Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin davacı ile davalılar arasındaki trafik kazasından doğan cismani zarar tazminatı davasında verdiği istinaf kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, 19/06/2023 tarihinde davacının trafik kazası sonucu sağ bacağında çoklu kemik kırığı ve cismani zarara uğramasıyla ilgili açtığı tazminat davasının istinaf incelemesine esas teşkil eden tarafların iddia ve savunmalarını içermektedir; davacı, belirsiz alacak kapsamında geçici iş göremezlik, kalıcı sakatlık, bakıcı giderleri, tedavi masrafları için maddi tazminat ile 150.000 TL manevi tazminatı araç sürücüsü davalı ve sigorta şirketinden talep ederken, davalılar usulden ret, zamanaşımı, kusursuzluk ve dava şartı yokluğu iddialarıyla davanın reddini savunmaktadır.

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.KONYABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ... KARAR NO : ...KARAR TARİHİ : █████/2026T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİKARAR TARİHİ : █████/2026 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ...... VEKİLİ : Av...DAVALI : 1- ...... VEKİLİ : Av...DAVALI : 2- ...... VEKİLİ : Av...DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)İSTİNAF KARAR TARİHİ : █████/2026İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: █████/2026 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; █████/2023 tarihinde 22.39 sıralarında davalı ......'ın sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç ile ...... Caddesi üzerinde yeğeni ...... ile birlikte yürümekte olan davacı ile yeğenine çarptığını, ......'ın hayati tehlike geçirmeksizin basit tıbbi müdahale ile iyileşmeyecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebep olduğunu, kaza sonucunda müvekkilinin sağ tabia şaft çoklu kemik kırığı oluşacak şekilde cismani zarara uğradığını, müvekkilinin tedavisi Konya Şehir Hastanesinde yapıldığını, dava aşamasında müvekkilinin maruz kaldığı cismani zarardan dolayı kalıcı iş gücü kaybı, geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve SGK tarafından karşılanmayan zorunlu giderlerin tespit edilmesi için maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, konu ile ilgili olarak yürütülen soruşturma sonucunda Konya ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından kamu davası açılmış davalı hakkında "Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" eyleminden dolayı hakkında cezalandırılmasına karar verildiğini, karar henüz kesinleşmemiş olup istinaf aşamasında olduğunu, Kaza tespit tutanağına göre olay mahallini terk eden ...... plakalı kamyonet sürücüsü davalı 2918 Sayılı KTK'NIN 52/1-b ( aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak) maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaatine varıldığını, bu nedenlerle fazlaya dair hak ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile haklı davanın kabulü ile davacı müvekkili ...... için maddi tazminat talepleri kapsamında belirsiz alacak olarak alacağın belirli hale gelmesinden sonra artırılmak tamamlama harcı ikmal etmek üzere şimdilik Geçici iş görememezlikten dolayı uğradığı zarar için 100,00 TL, Kalıcı sakatlık/iş gücü kaybından dolayı uğradığı zarar için 100,00 TL, Bakıcı giderinden dolayı uğradığı zarar için 100,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz zorunlu tedavi giderlerinden dolayı uğradığı zarar için 100,00 TL olmak üzere toplam 400,00 TL ile dava aşamasında yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucunda alacağın belirli hale gelmesi sonucu artırılmak ve tamamlama harcı ikmal edilmek suretiyle yargılama sonucunda belirlenecek miktarın sigortaya ihbar tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işletilecek olan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden ve █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek kanunu faiz ile birlikte davalı ......'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi zarar kapsamında 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı ......'dan tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... vekili cevap dilekçesi ile özetle; Davacının usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili ......'nın mesuliyeti kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, davacı davaya konu kazada tam kusurlu olup müvekkili ...... sorumluluğu bulunmadığını, kazaya sebebiyet verdiği ve sigortasızolduğu ileri sürülen ...... plakalı araç sürücüsü ...... kazada kusursuz olduğunu, müvekkili ...... sorumluluğu bulunmadığını, müvekkili ...... dosyaya konu kaza ile ilgili olarak SGK ya ödeme yapmış olduğunu, maluliyet oranı tespiti kaza tarihinde yürülükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılması gerektiğini, bu nedenlerle davacının haksız davasının öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...... a dava dilekçesi ekli meşruhatlı davetiye tebliğ edildiği halde cevap dilekçesi vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, bilirkişi raporları ve Yüksek Mahkemenin yerleşik içtihatları çerçevesinde somut olayımız değerlendirildiğinde; █████/2023 tarihinde meydana gelen kazada kaza tarihi itibariyle davacının yaşı, kazanın meydana gelmesinde davacının %75 oranında asli kusurlu olması, kaza sebebiyle oluşan maluliyet oranı, 