Azami öğrenim süresini doldurduğu gerekçesiyle kaydı silinen üniversite öğrencisinin durumunda, 2547 sayılı Kanun Geçici 67. Maddesi uyarınca sürenin 26.11.2014 sonrası ilk kayıt döneminden hesaplanması gerektiği.
Özet: Bu hukuki evrakta, azami öğrenim süresi dolduğu gerekçesiyle kaydı silinen bir üniversite öğrencisinin açtığı dava incelenmiş; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun geçici 67. maddesi uyarınca, bu maddenin yürürlüğe girdiği 26.11.2014 tarihinden önce kayıtlı öğrenciler için azami öğrenim süresinin hesaplanmasında önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınmaması ve sürenin kanunun yürürlüğe girdiği tarihi izleyen ilk kayıt döneminden itibaren başlaması gerektiği belirtilmiştir. Bu nedenle, henüz süresi dolmayan öğrencinin kaydının silinmesine ilişkin üniversite işleminin hukuka aykırı olduğuna karar verilerek, üniversitenin temyiz istemi reddedilmiş ve alt mahkeme kararları onanmıştır.
Danıştay 8. Daire Başkanlığı         ████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
SEKİZİNCİ DAİRE
Esas No : ████████
Karar No : █████████
TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVALI) : ... Üniversitesi
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi olan davacının, azami öğrenim süresini doldurduğundan bahisle kaydının silinmesine ilişkin Tıp Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 2013 yılında Tıp Fakültesine kayıt yaptırdığı, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 44/c maddesine göre öğrenimini azami dokuz yıl içinde tamamlaması gerektiği, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'na 6569 sayılı Kanun'un 32. maddesiyle eklenen ve 26.11.2014 tarihinde yürürlüğe giren geçici 67. maddede ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte yükseköğretim kurumlarında kayıtlı olan öğrenciler bakımından azami sürelerin hesaplanmasında, daha önceki öğrenim sürelerinin dikkate alınamayacağının hüküm altına alındığı, bu bağlamda, azami öğrenim süresinin başlangıcı olarak Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonraki eğitim öğretim kayıt döneminin/yılının esas alınacağı ve azami öğrenim süresinin buna göre hesaplanmasının hukuka uygun olacağı, ders kayıtlarının bir dönem/yıl için yapıldığı, ders kaydı yaptırıldıktan sonra bu kaydın ilgili dönem/yıl için geçerliliğini koruyacağı, buna karşın kayıt yaptırıldıktan sonra yürürlüğe giren mevzuat hükmünün salt yürürlük tarihi esas alınmak suretiyle geçmişe yönelik hüküm doğuracak şekilde uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı, bu durumda, 26.11.2014 tarihini izleyen ilk kayıt döneminden itibaren hesaplanan süreye göre dokuz yıl dolmadan öğrencilerin ilişiğinin kesilemeyeceği, dolayısıyla azami dokuz yıllık süre tamamlanmadan tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı açısından azami 9 yıllık sürenin dolduğu, işlemin usul ve hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. Temyiz isteminin reddine,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, posta gideri avansından artan tutarın Mahkeme tarafından iadesine,
4. 2577 sayılı Kanunun 50. maddesi uyarınca onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesini teminen dosyanın İdare Mahkemesine gönderilmesine,
5. Kesin olarak, █████/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!