İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinde, 6361 sayılı kanundan kaynaklanan menfi tespit ve çek istirdadı davasında, çalınan çek nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat koşulları değerlendirilerek reddedilmesine ilişkin istinaf başvurusu incelenmektedir.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, rızası dışında elinden çıktığını iddia ettiği ve hakkında çek iptal davası ile savcılık şikayeti bulunan bir çek nedeniyle davalı tarafından başlatılan icra takibini durdurmak amacıyla açtığı menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesinin çek bedelinin ödenmesini engellemeye yönelik ihtiyati tedbir talebini yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle reddetmesi üzerine yapılan istinaf başvurusunu konu almaktadır. Davacı vekili istinafta, müvekkilinin haksız bir borç tehdidi altında olduğunu, çalıntı çek ve diğer delillerin yaklaşık ispat için yeterli olduğunu, mahkemenin kararının hatalı olduğunu belirterek ihtiyati tedbir talebinin kabulünü istemektedir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: ████████
KARAR NO: ████████
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: █████/2026 (Ara Karar)
NUMARASI: ███████ E.
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket, keşidecisinin ..., muhatabının ... Şubesi olduğunu, 133.680 TL tutarında, 28.11.2025 tarihli, ... nolu çeki aldığını ve çek rıza hilafına elden çıktığı için Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını ve çeklerin üzerine ödemeden men kararı verildiğini ve ibraz edilen çek arkasına bu karar yazıldığını, aynı zamanda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı ██████████ sor. numarası ile çekin çalınması nedeniyle şikayette bulunulduğunu, soruşturma devam etmekte olduğunu, ödeme yasağı olmasına rağmen davalı firma İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi █████████ D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı aldığını ve .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığını ve müvekkili şirketin tüm hesaplarına ihtiyati hacizle bloke konulduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, çekteki imzanın müvekkiline ait olmaması ve yargılama sırasında çek bedelinin tahsili ihtimalinde müvekkilinin büyük zarara uğrayacağı açık olduğundan dolayı öncelikle çek bedelinin ödenmemesi için ödeme yasağı konulmasını talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi'nin █████/2026 tarihli kararı ile; "1-Davacı vekilinin ödeme yasağı konulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, karar verilmiştir
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. sayılı çek iptali dosyasında tarafına istirdat davası açması için süre verilmesi üzerine menfi tespit ve istirdat talebinde bulunduğunu, yargılama süresince çekin tahsilinin engellenmesi amacıyla ödeme yasağı konulmasını talep ettiğini, ancak mahkemenin delillerin toplanmadığı ve yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığı gerekçesiyle bu talebi reddettiğini, verilen kararın hatalı olduğunu ve kabulü gerektiğini, müvekkilinin çalıntı bir çek üzerinden büyük bir zarara uğratılmaya çalışıldığını, savcılık şikayeti ve sunulan diğer delillerin yaklaşık ispat için yeterli olduğunu, çekteki cironun müvekkiline ait olmadığının net bir şekilde anlaşıldığını, davalı tarafça alınan ihtiyati haczin hukuka aykırı bulunarak kaldırıldığını ancak müvekkilinin halen borcu ödeme tehdidi altında bulunduğunu, çek bedelinin bankada blokeli olduğunu ve daha önce başka bir dosyaya teminat yatırıldığını, tüm bu nedenlerle ödeme yasağı talebinin reddine dair kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava İİK 72. maddesine dayalı menfi tespit ve çek istirdadı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili şirketin keşidecisi ... olan ... Şubesine ait 133.680 TL bedelli 28.11.2025 tarihli, ... nolu çeki aldığını, çekin rıza hilafına elden çıktığını Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ████████ E sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını ve çeklerin üzerine ödemeden men kararı verildiğini buna rağmen davalının ihtiyati haciz kararı aldığını ve .... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu beyanla çek bedelinin ödenmemesi için teminatsız olarak ödeme yasağı konulmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece,çekin ödenmesinin durdurulmasının talep edildiği, bu aşamada davacının iddiaları bakımından yaklaşık ispatın sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
İİK 72/3 maddesi gereği, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. Aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, eldeki davanın davalı tarafından başlatılan icra takibinden sonra açıldığı, davacının tedbir talebini "çekin tahsilinin önlenmesi amacıyla çek hakkında teminatsız ödeme yasağı tedbir kararı verilmesi" şeklinde ileri sürdüğü, diğer bir ifade ile çek bedelinin çekte sorumluluğu bulunan takip borçlularınca ödenmesinin durdurulması talebinin anlam ve sonucunun takibin durdurulması istemi olduğu, takipten sonra bu şekilde bir tedbire hükmedilmesine ise yasal olanak bulunmadığı, mahkemece bu hususlar gözetilerek tedbir talebinin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2026/.. E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!