Asliye Ticaret Mahkemesinde indüksiyonlu ısıtma sistemleri eser sözleşmesinden kaynaklanan, gecikme cezası itirazıyla ödenmeyen 570.000 Avro alacak davasının gerekçeli kararı.
Özet: Davacılar, müvekkili iş ortaklığının davalıyla akdettiği indüksiyonlu ısıtma sistemlerinin imalat ve montajına dair eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacakları ile davalı talebiyle yapılan ilave iş bedellerinin tahsilini talep etmektedir; zira davacı taraf, edimlerini eksiksiz yerine getirdiğini, davalının geçici kabul tutanağıyla ve faturaya süresinde itiraz etmeyerek eseri çekincesiz kabul ettiğini ve sistemleri sorunsuz kullandığını, dolayısıyla davalı tarafından uygulanan gecikme cezasının çekincesiz kabul sonrası hukuka aykırı olduğunu, gecikmelerin davalıdan veya mücbir sebeplerden kaynaklandığını ve ceza hesabının hatalı olduğunu ileri sürerek, bakiye sözleşme bedeli ve ilave işler karşılığı toplamda 825.025 Euro alacağın faiziyle birlikte ödenmesini istemektedir.

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM KURMAYA YETKİLİ
T.C.
...
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ████████ Esas
KARAR NO : ████████
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : █████/2025
KARAR TARİHİ : █████/2026
KARAR YAZIM TARİHİ : █████/2026
Mahkememize açılan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkil iş ortaklığı ile davalı arasında, beş adet indüksiyonlu ısıtma sisteminin tasarım, temin, üretim ve montajına ilişkin sözleşme akdedildiğini, müvekkili iş ortaklığı edimini tam ve gereği gibi ifa ettiğini, davalı tarafından bu durum, çekincesiz olarak düzenlenen geçici kabul tutanağı ve müvekkil iş ortaklığınca tanzim edilen faturaya Türk Ticaret Kanunu m. 21/2’de öngörülen 8 günlük sürede itiraz edilmemesiyle ikrar olunduğunu, davalı teslim ve montajı gerçekleştirilen sistemleri 26.12.2023 tarihinden beri sorunsuz biçimde kullandığını, buna rağmen davalı, müvekkili şirkete kabulden sonra gönderdiği yazı ile gecikme cezası uygulandığı gerekçesiyle bakiye alacak tutarını ödemeyeceğini bildirdiğini, bu yazıya cevaben bakiye alacak tutarının ödenmesi ihtar edilmesine rağmen, herhangi bir ödeme yapılmadığını, Halbuki; davalının ödeme yapmama gerekçesi olan gecikme cezası, Türk Borçlar Kanunu m. 179/2 çerçevesinde ifaya ekli ceza niteliği taşımakta olup, mezkur madde uyarınca ifanın çekincesiz olarak kabul edilmesi halinde istenmesi hukuken mümkün bulunmadığını, davalı faturaya süresinde itiraz etmeyerek ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olup, sistemi sorunsuz biçimde kullandığını, keza sözleşmede ifayı çekincesiz kabule rağmen ceza istenebileceğine ilişkin bir hüküm olmadığını, Kabul tutanağında çekince öne sürmeyen davalının, gelinen noktada gecikme cezası iddiası mesnetsiz olduğunu, davalıdan ve mücbir sebeplerden kaynaklanan gecikmeler meydana gelmiş olup, müvekkili iş ortaklığına süre uzatımı verilmesi gerekirken, ceza uygulanması hukuka aykırı olduğunu, zira; yurt dışından ithal edilen ürünlerin temininde, sevk organizasyonundaki aksaklıklar ve pandemi sonrası küresel ölçekte yaşanan elektronik komponent tedarik problemleri sebebiyle gecikme yaşandığını, davalının talimatı üzerine sahaya yerleştirilen malzemelerle ilgili yer değişikliği yapıldığını, muayene ve geçici kabul süreci sözleşme uyarınca teslim süresinden sayılmayacak olup, davalının bu süre için ceza uygulaması hukuka aykırı olduğunu, keza, bu süreçte davalının sözleşmeden doğan işbirliği yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle yaşanan gecikmenin gecikme cezasına konu edilmemesi gerektiğini, davalı tek seferde tespit ederek bildirebileceği eksiklikleri, kendi personelinin koordinasyon zaafiyeti sebebiyle peyderpey bildirerek geçici kabul sürecini uzattığını, İlk eksiklik bildiriminden sonrası için gecikme cezası uygulanması mümkün olmadığını, davalı birtakım dokümanların gönderilmesi bekleyerek, geçici kabulü geciktirdiğini, bu süre için gecikme cezası uygulanması hukuka aykırı olduğunu, davalının talep ve talimatı doğrultusunda gerçekleştirilen ilave işlerin yapımı için harcanan sürenin, müvekkili iş