Danıştay, 2547 sayılı Kanunun Geçici 67. maddesi uyarınca üniversite öğrencilerinin azami öğrenim süresi hesabının 2015-2016 eğitim yılından itibaren uygulanması gerektiği kararını onadı.
Özet: Bir üniversite öğrencisinin azami öğrenim süresini tamamladığı gerekçesiyle kaydının silinmesi işlemine ilişkin davada, ilk derece ve bölge idare mahkemelerinin, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun geçici 67. maddesindeki azami öğrenim süresi düzenlemesinin geriye yürümeyeceği ve bu hükmün mevcut öğrenciler için 2015-2016 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanması gerektiği yorumuyla, öğrencinin ilişiğinin kesilmesinin hukuka aykırı olduğuna dair kararları, davalı üniversitenin temyiz başvurusu reddedilerek üst mahkeme tarafından onanmış ve böylece azami süre hesabının kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kayıtlı öğrenciler için 2015-2016 akademik yılı başından itibaren yapılması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : █████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde öğrenci olan davacının azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle kaydının silinmesine dair ... tarih ve ... sayılı Tıp Fakültesi Yönetim Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2008 yılında Tıp Fakültesine kayıt yaptırdığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26.11.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, ancak Kanun'da, bahsi geçen düzenlemenin hangi eğitim öğretim yılından itibaren uygulanmaya başlayacağına yönelik açık bir düzenlemeye yer verilmediği, ilgili kanunda aksine bir hüküm bulunmadığı müddetçe düzenlemeler geriye doğru yürütülemeyeceğinden, anılan Kanun'un azami öğretim sürelerine ilişkin düzenlemelerinin 2015-2016 eğitim öğretim yılı başlangıcından (2015-2016 eğitim öğretim yılı güz döneminden) itibaren uygulanmaya başlanılmasının daha kabul edilebilir bir yaklaşım olduğu, azami öğrenim süresi hesabının 2015-2016 eğitim-öğretim yılı başlangıcı dikkate alınarak yapılması durumunda Tıp Fakültesindeki azami eğitim süresini (dokuzuncu yılını) doldurduğundan bahsedilemeyeceği açık olan davacının ilişiğinin kesilmesine dair dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacının azami 9 yıllık öğrenim süresinin dolduğu, işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!