9 aylık uzun tedavi süreci, geçirmiş olduğu cerrahi müdahaleler, bu sürecin davacı üzerinde yaratacağı travma ve psikolojik etki, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile paranın satın alma gücü de bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine takdir edilecek 100.000,00 TL manevi tazminatın davacı için zenginleşme ve davalı için de yıkım olmayacağına kanaat edilmekle davacının manevi tazminat davasının 100.000,00 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerinin ise reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur. (7) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:(a) ...... Açısından; T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████/2024 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. (b) Diğer Davalı Açısından: Sigorta şirketi dışındaki davalı ile davacı arasındaki ilişkinin nispi ya da mutlak ticari davaya vücut vermediği(her ne kadar kazaya sebebiyet veren araç davalı kayıtlı ve ticari mahiyette kullanılmakta ise de davacının yaya olması sebebiyle nispi ticari dava olarak kabul edilmemiştir), T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı da emsal alındığında bu davalılar yönüyle arabuluculuğun dava şartı olmaması sebebiyle arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. (8) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: (a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Davacı vekili tazminatlar açısından ...... yönüyle reeskont faizi, işleten yönüyle ise yasal faiz talep etmiştir. Kazaya sebebiyet veren ...... plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde 2004 Model FIAT Ducato Marka yük nakli/hususi mahiyette kullanılan kamyonet niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. T.C. Merkez Bankası faiz oranları değerlendirildiğinde reeskont faiz oranının, avans faiz oranından 1(Bir) baz puan düşük olduğu, T.C. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2022 Tarih ve █████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamı da emsal alınarak ...... açısından davacının talep ettiği üzere talebiyle bağlı kalınarak hükmolunan tazminatlara avans faiz oranından daha az oranda olan reeskont oranında faiz uygulanmasına, işleten açısından ise yine talebiyle bağlı kalınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. (b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████/2021 Tarih ve ████████ Esas-█████████ Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun █████/2024 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin █████/2024 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten, işleten/sürücü açısından ise kaza tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ve; Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; Davacının █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 118.325,08 TL sürekli iş göremezlik maddi zararının DAVALI ...... (kaza tarihinde geçerli teminat limitleri ile sınırlı olmak (Ölüm/Sakatlık Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek REESKONT faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ......'DAN(6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince dava dilekçesindeki 100,00 TL talebiyle bağlı kalınarak bu davalı açısından SADECE 100,00 TL İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE)(Kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTELSELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacının █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 29.069,26 TL geçici iş göremezlik maddi zararının DAVALI ...... (kaza tarihinde geçerli teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek REESKONT faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ......'DAN(6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince dava dilekçesindeki 100,00 TL talebiyle bağlı kalınarak bu davalı açısından SADECE 100,00 TL İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE)(Kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTELSELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacının █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 9.745,78 TL bakıcı gideri maddi zararının DAVALI ...... (kaza tarihinde geçerli teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek REESKONT faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ......'DAN(6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince dava dilekçesindeki 100,00 TL talebiyle bağlı kalınarak bu davalı açısından SADECE 100,00 TL İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE)(Kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTELSELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacının █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle tıbbi tedavi süresince mahrum kaldığı 1.000,00 TL SGK tarafından karşılanmayan, zorunlu, belgeye bağlanamayan tedavi gideri maddi zararının DAVALI ...... (kaza tarihinde geçerli teminat limitleri ile sınırlı olmak (Sağlık/Tedavi Limiti: 1.200.000,00 TL) temerrüt tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek REESKONT faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) İLE DAVALI ......'DAN(6100 Sayılı Kanunun 26/1 maddesi gereğince dava dilekçesindeki 100,00 TL talebiyle bağlı kalınarak bu davalı açısından SADECE 100,00 TL İLE SINIRLI OLMAK ÜZERE)(Kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte) TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTELSELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, Davacının █████/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 100.000,00 TL manevi zararının DAVALI ......'DAN kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek YASAL faizi ile birlikte TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davalı ...... