ve malın teslim edildiğini göstermeyeceğini, faturaya itiraz edilmemiş olmasının yalnızca fatura içeriğindeki kayıtlar yönünden karine oluşturacağı, buna karşılık mal tesliminin ayrıca ispatlanması gerektiğini, malın teslim edildiğine ilişkin ispat yükünün davacıda olduğunu, davacı tarafından sunulan delillerden yalnızca fatura ve çekin dava ile ilgili olduğu, faturaya konu malların teslim edildiğine ilişkin delil bulunmadığı, çekin kambiyo vasfını kaybetmesinin sonuçlarının davacıya ait olduğu, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.DELİLLER : ... 7. Genel İcra Dairesi'nin ██████████ Esas sayılı dosyası UYAP ekranlarından çıkarılarak dosya arasına alınmış, incelenmiştir.Davacının bağlı olduğu Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacının 2024 yılına ait BA-BS formları getirtilmiş, incelenmiştir.... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Yenimahalle Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacının tacir mi esnaf mı olduğu sorulmuş, tacir olduğu bilgisine ulaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık konuları hakkında mali müşavir bilirkişisinden alınan bilirkişi raporunda özetle, davacı e-defter yükleme tarihlerinin, süresi içerisinde yapıldığı, bu nedenle ticari defterlerin 6102 Sayılı Yeni TTK’nun 64. maddesinde ifade edilen belirli kanuni şartları taşıdığı, davacı kayıtlarına göre icra takip tarihi itibari ile davalının 290.000,00 TL borç bakiyeli olduğunu, davalı ticari defterleri dosyaya sunmamış, ticari defterlerin bulunduğu adres ve ilgili kişi bilgilerini de sayın mahkemeniz tarafından verilen süre içerisinde ve sonrasında dosyaya kazandırmamıştır. Bu nedenle davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, davacı tarafından ... 7. Genel İcra Dairesi ██████████ E sayılı dosya ile, 20.06.2025 tarihinde davalı aleyhine 290.000,00 TL (Asıl alacak fatura) için icra takibinde bulunulduğu yönünde görüş ve kanaati bildirilmiştir. DELİL DEĞERLENDİRME VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava faturalı satımdan kaynaklı takibe yapılan itirazın iptali isteminden ibarettir. Dava konusu uyuşmazlık; takip talebine dayanak olan faturalar ve süresinde bankaya ibraz edilmemiş çek bedelince davacının davalı şirketten takip talebinde belirtilen asıl alacak miktarında alacağının bulunup bulunmadığı, davacı yararına icra inkar davalı yararına kötüniyet tazminatına hükmedilip edilemeyeceğine ilişkindir.Davalı mahkememizin görevine itiraz etmişse de tarafları tacir olan nispi ticari davada mahkememiz görevlidir.Davalı şirket tarafından borcun olmadığı iddia edilmektedir. Faturaya dayalı taleplerde fatura konusu mal veya hizmetin alıcıya sunulduğu, teslim edildiği ispatlanırsa satıcı bedele hak kazanır. Menkul mal satışlarında alıcının malı teslim alması, satım bedelinin muaccel olması sonucunu doğurur. Bu halde malların tesliminin ispatı gerekir.Davacı defterlerinin incelenmesinde sahibi lehine delil vasfı taşıyan davacı yasal defter kayıtlarına göre davacının davalıya bir kısım mal satıp bedeli faturalandırdığı, davacının davalıdan 290.000,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Davalının usulüne uygun olarak defterlerini ibraz emri tebliğine rağmen defterlerini ibraz etmediğinden incelemesi yapılamamıştır. Davacı yan takibe dayanak olarak faturalar yanında ibraz süresi geçmiş çeki de göstermiş ve borca itirazda çekteki imza da inkar edilmiştir. Çek, süresinde bankaya ibraz edilmediğinden 6762 sayılı TTK'nun 720. Maddesi uyarınca hamil, ciranta ve keşideciye karşı kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını yitirmiştir. Başka bir anlatımla, süresinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle kambiyo hukukundan kaynaklanan haklar yitirilmiştir. Bu durumda, çeke dayalı müracaat hakkı düşmüş olan hamilin alacağına kavuşabilmesi için önünde iki seçenek bulunmaktadır. Hamil, ya aralarındaki temel ilişkiye dayanarak çeki kendisine ciro eden lehdara başvurup süresinde ibraz edilmeyen çeke yazılı delil başlangıcı olarak dayanıp, alacağını her türlü delil ile kanıtlayabilir, ya da 6762 sayılı TTK.nun ██████.maddesi yollaması ile çeklerde de uygulanması gereken aynı Kanun’un 644.maddesinde düzenlenmiş olan sebepsiz iktisap hukuksal nedenine dayanarak keşideciye başvurabilir. Bu ikinci halde ispat külfeti keşidecide olup, keşideci sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlamakla yükümlüdür." (bknz. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin █████/2014 tarih, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) Çek bir ödeme vasıtası ise de dosya kapsamından çekin tahsil edilmediği sabittir. Kaldı ki davacı davasını takibe konu ettiği faturalara dayandırmakta olup çekteki imza inkarının araştırılmasının yargılamaya bir fayda sağlamayacağı anlaşılmıştır.6100 sayılı HMK'nın "Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222/3. maddesi "... şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." Hükmünü içermektedir. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan davalı, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. ve 222/3 maddeleri gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, davacı defterindeki kayıtlara uygunluğu mahkememizce kabul edildiğinden, dbu halde malların teslim edilmediğini ispat yükü davalıda olacağından 290.000,00 TL asıl alacak yönünden itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Bu nedenle davalının davaya konu alacağı sabit görüldüğünden davanın kabulüne, itirazın iptaline ve alacak likit olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmetmekHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;1-Davanın kabulü ile ... 7. Genel İcra Dairesinin ██████████ sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, 2-Kabul edilen miktar üzerinden hesap edilen %20 icra inkar tazminatı olan 58.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 19.809,90 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 3.502,48 TL harcın mahsubu ile noksan olan 16.307,42 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, davacı yararına hesaplanan 46.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine,5-Arabuluculuk aşamasında harcanan 4.600,00 TL giderin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,6-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL başvurma harcı, 3.502,48 TL peşin harç olmak üzere toplamı 4.117,88 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,7-Davacı tarafından yapılan 8.322,90 TL tebligat/posta/müzekkere masrafı ve bilirkişi ücreti yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.