İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 6361 sayılı Kanundan kaynaklanan istirdat konulu menfi tespit davasında icra takibinin durdurulması talepli ihtiyati tedbirin reddi istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararında, ilk derece mahkemesinin, icra takibi başladıktan sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulması yönündeki ihtiyati tedbir talebini İİK 72/2 maddesi gereğince reddetmesi ancak belirli bir teminat karşılığında icra dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar vermesi üzerine yapılan itirazlar değerlendirilmiş; davacı tarafın kaybedilen çekle ilgili kötü niyet iddialarına rağmen, istinaf mahkemesi takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 maddesi uyarınca takibin durdurulması yönünde karar verilemeyeceği gerekçesiyle, takibin durdurulması talebinin reddinde hukuka aykırılık bulunmadığına hükmederek davacı vekilinin bu konudaki istinaf başvurusunu reddetmiştir.

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ44. HUKUK DAİRESİT Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R IDOSYA NO: ████████ KARAR NO: ████████İNCELENEN ARA KARARINMAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ: █████/2026 (Ara Karar)NUMARASI: ████████ E. DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat)İSTİNAF KARAR TARİHİ: █████/2026Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı Vekili █████/2026 Tarihli Dilekçesi İle; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin █████/2026 Tarihli ████████ E. Sayılı Kararı İle; "...1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, İİK Mad. 72/2 gereğince, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına kararı verilemeyeceğinden REDDİNE,2-Çoğun içinde azın olduğu kuralı gereğince davacı tarafça %20 oranında (204.459,70 TL tutarında) nakti teminatın yatırılması veya her an paraya çevrilebilir muteber bir banka teminat mektubunun ibrazı halinde İ.İ.K. 72/3 maddesi gereğince .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yatan paranın alacaklıya ödenmemesi için İHTİYATİ TEDBİR konulmasına" karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Somut olayda davacının iddiaları soyut olup, müvekkilinin elinde bulunan çekin geçerli bir kambiyo senedi olduğunu, İİK'nın 72/3.maddesinin amir hükmü uyarınca, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, -Davacı taraf süresi içerisinde teminat bedelini yatırmadığını, █████/2026 tarihli 3 nolu ara karar gereği tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına ara kararla karar verilmesi gerektiğini, her ne kadar yerel mahkemece ara karar kurulup icra dosyasına ihtiyati tedbir konulmuş olsa da süresi içerisinde teminat bedeli yatırılmadığından kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -aleyhe tüm hususlara itiraz etmekle birlikte, Sayın Mahkemece verilen bu karar tamamen hukuka aykırı olup Müvekkili Şirket adına itirazlarını içerir haklı istinaf başvurularının bulunduğunu. çek’e ve İcra Dosyası’na konu borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte Çekin, dosya borçlularından...Anonim Şirketi tarafından, Müvekkili Şirket'e cirolandığını ve sonrasında Müvekkili Şirket'in yedinde bulunduğu sırada kaybolduğunu, yani Çek kaybolmadan evvel Çek’in yetkili hamilinin Müvekkili Şirket olduğunu, çek İptal Davası açtıklarını, verilen █████/2025 tarihli ve 6 numaralı ara karar uyarınca çek’e ödeme yasağı konulduğunu ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ██████████ Soruşturma numaralı dosyası kapsamında Müvekkili Şirket tarafından Çek’in kaybı sonrasında şikayette bulunulduğunu, soruşturma dosyası da hali hazırda derdest durumda olduğunu, davalı alacaklı şirketin, üzerinde ödeme yasağı bulunan Çek’i gerekli araştırmaları yapmadan doğrudan takibe koymasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava konusu İcra Dosyası'nda takibe konu Çek sebebiyle davacı Müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açtıklarını ancak davalı alacaklı tarafından, dava konusu alacak kapsamında davacı Müvekkilinin banka hesaplarına ve mal varlıklarına, takip kesinleşmeden ihtiyati haciz yoluyla haciz konulduğunu, takibin durdurulması taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yasal süresi içerisinde istinaf başvurusunda bulunulduğunu, TTK Madde 792 hükmünde çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlü olduğunu, HMK m. 389 uyarınca “gecikmesinde sakınca bulunan haller” ve “haklılığın güçlü ihtimalle ortaya konması” gerektiğini iddia ettiğini, haksız yere yapılan işbu istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince, satışın durdurulması yönünde talepte bulunulmuşsa da; takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK 72/3 maddesi gereğince takibin durdurulması yönünde karar verilemeyeceğinden, takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde aykırılık bulunmadığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HMK'nın 393. maddesi; '' (1) İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar." şeklinde düzenlenmiş olup ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından 1 haftalık kesin süre içerisinde teminatın yatırılmadığı, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasının talep edilmediği, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının HMK’nın 393/1. maddesi uyarınca kendiliğinden kalkmış sayıldığı tespit edilmekle, mahkemenin tedbir kararının esasen HMK 394. Madde gereğince itiraza tabi olduğu anlaşılıyorsa da, tedbir kararının teminat yatırılmadığından kendiliğinden kalkmış sayılacağından, ortada geçerli bir tedbir kararı bulunmadığından davalının istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, Davalı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde; mahkemenin tedbir kararının esasen HMK 394. Madde gereğince itiraza tabi olduğu anlaşılıyorsa da, tedbir kararının teminat yatırılmadığından kendiliğinden kalkmış sayılacağından, ortada geçerli bir tedbir kararı bulunmadığından istinaf başvurusunun hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../███████ tarih ve 2026/... E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2; 346/1; 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine,5-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2026