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda müvekkiline usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olarak ATK'dan alınması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplama metodunun hatalı olduğunu, raporda TRH yaşam tablosuna göre bakiye ömür belirlendiğini ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılmış olup, teknik faiz kullanılmadığını, yapılan hesaplama ve esas alınan yaşam tablosunun hukuka aykırı olduğunu, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavinin kurum sorumluluğunda olmadığını, müvekkil ...... mesuliyetinin kusur oranı ve teminat limitleriyle sınırlı olduğunu, davacının davaya konu kazada tam kusurlu olup müvekkil ...... sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil ......'nın usulüne uygun bir başvurusu bulunmadığından temerrüde düşmediğini, mahkemece hükmolunan tazminata reeskont faiz takdir edilmiş olup bu durumun usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas ... Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir. Davalı ...... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; manevi tazminatın reddedilen kısmı üzerinden karşı vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı müvekkilin ev hanımı olması, hiçbir gelirinin olmaması ekonomik ve sosyal durumunun son derece yetersiz olması, yoksulluk sınırı düzeyinde dahi bir gelire sahip olmaması, davacının meydana gelen olayda % 75 oranında kusurlu olması, davacının uğradığı maluliyet oranının hafifliği ( % 3 oranında olması) gibi somut veriler göz önüne alındığında, ayrıca takdir edilen 100.000.00.-TL. manevi tazminata 19.06.2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesi, yine ilk derece Mahkemesince kararda manevi tazminat için 45.000.00.-TL. vekalet ücretinin müvekkilden alınarak davacıya verilmesi gibi alacak kalemleri ile birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesinin belirlediği manevi tazminat miktarının davacı açısından zenginleşme sebebi olurken, müvekkilin ekonomik olark yıkımına ve mahfına neden olabilecek mahiyette olduğunu, gerekçeli kararda belirtilen diğer alacak kalemlerinin açık ve anlaşılır olmayıp, tahsilde tereddüte ve yeni bir dava konusuna sebebiyet verecek mahiyette olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. - ... K. Sayılı ilamının manevi tazminat yönünden kaldırılmasına ( bozulmasına) karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.Dava trafik kazası nedeniyle maddi-manevi tazminat talebine ilişkin olup mahkemece verilen karar davalı ...... ile manevi tazminat bakımından diğer davalı tarafından istinaf edilmiştir. - Davalı Güvencenin, usulüne uygun başvuru yapılmadığı ve temerrüt istinafında;2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, davalı ...... için de uygulanacak 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denilmiştir.Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına/...... karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır. 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır".HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmiş, 2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi mevcut olup; 6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir. Somut uyuşmazlıkta, meydana gelen trafik kazasın nedeniyle davacının, dava tarihinden önce davalıya belgeler ile birlikte başvuru dilekçesi ile başvurduğu, ödeme yapılmaması üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava açmadan önce başvuru yapılmasına dair adı geçen yasanın 97. maddesinde bu belgelere yer verilmediği gibi davacının başvuru dilekçesinde eklenmesi gereken diğer belgeleri ekleyerek başvuru yaptığı ve bunun tebliğ edildiği, yapılan tebliğ ile dava tarihi arasında geçen süre de gözetildiğinde davacının dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği gibi başvurudan itibaren sekiz günlük süre de gözetilerek faiz başlangıç tarihinin usule uygun belirlendiği sonucuna ulaşıldığı, bu halde yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiği açıktır. Bu sebeplerle, davalı tarafın itirazı yerinde değildir.