Aşırı rüzgar nedeniyle kasko sigortalı araçta oluşan hasarın tazmini amacıyla açılan, bilirkişi raporuyla desteklenen haksız fiil kaynaklı alacak davası.
Özet: Bir araç sahibinin, şiddetli rüzgar nedeniyle bahçe kapısının çarpması sonucu KASKO sigortalı aracında meydana gelen hasarın tazmini için sigorta şirketine açtığı davada, arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması üzerine davacı vekilinin başlangıçta belirsiz alacak olarak talep ettiği ve daha sonra bilirkişi raporuyla 64.225,44 TL olarak kesinleşen maddi zararın olay tarihinden itibaren avans faiziyle tahsilini talep ettiği, davalı sigorta şirketinin ise davanın usulden reddi, zamanaşımı, teminat dışılık ve poliçe şartlarına ilişkin itirazlarına rağmen, mahkemenin bilirkişi raporuna dayanarak araç sürücüsünün kusursuz olduğunu ve sigorta şirketinin ilgili yasa maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olduğunu belirttiği bir alacak davasıdır.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : ████████ KARAR NO : ████████DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : █████/2025KARAR TARİHİ : █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ----- plaka sayılı aracın █████/2024 tarihinde saat 15:15 sıralarında bahçe kapısının aşırı rüzgar nedeniyle çarpması sonucu hasara uğradığını, meydana gelen kazada araçta toplam 100.000-TL tutarında maddi hasar oluştuğunu, söz konusu hasar bedelinin davalı tarafça karşılanmadığını, zararın tazmini amacıyla █████/2025 tarihinde davalıya başvuruda bulunulduğunu, başvurunun yasal süresi içerisinde cevapsız bırakıldığını, bu durum üzerine █████/2025 tarihinde davalı sigorta şirketi aleyhine dava şartı arabuluculuğa başvurulduğunu, █████/2025 tarihinde gerçekleştirilen arabuluculuk sürecinde sigorta şirketinin ödeme yapmayacağını beyan etmesi neticesinde sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin uğradığı zararın tazmininin zorunlu hale geldiğini, HMK madde 107 gereğince belirsiz alacak olarak şimdilik 10-TL hasar bedelinin davalıdan avans faizi ile birlikte tahsil edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde ---- poliçe numaralı kasko sigortası ile sigortalı ---- plakalı aracın karıştığı █████/2024 tarihli kaza neticesinde davacı tarafın aracında meydana gelen hasar tazminatı talebine ilişkin davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, HMK 114/1-h maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, HMK 119. maddesi gereğince dava dilekçesinde bulunması gereken zorunlu unsurların eksik olduğunu, davacının iddialarını somutlaştırmadığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, poliçe şartları ve Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca hasarın teminat dışı kaldığını, ----- numaralı hasar dosyası kapsamında görevlendirilen bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme neticesinde talebin reddedildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla tazminat ödenmesi gerektiği kanaatine varılması halinde poliçedeki kloz ve muafiyetlerin uygulanması gerektiğini, hasar tazmin yöntemine ilişkin klozlar uyarınca yedek parça tedariki ve onarım yeri konusunda sigortacının yetkili olduğunu, anlaşmasız servislerde yapılan onarımlarda eksperin belirlediği tutarın esas alınacağını, KDV'ye ilişkin herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, sigorta tazminatlarının KDV'nin konusuna girmediğini, sigorta şirketinin iskonto hakkının saklı olduğunu, sigorta sözleşmelerinin sigorta ettirenin zenginleşmesine yol açmaması gerektiğini, gerçek zararın giderilmesi ilkesi gereği fahiş taleplerin reddinin zorunlu olduğunu belirterek davanın usulden veya esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, trafik kazası sonucu uğranılan maddi zararların tahsiline ilişkin açılan alacak davasıdır.Davacı tarafça ---- poliçe numaralı kasko sigortası ile sigortalı davacı adına kayıtlı ----- plakalı aracın karıştığı █████/2024 tarihli kaza neticesinde davacı tarafın aracında meydana gelen hasar bedelinin tahsili talep edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; 13.12.2024 günü meydana gelen kazaya aşırı rüzgarın sebep olduğu, rüzgarın kazada etken olduğu, ---- plakalı araç sürücüsü --- kusursuz bulunduğu, davacıya ait ---- plakalı ---- model ------ marka araçtaki hasar toplamının KDV dahil 64.225,44 TL olduğu kanaatine varıldığı tespit etmiştir.Davacı vekili █████/2026 tarihli dilekçesinde 64.225,44 TL'nin olay tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre;13.12.2024 tarihinde, ---- poliçe numaralı kasko sigortası ile sigortalı davacı adına kayıtlı ---- aracın karıştığı haksız fiil eyleminde bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalı sigortalı ----- plakalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, ----- araç sigortacısı davalı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlü olması, Yargıtay ----.HD ------ sayılı kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleştiği, davacının hasar bedelinin davalının sorumluluğunda olan kısmının 64.225,44 TL olarak hesaplandığı ve davalının bu bedelden sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiştir.Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.Somut olayda dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihinin belirlenmediği, talep artırım dilekçesinde olay tarihinin başlangıç olarak bildirildiği, bu hali ile faiz başlangıç tarihi dava tarihi olarak esas alınmıştır.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile 64.225,44 TL'nin dava tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-Alınması gerekli karar harcı 4.387,23 TL’den peşin olarak yatırılan 615,40 TL ve davacı tarafından yatırılan 1.150,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.765,40 TL'nin mahsubu ile 2.621,83TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan 615,40 TL peşin harç ve 1.150,00 TL ıslah harcı toplamı olan 1.765,40TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,4-Davacı tarafından yapılan 702,90 TL ilk dava masrafı, 10.000,00 TL bilirkişi, 368,50 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 11.071,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5-Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,8-Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.