ortaklığına süre uzatımı olarak verilmesi zorunlu olduğunu, gecikme cezasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalının ceza hesabı da hatalı olduğunu, Zira, sözleşmede birbirini takip eden teslim ve geçici kabul faaliyetleri için gecikme cezası öngörülmüş olup, geçici kabul gecikme cezası hesabının, fiili teslim tarihi üzerinden yapılması gerekirken, her iki faaliyet birbirinden bağımsızmış gibi, teslimata ilişkin müvekkili iş ortaklığından kaynaklandığı iddia edilen gecikme dönemine hem teslimat gecikme cezası, hem de geçici kabul gecikme cezası uygulanması hukuka aykırı olduğunu, keza, sözleşmede teslimat için bir vade belirlenmemesine rağmen, davalı geçerliliği ve güncelliği bulunmayan, müvekkili iş ortaklığının teklif ekindeki taslak iş programındaki tarihleri baz alarak ceza hesaplandığını, öte yandan müvekkili iş ortaklığı tarafından, davalının talep ve talimatı üzerine sözleşme kapsamında bulunmayan birtakım ilave işler gerçekleştirilmiş, davalı tarafından bu işlerin bedeli de ödenmediğini, gelinen noktada, bakiye 570.000-€ alacağın Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109 çerçevesinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-€ kısmının davalıya gönderilen ihtarnamedeki sürenin dolduğu ve davalının temerrüde düştüğü 28.09.2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a uyarınca Devlet Bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek euro faiziyle birlikte; sözleşme kapsamında olmamakla birlikte davalının talep ve talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen ilave işlere ilişkin 255.025-€ alacağın Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109 çerçevesinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-€ kısmının davalıya gönderilen ihtarnamedeki sürenin dolduğu ve davalının temerrüde düştüğü 30.10.2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a uyarınca Devlet Bankalarının euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek euro faiziyle birlikte tahsiline, müvekkili iş ortaklığı edimini tam ve gereği gibi ifa etmesine rağmen, çekincesi olarak ifayı kabul eden davalının, devamında gecikme cezası gerekçesiyle ödemekten kaçındığı bakiye 570.000-€ alacağın Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109 çerçevesinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-€ kısmının davalıya gönderilen ihtarnamedeki sürenin dolduğu ve davalının temerrüde düştüğü 28.09.2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek euro faiziyle birlikte; sözleşme kapsamında olmamakla birlikte davalının talep ve talimatları doğrultusunda gerçekleştirilen ilave işlere ilişkin 255.025-€+KDV alacağın Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 109 çerçevesinde fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000-€ kısmının davalıya gönderilen ihtarnamedeki sürenin dolduğu ve davalının temerrüde düştüğü 30.10.2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a uyarınca Devlet Bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işleyecek euro faiziyle birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya aidiyetine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; gecikme cezalarının fatura konusu hakedişten kesilerek ödeneceğine dair açık sözleşme hükmü bulunduğunu, faturanın düzenlenmesi, sözleşmeye konu ürünlerin Şirketimize teslim edildiğine ortaya koyan bir belge niteliğini haiz olup sözleşme kapsamında Yükleniciye yapılacak mal bedeli ödemesi üzerinden gecikme cezası kesintisi uygulanmasına engel teskil etmediğini, 15.08.2024 tarihli toplantı tutanağından görüleceği üzere davacı taraf, geçici kabule hazır hale getirilmesi için 16.09.2024 tarihini belirttiğini, 07.10.2024 tarihinde kumlama tezgâhı devreye alındığını ve 14.10.2024 tarihinde sistemler performans testi için yeterli sayıda ürün sağladığını, arıza ve operasyon süresi olarak 28 gün Şirketimiz kaynaklı gecikme yaşandığını, Kumlama tezgâhı arızası sonrasında operasyonlar arası ürün geçişi sebebiyle 14.10.2024-13.11.2024 tarihleri arasında şirketlerince kaynaklı 30 gün test yapılamadığını, 12.11.2024 tarihinde yükleniğiye bakım onarım eğitimlerinin