- Kusura ilişkin istinafı yönünden;Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.Buna göre, olaya ilişkin düzenlenen tespit tutanağı, aynı kazaya ilişkin gerek ceza dosyasında gerekse Mahkemece alınan tüm kusur raporları arasındaki çelişkinin giderildiği İTÜ uzman bilirkişi heyetinin dosya kapsamına, oluşa ve delillere uygun raporunun benimsenmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, buna ilişkin itirazların reddi gerekmiştir. - Davalı ......'nın maluliyet ve aktüer hesaplamasına yönelik yapılan incelemede;ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN █████/2020 TARİHLİ VE ███████ ESAS, ███████ SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN █████/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN ███████ ESAS ,████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN ████████ ESAS █████████ KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE AKTÜER HESABININ PMF YAŞAM TABLOSUNA ve ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK DAİREMİZİN █████████ VE █████████ ESAS SAYILI DOSYALARINDA BUNA YÖNELİK VERİLEN DİRENME KARARLARIMIZIN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU'NUN █████/2016 TARİHLİ ████████ ESAS ████████ KARAR VE ████████ ESAS VE ████████ SAYILI DOSYALARIYLA BOZULMAKLA VERİLEN, BU BOZMA KARARLARI ESAS ALINARAK, DAİREMİZİN YERLEŞİK UYGULAMASINDAN DÖNÜLMEK SURETİYLE BU ÇERÇEVEDE; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler; - 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”, - 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi) - 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.Buna göre somut olayda, Mahkemece yukarıda anlatıldığı biçimde usul ve yasaya uygun, ayrıntılı, gerekçeli aktüer hesabının TRH 2010 yaşam tablosuna ve Progressif Rant sistemine göre yapıldığı, ayrıca usul ve yasaya uygun şekilde uzman Adli Tıp Heyeti'nce kaza tarihinde geçerli olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekir ise de davacının ıslahının PMF yaşam tablosuna göre yapıldığı ve bu şekilde de karar verildiği görüldüğünden neticeten itirazın reddi gerekmiştir. Bu nedenlerle davalı vekilinin bu hususlara ilişkin itirazının yerine olmadığı anlaşılmıştır.- Davalı ......'nin geçici iş göremezlik teminatının kapsamı ile bu tazminatın, tedavi ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğuna ilişkin yapılan istinafının incelemesinde; Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekmekte olup belirtilen teminat limiti göz önüne alınarak davalı sigortanın sorumluluğu bulunmaktadır. (Bkz. aynı yönde geçici iş göremezlik tazminatının sakatlık ve ölüm teminat limitinde yer aldığına dair Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, ██████████ Karar; ██████████ Esas, ██████████ Karar; █████████ Esas, ██████████ Karar sayılı ilamları)Öte yandan; Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler sağlık gideri teminatı kapsamında sayılmıştır. Ayrıca, 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu halde, kaza tarihi itibariyle sakatlık ve ölüm teminat limitini aşmayan, hükmedilen geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile sağlık giderleri teminatında yer alacak tedavi ve bakıcı giderlerinin teminat dışı olduğuna yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. -Davalı tarafın SGK ödemesi araştırılmadığı itirazında;Davacının gelen SGK yazı cevaplarına göre herhangi bir ödeme almadığı bildirildiğinden buna yönelik itirazlar yersizdir. - Davalı ......'nin Bakıcı giderine ilişkin itirazlarında; Dava dilekçesinde, davacının geçici iş göremezlik dönemi içerisinde bakıma muhtaçlığından söz edilip bakıcı gideri talep edilmiştir. Alınan yukarıda belirtildiği biçimde usul ve yasaya uygun uzman heyet raporunda davacının maluliyetinin belirlenip iyileşme süresi belirtilmiş ve ayrıca bakıcı ihtiyaç süresi de belirlenmesinin ve bu sürelerle sınırlı olarak bakıcı gideri belirlenmesinin, keza brüt asgari ücret üzerinden hesap yapılması usul ve yasaya, oluşa ve delillere uygun olmasına göre buna yönelik itiraz yersizdir. Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı sigortanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.- Davalı ......'ün manevi tazminata ilişkin istinafında; 6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir. Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, davacıda oluşan sürekli ve geçici iş göremezlik durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacı için belirlenen manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete göre uygun olduğu görüldüğünden, buna yönelik davalı istinafının reddi gerekmiştir. - Davalı ......'ün vekalet ücretine itirazında; Anayasa Mahkemesi iptal kararı sonrası karar tarihinde yürürlükte bulunan "Manevi tazminat davalarında ücret" başlıklı AAÜT'nin 10. Maddesinde; "(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.(4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir. " hükmünü taşımaktadır." hükmünü taşımaktadır. Buna göre, hükmedilen tazminat miktarını geçmeyecek ve Anayasa Mahkemesi iptal kararı doğrultusunda yeni düzenlenen AAÜT gereğince kısmen reddedilen miktar yönünden de davacı aleyhine ücret takdir edilmeyecek olup, buna ilişkin hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davalının itirazı yerinde görülmemiştir. Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalıların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalı ......'ndan alınması gereken 10.802,55 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 3.607,00 TL nin mahsubu ile bakiye 7.195,55 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,3-İstinaf eden davalı ......'dan alınması gereken 6.858,32 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.714,58 TL nin mahsubu ile bakiye 5.143,74 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalılar üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. █████/2026 ...Başkan... e-imzalı...Üye...e-imzalı...Üye...e-imzalı ...Katip...e-imzalı Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.