içeriği ve işin tekniği gereği sistemlerde tespit edilen bazı eksiklikler e-posta ile iletilmiş ve eğitim için 18.11.2024 tarihinde yüklenici fabrikaya davet edildiğini, talep edilen eksiklikler, tezgâhın iş güvenliğine ve çalışma prensibine uygun şekilde kullanımı için istendiğini, buna rağmen, 13.11.2024-11.12.2024 tarihleri arasında oluşan 28 günlük gecikme için Şirketimiz kaynaklı oluştuğundan bahisle davacı tarafa cezasız süre verildiğini, firmanın geçici kabulün 26.12.2024 tarihinde yapılmış olup, geçici kabul için 11.12.2024-26.12.2024 tarihleri arasında geğen sürede yaşanan 15 günlük gecikme için Şirketimiz kaynaklı oluştuğundan bahisle davacı tarafa cezasız süre verildiğini, muayene ve kabul sürecinde geçen 16.09.2024-26.12.2024 tarihleri arasındaki zaman dilimi şirketlerince kaynaklı olduğundan bahisle davacı tarafa toplamda 101 günlük cezasız süre verildiğini ve bu süreler için davacı tarafa ceza uygulanmadığını, 101 güne ek olarak, muayen kabul sürecinden önçe 35 mm kumlama tezgâhı arızasından kaynaklı olarak56 gün; ekte sundukları yazı doğrultusunda şirketlerinin talebi Montaj esnasında üretim kapasitesinin artırılması amacıyla tezgâh montaj noktalarında yer değişikliğinden kaynaklı 14 gün olmak üzere toplamda 171 günlük gecikme için şirketlerinden kaynaklı oluştuğundan bahisle davacı tarafa cezasız süre verildiğini ve bu süreler için davacı tarafa ceza uygulanmadığını, bu bakımdan, Yükleniciye yaşanan gecikmelerin tamamı için ceza uygulandığına ilişkin iddialar mesnetsizdir, eksikliklerin tek seferde bildirilememesinin nedeni, eksikliklerin sürece bağlı eksiklikler olmasından; başka bir deyişle, tek seferde tespit edilebilen eksiklikler olmamasından ve sistemin ilerleyen fazlarında ortaya çıkabilen eksiklikler olmasından kaynaklandığını, sadece davacı yüklenici kayanklı gecikmeler yükleniciye yansıtıldığını, tezgâhın iş güvenliğine ve çalışma prensibine uygun şekilde kullanımı için yapılmasının gerekli olduğu tespit edilen hususların tamamlanması yükleniciden talep edilmiş olup, bu süreçte yaşanan gecikmeler yükleniciye yansıtılmadığını, davacı yükleniciden talep edilen işler, teknik şartname hükümlerine uygun olduğunu, sistem sürekliliğinin sağlanması amacıyla baskı devre çizimleri ekte yer alan yazı ile yükleniciden istendiğini, yüklenici tarafından da Sözleşme ve Teknik Şartnarfle hükümlerine uygun şekilde baskı devre çizimleri teslimden imtina edilmeksizin ve herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin şirketlerine teslim edildiğini, bu nedenle, sözleşme hükümlerine aykırı olacak şekilde davacı tarafın know-how bilgilerine sahip olunduğu iddiasının yersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle; davacı tarafça açılan işbu davanın reddine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE :
6100 sayılı HMK'nun 166. maddesinde göre aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki Hukuk Mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği, birleştirme kararının ikinci davanın açıldığı mahkemece verileceği, davalardan aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileycek nitelikte bulunması durumunda bağlantı var sayılacağı öngörülmüştür.
... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası UYAPTAN getirtilmiş incelendiğinde, davanın taraflarının aynı olduğu, aynı sözleşmeden kaynaklı ceza alacağına ilişkin olduğu ve davaların bağlantılı olduğu görülmüş neticede her iki davanın birleştirilmesinin usul ekonomisine daha uygun olacağı anlaşıldığından birleştirme kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre;
1-Mahkememiz dosyası ile ... 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu anlaşılmakla dosyamızın bu mahkemenin esas sayılı dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
3-Sair işlemlerin birleşen dosyada devamına,
4-Dosyanın birleştirilen mahkeme dosyasına gönderilmesine,
5-Yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında birleştirilen asıl dosya üzerinden karar verilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda █████/2026 tarihinde karar verildi.
*Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!